<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>FKM - Fırat Kültür Merkezi</title>
	<atom:link href="http://www.fkmonline.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fkmonline.net</link>
	<description></description>
	<pubDate>Wed, 01 Sep 2010 11:06:33 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>FKM Müzik Topluluğu Ekranlarda…</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/fkm-muzik-toplulugu-ekranlarda%e2%80%a6-2</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/fkm-muzik-toplulugu-ekranlarda%e2%80%a6-2#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Aug 2010 12:14:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/fkm-muzik-toplulugu-ekranlarda%e2%80%a6-2</guid>
		<description><![CDATA[Ramazan ayının gelmesiyle birlikte çevremizde bir hareketlenme söz konusu oluyor. Sokaklarda, meydanlarda hatta suretlerde ve ruh dünyamızda. Bununla birlikte medya dünyasında da bir  hareketlenme söz konusu. Her bir TV kanalı kendine özgü bir üslupta ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Ramazan ayının gelmesiyle birlikte çevremizde bir hareketlenme söz konusu oluyor. Sokaklarda, meydanlarda hatta<img class="alignright size-full wp-image-2771" title="fkm-grup4" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/08/fkm-grup4.jpg" alt="fkm-grup4" width="265" height="184" /> suretlerde ve ruh dünyamızda. Bununla birlikte medya dünyasında da bir  hareketlenme söz konusu. Her bir TV kanalı kendine özgü bir üslupta  Ramazan coşkusunu ekranlara ve yüreklere taşıma yarışı içerisinde.  Mehtap TV.de yayınlanan “Çınaraltı’nda Ramazan” programı da bunlardan  biri.. Programın içeriği Ramazan’a dair yenilikler ve ruh dünyamızı  kaplayacak zengin muhtevası ile dikkat çekiyor. <span> </span>Programda  yer alan bir başka farklı format’ta“FKM Müzik Topluluğu”. Bu ekip  izleyicilerin alışkın olmadığı bir tat’ta ve güzellikte eserler icra  ediyor. Grubun en önemli özelliği Klasik Türk Tasavvuf Müziği anlayışına  ek olarak, manevi yönde insanları etkileyecek, her tarz eseri kendi  yorumlarıyla icra etmesidir. Türk Halk Müziği denince akıllara türkü  formatında eserler geldiğini ancak THM’nin tasavvuf yönünün çok geniş ve  kullanılmamış olduğunu vurgulayan grubun solisti Erdal Şahin, gelen  tepkilerin de çok olumlu yönde olduğunu ve izleyicilerin başka yerlerde  de dinlemek istediklerini ifade ettiklerini söylüyor. Farklı bir çalışma  yaptıklarını ve bunda da başarıyı yakaladıklarını belirten Şahin, bir  örnek veriyor. <em>Birgün “muhabbet bağına girdim bu gece” isimli eseri  icra ettik. Maalesef popüler kültür bu eseri öyle hale getirmiş ki  özünden kaybetmiş durumda. Hâlbuki Saadettin Kaynak Peygamber efendimizi  rüyasında görüp bu eseri yazmıştır. Eseri olması gerekene yakın bir  şekilde icra ettik ve insanlar hiç sözlerini düşünmeden dinledikleri bu  eser konusunda bilgi verdiğimiz için çok teşekkür ettiler.</em></p>
<p class="MsoNormal"><img class="size-full wp-image-2772 alignleft" title="fkm-grup1" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/08/fkm-grup1.jpg" alt="fkm-grup1" width="238" height="165" /> Grubun  ileriki zamanlarda bir program yapma düşüncesi de var. Müziğin  konuşulduğu ve tanıtıldığı enstrüman olarakta geniş kapsamlı bir program  olması düşünülüyor.</p>
<p class="MsoNormal">Grubu oluşturan müzisyen kısaca şöyle;</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Ekrem Pehlivanoğlu:</strong> Tanbur, Lavta. (İTÜ.  Türk Müziği Devlet konservatuarı son sınıf öğrencisi)</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Erman Ertan:</strong> (İTÜ.  Türk Müziği Devlet konservatuarı 3. sınıf öğrencisi)</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Fatih Yıldız: </strong>Ney (İTÜ.  Türk Müziği Devlet konservatuarı son sınıf öğrencisi)</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Uğur Önür:</strong> Keman ve Kemane (İTÜ.  Türk Müziği Devlet konservatuarı son sınıf öğrencisi)</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Erdal Şahin:</strong> Solist (İTÜ.  Türk Müziği Devlet konservatuarı ses eğitimi mezunu)</p>
<p class="MsoNormal"><img class="size-full wp-image-2773 alignnone" title="fkm-grup2" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/08/fkm-grup2.jpg" alt="fkm-grup2" width="255" height="184" /><img class="size-full wp-image-2774 alignnone" title="fkm-grup3" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/08/fkm-grup3.jpg" alt="fkm-grup3" width="255" height="180" /></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/fkm-muzik-toplulugu-ekranlarda%e2%80%a6-2/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>FKM TİYATROSU 2010-2011 SEZONUNA MERHABA DEMEYE HAZIRLANIYOR.FKM TİYATROSU 2010-2011 SEZONUNA MERHABA DEMEYE HAZIRLANIYOR.</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/fkm-tiyatrosu-2010-2011-sezonuna-merhaba-demeye-hazirlaniyorfkm-tiyatrosu-2010-2011-sezonuna-merhaba-demeye-hazirlaniyor</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/fkm-tiyatrosu-2010-2011-sezonuna-merhaba-demeye-hazirlaniyorfkm-tiyatrosu-2010-2011-sezonuna-merhaba-demeye-hazirlaniyor#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 15:13:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kendi Kültür Dünyamız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2768</guid>
		<description><![CDATA[2002 yılında ilk kez ‘perde’ diyen FKM Tiyatrosu, bugünlerde 2010–2011 sezonuna yeniliklerle hazırlanmanınlogo heyecanını yaşıyor. Bu zamana dek oynadığı bini aşkın oyunla, yüzbinlerce izleyici kitlesi oluşturmuş ve oluşturmaya da devam eden FKM Tiyatrosu, telif hakkına ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2002 yılında ilk kez ‘perde’ diyen FKM Tiyatrosu, bugünlerde 2010–2011 sezonuna yeniliklerle <img class="alignright size-full wp-image-2763" title="logo" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/08/logo.gif" alt="logo" width="207" height="261" />hazırlanmanınlogo heyecanını yaşıyor. Bu zamana dek oynadığı bini aşkın oyunla, yüzbinlerce izleyici kitlesi oluşturmuş ve oluşturmaya da devam eden FKM Tiyatrosu, telif hakkına sahip kendi yazdığı-yazdırdığı tiyatro eserlerini sahnelemeye gayret etmiş, böylece yerli tiyatro eserlerinin çoğalmasına imkân tanımıştır. Her Cuma Ümraniye Kültür Merkezi’nde, Cumartesi-Pazar günleri ise Çemberlitaş’taki 900 kişilik kendi sahnesinde seyirciyle buluşmakta, hafta içinde ise yurtiçi ve yurtdışı turnelerine devam etmektedir.</p>
<p>Çemberlitaş Fırat Kültür Merkezi, yeni sezonda da hafta sonu oynadığı gişe oyunlarının yanında şehir içi ve şehir dışı turne organizasyonları ile gelen yoğun talepleri karşılamaya devam edecek. Böylece kendi seyircisiyle kuvvetli bir gönül birlikteliği kurmuş, birçok belediyenin, dernek, vakıf ve eğitim kurumunun vazgeçilmezi olmaya devam edecektir.</p>
<p>Oyuncu kadrosunda da köklü bir değişim yapan FKM Tiyatrosu, kadrosunda Devlet Tiyatrolarından yetenekleri ve deneyimli gençleri bir araya getirerek daha kaliteli bir görsel hizmet vermek için kolları sıvadı.<span id="more-2768"></span></p>
<p>FKM Tiyatrosu devam eden Tuna Boyu ve Yolun Açık Olsun adlı oyunları ile 2010–2011 sezonunu açmaya hazırlanıyor. İlk sahnelemesini Ağustos 2004 tarihinde yapan, 6 yılda 516 kez sahnelenen ve halen büyük ilgi gören Tuna Boyu “gidenlerin ve kalanların” hikâyesini anlatıyor. Örnekleri kendinden bir hareketin binlerce kahramanından bir yiğidin hikâyesini konu alan Tuna Boyu, milli kültürümüzün, kaybedilmeye yüz tutmuş yanlarını onarmak için gurbete giden yiğitler ve arkalarında bıraktıklarının hikayelerini sahneye taşıyor. Aslında Tuna Boyu bir vefa borcunun ödenme çabasıdır. Bu çaba da komedi ve dramı birlikte işleyen tarzıyla ve hayatın içinden kesitlerle kâh güldürüp, kâh ağlatıyor&#8230;</p>
<p>‘Kendi Kültür Dünyamız’, fikriyle çalışmalarına başlayan FKM Tiyatrosu, sahnelediği oyunlarda gerek konu, gerekse karakter olarak her zaman ‘kendimizden’ bir şeyler bulmamızı başarmıştır. Tüm bu düşünceler doğrultusunda daha iyi oyunlar sahnelemek adına, geleneği değiştirmeden ama daha da geliştirerek yeni oyununda, bu defa kalanların hikâyesini, iç çatışmalarını, ahiret hayatı ve yaşanılan dünya çıkmazını; sevgi, aile ve inanç üzerinden başarılı bir şekilde vermeye gayret göstermektedir. 2009–2010 sezonunda izleyici ile buluşan FKM Tiyatrosunun son oyunu “Yolun Açık Olsun” farklı sahnelemesi ve renkli anlatımı ile kısa sürede bir hayran ve izleyici kitlesi oluşturmuştur. Yapılan sorgulamalar sonrasında, kahramanlarımız her zaman kendi seçtikleri yoldan yürümek zorunda kalır. ‘’İnsanların tercihlerini çevreleri tetikler ama insanlar nihai kararlarını, inançları çerçevesinde verirler.’’ Bu kararlardaki zorluklara, kişilerde yol açtıkları yıkımlara ve dirilişlere şahit olduğumuz oyunda, yaşanılan dram izleyicide bir hüzün meydana getirirken; ustalıkla serpiştirilmiş esprilerdeyse, izleyici kendini gülmekten alıkoyamıyor. Hakan başarılı bir öğrencidir ve Amerika’da nişanlısıyla eğitimlerine devam edecekleri mutlu bir geleceğin hayalini kurmaktadır. Fakat bu kadar da kolay olmayacaktır. Çünkü Hakan’ın planı dâhilinde olmayan gelişmeler, onu hiç ummadığı yerlere götürecektir. Sonuçta kendisi gibi olmayan ama kendisiyle aynı sınavlara tabi olan insanlarla tanışır. Cevat ve Cevriye çocuklarının ölümü, Numan, Menekşe ve Sebati ise insani değerler üzerinden gerçekleşen bir imtihan içerisindedirler. Nitekim bilinçli bir tercihle başlayan bu inanç yolculuğu bazen isyanla, bazen gözyaşlarıyla tercihin doğruluğunu sorgulama yoluna kadar gider. Her şeye rağmen, verilen kararda yol almak zamanıdır; arkada kalanlaraysa, ‘Yolun Açık Olsun’ demek kalır.</p>
<p>Yolun Açık Olsun Mart ayında sahnelenmeye başladığı ilk yılında; 36 oyunla, 12169 izleyiciye ulaşmıştır.</p>
<p>4. Yılına giren Hırsız oyunun ise izleyici ile buluşması ise ilk kez Kasım 2007 tarihinde gerçekleşti. Bu güne kadar 117 kez sahnelenen ve gerçek bir hayat hikâyesinden yola çıkılarak hazırlanan oyunda hayatını hırsızlıkla geçiren Selim ve iş ortağı Nihat’ın maceraları anlatılıyor. Hırsızlık mesleğinde kariyer yapan iki kafadar, hırsızlığı kolay para kazanmanın bir yolu olarak görmektedir ve hiç yakalanmamış olmalarıyla övünen bu hırsızlar yakalanınca hapishanedeki günlerinde, derin bir iç muhasebe yapma şansı yakalayacak ve bu ağır yükten kurtulmanın yollarını arayacaklardır. Günahlarından pişman olan bir insanın Allah’ın merhametine sığınması, samimi bir tövbenin etkileri gibi ince konuları ele alan bu oyun, iki perdelik bir komedi olarak farklı bir ekiple, farklı mekânlarda seyirci karşısına çıkmaya devam edecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/fkm-tiyatrosu-2010-2011-sezonuna-merhaba-demeye-hazirlaniyorfkm-tiyatrosu-2010-2011-sezonuna-merhaba-demeye-hazirlaniyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Beyazıt Meydanı&#8217;nda teravih sonrası Kavvali müziği</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/beyazit-meydaninda-teravih-sonrasi-kavvali-muzigi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/beyazit-meydaninda-teravih-sonrasi-kavvali-muzigi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Aug 2010 07:50:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<category><![CDATA[Videolar]]></category>

		<category><![CDATA[Şehirde Ne Var Ne Yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2748</guid>
		<description><![CDATA[Sultanahmet&#8217;teki Ramazan şenliklerini bu yıl bulamayanların yeni adresi Beyazıt Meydanı. Kitap Fuarı&#8217;na usulca eşlik eden etkinlikler de meydandaki yerini alıyor.
Bunlardan biri de Ramazanistanbul kapsamında düzenlenen müzik etkinlikleri. Pakistan&#8217;ın 500 yıllık müzik geleneği Kavvali&#8217;nin günümüzdeki en ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sultanahmet&#8217;teki Ramazan şenliklerini bu yıl bulamayanların yeni adresi Beyazıt Meydanı. Kitap Fuarı&#8217;na usulca eşlik <img class="alignright size-full wp-image-2749" title="muazzam" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/08/muazzam.jpg" alt="muazzam" width="200" height="160" />eden etkinlikler de meydandaki yerini alıyor.</p>
<p>Bunlardan biri de Ramazanistanbul kapsamında düzenlenen müzik etkinlikleri. Pakistan&#8217;ın 500 yıllık müzik geleneği Kavvali&#8217;nin günümüzdeki en önemli temsilcilerinden Rizwan ve Muazzam kardeşler, ilk kez geldikleri ülkemizde Beyazıt Meydanı&#8217;nın yolunu tutacak. 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İBB Kültür AŞ tarafından düzenlenen konser 20 Ağustos Cuma akşamı gerçekleşecek. Rizwan Muazzam Qawwali Group&#8217;un Pakistan&#8217;ın sufi müziğinin Beyazıt Meydanı&#8217;na taşıyacağı konser, teravih sonrası meydanda olanları cezbedebilir.</p>
<p>Kavvali (Qawwali) müziğinin en büyük temsilcisi Nusrat Fateh Ali Khan&#8217;dan sonra onun takipçisi ve aynı zamanda akrabası olan Rizwan ve Muazzam kardeşler, az bilinen bu müziğin günümüzdeki iki önemli ismi. Özellikle sahne performansları ve içtenlikleriyle ilgi çeken grup, klasik İslâm ve tasavvuf metinlerine dayalı çalışmalarıyla olumlu eleştiriler ve destekler aldı. Rizwan Muazzam repertuarında, Farsça, Hintçe, Urduca ve Arapça eserlere yer veriyor. Her zamankinden farklı bir konser olacağına şüphe yok. Çünkü grup şarkılarını kimi zaman ayakta, kimi zaman oturarak, kimi zamansa bağdaş kurarak söylüyor. 500 yıllık bir geçmişe sahip olan Kavvali müziği, alışılageldik sufi anlayışın sakinliğinin tersine; Allah, Peygamber ve Hz. Ali sevgisini insan sesi, alkış ve mahalli sazlar kullanarak coşkuyla anlatıyor. KÜLTÜR SANAT</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/beyazit-meydaninda-teravih-sonrasi-kavvali-muzigi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kasabanın esiriydi, misafiri oldu</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/kasabanin-esiriydi-misafiri-oldu</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/kasabanin-esiriydi-misafiri-oldu#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Jul 2010 09:40:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2744</guid>
		<description><![CDATA[Yazarın kayıtlı olaylar arasındaki boşlukları zihninden doldurmak zorunda kalacağı gerekçesiyle, tarihî şahsiyetlerin film senaryolarına ya da romanlara konu olması çoğu zaman eleştirilir. 
 
 
Buna rağmen kasıtlı saptırmalar yapmamak şartıyla geçmiş olayların, önemli şahsiyetlerin fimlerle, romanlarla tanıtılması faydadan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yazarın kayıtlı olaylar arasındaki boşlukları zihninden doldurmak zorunda kalacağı gerekçesiyle, tarihî şahsiyetlerin<img class="alignright size-full wp-image-2745" title="kultur2" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/07/kultur2.jpg" alt="kultur2" width="200" height="160" /> film senaryolarına ya da romanlara konu olması çoğu zaman eleştirilir. <br />
 <br />
 <br />
Buna rağmen kasıtlı saptırmalar yapmamak şartıyla geçmiş olayların, önemli şahsiyetlerin fimlerle, romanlarla tanıtılması faydadan hali olmasa gerek. Hayatının her devresi ayrı bir filme, romana konu olacak şahsiyetlerden biri de Bediüzzaman Said Nursi. Mehmet Tanrısever&#8217;in çekimleri Barla&#8217;da devam eden Hür Adam&#8217;ı, Yusuf Kenan Beysülen&#8217;in yönettiği Yolcu isimli belgesel bunlardan. Eğitimci-yazar Meryem Aybike Sinan ise &#8216;Kasabanın Misafiri&#8217; adlı romanında Bediüzzaman&#8217;ın Kafkaslar&#8217;dan Sibirya&#8217;ya uzanan esaretinin öyküsünü anlatıyor. <span id="more-2744"></span></p>
<p>Üstad Bediüzzaman&#8217;ın hayatı ve eserleri üzerine onlarca kitap yazıldı. Ancak bunların hiçbiri Sibirya&#8217;nın soğuk şehrinde geçirdiği iki yılı anlatmıyordu. Halbuki Said Nursi&#8217;nin Kosturma&#8217;daki yılları hem kendisi hem de bölge halkı açısından hafızalardan zor silinecek bir süreydi. Osmanlı-Rus Savaşı&#8217;nda gönüllü alay komutanlığı yaparken Ruslara esir düşen Said Nursi, zor ve bir o kadar da etkili bir zaman geçirmişti. Bir süre esir kampında kaldıktan sonra Ruslar onun bir camide kalmasına kefaletle izin verdiler. Bediüzzaman, Volga Nehri kenarındaki bu camide yalnız kalma fırsatını yakalamış ve bütün duygularını, fikirlerini gözden geçirmeye başlamıştı. Bu tefekkür, onu &#8216;Eski Said&#8217;den &#8216;Yeni Said&#8217;e götüren yeni bir anlayışın ilk işaretleriydi. Esaret günleri Bediüzzaman&#8217;ın firar edip İstanbul&#8217;a dönmesine kadar 2,5 yıl sürdü. Haber 7&#8242;nin Türkolog yazarı Mermem Aybike Sinan, bu etkili dönem üzerine bir eser bulunmamasını eksiklik olarak görmüş olacak ki &#8216;Kasabanın Misafiri&#8217;ni yazdı.</p>
<p>Çise Kitap&#8217;tan çıkan roman, İstanbul&#8217;un Çamlıca semtinde &#8216;Beyzâde&#8217; denen konakta yaşayan iki genç kızın büyükannelerinin elindeki bir kitaba ilgi duymalarıyla başlıyor. Ardından kendilerini üç-dört boyutlu bir hikâyenin içinde buluyorlar. Said Nursi, kasabaya girer girmez tüm halkın ilgisini üzerine topluyor. Onu &#8216;Osmanlı alay komutanı&#8217; olarak biliyorlar. Etrafına güven ve sadakat telkin eden bu komutan kısa sürede Rus subaylarının saygısını kazanıyor. Said Nursi, bu soğuk ve yarı karanlık günlerin yaşandığı kasabada kalması gerektiğine inanıyor. Halk da İslam dinini bu topraklarda yeşerten &#8216;Said Komutan&#8217;a derin bir muhabbet besliyor. Rus Komutan Nikola Nikolayeviç, otoritesinin sarsılmaması adına onu idam etmesi gerektiğini düşünse de vicdanı kararını gerçekleştirmesine izin vermiyor.</p>
<p>&#8216;Said Albay&#8217;ın esir kampını bir medreseye çevirmesini anlatan Aybike Sinan, kitabına farklı hikâyeler de serpiştirmiş. Bu hikâyelerin kimisi &#8216;Said Albay&#8217;la doğrudan bağlantılı. Kimisi de eserleri ve yaşam biçiminin etkisindeki bağımsız hikâyeler. Sarıklı, cübbeli, heybetli ve cesaretli kumandanın Kosturma&#8217;da yetiştirdiği küçük kız Ayşe Apa ve esir kampında tanıştığı Kasım Bek, Said Nursi&#8217;yi yakinen tanıyan insanlar. Bir de Züleyha ve Mehmet&#8217;in aşkı var kitapta. Günümüze daha yakın bir zamanda geçtiğini anladığımız bu hikâyenin kahramanları ise geri dönüşü olmayan hatalardan Bediüzzaman&#8217;ın eserleri ile korunuyorlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/kasabanin-esiriydi-misafiri-oldu/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>En güzel isimler sim sırmayla nakşoldu</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/en-guzel-isimler-sim-sirmayla-naksoldu</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/en-guzel-isimler-sim-sirmayla-naksoldu#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 09:34:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2739</guid>
		<description><![CDATA[Maraş işi dival sanatının seçkin örnekleri, &#8220;Sonsuz Evrende Bir Vav ile Bütünleşmek&#8221; ismiyle Türk ve İslam Eserleri Müzesi&#8217;ne konuk oldu. Kahramanmaraşlı Fatma Sema Tekerek ile yardımcılarının açtığı sergide sim sırma ile işlenmiş yaklaşık 200 eser ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Maraş işi dival sanatının seçkin örnekleri, &#8220;Sonsuz Evrende Bir Vav ile Bütünleşmek&#8221; ismiyle Türk ve İslam Eserleri <img class="size-full wp-image-2740 alignright" title="kultur1" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/07/kultur1.jpg" alt="kultur1" width="200" height="160" />Müzesi&#8217;ne konuk oldu. Kahramanmaraşlı Fatma Sema Tekerek ile yardımcılarının açtığı sergide sim sırma ile işlenmiş yaklaşık 200 eser yer alıyor.</p>
<p>Osmanlı saraylarını, asırlık konakları, yeni gelinlerin çeyiz sandıklarını süsleyen cüz keseleri, nihaleler, mendiller, perdeler ve örtüler&#8230; Becerikli ellerin, sabırlı bakışların, ince zevklerin olgunlaşmış meyveleri; dival sanatı, nam-ı diğer Maraş işi. Nakış nakış, sırma sırma işlenen Maraş işinin seçkin örnekleri &#8216;Sonsuz Evrende Bir Vav İle Bütünleşmek&#8217; ismiyle Türk ve İslam Eserleri Müzesi&#8217;ne konuk şimdilerde. Fatma Sema Tekerek ile yardımcılarının hazırladığı Esmaü&#8217;l Hüsna levhaları sim sırmaya bürünmüş; bordo, siyah, krem kadife zemine yerleşmiş halde görenleri çok etkiliyor.<span id="more-2739"></span></p>
<p>Kahramanmaraşlı ev hanımı Fatma Sema Tekerek, 19 yıl önce Maraş&#8217;ta kız meslek lisesinde açılan kursla tanıştığı Maraş işi sim sırma sanatını, hattat İsmet Gülnihal&#8217;in Esmaü&#8217;l Hüsna yazılarına uygulamış. Sema Hanım, Osmanlı saraylarının sarı sırmalı simleri ile Maraş işinin tekniğini Ankara Olgunlaşma Enstitüsü&#8217;nde en ince detayına kadar öğrenmiş. Birçok eser meydana getirse de sergi açma imkânı bulamamış. Ta ki dört yıl öncesinde yazar Senai Demirci ile tanışana kadar. Demirci&#8217;nin teşvikleriyle bugünkü serginin süreci de başlamış.</p>
<p>Hayranlık uyandıran bu sanat şimdilerde, Fatma Sema Hanım ve 8 kişilik ekibinin el emeği göz nurunu taşıyan eserlerin üzerinde sergileniyor. Sergide sim sırma ile işlenmiş 99 Esmaü&#8217;l Hüsna levhası ile birlikte yaklaşık 200 eser yer alıyor. Mor renk çuha üzerine sarı simden işlenmiş pelerin, dal, yaprak, çiçek motifli dekorlu bordo elbise, hasır iğne ile süslenmiş Kelime-i Tevhid, yeşil cüz keseleri, yastık kılıfı, gelin bohçaları, Avrupai tarz gelinliklerden Osmanlı zevkine uydurulmuş Zağnos Paşa soyuna ait bir gelinlik modeli, İsm-i Nebi, tuğra, fular, semazen oda takımı&#8230; Sanki geçmiş zamanın büyülü günlerinde bir harem odasında, loş ışıkta, bir muhabbetin tam ortasında&#8230;</p>
<p>Fatma Sema Hanım, bir cümleyle özetliyor hissiyatını: &#8220;99 esmayla ben şereflendim aslında&#8221;. Bu nadide sanatın daha iyi tanınması için öğrenci yetiştirmenin gerekliliğine dikkat çekerek akademi oluşturmak istediğini de sözlerine ekliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nın desteği ve Yapı Kredi&#8217;nin sponsorluğu ile düzenlenen sergi önceki gün NATO Genel Sekreter Yardımcısı Hüseyin Diriöz ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen tarafından açıldı. Açılışta konuşan Hüseyin Diriöz, bitme noktasına gelen klasik Türk sanatlarında özellikle Süheyl Ünver&#8217;in gayretleri sonucu bir canlanma yaşandığına değinerek, &#8220;Bu sergi de lokal bir kültürün, geleneksel kültürle birleşerek farklı ve güzel bir forma dönüşmesinin örneğini oluşturuyor.&#8221; dedi. Sergi 10 Ağustos&#8217;a kadar sanatseverlerin ziyaretine açık kalacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/en-guzel-isimler-sim-sirmayla-naksoldu/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>39,5 sohbette Yahya Kemal&#8217;in dünyası</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/395-sohbette-yahya-kemalin-dunyasi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/395-sohbette-yahya-kemalin-dunyasi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 11:10:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2736</guid>
		<description><![CDATA[Yahya Kemal&#8217;in Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver ile 1943&#8242;te başlayıp on beş yıl süren sohbetleri yeniden yayımlandı. Yahya Kemal&#8217;in Dünyası adlı kitap, bir büyük şairle bir usta sanatkârın geniş ilgi alanlarını haber vermekle kalmıyor; Yahya Kemal&#8217;in ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yahya Kemal&#8217;in Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver ile 1943&#8242;te başlayıp on beş yıl süren sohbetleri yeniden yayımlandı.<img class="size-full wp-image-2737 alignright" title="kultur" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/07/kultur.jpg" alt="kultur" width="200" height="160" /> Yahya Kemal&#8217;in Dünyası adlı kitap, bir büyük şairle bir usta sanatkârın geniş ilgi alanlarını haber vermekle kalmıyor; Yahya Kemal&#8217;in şiirden musikiye, sanattan dine, medeniyetten kültüre pek çok konu üzerine düşüncelerini ortaya koyuyor. Kitaba, Ünver&#8217;in defterlerinden yayımlanmamış bir bölüm de eklendi.<br />
 <br />
 <br />
 </p>
<p>MUSA İĞREK İSTANBUL</p>
<p>-&#8221;Hocam Yahya Kemal ile 1943-1968 seneleri arasında geçen 15 sene içinde sohbetim oldu. Her sözü cevher olan Yahya Kemal&#8217;i dinlerken söylediklerini kaydetmezsem onunla olan dostluğum asla beni tatmin etmeyecekti.&#8221; Bu sözler hem hekim hem tarihçi hem de ressam olan Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver&#8217;in (1898-1986) Türk şiirinin büyük ustası Yahya Kemal ile yaptığı sohbetlerin sırrını özetleyen cümleler. İlk kez 1980&#8242;de çıkan Yahya Kemal&#8217;in Dünyası adlı kitap, yeniden yayımlandı. İlk basımda kusurlu yayımlanan bir hazine niteliğindeki sohbetler, kendi sessizliklerinde bekleşip duruyordu. Kitap, pek çok okurun da dikkatini çekmemişti. İşaret Yayınları&#8217;nın başlattığı Süheyl Ünver Kitaplığı projesi çerçevesinde sohbetler, Ünver&#8217;in kızı Gülbün Mesara, Prof. Dr. Ahmet Güner Sayar ve editör Yasin Beyaz tarafından yeniden gözden geçirildi. Kitaba, Ünver&#8217;in Yahya Kemal Defteri&#8217;nden 30 sayfalık bir albüm de ilave edilmiş. <span id="more-2736"></span></p>
<p>İlk buluşma 1943&#8242;te gerçekleşir. Mekânlar, İstanbul Park Otel, Ankara Palas, Topkapı Sarayı Müzesi, Abdullah Efendi Lokantası, Ekrem Hakkı Ayverdi&#8217;nin evi ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi&#8217;dir. Yahya Kemal&#8217;in Allah, din, tasavvuf, medeniyet, Osmanlı tarihi, İstanbul, edebi meslekler, dil, şiir, musiki ve resim yanında Türk kültür tarihini derinden ilgilendiren konular hakkındaki düşünceleri yavaş yavaş açığa çıkar. Kimi zaman sarsıcı aforizmaları netice veren konuşmalar, 1958&#8242;e kadar sürer.</p>
<p>Ünver, Yahya Kemal ile 39,5 sohbetlerinin olduğunu söylüyor. Bu yarım kalmışlık pek manidardır aslında. Ünver aynı ruhu ve inceliği ömrünün sonuna kadar sürdürmek isteyecektir. Yahya Kemal&#8217;den işittiği sözlerin en &#8216;ruhlularını&#8217; kaydettiğini söyleyen Ünver, içindeki bu önlenemez iştiyaki şöyle anlatıyor: &#8220;Efendim o kadar güzel konuşuyor, benim de senelerdir yazmak, basmak istediğim hususları öyle bir anlatıyor, izah buyuruyorsunuz ki, mutlaka yazmak ihtiyacını duyuyorum.&#8221; Yahya Kemal&#8217;den kitaplara girmemiş anekdotlar aktaran Ünver, şairin sözlerine, kullandığı kelimelere sadık kaldığını ve bazılarını da tavzih için kendisinden sorduğunu, Yahya Kemal&#8217;in de sohbetlerin bir kısmını bizzat tasnif ettiğini söylüyor. Sadık bir Yahya Kemal hayranı olan Ünver&#8217;in heyecanını önsözünden anlamak mümkün. &#8220;Yahya Kemal&#8217;in geride bıraktığı bir çuval tohumdur. Yalnız iyi bir mahsul verebilmesi için almasını bilmeli.&#8221; diyen Ünver için Yahya Kemal deryasından kova kova su taşımış diyebiliriz. Ahmet Güner Sayar&#8217;ın ifadesiyle Yahya Kemal, Ünver&#8217;in &#8220;yazı ve şiirleriyle İstanbul&#8217;un ruhaniyetini terennüm eden bir mürşidi&#8221; idi.</p>
<p>Yahya Kemal&#8217;in sohbetlerinden&#8230;</p>
<p>19. asırda şairlerimiz meşhur da, bestekârlarımız değil. Bizim bestekârlar şairlere nazaran bin defa yüksek. İsmail Dede Efendi, bestesinde Hamid&#8217;in şiirinden yüksek.</p>
<p>Gençler, şiirin nasıl yazılacağını bilmiyorlar. Mesela bir boks maçı tasavvur edin. Boks, eldivenle ve muayyen kaidelerle yapılır. Halbuki bir taraf boks eldiveni yerine tabanca kullanıyorsa bu bokstan başka bir şey olur. Gençlerin şiirleri de böyle. Çünkü gençlere &#8220;Üslupsuz yazmak ve vezin bilmemek meziyettir&#8221; dediler. Gençler de &#8220;Meğer biz ne meziyetli insanlarmışız da haberimiz yokmuş&#8221; diye sarıldılar kaleme.</p>
<p>Makale eskir ama hakiki şiir her zaman yeni olarak kalır.</p>
<p>Bir kadın bazen bir eder ortaya koyar ki hayret edersiniz. Mesela Fatih&#8217;in annesini düşünün, o ne kadın! Yavuz&#8217;un, Kanuni&#8217;nin annelerini düşünün.</p>
<p>Hiçbir devlet İstanbul kadar güzel bir payitahta malik olamadı. Zira her veçhile eşsiz. Lakin fakirlik ve zaruretten kurtulamadı. Bizim millet fukaralığa istinad eder. Her zaman da çok kanaatkârdır.</p>
<p>Üsküb&#8217;de doğmasaydım yanardım. Bursa&#8217;yı pek severim. Bana Üsküb&#8217;de mi Bursa&#8217;da mı doğmak isterdin deseler, Bursa&#8217;yı isterdim. Fakat Üsküb&#8217;ü de arzu ederdim.</p>
<p>ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/395-sohbette-yahya-kemalin-dunyasi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hitabetin Sırları FKM’de açıklanıyor… Hitabetten Siyasete Başlıyor…</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/hitabetin-sirlari-fkm%e2%80%99de-aciklaniyor%e2%80%a6-hitabetten-siyasete-basliyor%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/hitabetin-sirlari-fkm%e2%80%99de-aciklaniyor%e2%80%a6-hitabetten-siyasete-basliyor%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 16:25:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<category><![CDATA[Şehirde Ne Var Ne Yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2729</guid>
		<description><![CDATA[
        İstanbul’da kültür, sanat ve eğitim denince ilk akla gelen mekânlardan olan Fırat Kültür Merkezi(FKM), sıra dışı eğitimlerine “Hitabetten Siyasete” ile devam ediyor. Şair ve yazar Özgür Çoban tarafından verilen topluluk önünde konuşmanın inceliklerinin anlatılacağı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 class="metin" style="margin: 0cm 0cm 2.25pt; tab-stops: dotted 269.3pt;"><span style="font-family: &quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-font-family: 'GoudyOlSt BT';"><a href="http://www.fkmonline.net/"></a></span></h2>
<p class="metin" style="text-indent: 0cm; margin: 0cm 0cm 2.25pt; tab-stops: dotted 269.3pt;"><span style="font-family: &quot;Times New Roman&quot;;"><span style="font-size: small;">        İstanbul’da kültür, sanat ve eğitim denince ilk akla gelen mekânlardan olan Fırat Kültür Merkezi(FKM), sıra dışı eğitimlerine “Hitabetten Siyasete” ile devam ediyor. Şair ve yazar Özgür Çoban tarafından verilen topluluk önünde konuşmanın inceliklerinin anlatılacağı eğitim, 29 Haziran 2010 Salı günü saat 18.30’da FKM’de başlıyor.<br />
 <br />
    Akıcı ve Etkileyici Konuşmanın Sırları, Özgürce Şiirler, Anneme Yalanlar, Diksiyondan Mikrofona gibi eserlerin müellifi olan ve şu an İstanbul Üniversitesi’nde görev yapan Özgür Çoban, “Hitabetten Siyasete” isimli bu eğitimin siyasetçiler, yöneticiler ve mikrofonla dost olmak isteyen herkese hitap ettiğini belirtti. Ayrıca radyo/televizyon programcıları, konuşmayı öğrenmeden başarmayı öğrenemeyeceğini bilenler ve günlük konuşmalarının kalitesini artırmak isteyenlerin de bu tip eğitimlere ilgi duyduğunu ifade eden Çoban şöyle diyor; Yıldızlar, güzel konuşmayı bir eğitimde öğrenebilir; ama yürekten konuşmayı sadece kendisi başarabilir… <br />
 <br />
    “Heyecanı kontrol altına almak, kelimelerle ikna etmenin yolları, Türkçenin estetiğine vakıf olmak, mikrofonla şiir gibi konuşabilmek, doğru vurgu ve tonlamayı yapabilmek, hitabetin iç ve dış dinamikleri, sahnede beden dili nasıl kullanılır, seyirci-konuşmacı iletişimi…” gibi konu başlıklarını kapsayan, hitabetin sırlarının anlatılacağı “Hitabetten Siyasete” isimli eğitim, bir ay (24 saat) sürecek.<br />
 <br />
Bilgi ve Kayıt;<br />
0212 517 46 97<br />
<a href="http://www.fkmonline.net">www.fkmonline.net</a></span></span></p>
<p class="metin" style="text-indent: 0cm; margin: 0cm 0cm 2.25pt; tab-stops: dotted 269.3pt;"> </p>
<p class="metin" style="text-indent: 0cm; margin: 0cm 0cm 2.25pt; tab-stops: dotted 269.3pt;"><span style="font-family: &quot;Times New Roman&quot;;"><span style="font-size: small;"><img class="size-medium wp-image-2730  aligncenter" title="hitabet" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/06/hitabet-207x300.jpg" alt="hitabet" width="217" height="314" /></span></span></p>
<p class="metin" style="text-indent: 0cm; margin: 0cm 0cm 2.25pt; tab-stops: dotted 269.3pt;"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/hitabetin-sirlari-fkm%e2%80%99de-aciklaniyor%e2%80%a6-hitabetten-siyasete-basliyor%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>FKM’de Workshop Günleri Başlıyor&#8230;</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/fkm%e2%80%99de-workshop-gunleri-basliyor</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/fkm%e2%80%99de-workshop-gunleri-basliyor#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Jun 2010 13:30:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<category><![CDATA[Kendi Kültür Dünyamız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2722</guid>
		<description><![CDATA[Tiyatroda sezon perdesini kapatan FKM Tiyatrosu,  2010-2011 sezonuna yeniliklerle girmek için çalışmalarına başladı. .
 
            2009–2010 tiyatro sezonunu kapatan FKM Tiyatrosu, bir yandan da yeni sezonun hazırlıkları ve yeni oyuncu kadrosu için workshop çalışmalarına başlıyor. “Oyun kurmak”  ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: 14pt;">Tiyatroda sezon perdesini kapatan FKM Tiyatrosu,<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>2010-2011 sezonuna yeniliklerle girmek için<img class="size-medium wp-image-2724 alignright" title="workshop1" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/06/workshop1-300x222.jpg" alt="workshop1" width="243" height="180" /> çalışmalarına başladı.</span><span style="font-size: small;"> .</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>2009–2010 tiyatro sezonunu kapatan FKM Tiyatrosu, bir yandan da yeni sezonun hazırlıkları ve yeni oyuncu kadrosu için workshop çalışmalarına başlıyor. “Oyun kurmak”<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>kavramı üzerine yürütülecek atölyede, bu alanda çalışmaları olan deneyimli oyuncu ve Devlet Tiyatrosu sanatçılarından Okday Korunan tarafından gerçekleştirilecek.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #999999;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span><span style="mso-spacerun: yes;"> </span></span>“Oyun kurmak” insan için; kültürü var eden en temel özelliğin keşfidir. Tiyatroya uzanan yolda oyun kavramı, yaratının, keşfin, öğrenmenin, heyecanın, paylaşımın dorukta olduğu, ilk gençlik günlerinin olumlu duyarlılığını bir erişkin olarak yeniden keşfetmeyi, geliştirmeyi hedeflemektedir. Sahne insanının şiirli yanını öne çıkarmaya yönelik bir çalışma programı içermektedir. Katılımcılar; Okumayı seven, düşündüklerini sahnede denemek isteyen, “Oyun kurmak”<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>fikrini sahne üzerindeki performansın temeli olarak gören oyuncular olmalıdır. Ses ve beden deneyimlerini paylaşarak ve oyuna dönüştürerek yürütecekleri beş günlük çalışma sonrasında, seyircili küçük gösterimle sonuçlandıracakları atölye çalışması, katılımcıların performansları gözetilerek FKM oyuncuları kadrosunda yer almalarına da olanak sağlamaya açık tutulacaktır.<span id="more-2722"></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Katılım için herhangi bir seçme yapılmayacak ancak erken başvuruların, değerlendirmede öncelik kazanılacağı atölye çalışmasında katılım 30 kişi ile sınırlı tutulacak ve katılımcılardan sunulan hizmete katkı olması amacı ile katılım katkı payı alınacaktır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>9 Haziran 2010 Pazartesi günü başlayacak başvurular sırasında katılımcıların kimlik belgeleri ve özgeçmişleri ile katkı paylarını nakden ödeyerek, başvurularını gerçekleştirmiş olacaklardır.<span style="mso-spacerun: yes;">  </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Bu kıymetli imkândan faydalanmak için 27 Haziran’a kadar başvuru yapabilirsiniz. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">İçinizde parlak bir yıldız olduğuna inanıyorsanız, atölyemiz sizi bekliyor…</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="ListParagraphCxSpİlk" style="text-indent: -36pt; margin: 0cm 0cm 0pt 54pt; mso-add-space: auto; mso-list: l0 level1 lfo1;"><span style="mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Calibri;"><span style="mso-list: Ignore;"><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">I.</span><span style="font: 7pt &quot;Times New Roman&quot;;">        </span></span></span><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Gün: Tanıma tanışma, algı, anlam, anlamlandırma, ifade… Öykü…</span></p>
<p class="ListParagraphCxSpOrta" style="text-indent: -36pt; margin: 0cm 0cm 0pt 54pt; mso-add-space: auto; mso-list: l0 level1 lfo1;"><span style="mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Calibri;"><span style="mso-list: Ignore;"><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">II.</span><span style="font: 7pt &quot;Times New Roman&quot;;">      </span></span></span><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Gün: Öykü… Doğaçlama teknikleri… Deneme…</span></p>
<p class="ListParagraphCxSpOrta" style="text-indent: -36pt; margin: 0cm 0cm 0pt 54pt; mso-add-space: auto; mso-list: l0 level1 lfo1;"><span style="mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Calibri;"><span style="mso-list: Ignore;"><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">III.</span><span style="font: 7pt &quot;Times New Roman&quot;;">    </span></span></span><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Gün: Ses, nefes, beden ile öyküyü oyuna taşıma.</span></p>
<p class="ListParagraphCxSpOrta" style="text-indent: -36pt; margin: 0cm 0cm 0pt 54pt; mso-add-space: auto; mso-list: l0 level1 lfo1;"><span style="mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Calibri;"><span style="mso-list: Ignore;"><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">IV.</span><span style="font: 7pt &quot;Times New Roman&quot;;">   </span></span></span><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Gün: Oyun, amaç, geliştirme, zaman, ölçü…</span></p>
<p class="ListParagraphCxSpSon" style="text-indent: -36pt; margin: 0cm 0cm 10pt 54pt; mso-add-space: auto; mso-list: l0 level1 lfo1;"><span style="mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Calibri;"><span style="mso-list: Ignore;"><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">V.</span><span style="font: 7pt &quot;Times New Roman&quot;;">     </span></span></span><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Gün: Kurulu oyun ve gösteri…</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Bilgi ve Ön Kayıt; </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">0212 517 46 97</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><a href="http://www.fkmonline.net/"><span style="font-family: Times New Roman; color: #800080; font-size: small;">www.fkmonline.net</span></a></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt;">
<div class="ngg-galleryoverview" id="ngg-gallery-51-2722">


	
	<!-- Thumbnails -->
		
	<div id="ngg-image-506" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/workshoppp/alisma.jpg" title=" " class="thickbox" rel="workshoppp" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/workshoppp/thumbs/thumbs_alisma.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-507" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/workshoppp/alisma2.jpg" title=" " class="thickbox" rel="workshoppp" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/workshoppp/thumbs/thumbs_alisma2.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-508" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/workshoppp/pict0286.jpg" title=" " class="thickbox" rel="workshoppp" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/workshoppp/thumbs/thumbs_pict0286.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-509" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/workshoppp/pict0290.jpg" title=" " class="thickbox" rel="workshoppp" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/workshoppp/thumbs/thumbs_pict0290.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-510" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/workshoppp/pict0304.jpg" title=" " class="thickbox" rel="workshoppp" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/workshoppp/thumbs/thumbs_pict0304.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-511" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/workshoppp/pict0310.jpg" title=" " class="thickbox" rel="workshoppp" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/workshoppp/thumbs/thumbs_pict0310.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 	 	
	<!-- Pagination -->
 	<div class='ngg-clear'></div>
 	
</div>

<img class="size-medium wp-image-2726 aligncenter" title="workshop-ilan" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/06/workshop-ilan-229x300.jpg" alt="workshop-ilan" width="229" height="300" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/fkm%e2%80%99de-workshop-gunleri-basliyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>KUR&#8217;AN VE BİLİMSEL HAKİKATLER SEMPOZYUMU</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/kuran-ve-bilimsel-hakikatler-sempozyumu</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/kuran-ve-bilimsel-hakikatler-sempozyumu#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Jun 2010 09:16:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>

		<category><![CDATA[Kendi Kültür Dünyamız]]></category>

		<category><![CDATA[Şehirde Ne Var Ne Yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2717</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-2718 aligncenter" title="sempozyum" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/06/sempozyum.jpg" alt="sempozyum" width="474" height="668" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/kuran-ve-bilimsel-hakikatler-sempozyumu/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şehre bir bienal gelir&#8230;</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/sehre-bir-bienal-gelir</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/sehre-bir-bienal-gelir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 09:53:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2713</guid>
		<description><![CDATA[Mardin çağdaş sanatla bağlarını gittikçe kuvvetlendiriyor. İstanbul ve Sinop&#8217;tan sonra Mardin de Bienal&#8217;li şehirlerden oldu. AbbaraKadabra başlıklı 1. Mardin Bienali&#8217;ne 60 bir sanatçı katıldı. Bir ay boyunca sürecek etkinliğin mekanları ise Kasımiye Medresesi, Zinciriye Medresesi, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mardin çağdaş sanatla bağlarını gittikçe kuvvetlendiriyor. İstanbul ve Sinop&#8217;tan sonra Mardin de Bienal&#8217;li şehirlerden<img class="alignright size-full wp-image-2714" title="mardin" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/06/mardin.jpg" alt="mardin" width="200" height="160" /> oldu. AbbaraKadabra başlıklı 1. Mardin Bienali&#8217;ne 60 bir sanatçı katıldı. Bir ay boyunca sürecek etkinliğin mekanları ise Kasımiye Medresesi, Zinciriye Medresesi, Tokmakçılar Konağı ve Cumhuriyet Meydanı.<br />
 <br />
 <br />
 </p>
<p>Hikâye tanıdık. Kafka&#8217;nın roman kahramanı Gregor Samsa bir sabah uyanır, kendini bir böcek haline dönüşmüş olarak bulur. Onun için artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Mardin&#8217;in Kasımiye Medresesi, Zinciriye Medresesi, Tokmakçılar Konağı da aynı rüyadan çıkmışçasına bir sabah uyanır ve sihirli bir el içlerini, dışlarını çağdaş sanat eserleriyle doldurur. Bu tarihi yapılar bilindik yüzlerinden sıyrılıp başka bir hale &#8216;dönüşür&#8217;. Mardinliler, bu rüyaya yabancı değildir. Zira, Kasımiye&#8217;de geçtiğimiz ekimde açılan ve bienale bir nevi göz kırpan &#8220;Davetinizi Aldım, Teşekkürler!&#8221; sergisi etkinliğin habercisiydi. <span id="more-2713"></span></p>
<p>Mardin, cuma günkü açılışla bir ay sürecek bir bienale kavuştu. İstanbul ve Sinop&#8217;tan (akıbeti hakkında henüz bir haber yok) sonra Mardin de bienalli şehirlerden artık. Bienallerin kentlere kattığı canlılık malum. Mardin&#8217;de de aynı coşku hakim. Şehrin semalarında süzülen uçurtmalar gibi renkli her yer.</p>
<p>Mardin Valiliği ve Başbakanlık GAP İdaresi&#8217;nce desteklenen, küratörlüğünü Döne Otyam&#8217;ın üstlendiği, danışmanlığını Ayşegül Sönmez ve Ferhat Özgür&#8217;ün yaptığı Mardin Bienali&#8217;nin başlığı &#8216;AbbaraKadabra&#8217;. Mardin&#8217;de hem ev hem de sokağa geçit veren binlerce yıllık mimari yapı olan abbaralardan geliyor bu başlık. Ekip AbbaraKadabra şöyle açıklıyor: &#8220;Abbara&#8217;lar, modern hayat yokken modern hayata dair sözü ve önerisi olan yapıların ta kendileri&#8230; Her bir Abbara bu yüzden önemli bir sosyolojik, mimari ve felsefi öneriyi içeriyor. Dolayısıyla projenin açılış cümlesi abbara&#8217;nın kendisi, kentin yüzyıllarca öncesinde görmezden geldiği kamusal ve özel arasındaki diyalektiğe vurgu yaparak bugünü daha iyi anlamamızı sağlıyor.&#8221;</p>
<p>Bienal&#8217;in Tokmakçılar Konağı&#8217;ndaki ikinci günkü açılışında meraklı gözlerin yanı sıra nelerin olup bittiğinden habersiz Mardinliler de vardı. Nezaket Ekinci&#8217;nin açılıştaki performansından sonra önceki akşam sıra Funda Karakuş&#8217;taydı. Bakışlar Karakuş&#8217;un performansına dikilmişti. Kalabalığın arasında dolanınca yükselen sesler bieanalin etkisini de ele veriyordu. &#8220;Çağdaş sanat, tabii, iyi hoş da&#8230;&#8221; türünden yarım kalan cümlelerin yanı sıra hayran hayran eserleri inceleyen meraklılar vardı. &#8220;&#8216;Bienal&#8217;, &#8216;çağdaş sanat&#8217;, &#8216;iş&#8217; gibi kelimeler de ne?&#8221; sorusu da odadan odaya uçuşuyordu.</p>
<p>Mardinliler çağdaş sanata olan yabancılıklarını bir nebze olsa da üzerlerinden atmıştı. Mardin&#8217;de açılan Kent Müzesi ve Dilek Sabancı Sanat Galerisi&#8217;nden sonra halk gittikçe sanatla bağlarını kuvvetlendiriyor. Bunda kentin kendi kimliğini koruma çabası ve kültürel faaliyetlerin etkisi büyük. Lakin mekânı dolduranların çoğu çağdaş sanatın kavranamayacak kadar karmaşık olduğu klişesine tutunmuştu sanki. Sessizdiler ama meraklıydılar. Fransız sosyolog Pierre Bourdieu&#8217;nun şu kışkırtıcı sorusunu kalabalığa birilerinin fısıldaması gerekiyordu sanki: &#8220;Soruyorum, neden bu kadar eleştirmen, bunca filozof, bir sanat eseriyle yaşanan deneyimin açıklanamaz, tanımlanamaz olduğunu ve sanat eserinin tanımı gereği aklın kavrama kapasitesini aştığını iddia etmekten böylesine hoşlanıyor?&#8221; Kimi izleyicilerde varlık gösteren çocuksu merak ise tarihine bakıp &#8220;Aaa bu çok eski, yeni bir eser değil.&#8221; sözlerine kadar uzanıyordu.</p>
<p>Mardin Bienali&#8217;nin danışmanı Ayşegül Sönmez, bienale dair bir tilki gibi akıllarda dolaşan sorular için şöyle diyor: &#8220;1. Mardin Bienali, tarihi kent Mardin&#8217;e bir şeyler öğretme endişesi taşımıyor. Bir bienal, kente ne katar diye soruluyor? Bir bienal, bir kente ne katmalı? Bence her bienal kendi koşulları kendi özgüllüğü içinde değerlendirilmeli. Bu bienalin kent Mardin&#8217;e ne katacağı ne katabileceğine gelince&#8230; Bunu bir liste halinde sıralamak son derece yanlış olur. Bu aynı zamanda tek taraflı bir ilişki demektir ki bienalin en büyük özelliği karşılıklı kültürel diyaloglar, köprüler kurma isteğidir.&#8221; Bienal&#8217;in küratörü Döne Otyam ise &#8220;Mardin Bienali kentle, mekânla, kentin tüm zamanlarıyla ve şimdisiyle ilişki kurmayı amaçlıyor. Mardin&#8217;in, bilinen büyülü ve turistik imgesinden öte; tarihinde, zamanında, ışığında sakladığı sırrı keşfetmesini, bugünle, gelecekle ilişki kurmasını. Aynı abbaralar gibi.&#8221;diyor.</p>
<p>Sergideki işlere ve sanatçılara gelince. Sanatçıların bir kısmı bir önceki sergiden tanıdık isimlerdi. Bienal&#8217;de Mithat Şen, Erdağ Aksel, Gülay Semercioğlu, Ben Rivers, Margaret Salmon, Lawrence Weiner, Shaun Gladwell, Ursula Mayer, Adrian Paci, Fatih Tan, Maurizio Pellegrin, Mehmet Çeper, Çınar Eslek, Serkan Demir, Arzu Başaran ve Hakan Irmak gibi sanatçıların yer aldığı 61 isim var. Mardin Bienali için üretilmiş işlerin yanı sıra mekândan bağımsız, başlığı biraz ıskalamış, yıllanmış işler de yok değil.<br />
 <br />
5. İstanbul Bienali küratörü Rosa Martinez &#8220;İdeal bir bienal özünde politik ve ruhani bir şeydir.&#8221; der. Mardin Bienali&#8217;ni daha kıdemli ve epey politik geçen 11. İstanbul Bienali&#8217;yle düşününce, bu türden işlere rastlamanız olağan değil. Oysa kahvehanelere veya sokaklara yolunuzu düşürdüğünüzde durum çok daha farklı. Çağdaş sanatın tezgâhı Mardin&#8217;e kurmasının ardından ne kalacağını / gideceğini kestirmek zor. Kuşkular bir yana, böyle bir etkinliği gerçekleştirme cesareti çok önemli. Bakalım diğer kentler de bu coşkuya özenecek mi?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/sehre-bir-bienal-gelir/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;un 8 bin yılı</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/istanbulun-8-bin-yili</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/istanbulun-8-bin-yili#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jun 2010 09:36:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2710</guid>
		<description><![CDATA[         İstanbul bir sergiye sığar mı? Bu kışkırtıcı sorunun cevabı Sabancı Müzesi&#8217;nde açılan &#8220;Efsane İstanbul: Bizantion&#8217;dan İstanbul&#8217;a - Bir Başkentin 8000 Yılı&#8221; sergisinde sanatseverleri bekliyor. Baştan söyleyelim yılın en iyisi denilebilecek bu sergide İstanbul&#8217;a dair ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>         İstanbul bir sergiye sığar mı? Bu kışkırtıcı sorunun cevabı Sabancı Müzesi&#8217;nde açılan &#8220;Efsane İstanbul:<img class="alignright size-full wp-image-2711" title="sergi" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/06/sergi.jpg" alt="sergi" width="200" height="160" /> Bizantion&#8217;dan İstanbul&#8217;a - Bir Başkentin 8000 Yılı&#8221; sergisinde sanatseverleri bekliyor. Baştan söyleyelim yılın en iyisi denilebilecek bu sergide İstanbul&#8217;a dair her şey var. Daha önce Paris&#8217;te minik bir provası yapılan ve dünyanın kırk farklı müzesinden beş yüz eserin yer aldığı sergi, ziyaretçilerini 8 bin yıllık tarihÎ bir yolculuğa çıkarıyor. <br />
 <br />
  </p>
<p>           İstanbul&#8217;un tükenmeye hiç niyeti yok. Geçen zaman ondan daha nice güzelliğin devşireceğini gün be gün kanıtlıyor. Meyvenin çekirdeğini taşıması gibi İstanbul&#8217;dan yolu geçen, duyan, bilen herkesin bu şehre karşı sonsuz bir arzuyu içinde taşıdığı malum. İnsanlık tarihinin bütün merhalelerini içinde sırlamış İstanbul&#8217;un 8 bin yıllık geçmişi bir çarşaf gibi önümüze serildi. Sabancı Müzesi&#8217;nin (SSM), İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı&#8217;nın işbirliğiyle ve Sabancı Holding&#8217;in desteğiyle düzenlediği, &#8220;Efsane İstanbul: Bizantion&#8217;dan İstanbul&#8217;a - Bir Başkentin 8000 Yılı&#8221; adlı sergide Bizantion&#8217;dan Nea Roma&#8217;ya, Constantinopolis&#8217;ten İstanbul&#8217;a uzanan bir çizgide kentin eşsiz güzelliği kendini gösteriyor. On beş yabancı ülkeden, kırk farklı müzeden gelmiş heykellerden, sikkelerden, tablolardan, kaftanlardan, el yazmalarından, minyatürlerden oluşan 500 eser, kadim şehri bin bir türlü haliyle anlatıyor. <span id="more-2710"></span></p>
<p>            Sabancı Müzesi&#8217;nin salonlarına sığan bu devasa sergi için dün bir toplantı düzenlendi. SSM Müdürü Dr. Nazan Ölçer, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, serginin mekân tasarımını yapan Çek Mimar Boris Micka ve Sabancı Holding Kurumsal İletişim Direktörü Suat Özyaprak sergiyi anlattı. Dr. Nazan Ölçer &#8220;Sergiyle, toplumun her kesimine içinde yaşadıkları kentin tarihini ve kültürel mozaiğini tanıtarak, kent bilincinin oluşmasına katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Bu bağlamda, İstanbullulara nasıl bir kültürel zenginlik içinde yaşadıklarını göstererek, kültürel mirası koruma bilincinin gelişmesini hedefliyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p>DÖNEN KUBBELER SONSUZLUĞA ÇAĞIRIYOR</p>
<p>            Herkesin gözü kulağının olduğu bir şehir İstanbul. Binlerce kuşatmaya maruz kalan şehir her seferinde küllerinden anka kuşu gibi yeniden doğar. Şehrin antik çağlardan Roma dönemine, Bizans&#8217;tan Osmanlı&#8217;ya uzanan bu tarihini bir sergiye sığdırmanın zorluğu ortada. İşin üstesinden gelmek için sergi ekibi epey kafa yormuş. Tarih öncesinden itibaren devir devir ilerleyen bir video ile başlıyor sergi. Büyükçe ağaç tomrukları arasına yerleştirilmiş vitrinler, çocuksu bir merakı kamçılarken, kılıç ve at sesleri eşliğinde şehri ele geçirmek isteyen imparatorlukların ihtirası da bir anda sizi kuşatıyor. Mekân tasarımı ve kurulumuyla göz dolduran sergi bin bir gece masallarını andırıyor desek yeridir. Zira &#8220;Bizi daha neler bekliyor?&#8221; sorusu izleyicinin peşinde bir gölge gibi sürünüyor.</p>
<p>            Tarihçi, sanat tarihçisi, prehistoryacı, arkeolog, mimar ve müze uzmanlarından oluşan çalışma grubu, bu sergi için kentin tüm dokularına nüfuz etmeye çalışırken müzenin her salonu İstanbul&#8217;un ayrı bir dönemine çağırıyor. Küçük bir yerleşim yeriyken imparatorluklara başkentlik olan şehrin adeta kaydını tutulmuş. Heykeller, sikkeler, el yazmaları, minyatürler, kaftanlar, sorguçlar, kutsal kitaplar, toplar, tablolar, tesbihler, ikonalar, çanlar, dokumalar, cam ve metal işler bir bir hikayelerini paylaşıyor. Uzun uzun yazılabilecek eserler minik adımlarla gezmenizi gerektirecek türden. Her bir eserde kendinizi unutacağınız kesin.</p>
<p>           Dünyanın pek çok müzesinden türlü türlü çabalarla derlenen sergi, İstanbul&#8217;un sahip olduğu zenginliği bir kez daha kanıtlıyor. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu bölümü daha önce pek görülmemiş eserleri gün yüzüne çıkarıyor. İstanbul&#8217;un kubbelerinin birer birer döndüğü büyükçe bir maket var. Altına geldiğinizde koca sonsuzluk içinize sığıyor. Camiler, kiliseler kısacası İstanbul&#8217;un simgesi haline gelen bu kubbeler birbiri ardına müzik eşliğinde dönüyor. Bu baş döndürücü güzellik sergi boyunca tüm salonlardan el ediyor. Üstüne çok şey söylenebilecek sergi, bir habere sığmaz. En iyisi 4 Eylül&#8217;e kadar yolunuzu Sabancı Müzesi&#8217;ne düşürün. Bu şehre ait olmanın dayanılmaz güzelliği size çepeçevre saracaktır kuşkusuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/istanbulun-8-bin-yili/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bediüzzaman&#8217;ın Emirdağ Yılları sergide</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/bediuzzamanin-emirdag-yillari-sergide</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/bediuzzamanin-emirdag-yillari-sergide#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 May 2010 14:44:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2707</guid>
		<description><![CDATA[         Bediüzzaman Said Nursî&#8217;nin hayatından kesitleri günümüze taşıyan sergilerin üçüncüsü, Emirdağ Yılları adı altında 29 Mayıs Cumartesi günü saat 15.00&#8242;te Fatih Ali Emirî Kültür Merkezi&#8217;nde açılıyor. 
 
            Barla Platformu tarafından daha önce Barla ve Kastamonu yıllarını ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>         Bediüzzaman Said Nursî&#8217;nin hayatından kesitleri günümüze taşıyan sergilerin üçüncüsü, Emirdağ Yılları adı<img class="alignright size-full wp-image-2708" title="Bediüzzaman" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/05/kultur21.jpg" alt="Bediüzzaman" width="200" height="160" /> altında 29 Mayıs Cumartesi günü saat 15.00&#8242;te Fatih Ali Emirî Kültür Merkezi&#8217;nde açılıyor. <br />
 </p>
<p>            Barla Platformu tarafından daha önce Barla ve Kastamonu yıllarını kapsayacak şekilde hazırlanan sergilerin üçüncüsü Emirdağ sürgünü ile başlayıp, Afyon hapsi ve Bediüzzaman&#8217;ın vefatına kadar uzanıyor. Sergide yer alacak eserler arasında Said Nursî&#8217;nin kış mevsiminde sobasız bir odada tecrit edilmiş haldeyken telif ettiği On Beşinci Şua&#8217;nın orijinali, Afyon hapsi sırasında tutuklu Risale-i Nur talebelerinin kibrit kutuları içinde birbirlerine gönderdikleri pusulalar ve o döneme ait gazeteler de bulunuyor. Mustafa Sungur, Abdullah Yeğin, Said Özdemir, Abdülkadir Badıllı, Mehmet Fırıncı, Salih Özcan, Ahmet Urfalı, Sadık Çalışkan, İsa Şahan, Şükran Çalışkan, Münire Özdemir ve Şükran Demirel gibi isimler sohbet edecek. Emirdağ Yılları, 13 Haziran&#8217;a kadar 10.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. isTANBUL CİHAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/bediuzzamanin-emirdag-yillari-sergide/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ülke genelinde Necip Fazıl haftası</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/ulke-genelinde-necip-fazil-haftasi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/ulke-genelinde-necip-fazil-haftasi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 May 2010 09:43:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2704</guid>
		<description><![CDATA[Türk şiirinin büyük ustası Necip Fazıl Kısakürek, &#8216;Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber&#8217; diyerek ebedi âleme göçeli 27 yıl oldu. Bugün ölüm yıldönümünü idrak ettiğimiz Üstad, Türk edebiyatında pek az kişiye nasip olan bir vefa ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk şiirinin büyük ustası Necip Fazıl Kısakürek, &#8216;Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber&#8217; diyerek ebedi âleme<img class="alignright size-full wp-image-2705" title="Necip Fazıl " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/05/kultur1.jpg" alt="Necip Fazıl " width="200" height="160" /> göçeli 27 yıl oldu. Bugün ölüm yıldönümünü idrak ettiğimiz Üstad, Türk edebiyatında pek az kişiye nasip olan bir vefa duygusuyla hafta boyunca Türkiye&#8217;nin hemen her şehrinde anılıyor.<br />
 <br />
 <br />
 </p>
<p>Yaşadığı döneme, eserleriyle damgasını vuran Türk edebiyatının usta ismi Necip Fazıl Kısakürek&#8217;in etkisi bugün de bütün canlılığıyla yaşıyor. Başta şiir olmak üzere tiyatro oyunları, senaryo, hikâye, anı, deneme, makale, biyografi gibi edebiyatın hemen her alanında verdiği eserleriyle 79 yıllık hayatını sanata, şiire ve hakikate adayan Necip Fazıl için 25 Mayıs&#8217;taki ölüm ve 26 Mayıs&#8217;taki doğum yıldönümleri nedeniyle hafta boyunca Türkiye&#8217;nin dört bir yanında anma törenleri düzenleniyor. Bu, edebiyatımızda pek az şair ve yazara nasip olan bir ayrıcalık. Necip Fazıl&#8217;ın eserlerini okuyarak yetişen nesiller, yıllar geçtikçe Üstad&#8217;ın fikirlerinin yol açıcı etkisini daha iyi kavrıyor ve ona olan vefa borçlarını düşüncelerini hayata geçirerek ödüyorlar. <span id="more-2704"></span></p>
<p>Necip Fazıl&#8217;ın 27. ölüm yıldönümü bugün olmasına rağmen, anma etkinlikleri geçtiğimiz hafta başladı. Programların sadece büyük kentlerle sınırlı kalmaması ise dikkat çekici bir gelişmeydi. 18 Mayıs Salı günü Sakarya Sosyal Kültür ve Yardım Vakfı ile Sakarya İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği&#8217;nin düzenlediği &#8220;Üstad Necip Fazıl&#8217;ın Yakın Tarihimizdeki Etkisi&#8221; konulu konferansa yazar Mustafa Yazgan konuşmacı olarak katıldı. Fatih Üniversitesi Gezi Kulübü 22 Mayıs&#8217;ta Üstad&#8217;ı Eyüp&#8217;teki kabri başında andı. Aynı gün Uluslararası Mistik Sanat Festivali kapsamında Necip Fazıl&#8217;ın ünlü eseri İbrahim Ethem, Eminönü Halk Eğitim Merkezi&#8217;nde sahnelendi. Divan Edebiyatı Vakfı tarafından düzenlenen panelde Necip Fazıl&#8217;ın 1928&#8242;de yayımladığı &#8216;Kaldırımlar&#8217; şiiri üzerine konuşuldu.</p>
<p>Fatih Belediyesi, 23 Mayıs&#8217;ta Ali Emiri Kültür Merkezi&#8217;nde gerçekleştirilen geceyle, Sultangazi Belediyesi de Yavuz Bahadıroğlu&#8217;nun konuşmacı olarak katıldığı bir programla Necip Fazıl&#8217;ı andı. Aynı gün, Edirne&#8217;de Alperen Ocakları Edirne Şubesi&#8217;nce düzenlenen anma töreninde Kısakürek&#8217;in şiirleri okundu, hayatından ve eserlerinden bilgiler aktarıldı. SERVER Vakfı tarafından Ankara&#8217;da Vakıflar Genel Müdürlüğü Konferans Salonu&#8217;nda gerçekleştirilen panele, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal da katıldı. Panelde Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan, &#8216;Necip Fazıl Kısakürek&#8217;in şiirlerinde metafizik duyarlılık&#8217; konulu bir konuşma yaptı. Prof. Dr. İbrahim Kavaz, Prof. Dr. Turan Koç ve yazar Selma Günaydın da Necip Fazıl Kısakürek ve eserleri üzerine konuştular.</p>
<p>MEMLEKETİNDE DE ANILIYOR</p>
<p>Necip Fazıl Kısakürek, bugün de saat 19.00&#8242;da İstanbul Kongre Merkezi, Askeri Müze ve Cumhuriyet Parkı&#8217;na yayılan ve &#8216;Kitap Vadisi&#8217; olarak tanımlanan Boğaziçi Kitap Fuarı&#8217;nda anılıyor. Saat 21.00&#8242;de Derince 60 Evler Gösteri Merkezi&#8217;nde de Üstad&#8217;ı anma etkinliği düzenleniyor. Bugünün bir başka anma etkinliği de Necip Fazıl&#8217;ın memleketi Kahramanmaraş&#8217;ta gerçekleşiyor. Kahramanmaraş Belediyesi tarafından Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi&#8217;nde gerçekleştirilen program, saat 20.30&#8242;da başlıyor. &#8216;Düşüncede Sanatta ve Şiirde Büyük Doğu Coşkusu&#8217; başlıklı etkinlikte Necip Fazıl&#8217;ın kendi sesinden şiirler, bestelenmiş şiirleri ve hayatından kesitlerin yer aldığı bir sunuma yer verilecek. Daha sonra düzenlenecek açık oturuma Memduh Atalay, Duran Boz, Ali Yurtgezen ve Mustafa Köneçoğlu konuşmacı olarak katılacak. Yarın saat 19.00&#8242;da ise Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi&#8217;nde Türkiye Yazarlar Birliği Vakfı Başkanı D. Mehmet Doğan, Üstad&#8217;ı anlatan bir konuşma yapacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/ulke-genelinde-necip-fazil-haftasi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bir yazarın başına gelebilecek en kötü şey moda olmak</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/bir-yazarin-basina-gelebilecek-en-kotu-sey-moda-olmak</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/bir-yazarin-basina-gelebilecek-en-kotu-sey-moda-olmak#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 May 2010 09:58:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2701</guid>
		<description><![CDATA[Çağdaş İspanyol edebiyatının usta isimlerinden Juan Goytisolo İstanbul&#8217;daydı. Salı günü Pera Müzesi&#8217;nde bir konferans veren yazar, Türkçede &#8220;Kapadokya&#8217;da Gaudi&#8217;nin İzinde&#8221; adıyla yayımlanan kitabının yazılış öyküsünü anlattı. Kendi deyimiyle tarzanca Türkçe konuşan Goytisolo, İstanbul&#8217;a ve İslam ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çağdaş İspanyol edebiyatının usta isimlerinden Juan Goytisolo İstanbul&#8217;daydı. Salı günü Pera Müzesi&#8217;nde bir<img class="alignright size-full wp-image-2702" title="yazar" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/05/yazar.jpg" alt="yazar" width="200" height="160" /> konferans veren yazar, Türkçede &#8220;Kapadokya&#8217;da Gaudi&#8217;nin İzinde&#8221; adıyla yayımlanan kitabının yazılış öyküsünü anlattı. Kendi deyimiyle tarzanca Türkçe konuşan Goytisolo, İstanbul&#8217;a ve İslam dünyasına ilgisiyle biliniyor. Doğu ile Batı arasında bir göçebe, yeryüzünde bir sürgün olarak bilinen Goytisolo&#8217;yu konferansın sonunda konuşmaya razı edip &#8216;faydalı&#8217; bir söyleşi yaptık.<br />
 <br />
 <br />
 </p>
<p>Sondan başlayalım. 79 yaşındasınız. Hep isminizin önünde yer alan &#8220;Yeryüzünde bir sürgün&#8221; sıfatı hâlâ geçerli mi?</p>
<p>Size söyleyebileceğim tek şey var, ağaçlar köklerini salar ve oraya yerleşirler. Biz insanoğullarının ise ayakları vardır ve dünya üzerinde yürürüz.</p>
<p>Bir söyleşinizde Günter Grass&#8217;a Soğuk Savaş&#8217;ı kazananların teknoloji vasıtasıyla insanı beyinsizleştirdiğini, bu felaket karşısında insanı korumak için edebiyatın ne yapabileceğini sormuştunuz. Aynı soruyu size sorsak neler diyeceksiniz? <span id="more-2701"></span></p>
<p>Savaşı yapanlar ve savaşı hazırlayan herkes aslında kazananların kendisi olmuştur. Ben öyle düşünüyorum. Zaten önce savaş kazanılır daha sonra mali olarak büyük zenginliklere ulaşılır. Ve tarihi bu insanların kendisi yazar. Bunu bütün dünyada görüyoruz. Yalnız son zamanlarda şu benim dikkatimi çekiyor: Çok fazla krizin yaşandığı bir dönemdeyiz. Herkes maaşların düşürülmesinden, insanların kısıntıya gitmesinden bahsediyor ama çok ilginç bir şekilde hiç kimse ordu harcamalarında kısıtlamayı gündeme getirmiyor.</p>
<p>Peki edebiyat ne yapabilir?</p>
<p>Edebiyatın bir şey yapabileceğine maalesef inanmıyorum. Bosna&#8217;daki ve Çeçenistan&#8217;daki savaşta bulundum. Burada gördüğüm tablolar beni iyice pesimistleştirdi. Şöyle bir durum var: Birisi öldürüldüğünde siz bu öldürülmeyi herkese ilan edip bir öykü yapabilirsiniz fakat öldürülen öldürülmüştür, öldüren de öldürmüştür. Bunun önüne geçebilmek için yapabileceğiniz hiçbir şey yok. Bizim insanlar olarak biraz medeniyet görmüş hayvanlar olduğumuza inanıyorum. Bir gece medeni bir şekilde yatıp ertesi sabah bu medeniyeti kaybetmiş bir şekilde uyanırsak birbirimizi de mahvedebileceğimizi düşündüğümden çok pesimistim.</p>
<p>&#8220;Nedense Türk yazarları, şairleri hep geçmişi yok sayarak Balzac ve Zola tarzında yazıyormuş gibi gördüm ve bunu yadırgadım.&#8221; demiştiniz bir konuşmanızda. Bunu hâlâ savunuyor musunuz?</p>
<p>Bu durumun biraz değiştiğine inanıyorum. Orhan Pamuk&#8217;un örneğin Kara Kitap adlı eseri 20. yüzyılda eşi bulunmayan bir kitap. Farklı katmanları çok iyi anlattığını görebiliyoruz. Nedim Gürsel&#8217;i de takip ediyorum, okuduğum başka Türk yazarlar da var. Bence son yıllarda Türk yazarlar Mevlânâ&#8217;nın, Yunus Emre&#8217;nin ve Pir Sultan Abdal&#8217;ın kattığı edebi ve kültürel değerleri yeniden toplamaya başladı. Onun dışında bir Rus deneme yazarının söylediği söz aklıma geldi: &#8220;Geçmişe bakarak yazmayan insan gelecekte de kaybolacak demektir.&#8221; Eğer geçmişinize bakıp onu temellendirerek bir şey yazmazsanız gelecekte de yok olursunuz. Ben de sırf bu yüzden İspanyol edebiyatının tarihsel derinliğine girdim ki günümüze bakabileyim. Bir yazarın başına gelebilecek en kötü şey, moda olmak. Bugün moda olan biri yarın moda olmayacak ve kaybolacaktır. Sadece günümüz hakkında ürün veren yazarın da geleceğe kalacağını düşünmüyorum.</p>
<p>&#8216;Kapadokya&#8217;da Gaudi&#8217;nin İzinde&#8217; adlı eseriniz akla Calvino&#8217;nun Görünmez Kentler&#8217;ini getiriyor. Kapadokya&#8217;nın ünlü İspanyol Mimar Gaudi&#8217;nin eseri olduğunu hayal etmeniz, Gaudi ile olan ilişkiniz, modernite ve peşine düştükleriniz&#8230; Neler söyleyeceksiniz?</p>
<p>Modernitenin günümüzde değil, tüm zamanlara ait olduğunu düşünüyorum. Klasik sanatlarla ilgili biri için Gaudi&#8217;nin eserleri açıkçası biraz saçma bile gözükebilir. Gauidi klasik sanata ilk defa boyut kazandırmıştır ve bu açıdan çok önemli bir isimdir. Başta da söyledim modernite, zamanı olmayan zamansız bir kapsam. Öyle ki daha önce çok farklı yerlerde bulundum. Bunlardan biri Mısır&#8217;dı. Nil Nehri&#8217;nin kıyısı El Kahire Müzesi&#8217;ne gittim, orada öyle çizimler gördüm ki, bunlar yaklaşık beş bin yıllık. O çizimlerde aynı Kapadokya&#8217;ya baktığınızda Gaudi&#8217;yi gördüğünüz gibi, El Kahire&#8217;deki çizimlere baktığınızda Picasso&#8217;yu görüyorsunuz. Diyorsunuz ki bu çizim Picasso ve onun modernitesi. Ben bunu 5 bin yıl öncesine kadar takip edebiliyorum. Bu Roma döneminden kalan bir sanatsa Venüs&#8217;ün, Adonis&#8217;in tüm tapınmaları ve yaratımları tamam, çok güzel, o konuda hiçbir itirazım yok ama onları herhangi bir moderniteye dönüştüremiyoruz onları. O yüzden modernitede takip edebilmemiz çok önemli. Roma dönemindeki eserler daha eski olmalarına rağmen ben günümüzde hiçbir yerde bulamazken, beş bin yıllık çizimlerde kendi Picasso&#8217;mu bulamıyorum.</p>
<p>&#8216;Türk ve Arap dünyasını olan ilgim hep tepki gördü&#8217;</p>
<p>Müslüman ve Arap dünyasına ilgim her zaman tepki gördü. Sanki bu bir sorun gibi benim üzerimde. Türkiye ve Arap dünyasına olan bu merak eksikliğinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. İspanya gibi bir ülkede Arap ve Yahudi etkisi çok önemli. İspanyol kültürü Batı kültürüne sahip bir ülke ama Yahudiler ve Arapların varlığıyla oluşturulmuş bir Batı kültürü. Bunu unutmamak lazım. Endülüs dünyasının sanat eserleri yakın bir zamana kadar dikkate alınmıyorlardı.<br />
 <br />
&#8216;80 darbesinde Kapadokya&#8217;da yalnızdım&#8217;</p>
<p>12 Eylül darbesinde Kapadokya&#8217;daydım. Ürgüp&#8217;te sokağa çıktığımda polis kimseye izin vermiyordu. Meydandaki kalabalığın arasından koşarak kendimi bir karakola attım. İspanyol yazar olduğumu ve Kapadokya için geldiğimi söyledim. Bana bir izin belgesi verdiler. Tüm Kapadokya&#8217;yı tek başıma dolaştım. Her yer bomboştu, hayatımın en unutulmaz turuydu. Taştan bir ormanda yalnız başıma yürüyordum sanki. Sadece bir keşişle karşılaştım. O da benim için Gaudi&#8217;ydi sanki.</p>
<p>&#8216;Avrupa Kültür Başkenti olan bir ülke nasıl AB&#8217;ye giremez?&#8217;<br />
Avrupa Birliği üyelerinin Türkiye&#8217;nin üye olmasına karşı çıkması akıllara şüphe getiriyor. Avrupa bir Hıristiyan kulübü müdür yoksa? Bu kesinlikle bir çelişki. İstanbul Avrupa Kültür Başkenti oluyor fakat Türkiye Avrupa Birliği&#8217;ne sokulmuyor. Bunu bana açıklamaları lazım. Bu ülkenin dinamiklerinin çok sıra dışı olduğuna inanıyorum. Bu yüzden Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği&#8217;ne girmesi gerekiyor. Türkiye&#8217;deekonomik bir gelişim var; Avrupa Birliği ise son iki yıldır batıyor. Türkiye girsin mi girmesin mi artık kararsızım. Tabii ki bu bir şaka!<br />
&#8216;İspanyol mimar Gaudi İslam dünyası ve sanatıyla çok ilgilenmişti&#8217;<br />
Gaudi İslam dünyası ve sanatıyla çok ilgilenmişti. Sahara bölgesini tanıyordu. Kapadokya bölgesini tanıyıp tanımadığına dair araştırdım ama bir kanıt bulamadım. Gaudi Kapadokya&#8217;ya ayak basmış olsaydı kesinlikle burada yaşardı. İnşa ettiği eserlerin çoğu Kapadokya&#8217;da var. Gaudi&#8217;yi orada hayal etmek çok büyüleyici bir şey. Öldüğünce kimsenin far etmediği Gaudi&#8217;nin hayatındaki bu basitlik ve yalınlık hepimizin madalya takıp zafer kazanan insanlar gibi dolaştığımız bu dönemde çok asil geliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/bir-yazarin-basina-gelebilecek-en-kotu-sey-moda-olmak/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Mistik sanatlar resmi geçidi</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/mistik-sanatlar-resmi-gecidi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/mistik-sanatlar-resmi-gecidi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 May 2010 15:46:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2697</guid>
		<description><![CDATA[          Yazı festivallerle karşılayan İstanbul, 20-25 Mayıs tarihleri arasında 2. Uluslararası Mistik Sanat Festivali&#8217;ne ev sahipliği yapıyor. 
 
       Bugün Aya İrini&#8217;de 20.30&#8242;da Farid Farjad konseriyle açılacak festivalde konserler, film gösterimleri, sergiler, tiyatro temsili ve şiir dinletileri ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>          Yazı festivallerle karşılayan İstanbul, 20-25 Mayıs tarihleri arasında 2. Uluslararası Mistik Sanat Festivali&#8217;ne ev<img class="alignright size-full wp-image-2698" title="kultur2" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/05/kultur2.jpg" alt="kultur2" width="200" height="160" /> sahipliği yapıyor. <br />
 <br />
       Bugün Aya İrini&#8217;de 20.30&#8242;da Farid Farjad konseriyle açılacak festivalde konserler, film gösterimleri, sergiler, tiyatro temsili ve şiir dinletileri gerçekleşecek. Kardeş Türküler, Sefarad müziğinin önemli seslerinden Yasmin Levy, Budist Chionin Tapınağı&#8217;nın ritüelleri, Japonya&#8217;dan Monklar, &#8216;Mağribin kızı&#8217; Nassima Chabane ve Lusavoriç Ermeni Korosu sahneye çıkacak. Mistik temalı filmler ve tiyatro oyunları Eminönü Halk Eğitim Merkezi&#8217;nde, konserler Aya İrini&#8217;de, şiir sunumları Yerebatan Sarnıcı&#8217;nda, sergiler ise Kızlarağası Medresesi&#8217;nde ve Aya İrini&#8217;de seyirci ile buluşacak. Gülün Adı, Çamurlu Kuş, Oğlum Osman, Şeyda, Tutku 15.00 ve 17.00 seanslarında seyredilebilecek filmlerden bazıları. Necip Fazıl Kısakürek&#8217;in yazdığı &#8216;İbrahim Ethem&#8217; 22 Mayıs&#8217;ta Erguvan Tiyatrosu Oyuncuları ile yıllar sonra yeniden seyirci karşısına çıkacak. Etkinlikler ücretsiz takip edilebilecek. (0212 467 07 77) KÜLTÜR SANAt</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/mistik-sanatlar-resmi-gecidi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>FKM MÜZİK OKULU ÖĞRENCİLERİNDEN MİNİ KONSER</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/fkm-muzik-okulu-ogrencilerinden-mini-konser</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/fkm-muzik-okulu-ogrencilerinden-mini-konser#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 17:23:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2692</guid>
		<description><![CDATA[FKM MÜZİK OKULU ÖĞRENCİLERİNDEN
MİNİ KONSER 
17 Mayıs 2010 saat 19:30 &#8216;da Fkm Büyük Salonda FKM Müzik okulu öğrencileri tarafından bir konser gerçekleştirilecektir.
Müzik okulunda eğitim gören öğrenciler hocalarıyla beraber KEMAN , GİTAR ve BAĞLAMA çalarak eğitim ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong>FKM MÜZİK OKULU ÖĞRENCİLERİNDEN<br />
MİNİ KONSER</strong> <img class="size-full wp-image-2693 aligncenter" title="FKM MÜZİK OKULU" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/05/pict0067.jpg" alt="pict0067" width="442" height="292" /></h1>
<p>17 Mayıs 2010 saat 19:30 &#8216;da Fkm Büyük Salonda FKM Müzik okulu öğrencileri tarafından bir konser gerçekleştirilecektir.</p>
<p>Müzik okulunda eğitim gören öğrenciler hocalarıyla beraber KEMAN , GİTAR ve BAĞLAMA çalarak eğitim sürecinde edinmiş oldukları bilgileriyle sahnede canlı performans yaparak çok kısa bir sürede ( 5 Ay ) büyük bir çalışmanın altına imza atacaklar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/fkm-muzik-okulu-ogrencilerinden-mini-konser/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Tiyatro&#8230; Tiyatro&#8217; kefeni yırttı</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/tiyatro-tiyatro-kefeni-yirtti</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/tiyatro-tiyatro-kefeni-yirtti#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 May 2010 10:02:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2687</guid>
		<description><![CDATA[ 
Yayın hayatında 20. yılına giren &#8216;Tiyatro&#8230; Tiyatro&#8217; dergisi, yeni yaşını birçok yenilikle karşıladı. Dağıtım desteği alan ve yayın kurulu yeniden yapılandırılan derginin sayfa sayısı da arttı. Yayın ağını genişleten dergi, tiyatronun ustalarıyla yapılacak söyleşileri DVD ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <br />
Yayın hayatında 20. yılına giren &#8216;Tiyatro&#8230; Tiyatro&#8217; dergisi, yeni yaşını birçok yenilikle karşıladı. Dağıtım desteği alan<img class="alignright size-full wp-image-2688" title="kultur" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/05/kultur.jpg" alt="kultur" width="200" height="160" /> ve yayın kurulu yeniden yapılandırılan derginin sayfa sayısı da arttı. Yayın ağını genişleten dergi, tiyatronun ustalarıyla yapılacak söyleşileri DVD halinde okura ulaştırarak kalıcı bir arşiv oluşturmayı hedefliyor.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
&#8220;Tiyatro&#8230; Tiyatro&#8221;, Türkiye&#8217;nin en uzun soluklu aylık tiyatro dergisi. 1991 yılının Şubat ayında yayın hayatına adım atan dergi, kurulduğu günden itibaren gelgitli olarak maddi sıkıntılar yaşar. Nihayet geçen mart ayında tünelin ucunda ışık görünür ve &#8216;Tiyatro&#8230; Tiyatro&#8217;, 20. yaşına sıkıntılarından arınmış olarak, umutla girer. 64 olan sayfa sayısı 80&#8242;e çıkmış, yönetim kurulu değişmiş ve içeriği genişlemiştir. Derginin, beş yıl önce kapanmamak için &#8216;Çığlık&#8217; kampanyasını başlattığı ve karşılık alamadığı günler artık geride kalmış görünüyor. 20. yaşında Boyut Yayın Grubu aracılığıyla yaygın dağıtıma geçen dergi, bundan böyle Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;na bağlı kütüphanelerde, büyük kitapevleri ve gazete bayilerinden de ulaşacak okura. <span id="more-2687"></span></p>
<p>&#8216;Tiyatro&#8230; Tiyatro&#8217;nun Yayın Yönetmeni Mustafa Demirkanlı, derginin yeniliklerle dolu mart sayısında &#8220;Daha fazla okura ulaşmaya ve bizi tanımayan tiyatro sevdalılarına da &#8216;buradayız&#8217; demeye hazırlanıyoruz.&#8221; diyordu. Eski zor günleri unutmayan Demirkanlı, 1999 yılında &#8220;Uluslararası Çocuk Tiyatrosu Festivali ve Eğitim Programı&#8221; ile &#8220;1. Türkiye Çocuk Tiyatrosu Kurultayı&#8221; sürecinde Kültür Bakanlığı tarafından yarı yolda bırakıldıktan sonra büyük sıkıntı yaşadıklarını söylüyor. O dönemdeki büyük krizin önemli bir bölümü, &#8220;41 Editörler Kurulu&#8221; ile çözülmüş. Şu an için derginin en ilgi çekici yeniliklerinden biri aslında bu. Geniş bir yayın kadrosuyla çıkan bir tiyatro dergisi var elimizde. Eski yayın kurulundaki kadroya Selçuk Yöntem, Levent Üzümcü gibi usta tiyatrocular eklenmiş. Dergide yapılması planlanan her gelişme, bu kuruldaki isimlerin öneri ve onayları ile gerçekleşiyor. Amaçlarının, şu anda 26 olan destekçi sayısını 41&#8242;e çıkarmak olduğunu söyleyen Demirkanlı, geldikleri son durumu şöyle anlatıyor: &#8220;Usta tiyatrocuların desteği önümüzü görmemizi sağladı. Onların önerileri ve gözlemleri ile alanı çok daha titiz takip etme olanağımız oldu. Biraz daha gelişmemiz ve büyümemiz gerekiyordu. Bu noktada da Boyut Yayın Grubu baskı desteğini verdi, bir yıl süreyle Tiyatro&#8230; Tiyatro bu grubun desteğinde basılacak. Türkiye genelinde dağıtımı ve abone kampanyası da aynı grup tarafından yürütülüyor.&#8221;</p>
<p>Yayın kurulunun genişlemesi ve maddi problemlerin çözülmesi, dergiyi içerik anlamında da gelişirmiş. İlave edilen 16 sayfanın bir kısmı kültür-sanat sayfası, bir kısmı da kültür-sanat ajandası ve diğer sanat dallarından haberlerin yer alacağı sayfalar olarak düşünülmüş. Dergiye mayıs sayısından itibaren Şule Ateş ve Zeynep Günsur&#8217;un editörlüğünde dans tiyatrosu sayfaları da eklenecek. Diğer sahne sanatları ve diğer kültür sanat haberleri ise ayrı bir bölüm olarak yer alacak.</p>
<p>&#8216;Tiyatro&#8230;Tiyatro&#8217;, bundan sonra <a href="http://www.peyca.com'un">www.peyca.com&#8217;un</a> TÜBİTAK desteğiyle geliştirdiği arşivinde tüm sayılarıyla yer alacak. Arşivden ücretsiz olarak yararlanacak aboneler, eski sayılara ulaşacak. Derginin 20. yıl yeniliklerinden biri de Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nın desteğiyle gerçekleştirilecek olan &#8216;Sahnede Bir Ömür&#8217; projesi. Demirkanlı&#8217;nın yayın kurulu olarak çok önem verdiklerini söylediği bu proje ile dergi, Türk tiyatrosunun ustalarıyla yapılan biyografik söyleşilerin önemli bir hazine olarak geleceğe bırakılmasını hedefliyor. Ömürlerini sahnede geçirmiş oyuncularla yapılan söyleşiler, DVD olarak okura ulaştırılacak. Söyleşilerin Macide Tanır ile başlayacağını dile getiren Demirkanlı, &#8220;Çalışmamız Haldun Dormen, Yıldız Kenter ve Gülruz Sururi&#8217;yle devam edecek. İlk 12 DVD&#8217;den sonra da devam ederek, çok geniş bir arşivi Türk tiyatrosuna armağan etmek istiyoruz.&#8221; diyor.</p>
<p>&#8216;Tiyatronun sıkıntılı günleri geride kaldı&#8217;</p>
<p>&#8220;Tiyatro, önemli sarsıntılar ve kan kayıpları yaşadı, ama artık bu süreç geride kaldı. Gözlemlerime dayanarak şunu söyleyebilirim: Son 3-4 yıldır, tiyatro yapanlar çeşitlendi, dünya tiyatrosunu daha yakından takip etmeye başladılar. Üretimler de hızla izleyicisini oluşturmaya başladı. Bu süreç devam edecek ve önümüzdeki yıllarda çok daha parlak günler yaşanacak. İyi işler her zaman izleyicisi ile buluşuyor, izleyicisini oluşturuyor.&#8221;</p>
<p>ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/tiyatro-tiyatro-kefeni-yirtti/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kalbin kapısı içten açılır</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/kalbin-kapisi-icten-acilir</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/kalbin-kapisi-icten-acilir#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 May 2010 09:48:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2683</guid>
		<description><![CDATA[Uçsuz bucaksız bir ummandır gönül ya da bir başka söyleyişle kalb. Yunus&#8217;un dediği gibi; 
 
 
 
&#8220;Bir dem çıkar arş üzere/ Bir dem iner tahtesserâ/ Bir dem sanasın katredir/ Bir dem taşar umman olur.&#8221; Göğüs kafesindeki kozalak ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uçsuz bucaksız bir ummandır gönül ya da bir başka söyleyişle kalb. Yunus&#8217;un dediği gibi; <img class="alignright size-full wp-image-2684" title="gulen" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/05/gulen.jpg" alt="gulen" width="200" height="160" /><br />
 <br />
 <br />
 <br />
&#8220;Bir dem çıkar arş üzere/ Bir dem iner tahtesserâ/ Bir dem sanasın katredir/ Bir dem taşar umman olur.&#8221; Göğüs kafesindeki kozalak şekilli kalbi/yüreği mekan tutan bu manevî latife, sahibi mümin ise &#8216;arşullah&#8217; vasfını kazanır. Yere göğe sığmayanın tecelligâhı olur. Mal ve evladın fayda vermediği günde istenen &#8216;kalb-i selîm&#8217; işte o kalbdir ve onun sahibine &#8216;Fetva istersen kalbine danış&#8217; derler. Böyle bir kalbin ibresi şaşmaz. Sahibinin maddî-mânevî bütün latîfelerini doğru yola ulaştırır. Ama &#8216;kalb-i selîm&#8217; sahibi olmak kolay değildir. Çok yokuşlar aşmak, derin sular geçmek gerekir. Ebedî yolcuğunda ayağına dolaşacak, engin ufkuna perde olacak ne varsa ustaca bertaraf edilmelidir. Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin Amerika&#8217;daki sohbetlerinden derlenen son kitabı, &#8216;Kalb İbresi&#8217; adını taşıyor ve kalbin istikametini korumak için isabetli ölçüler veriyor. <span id="more-2683"></span></p>
<p>&#8216;Kalb İbresi&#8217; (Nil Yayınları), Fethullah Gülen&#8217;in Amerika&#8217;daki yakın dostlarına ve ziyaretine gelenlere yaptığı sohbetlerinden oluşan &#8216;Kırık Testi&#8217; serisinin dokuzuncu kitabı. Gülen Hocaefendi, sağlığı elverdiğince ikindi vakitlerinde aksatmamaya çalıştığı sohbetlerinde sorulan sorulara İslami kaynakları merkeze alarak cevaplar veriyor. Derin bir ilmin, selim bir kalbin imbiğinden süzülüp gelen bu cevaplar derlenerek, orada bulunmayanların da istifade edebilmesi için kitaplaştırılıyor. Hocaefendi, sohbetlerinde îman eksenli değerlendiriyor bütün hadiseleri. Resûl-i Ekrem Efendimiz&#8217;in (sas) &#8220;Gemini yenile, çünkü deniz çok derin.&#8221; ifadesindeki gemiyi yenilemeyi &#8216;daima Kelime-i Tevhid ile meşgul olmak&#8217; şeklinde tefsir ediyor. &#8220;İmanınızı &#8216;Lâ ilâhe illâllah&#8217; ile yenileyiniz.&#8221; nasihatinin ise sadece dil ile Kelime-i Tevhid&#8217;i söylemeye hamledilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bunun anlamının &#8220;Bu kelimeleri vicdanınızda duyun; din ve iman adına her an daha bir derinleşme peşinde olun; devamlı kendinizi yenileyin ve yaratılış gayesine ulaşma uğrunda sürekli mesafe katedin!&#8221; demek olduğunu söylüyor.</p>
<p>&#8220;Vira bismillâh deyip yeniden bir okuma faslı başlatmamız, daha çok okuyup daha çok müzakerede bulunmak için diğer işlerimizi birer tâli konu haline getirmemiz gerekiyor.&#8221; diyor Hocaefendi. İmân-ı billâh, mârifetullah ve muhabbetullaha ulaşma, bunları bütün gönüllere ulaştırma konusundaki atalete, &#8216;Bu kadarı bize yeter, biz bunları okuduk&#8217; tarzı hastalıklı düşüncelere asla yer olmaması gerektiğini belirtiyor. Bu konuda koyduğu ölçü de çok net: &#8220;İstanbul&#8217;un fethi gibi bir hâdise için bile bir araya gelmiş bulunsak, öncelikli meselemiz sohbet-i cânân olmalı.&#8221;</p>
<p>Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin dillendirdiği ölçülerden biri de &#8216;Talebin kadar insansın&#8217; ifadesi. &#8220;Şayet bir insan, Cenâb-ı Hakk&#8217;a tazarru ve niyazda bulunurken, ihtiyaç listesinin başına Zât&#8217;ıyla münasebette derinleşmeyi koymuyorsa; başka ne isterse istesin, bütün taleplerinden önce ve hepsinden ziyâde mârifet, muhabbet, aşk ve iştiyak dilemiyorsa, en önemli meseleyi tâli mütalaa etmiş ve arkaya atmış demektir.&#8221; diyor. Hocaefendi&#8217;ye göre bir mümin, bütün cihânın anahtarlarını elde etme imkânına sahip olduğu bir yolda yürüse dahi Cenâb-ı Hak&#8217;la irtibatının kavî olması için yalvarmıyorsa gaflete dalmıştır ve bir tercih hatası yapmıştır.</p>
<p>&#8216;Kalb İbresi&#8217;nde hak ve hukuk kavramlarına da üst perdeden bir yaklaşım söz konusu. Kitap, &#8216;hak&#8217; kelimesinin aynı zamanda Esmâ&#8217;ül- Hüsnâ&#8217;dan bir isim olduğuna dikkat çekiyor. Bu itibarla bütün hakların tek kaynağı Hak ismidir ve gerçek bir mümin, Hak isminin değişik tecellîleri sayarak bütün haklara karşı saygılı davranır. Hakkı tutup kaldırmak arzusuyla oturup kalkar, ne zulmeder, ne zulme boyun eğer. Cenâb-ı Hakk&#8217;ın hoşnutluğu esas alındığı sürece, ister kendimize isterse başkalarına ait bir meselede hakkı ikame etmek ibadettir. Hocaefendi, bir davayı temsil etmede mazruf kadar zarfa da önem veriyor. Üslûbun namus olduğunu, bir konu anlatılırken herkesçe kabul görecek evrensel bir yaklaşım içinde takdim edilmesi gerektiğini ifade ediyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir husus var: Muhatabına göre hitap etmek, farklı görünüp kendini farklı ifade ederek insanları aldatmak değildir. Aynı zamanda dil hazinesi ve zevkinden de taviz verilmemelidir. &#8220;Herkes için anlaşılır olma bahanesiyle dilin canına kıyılmamalı, derisi yüzülmemeli ve şekli bozulmamalıdır; lisan abidesi kendi ihtişamıyla her zaman korunmalıdır.&#8221; Kadere taş atmaktan musibetlerin sebeplerine, millet sevgisinden iffetli spora pek çok konuya ufuk açıcı izahlar getiren &#8216;Kalb İbresi&#8217;, üslubu ve Türkçeyi kullanma tarzıyla bu konuda da müşahhas bir örnek sunuyor okura. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/kalbin-kapisi-icten-acilir/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>FKM EĞİTİMLERİNDE BİR İLK DAHA “SESLENDİRME ve DUBLAJ OKULU”</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/fkm-egitimlerinde-bir-ilk-daha-%e2%80%9cseslendirme-ve-dublaj-okulu%e2%80%9d</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/fkm-egitimlerinde-bir-ilk-daha-%e2%80%9cseslendirme-ve-dublaj-okulu%e2%80%9d#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Apr 2010 09:57:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2677</guid>
		<description><![CDATA[FKM EĞİTİMLERİNDE BİR İLK DAHA
“SESLENDİRME ve DUBLAJ OKULU”
 
 
Sanat dünyasına eğitim alanında katkılarına devam eden Fırat Kültür Merkezi’nden bir yenilik daha ‘Seslendirme ve Dublaj Okulu’…
 
Bünyesinde yaşattığı kültür mozaiği içerisinde, sanat dünyasına eğitim alanında da hizmet veren ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt;" align="center"><span style="font-family: Arial; font-size: 14pt;">FKM EĞİTİMLERİNDE BİR İLK DAHA</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt;" align="center"><span style="font-family: Arial; font-size: 16pt;">“<strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">SESLENDİRME ve DUBLAJ OKULU”</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt;" align="center"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt;" align="center"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"></span><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Sanat dünyasına eğitim alanında katkılarına devam eden Fırat Kültür Merkezi’nden bir yenilik daha <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"><em style="mso-bidi-font-style: normal;">‘Seslendirme ve Dublaj Okulu’</em></strong>…</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;">Bünyesinde yaşattığı kültür mozaiği içerisinde, sanat dünyasına eğitim alanında da hizmet veren Fırat Kültür Merkezi, yeniliklerine açacağı <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"><em style="mso-bidi-font-style: normal;">“Seslendirme Okulu”</em></strong><span style="mso-spacerun: yes;"> </span>ile devam ediyor. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;">Görsel sanatlar alanında ‘etkili bir ses’ estetiği tamamen ele alan, ürünün kalitesini ve yorumunu bir anda değiştirebilecek bir araçtır. İlk seslendirme stüdyosuna 1932 yılında kavuşan Türkiye’de o zamanlar seslendirme sanatçısı bir hayli az olsa da bugün bu mesleğe gereken önem verilmiş ve eğitim alanı daha da artmıştır. Estetik bir ses ve düzgün bir dile sahip olmak elbette ki önemli ama seslendirme için yetersiz bir hünerdir. Sesin işlenerek daha nitelikli ve kaliteli bir seslendirme elde edilmesi, bilinçli ve ustaca bir eğitimden geçmektedir. Fırat Kültür Merkezi ise; buna katkıda bulunarak çok yakında açacağı Seslendirme ve Dublaj Okulunu bu mesleği yapmak isteyenlerle bu işin üstadlarını bir araya getirecek. <span style="mso-bidi-font-weight: bold;">3 ay sürecek olan bu eğitimde, Sacit Onan, Sırrı Er, Ayla Algan seslendirme sanatının inceliklerini anlatacak. <span style="color: black;">Programın içinde; </span></span>seslendirme, mikrofon ve kulaklık kullanımı ile ilgili genel bilgiler, tanıtım filmi ve radyo seslendirmesi (Arkası Yarın), haber, belgesel, reklam seslendirmeleri ve şiir yorumlama çalışmaları bulunuyor. Bu teorik bilgilerin yanında, stüdyo ortamındaki uygulamalarla da eğitim pekiştirilecek. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;">Eğitmenlerden Sırrı Er seslendirmenin önemini şöyle ifade ediyor; <em style="mso-bidi-font-style: normal;">“<span style="color: black; mso-bidi-font-weight: bold; mso-bidi-font-style: italic;">Eğitimde nitelik önemlidir, içerik önemlidir, ancak nasıl anlattığınız da önemlidir, çünkü anlattığınız şeyin kıymeti ancak niceliğine, şekline, üslubuna gösterdiğiniz özenle anlaşılır. Dolayısıyla nitelik yönünden önemli şeyler, ancak o niteliğin hak ettiği doğru biçimle ortaya çıkar<strong> </strong>ki, bizim de “seslendirme”yi ayrı bir sanat ve disiplin olarak ele almamızın sebebi de budur.” </span></em><span style="color: black; mso-bidi-font-weight: bold; mso-bidi-font-style: italic;">diyor.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; color: black; font-size: 11pt; mso-bidi-font-weight: bold; mso-bidi-font-style: italic;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; color: black; font-size: 11pt; mso-bidi-font-weight: bold; mso-bidi-font-style: italic;">Toplamda 100 saat sürecek olan eğitim için seçici davranılarak ön mülakat yapılacak, akabinde sınıflar oluşturulacaktır. En az 15 kişiden oluşacak sınıflarda eğitim FKM’ de verilecek ayrıca stüdyo imkânı ile birebir uygulamalar yapılabilecektir. Seslendirme eğitimi, bu mesleğe yatkın istekli gençlere sesini eğiterek bir meslek edindirmeyi amaçlıyor. Siz de bu işi eğitimli ve bilinçli bir şekilde yapmak seslendirme dünyasında yer almak istiyorsanız hemen FKM’ye ön kaydınızı yaptırın.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-family: Arial; color: black; font-size: 11pt; mso-bidi-font-style: italic;">Bilgi ve Ön Kayıt; </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-family: Arial; color: black; font-size: 11pt; mso-bidi-font-style: italic;">0212 5174697</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-family: Arial; color: black; font-size: 11pt; mso-bidi-font-style: italic;"><a href="http://www.fkmonline.net"><span style="color: #800080;">www.fkmonline.net</span></a></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial; font-size: 11pt;"><img class="size-medium wp-image-2661   aligncenter" title="seslendirme2" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/03/seslendirme2-300x239.jpg" alt="seslendirme2" width="300" height="239" /></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/fkm-egitimlerinde-bir-ilk-daha-%e2%80%9cseslendirme-ve-dublaj-okulu%e2%80%9d/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Burçin Büke&#8217;den renkli notalar</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/burcin-bukeden-renkli-notalar</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/burcin-bukeden-renkli-notalar#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Mar 2010 13:34:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2673</guid>
		<description><![CDATA[       Türkiye&#8217;nin yetiştirdiği dünyaca ünlü piyanistlerden Burçin Büke, Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası&#8217;nda 5 Nisan Pazartesi günü saat 20.00&#8242;de bir konser verecek. 
 
 
         Besteci, klasik müzik virtüözü ve caz doğaçlamacısı olarak da tanınan sanatçı, konserde Rus bestecilerin ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>       Türkiye&#8217;nin yetiştirdiği dünyaca ünlü piyanistlerden Burçin Büke, Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası&#8217;nda 5 Nisan<img class="alignright size-full wp-image-2674" title="piyanist" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/03/piyanist.jpg" alt="piyanist" width="200" height="160" /> Pazartesi günü saat 20.00&#8242;de bir konser verecek. <br />
 <br />
 <br />
         Besteci, klasik müzik virtüözü ve caz doğaçlamacısı olarak da tanınan sanatçı, konserde Rus bestecilerin seçkin eserleri ile dinleyici karşısına çıkacak. Konserin programı, Mussorgski&#8217;nin &#8216;Bir Sergiden Tablolar&#8217; isimli başyapıtı ile sona erecek. &#8216;Uluslararası Lanciano Piyano Yarışması&#8217;nda birincilik alan Büke&#8217;nin &#8216;Craydon&#8217; ve &#8216;Bilbao Yarışmaları&#8217;ndan da ödülleri bulunuyor. Konser için biletler Süreyya Operası gişesinden ve internet sitesinden temin edilebilir. (0216 346 15 31) KÜLTÜR SANAT ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/burcin-bukeden-renkli-notalar/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Yeni sinema&#8217; harekete geçti</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/yeni-sinema-harekete-gecti</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/yeni-sinema-harekete-gecti#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Mar 2010 13:28:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2670</guid>
		<description><![CDATA[Aralarında Özcan Alper, Mahmut Fazıl Coşkun, Reha Erdem, Pelin Esmer, Derviş Zaim ve Yeşim Ustaoğlu gibi ödüllü genç kuşak yönetmenlerin de bulunduğu bir grup sinemacı, &#8216;Yeni Sinema Hareketi&#8217; adı altında ortak hareket etme kararı aldı. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aralarında Özcan Alper, Mahmut Fazıl Coşkun, Reha Erdem, Pelin Esmer, Derviş Zaim ve Yeşim Ustaoğlu gibi ödüllü<img class="alignright size-full wp-image-2671" title="kultur1" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/03/kultur1.jpg" alt="kultur1" width="200" height="160" /> genç kuşak yönetmenlerin de bulunduğu bir grup sinemacı, &#8216;Yeni Sinema Hareketi&#8217; adı altında ortak hareket etme kararı aldı. Hareket, sektörün sorunlarını gündeme taşımayı amaçlıyor. <br />
 <br />
  <br />
yusuf bülbül İSTANBUL</p>
<p>-Son yıllarda yurtiçi ve yurtdışında önemli başarılara imza atan Türk sineması, bir masa etrafında toplanmaya başladı. Otuz meslek birliğinin &#8216;Türkiye Sinema Konseyi&#8217; çatısı altında bir araya gelişi sıcaklığını korurken, şimdi de &#8216;Yeni Sinema Hareketi&#8217; adlı oluşum, önceki gün Feriye Sineması&#8217;nda birlikte hareket etme kararı aldı. Aralarında Özcan Alper, Mahmut Fazıl Coşkun, Reha Erdem, Pelin Esmer, Derviş Zaim ve Yeşim Ustaoğlu gibi ödüllü genç kuşak yönetmenlerin de bulunduğu otuza yakın yönetmen ve yapımcı, &#8216;gayri resmi bir oluşum&#8217; diye adlandırdıkları Yeni Sinema Hareket&#8217;ni kurma amaçlarını anlattı. Hazırlanan bildiriyi toplantıda, Yamaç Okur, İnan Temelkuran, Hüseyin Karabey ve Özcan Alper okudu. <span id="more-2670"></span></p>
<p>Bildirinin ilk cümlesi, sinemanın bir sanat olarak görülmesi için yapılacaklarla ilgili. Hiçbir meslek örgütüne alternatif olmadıklarının altını çizen genç yönetmenler, bireysel çıkarlardan çok sektörün sorunlarını gündeme getirmeyi planlıyor. Grubun başlıca gündemleri arasında dağıtım sorunu, telif hakları ve yeni sinema yasası yer alıyor.</p>
<p>Pek çoğu başka meslek birliklerine de üye olan isimler, ilk kez bir araya gelmiyor. &#8216;Yeni Sinema Hareketi&#8217; üzerinde bir yıldır çalışılan bir oluşum. Kendi içlerinde raporlar hazırlayan hareket için Yamaç Okur&#8217;un söyledikleri oldukça anlamlı: &#8220;Amacımız bir arada durmayı becermek.&#8221; İleride yeni katılımların olacağı belirtilen grup, şu an için uzun metraj sinema filmi üreten yönetmen ve yapımcılardan oluşuyor. Küçük hedeflerin yanında ütopik gözükebilecek hayalleri de var grubun. &#8216;Bunların hepsi tek bir şeye hizmet ediyor&#8217; denilen bildiride &#8220;sinemanın daha düzeyli, daha eşitlikçi, daha şeffaf ve demokratik bir ortamda yapılması&#8221; öncelikler arasında gösteriliyor. Farklı seslerin kendini ifade edebileceği bir üretim ortamı oluşturmak da hedefleri arasında. Haşmet Topaloğlu bu konuda, &#8220;Yeni sinemacıları cesaretlendirmek ve onlara yardımcı olmak için buradayız. Amacımız ortak bir kazanım elde etmek.&#8221; diyor.</p>
<p>Hareket, projelere başlamış bile. 23 Nisan-10 Mayıs tarihleri arasında Ortaköy Feriye Sineması&#8217;nda &#8216;Yeni Sinema Günleri&#8217; adıyla bir etkinlik düzenlenecek. Amaç, hem kapanmaya direnen Feriye Sineması&#8217;na destek hem de genç yönetmenlerin filmlerini yeniden seyirciyle buluşturmak. Etkinlikte &#8216;Semih Kaplanoğlu-Süt&#8217;, Hüseyin Karabey-Gitmek&#8217; ve Nuri Bilge Ceylan-Üç Maymun&#8217;un da aralarında bulunduğu yirmiye yakın film yeniden gösterilecek. Gösterimlerde öğrenci biletleri 4 TL, tam biletler ise 6 TL olarak belirlendi.</p>
<p>&#8216;Hareket&#8217;teki sinemacılar</p>
<p>Yeni Sinema Hareketi içerisinde yer alan isimler şöyle: Serkan Acar, Özcan Alper, Belma Baş, Mahmut Fazıl Coşkun, Serkan Çakarer, Sevilay Demirci, Murat Düzgünoğlu, Özgür Doğan, Mehmet Eryılmaz, Orhan Eskiköy, Reha Erdem, Pelin Esmer, Tolga Esmer, Selim Evci, Aslı Filiz, Hüseyin Karabey, Nida Karabol, Seyhan Kaya, Yamaç Okur, Sırrı Süreyya Önder, Nadir Öperli, Belmin Söylemez, İnan Temelkuran, Seyfi Teoman, Haşmet Topaloğlu, Tarık Tufan, Yeşim Ustaoğlu, Emre Yeksan, Derviş Zaim. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/yeni-sinema-harekete-gecti/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yolun Açık Olsun&#8230;</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/yolun-acik-olsun</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/yolun-acik-olsun#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Mar 2010 15:28:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Oyunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2663</guid>
		<description><![CDATA[…VE YOLUN AÇIK OLSUN 
            
         Tuna Boyu, Hırsız, Hacata, O’nu Beklerken gibi oyunlarıyla göz dolduran FKM Tiyatrosu,  izleyicisinin beğenisi, fikirleri ve talepleri doğrultusunda; sahneleme ve oyunculuk açısından kendini geliştirerek yol almaktadır. Bu yolculukta bünyesine ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="font-family: Arial; font-size: 14pt;">…VE YOLUN AÇIK OLSUN </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-spacerun: yes;">         </span>Tuna Boyu, Hırsız, Hacata, O’nu Beklerken gibi oyunlarıyla göz dolduran FKM Tiyatrosu,<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>izleyicisinin beğenisi, fikirleri ve talepleri doğrultusunda; sahneleme ve oyunculuk açısından kendini geliştirerek yol almaktadır. Bu yolculukta bünyesine yeni bir halka daha eklemeye hazırlanan FKM Tiyatrosu, yoğun bir çalışma temposundan sonra 6 Şubat’ta prömiyeri yapılacak olan,<strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"> ‘Yolun Açık Olsun’ <span style="mso-spacerun: yes;"> </span></strong>adlı tiyatro oyununu siz tiyatro severlerin beğenisine sunmaktan mutluluk duyar.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-spacerun: yes;">         </span><span style="mso-spacerun: yes;"> </span>‘Kendi Kültür Dünyamız’, fikriyle çalışmalarına başlayan FKM Tiyatrosu, sahnelediği oyunlarda gerek konu, gerekse karakter olarak her zaman ‘kendimizden’ bir şeyler bulmamızı başarmıştır. Tüm bu düşünceler doğrultusunda daha iyi oyunlar sahnelemek adına, geleneği değiştirmeden ama daha da geliştirerek yeni oyununda, <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>bu defa kalanların hikâyesini, iç çatışmalarını, ahiret hayatı ve yaşanılan dünya çıkmazını; sevgi, aile ve inanç üzerinden başarılı bir şekilde vermeye gayret göstermektedir. Yapılan sorgulamalar sonrasında, kahramanlarımız her zaman kendi seçtikleri yoldan yürümek zorunda kalır. ‘’İnsanların tercihlerini çevreleri tetikler ama <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>insanlar nihai kararlarını, inançları çerçevesinde verirler.’’ Bu kararlardaki zorluklara, kişilerde yol açtıkları yıkımlara ve dirilişlere şahit olduğumuz oyunda, yaşanılan dram izleyicide bir hüzün meydana getirirken; ustalıkla serpiştirilmiş esprilerdeyse, izleyici kendini gülmekten alıkoyamıyor. <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>Hakan başarılı bir öğrencidir ve Amerika’da nişanlısıyla eğitimlerine devam edecekleri mutlu bir geleceğin hayalini kurmaktadır. Fakat bu, bu kadar da kolay olmayacaktır. Çünkü Hakan’ın planı dahilinde olmayan gelişmeler, onu hiç ummadığı yerlere götürecektir. Sonuçta kendisi gibi olmayan ama kendisiyle aynı sınavlara tabi olan insanlarla tanışır. Cevat ve Cevriye çocuklarının ölümü, Numan, Menekşe ve Sebati ise insani değerler üzerinden gerçekleşen bir imtihan içerisindedirler. Nitekim bilinçli bir tercihle başlayan bu inanç yolculuğu bazen isyanla, bazen gözyaşlarıyla tercihin doğruluğunu sorgulama yoluna kadar gider. Her şeye rağmen, verilen kararda yol almak zamanıdır; arkada kalanlaraysa, ‘<strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Yolun Açık Olsun’</strong> demek kalır. <span style="mso-spacerun: yes;"> </span><span style="mso-spacerun: yes;"> </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-spacerun: yes;">             </span><span style="mso-spacerun: yes;"> </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="mso-spacerun: yes;">         </span>İki ay süren metin çalışmasından sonra, beş aylık yoğun bir prova süreci geçiren oyuncular, çalışmaları sırasında darbuka (2 ay) ve klarnet (2 ay) dersleri de alarak, oyunda müzikal tadında namelerle izleyicinin ruhunu da okşamayı hedeflemektedir. Gölge oyunu sahnelemesine başka bir açıdan baktıran yönetmen, oyun içerisindeki hikayeyi soyutsal anlatımdan kurtarıp, zihinde daha da anlaşılır hale getirmeye çalışmıştır. FKM yönetimi tarafından kurgusu yapılan oyunu; Ramiz Çetintürk, Erdem Baki, M. Alp Arslan kaleme almıştır. Yönetmenliğini Necati Şahin’in üstlendiği oyunun, Dramaturjisini Ebru Aksakallı, Işık tasarımını Devlet Tiyatrosunun başarılı ve ödüllü isimlerinden </span><span style="font-family: Verdana; color: #182000; mso-bidi-font-family: Tahoma;">(Tiyatro Tiyatro Dergisi 2004 yılı Işık Tasarımcısı ödülü),</span></span><span style="font-family: Verdana; color: #182000; font-size: 10pt; mso-bidi-font-family: Tahoma;"> </span><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana; color: #182000; mso-bidi-font-family: Tahoma;">Afife Jale Tiyatro Ödülleri &#8220;Kır&#8221; ve &#8220;Full Yaprakları&#8221; isimli oyunlarla ışık tasarımı adayı olan Enver Başar yapmıştır. </span><span style="font-family: Arial;">Sahne tasarımını ise; yine Devlet tiyatrolarının tanınmış ve başarılı isimlerinden olan Burhan Yılmaz( Kral Dairesi) gerçekleştirmiştir. 2010 sezonuna oyunculuk ve bambaşka bir sahnelemeyle merhaba diyen bu yeni oyuna bizde emek veren herkese, <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">“Yolunuz Açık Olsun” diyoruz.</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><strong></strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;">
<div class="ngg-galleryoverview" id="ngg-gallery-50-2663">


	
	<!-- Thumbnails -->
		
	<div id="ngg-image-493" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/yolun-acik-olsun/dsc_7849.jpg" title="Yolun Açık Olsun" class="thickbox" rel="yolun-acik-olsun" >
				<img title="Yolun Açık Olsun" alt="Yolun Açık Olsun" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/yolun-acik-olsun/thumbs/thumbs_dsc_7849.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-494" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/yolun-acik-olsun/dsc_79711.jpg" title="Yolun Açık Olsun" class="thickbox" rel="yolun-acik-olsun" >
				<img title="Yolun Açık Olsun" alt="Yolun Açık Olsun" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/yolun-acik-olsun/thumbs/thumbs_dsc_79711.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-492" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/yolun-acik-olsun/dsc_7736.jpg" title="Yolun Açık Olsun" class="thickbox" rel="yolun-acik-olsun" >
				<img title="Yolun Açık Olsun" alt="Yolun Açık Olsun" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/yolun-acik-olsun/thumbs/thumbs_dsc_7736.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-490" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/yolun-acik-olsun/dsc_7410.jpg" title="Yolun Açık Olsun" class="thickbox" rel="yolun-acik-olsun" >
				<img title="Yolun Açık Olsun" alt="Yolun Açık Olsun" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/yolun-acik-olsun/thumbs/thumbs_dsc_7410.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-491" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/yolun-acik-olsun/dsc_7426.jpg" title="Yolun Açık Olsun" class="thickbox" rel="yolun-acik-olsun" >
				<img title="Yolun Açık Olsun" alt="Yolun Açık Olsun" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/yolun-acik-olsun/thumbs/thumbs_dsc_7426.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-488" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/yolun-acik-olsun/dsc_7230.jpg" title="Yolun Açık Olsun" class="thickbox" rel="yolun-acik-olsun" >
				<img title="Yolun Açık Olsun" alt="Yolun Açık Olsun" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/yolun-acik-olsun/thumbs/thumbs_dsc_7230.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-487" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/yolun-acik-olsun/dsc_7029.jpg" title="Yolun Açık Olsun" class="thickbox" rel="yolun-acik-olsun" >
				<img title="Yolun Açık Olsun" alt="Yolun Açık Olsun" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/yolun-acik-olsun/thumbs/thumbs_dsc_7029.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-489" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/yolun-acik-olsun/dsc_7319.jpg" title="Yolun Açık Olsun" class="thickbox" rel="yolun-acik-olsun" >
				<img title="Yolun Açık Olsun" alt="Yolun Açık Olsun" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/yolun-acik-olsun/thumbs/thumbs_dsc_7319.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 	 	
	<!-- Pagination -->
 	<div class='ngg-clear'></div>
 	
</div>

</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/yolun-acik-olsun/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çanakkale&#8217;de film festivalli şehir oldu</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/canakkalede-film-festivalli-sehir-oldu</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/canakkalede-film-festivalli-sehir-oldu#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Mar 2010 11:48:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2654</guid>
		<description><![CDATA[18 Mart Çanakkale Zaferi&#8217;nin kutlandığı bugün, Çanakkalelilere bir müjde de İstanbul&#8217;dan geldi. 
  
            Dün Beyoğlu Belediyesi Sanat Merkezi&#8217;nde yapılan toplantıyla &#8216;1. Çanakkale Troia Film Festivali&#8217;nin tanıtımı yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çanakkale Valiliği tarafından düzenlenen ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-2655" title="canakkale" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/03/canakkale.jpg" alt="canakkale" width="200" height="160" />18 Mart Çanakkale Zaferi&#8217;nin kutlandığı bugün, Çanakkalelilere bir müjde de İstanbul&#8217;dan geldi. <br />
  <br />
            Dün Beyoğlu Belediyesi Sanat Merkezi&#8217;nde yapılan toplantıyla &#8216;1. Çanakkale Troia Film Festivali&#8217;nin tanıtımı yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çanakkale Valiliği tarafından düzenlenen festival, 21-25 Temmuz tarihlerinde Türkiye ve dünyadan pek çok filmi ağırlayacak. Toplantıya Telif Hakları ve Sinema Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Ülger, Festival Komite Başkanı Erdoğan Akduman, SİNEBİR Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Güneş, Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürü Şinasi Haznedar, Festival Yönetim Kurulu Başkanı Elif Tayhan ile Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan katıldı.  ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/canakkalede-film-festivalli-sehir-oldu/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>…ve Yolun Açık Olsun Galası ile İzleyicisini Selamladı.</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/%e2%80%a6ve-yolun-acik-olsun-galasi-ile-izleyicisini-selamladi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/%e2%80%a6ve-yolun-acik-olsun-galasi-ile-izleyicisini-selamladi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 16:29:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2648</guid>
		<description><![CDATA[            Sezon başından büyük bir özveri ile yeni projesine başlayan ve aylarca detayları üzerinde çalışan FKM tiyatro ekibi, Yolun Açık Olsun adlı yeni oyununun galasını 6 Mart Cumartesi akşamı FIRAT KÜLTÜR MERKEZİNDE gerçekleştirdi.
            
            Katılım ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Sezon başından büyük bir özveri ile yeni projesine başlayan ve aylarca detayları üzerinde çalışan<img class="alignright size-medium wp-image-2652" title="Gala" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/03/pict0041-300x199.jpg" alt="Gala" width="300" height="199" /> FKM tiyatro ekibi, Yolun Açık Olsun adlı yeni oyununun galasını 6 Mart Cumartesi akşamı FIRAT KÜLTÜR MERKEZİNDE gerçekleştirdi.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Katılım ve ilginin yoğun olduğu gecede oyun izleyenlerinden tam not aldı. İzleyenler; tiyatro gibi görsel sanatların kitleleri etkilemede önemli bir iletişim aracı olarak kullanıldığı günümüzde FKM gibi kendi kültür dünyamızda hem eğlendiren hem de eğitici olan çalışmaların olmasının umut verici olduğunu söylediler. FKM Genel Müdürü A.Servet AKTOSUN<em style="mso-bidi-font-style: normal;">; Yolun Açık Olsun” oyununu büyük bir özveri ile aylarca üzerinde durarak nihayet seyirci karşısına çıkardık. Hakikaten büyük bir emek sarf edildi. Gerek kadromuz gerekse yönetmen arkadaşımız ve oyuncularımız oldukça fazla efor sarf ettiler ve doğrusu buna değdi. Ortaya oldukça kaliteli bir yapım çıktı. Her oyunumuzda olduğu gibi bu oyunumuzda da insanlarımızı eğlendirmenin yanı sıra, duygu ve düşünce dünyamıza karınca kararınca bir katkı hedefledik. İnşallah bunda muvaffak oluruz. Emeği geçen herkese tekrar teşekkür ederek aramıza hoş geldin “Yolun Açık Olsun” diyorum.”</em> diyerek duygularını ifade etti. <span id="more-2648"></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Oyuncular 2 ay süren metin çalışmasından sonra beş aylık bir prova sürecine girdiler. Çalışmalar sırasında darbuka ve klarnet dersi alarak göz dolduran sahne performansı ile izleyenlere müzikal tadında bir gösteri sergilemeyi başardılar.<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Böylece FKM’ deki yenilikler serisine bir artı daha koyulmuş oldu. Oyunda izleyiciyi bekleyen bir diğer sürpriz ise; “Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun önemli bir unsuru olan <em style="mso-bidi-font-style: normal;">gölge oyunu</em>na yer verildi. Böylece soyut durumda olan hikâye anlatımı somutlaştırılarak zihinde kalıcı bir iz bırakmayı başardı.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Dramaturjisini Ebru Aksakallı, Işık tasarımını Devlet Tiyatrosunun başarılı ve ödüllü isimlerinden <span style="color: #182000;">(Tiyatro Tiyatro Dergisi 2004 yılı Işık Tasarımcısı ödülü),</span></span></span><span style="font-family: Arial; color: #182000; font-size: 10pt;"> </span><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial; color: #182000;">Afife Jale Tiyatro Ödülleri &#8220;Kır&#8221; ve &#8220;Full Yaprakları&#8221; isimli oyunlarla ışık tasarımı adayı olan Enver Başar yapmıştır. </span><span style="font-family: Arial;">Sahne tasarımını ise; yine Devlet Tiyatrolarının tanınmış ve başarılı isimlerinden olan Burhan Yılmaz( Kral Dairesi) gerçekleştirmiştir<span style="mso-tab-count: 1;">          </span>. 2010 sezonuna oyunculuk ve bambaşka bir sahnelemeyle merhaba diyen bu yeni oyuna ve emek veren herkese, <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">“Yolunuz Açık Olsun”</strong> diyoruz.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">
<div class="ngg-galleryoverview" id="ngg-gallery-49-2648">


	
	<!-- Thumbnails -->
		
	<div id="ngg-image-447" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/gala/pict0034.jpg" title=" " class="thickbox" rel="gala" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/gala/thumbs/thumbs_pict0034.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-446" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/gala/pict0011.jpg" title=" " class="thickbox" rel="gala" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/gala/thumbs/thumbs_pict0011.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-445" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/gala/pict0003.jpg" title=" " class="thickbox" rel="gala" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/gala/thumbs/thumbs_pict0003.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-448" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/gala/pict0041.jpg" title=" " class="thickbox" rel="gala" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/gala/thumbs/thumbs_pict0041.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-449" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/gala/pict0063.jpg" title=" " class="thickbox" rel="gala" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/gala/thumbs/thumbs_pict0063.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 	 	
	<!-- Pagination -->
 	<div class='ngg-clear'></div>
 	
</div>

</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"> </span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/%e2%80%a6ve-yolun-acik-olsun-galasi-ile-izleyicisini-selamladi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>…VE YOLUN AÇIK OLSUN GALA’SINA HAZIRLANIYOR</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/%e2%80%a6ve-yolun-acik-olsun-gala%e2%80%99sina-hazirlaniyor</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/%e2%80%a6ve-yolun-acik-olsun-gala%e2%80%99sina-hazirlaniyor#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 11:52:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<category><![CDATA[Kendi Kültür Dünyamız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2643</guid>
		<description><![CDATA[                       
…VE YOLUN AÇIK OLSUN 
GALA’SINA HAZIRLANIYOR
            
         Tuna Boyu, Hırsız, Hacata, O’nu Beklerken gibi oyunlarıyla göz dolduran FKM Tiyatrosu,  izleyicisinin beğenisi, fikirleri ve talepleri doğrultusunda; sahneleme ve oyunculuk açısından kendini geliştirerek yol almaktadır. Bu ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="font-family: Arial; font-size: 14pt;"><span style="mso-spacerun: yes;">                       </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt;" align="center"><strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="font-family: Arial; font-size: 14pt;">…VE <em style="mso-bidi-font-style: normal;">YOLUN AÇIK OLSUN</em> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt;" align="center"><strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="font-family: Arial; font-size: 14pt;">GALA’SINA HAZIRLANIYOR</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-spacerun: yes;">         </span>Tuna Boyu, Hırsız, Hacata, O’nu Beklerken gibi oyunlarıyla göz dolduran FKM Tiyatrosu,<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>izleyicisinin beğenisi, fikirleri ve talepleri doğrultusunda; sahneleme ve oyunculuk açısından kendini geliştirerek yol almaktadır. Bu yolculukta bünyesine yeni bir halka daha eklemeye hazırlanan FKM Tiyatrosu, yoğun bir çalışma temposundan sonra 6 Şubat’ta prömiyeri yapılan,<strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"> ‘Yolun Açık Olsun’ </strong>adlı tiyatro oyununun galasını 6 Mart Cumartesi akşamı gerçekleştirecek.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-spacerun: yes;">         </span><span style="mso-spacerun: yes;"> </span>‘Kendi Kültür Dünyamız’, fikriyle çalışmalarına başlayan FKM Tiyatrosu, sahnelediği oyunlarda gerek konu, gerekse karakter olarak her zaman ‘kendimizden’ bir şeyler bulmamızı başarmıştır. Tüm bu düşünceler doğrultusunda daha iyi oyunlar sahnelemek adına, geleneği değiştirmeden ama daha da geliştirerek yeni oyununda, <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>bu defa kalanların hikâyesini, iç çatışmalarını, ahiret hayatı ve yaşanılan dünya çıkmazını; sevgi, aile ve inanç üzerinden başarılı bir şekilde vermeye gayret göstermektedir. Yapılan sorgulamalar sonrasında, kahramanlarımız her zaman kendi seçtikleri yoldan yürümek zorunda kalır. ‘’İnsanların tercihlerini çevreleri tetikler ama <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>insanlar nihai kararlarını, inançları çerçevesinde verirler.’’ Bu kararlardaki zorluklara, kişilerde yol açtıkları yıkımlara ve dirilişlere şahit olduğumuz oyunda, yaşanılan dram izleyicide bir hüzün meydana getirirken; ustalıkla serpiştirilmiş esprilerdeyse, izleyici kendini gülmekten alıkoyamıyor. <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>Hakan başarılı bir öğrencidir ve Amerika’da nişanlısıyla eğitimlerine devam edecekleri mutlu bir geleceğin hayalini kurmaktadır. Fakat bu, bu kadar da kolay olmayacaktır. Çünkü Hakan’ın planı dahilinde olmayan gelişmeler, onu hiç ummadığı yerlere götürecektir. Sonuçta kendisi gibi olmayan ama kendisiyle aynı sınavlara tabi olan insanlarla tanışır. Cevat ve Cevriye çocuklarının ölümü, Numan, Menekşe ve Sebati ise insani değerler üzerinden gerçekleşen bir imtihan içerisindedirler. Nitekim bilinçli bir tercihle başlayan bu inanç yolculuğu bazen isyanla, bazen gözyaşlarıyla tercihin doğruluğunu sorgulama yoluna kadar gider. Her şeye rağmen, verilen kararda yol almak zamanıdır; arkada kalanlaraysa, ‘<strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Yolun Açık Olsun’</strong> demek kalır. <span style="mso-spacerun: yes;"> </span><span style="mso-spacerun: yes;"> </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-spacerun: yes;">             </span><span style="mso-spacerun: yes;"> </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="mso-spacerun: yes;">         </span>İki ay süren metin çalışmasından sonra, beş aylık yoğun bir prova süreci geçiren oyuncular, çalışmaları sırasında darbuka (2 ay) ve klarnet (2 ay) dersleri de alarak, oyunda müzikal tadında namelerle izleyicinin ruhunu da okşamayı hedeflemektedir. Gölge oyunu sahnelemesine başka bir açıdan baktıran yönetmen, oyun içerisindeki hikayeyi soyutsal anlatımdan kurtarıp, zihinde daha da anlaşılır hale getirmeye çalışmıştır. FKM yönetimi tarafından kurgusu yapılan oyunu; Ramiz Çetintürk, Erdem Baki, M. Alp Arslan kaleme almıştır. Yönetmenliğini Necati Şahin’in üstlendiği oyunun, Dramaturjisini Ebru Aksakallı, Işık tasarımını Devlet Tiyatrosunun başarılı ve ödüllü isimlerinden </span><span style="font-family: Verdana; color: #182000; mso-bidi-font-family: Tahoma;">(Tiyatro Tiyatro Dergisi 2004 yılı Işık Tasarımcısı ödülü),</span></span><span style="font-family: Verdana; color: #182000; font-size: 10pt; mso-bidi-font-family: Tahoma;"> </span><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana; color: #182000; mso-bidi-font-family: Tahoma;">Afife Jale Tiyatro Ödülleri &#8220;Kır&#8221; ve &#8220;Full Yaprakları&#8221; isimli oyunlarla ışık tasarımı adayı olan Enver Başar yapmıştır. </span><span style="font-family: Arial;">Sahne tasarımını ise; yine Devlet tiyatrolarının tanınmış ve başarılı isimlerinden olan Burhan Yılmaz( Kral Dairesi) gerçekleştirmiştir. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>2010 sezonuna oyunculuk ve bambaşka bir sahnelemeyle merhaba diyen bu yeni oyunda emek veren herkese bizde, <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">“Yolunuz Açık Olsun” </strong>diyoruz.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/03/yaoafiss.jpg"><img class="size-medium wp-image-2644 aligncenter" title="yaoafiss" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/03/yaoafiss-211x300.jpg" alt="yaoafiss" width="211" height="300" /></a></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/%e2%80%a6ve-yolun-acik-olsun-gala%e2%80%99sina-hazirlaniyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>100. yaşında Kemal Tahir&#8217;e armağan</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/100-yasinda-kemal-tahire-armagan</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/100-yasinda-kemal-tahire-armagan#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 14:56:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2640</guid>
		<description><![CDATA[13 Mart, edebiyatımızın büyük ustası Kemal Tahir&#8217;in 100. doğum günü. Kemal Tahir, Cumhuriyet döneminin muzdarip aydınlarından biriydi. 
  
Hazır kalıplardan daima uzak durdu, resmî söylemlere ve dayatmalara rağmen tarihi düzünden okumaya karşı çıktı. İktidarlarca cezalandırılmak, dışlanmak, görmezden ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>13 Mart, edebiyatımızın büyük ustası Kemal Tahir&#8217;in 100. doğum günü. Kemal Tahir, Cumhuriyet döneminin<img class="alignright size-full wp-image-2641" title="kultur12" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/02/kultur12.jpg" alt="kultur12" width="200" height="160" /> muzdarip aydınlarından biriydi. <br />
  <br />
Hazır kalıplardan daima uzak durdu, resmî söylemlere ve dayatmalara rağmen tarihi düzünden okumaya karşı çıktı. İktidarlarca cezalandırılmak, dışlanmak, görmezden gelinmek pahasına kendisiyle ve tarihiyle hesaplaştı. Romanları ve öyküleriyle olduğu kadar yerli ve özgün fikirleriyle de her zaman tartışılmış Kemal Tahir&#8217;i Kitap Zamanı mart sayısında geniş bir dosyayla anıyor. Alaattin Karaca&#8217;nın kapsamlı yazısının yanı sıra Hilmi Yavuz, İbrahim Yıldırım, Kurtuluş Kayalı, Erol Üyepazarcı dosyada yazı ve görüşleri olan isimler.</p>
<p>Alaattin Karaca, kimi yeni belgeler ışığında kaleme aldığı yazısında, Kemal Tahir&#8217;in Türk edebiyatındaki özgün yerine işaret ediyor: &#8220;Dragomanlar Cumhuriyeti&#8217;nde, çok az aydın mütercim olmayı reddetti, iktidarlarca cezalandırılmak pahasına, ötelenme, dışlanma, görmezden gelinme pahasına, ana bellekten kopmaya, kapıkulu aydını olmaya direndi; o direnişte kimilerinin beyni, âdeta Doğu ile Batı arasında çarmıha gerildi, dragoman olmaktansa ya &#8216;âraf&#8217;ta asılı kalmayı ya da kendi köklerini arayan bir &#8216;arkeolog&#8217; olmayı yeğlediler. Kimileri fildişi kulelerinde inzivaya çekildi, kimileri hicreti seçti, kimileri hapse tıkıldı. Mehmet Âkif, Cemil Meriç, Nurettin Topçu, Ahmet Hamdi Tanpınar, İdris Küçükömer, Dr. Hikmet Kıvılcımlı, Oğuz Atay, Sezai Karakoç&#8230; Kemal Tahir de onlardan biriydi. Onlardan; yani &#8216;muzdarip aydın&#8217;lardan biri. Bu ülkenin sorunlarını tarihsel bir perspektif içinde ele alması, günümüze ve geleceğe ilişkin saptamalarını yatay değil dikine araştırmalarla yapması, en önemli özelliklerindendi&#8230;&#8221; Dergide, Kemal Tahir&#8217;le yaptığı sohbetleri yıllar önce kitaplaştıran İsmet Bozdağ ile yapılmış bir söyleşi de yer alıyor. 94 yaşındaki Bozdağ, yarla hatıralarını anlattığı söyleşide şöyle diyor: &#8220;Kemal Tahir yanılmaktan korkmazdı.&#8217;Yanıldığından korkmamalı. Ondan korkmak demek, kötüyü muhafaza etmek demek&#8217; derdi.&#8221; <span id="more-2640"></span></p>
<p>Kitap Zamanı&#8217;nda bu ay 100. doğum yılı olan bir başka edebiyatçımız, küçük mutlulukların şairi Ziya Osman Saba da var. Eleştirmen Sabit Kemal Bayıldıran, bir Saba portresi çıkarıyor. Derginin söyleşi konuğu ise yeni şiir kitabını yayımlayan Ömer Erdem. &#8216;Bir Kitabın Hikâyesi&#8217; sayfasında Rasim Özdenören unutulmaz kitabı Hastalar ve Işıklar&#8217;ı anlatıyor. Aysal Aytaç&#8217;ın Türk okullarına ilişkin ilginç hatıralar içeren kitabının yanı sıra İngilizcede ilk kez yayımlanan Osip Mandelştam biyografisi de bu ayki Kitap Zamanı&#8217;nda. Virginia Woolf, Nabokov, Gordimer, Cahit Koytak, Fethi Naci ve daha pek yazarın yeni kitapları üzerine nitelikli yazılar, okurlarını bekliyor. Kitap Zamanı, yarın bütün Türkiye&#8217;de, gazete bayilerinde. Kültür-Sanat ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/100-yasinda-kemal-tahire-armagan/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sanata &#8216;bakım ve onarım&#8217; desteği</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/sanata-bakim-ve-onarim-destegi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/sanata-bakim-ve-onarim-destegi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 14:55:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2637</guid>
		<description><![CDATA[Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ile Türkiye İş Bankası, sanat adına sevindirici bir işbirliğine imza attı. Hep gündeme gelen fakat kaynak bulunamadığı için hayata geçirilemeyen Türkiye&#8217;nin ilk ve tek &#8220;Resim Bakım ve Onarım Laboratuvarı&#8221; üniversite ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ile Türkiye İş Bankası, sanat adına sevindirici bir işbirliğine imza attı. Hep<img class="alignright size-full wp-image-2638" title="kultur2" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/02/kultur2.jpg" alt="kultur2" width="200" height="160" /> gündeme gelen fakat kaynak bulunamadığı için hayata geçirilemeyen Türkiye&#8217;nin ilk ve tek &#8220;Resim Bakım ve Onarım Laboratuvarı&#8221; üniversite bünyesinde kuruluyor. İş Bankası&#8217;nın tarihî Beyoğlu Şubesi ise sanat müzesi haline getirilyor.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Uzun zamandır üzerinde çalışılan, Türkiye&#8217;nin ilk ve tek &#8220;Resim Bakım ve Onarım Laboratuvarı&#8221; için ilk adım atıldı. Türkiye İş Bankası ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) işbirliğinde kurulacak laboratuvarda, yıpranan ve dökülen eserler yeniden elden geçirilecek. Resim Bakım ve Onarım Laboratuvarı&#8217;nda nelerin yapılacağı, önceki gün İş Kuleleri&#8217;nde düzenlenen bir toplantıyla anlatıldı. Toplantıda konuşan Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Caner Çimenbiçer, İş Bankası&#8217;nın, modern toplumun ihtiyaç duyduğu kültür, eğitim ve sanat gibi alanlara da destek verdiğini belirtti. Türkiye&#8217;nin resim sanatı alanında sahip olduğu eserleri değerli bir miras olarak kabul eden İş Bankası&#8217;nın, bu büyük birikimi korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla MSGSÜ bünyesinde bir laboratuvarın kurulmasına imkan sağladığını dile getiren Çimenbiçer, MSGSÜ&#8217;de açılacak laboratuvarın dünya standartlarında tam donanımlı bir bilimsel merkez olacağını söyledi. <span id="more-2637"></span></p>
<p>İki bin eser laboratuvara girecek</p>
<p>Kurulacak Sanat Eserleri Konservasyonu ve Restorasyonu bölümüyle de sanat eserlerinin korunması ve bakımı alanında akademik çalışmaların önü açılacak. Yapılan işbirliği çerçevesinde İş Bankası&#8217;nın elindeki 800&#8242;e yakın sanatçıya ait 2 binin üzerindeki eserin bakımı bu laboratuvarda yapılacak. İş Bankası&#8217;nın resim koleksiyonunu başlattığı 1940&#8242;ların resim sanatı adına çok parlak olmadığının altını çizen Çimenbiçer, iktisadi kalkınma için üstlendikleri öncü rolü, kültür ve sanat alanında da gösterdiklerini belirtti.</p>
<p>İş Bankası&#8217;nın Beyoğlu şubesi müze oluyor</p>
<p>Uluslararası standartlara uygun bakım laboratuvarı bu yaz hizmete girecek. Türkiye&#8217;nin en büyük özel resim koleksiyonu olarak tanımlanan İş Bankası resim koleksiyonunun bakımı burada bilimsel yöntemler ışığında yapılacak. Öte yandan, İş Bankası&#8217;nın tarihî Beyoğlu Şubesi yenilenerek sanat müzesi haline getiriliyor. Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, bu yıl proje çalışması başlatılacak Türkiye İş Bankası Sanat Müzesi&#8217;nin mümkün olan en kısa sürede Avrupa Kültür Başkenti İstanbul&#8217;un kültür hayatına kazandırılacağını söyledi. MSGSÜ Rektörü Prof. Dr. Rahmi Aksungur da restorasyon laboratuvarının 1937&#8242;de Atatürk tarafından müzelerin açılması sırasında kurulması gerektiğini, ancak o günün şartlarında oluşamadığının görüldüğünü söyledi.</p>
<p>KÜLTÜR SANAT</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/sanata-bakim-ve-onarim-destegi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türkçenin esaret yılları</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/turkcenin-esaret-yillari</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/turkcenin-esaret-yillari#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 11:39:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2633</guid>
		<description><![CDATA[        Bugün pek çoğumuz bilmese de 20. yüzyıl Türkçe konuşup yazan aydınlar açısından zulümlerle dolu geçti. Prof. Dr. Ahmet Buran, &#8216;Kurşunlanan Türkoloji&#8217; isimli kitabında Orta Asya&#8217;dan Balkanlar&#8217;a uzanan bir coğrafyada Türkçe yazdığı için zulümlere uğrayan, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>        Bugün pek çoğumuz bilmese de 20. yüzyıl Türkçe konuşup yazan aydınlar açısından zulümlerle dolu geçti. Prof.<img class="alignright size-full wp-image-2634" title="kultur11" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/02/kultur11.jpg" alt="kultur11" width="200" height="160" /> Dr. Ahmet Buran, &#8216;Kurşunlanan Türkoloji&#8217; isimli kitabında Orta Asya&#8217;dan Balkanlar&#8217;a uzanan bir coğrafyada Türkçe yazdığı için zulümlere uğrayan, sürgüne gönderilen ve idam edilen aydınların izini sürüyor. <br />
 <br />
               Kırgızistan&#8217;da bundan 73 yıl önce, aralarında dünyaca ünlü romancı Cengiz Aytmatov&#8217;un babası Törekul Aytmatov&#8217;un da bulunduğu 137 aydın, çeşitli bahanelerle tutuklanır. Aileleri yıllarca yetkili makamların kapılarını aşındırır, fakat ne ölülerine ulaşabilirler ne de yaşadıklarına dair bir bilgiye&#8230; Bu 137 aydın Kırgız Türk&#8217;ünün akıbetinin ortaya çıkması için 53 yıl geçmesi ve Sovyetler Birliği&#8217;nin dağılması gerekir. Uzun süren bekleyiş, 1991&#8242;de bir görgü tanığının kızının hükümete bilgi vermesiyle aydınlanır. Gerçek, insanın kanını donduracak kadar acıdır: Kayıplar, kurşuna dizilerek öldürülmüş ve bir tuğla ocağındaki toplu mezara gömülmüştür. <span id="more-2633"></span></p>
<p>             Bu olay, 20. yüzyılda Türk coğrafyasında şair, yazar ve fikir adamlarının yaşadığı zulümlerden sadece biri. &#8216;Pantürkist, gerici, rejim düşmanı, casus&#8217; sıfatlarıyla yaftalanan aydınların tek suçu Türk dili alanında çalışmak ve eserlerini Türkçe yazmaktı. Stalin döneminde Sovyet yönetimi Türk dil bilimi üzerine yapılan çalışmaları &#8216;tehlikeli&#8217; buldu ve bilim adamları açıklama yapılmaksızın evlerinden toplanarak çarçabuk kurulan mahkemelerde yargılandı. Sonuç hep aynıydı: Kurşuna dizilerek öldürülmek.</p>
<p>              2004 yılında Moskova&#8217;da yapılan Şarkiyatçılar Kongresi&#8217;nde &#8216;Türkolojiye Yapılan Katliam&#8217; (Repressirovannaya Türkologiya) adlı bir kitapla tanışan Fırat Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Buran, Sovyetler Birliği döneminde Türkçenin maruz kaldığı zulmü araştırmaya başlar. Çalışmalarını, 2007&#8242;de &#8216;Kurşunlanan Türkoloji&#8217; adıyla kitaplaştırır. Buran&#8217;ın ilk basımı Manas Yayıncılık&#8217;tan yapılan kitabı, geçtiğimiz günlerde Akçağ Yayınları&#8217;ndan çıktı. Kitabın yeni basımı üzerine görüştüğümüz Buran, kitabı bir sorumluluk hissiyle kaleme aldığını söylüyor.</p>
<p>             Ahmet Buran&#8217;ın çalışması sadece Orta Asya coğrafyasında yaşananlarla sınırlı değil. 20. yüzyılda Türklerin bütün coğrafyalarda maruz kaldığı baskının dökümü bir bakıma. Buran&#8217;ın verdiği bilgilere göre Türk dili ve kültürü sadece Sovyetler&#8217;de değil, İran, Irak ve Yunanistan&#8217;da da saldırılara maruz bırakıldı. İran Şahı Rıza Pehlevi, &#8216;Ak Devrim&#8217; adı altında saltanatı boyunca Türkçe konuşmayı yasakladı. Irak&#8217;ta Kerkük katliamında Türk aydınlarından 4 bin kadarı &#8216;Turancılık&#8217; yaptıkları iddiasıyla tutuklandı. Başkurt Milli Hareketi&#8217;ne damgasını vuran Ahmet Zeki Veledi Togan ile Abdülkadir İnan gibi kurşuna dizilmekten kurtulan aydınlar ise ülkelerini terk etmek zorundaydılar. Ahmet Buran, başlangıçta Türkologların yaşadıklarını kaleme almak istemiş; fakat araştırmaları derinleştikçe zulme uğrayanların sadece Türkologlar olmadığını fark etmiş. Böylece çalışma, Türklere yapılan soykırımı araştırmaya doğru evrilmiş. Kitabın ilk bölümü &#8216;Korku Tüneli&#8217;nde, Üsküp&#8217;ten Kırgızistan&#8217;a kadar uzanan coğrafyada yaşananlar anlatılıyor.</p>
<p>             &#8216;Kurşunlanan Türkoloji&#8217; bölümünde ise ülke başlıkları altında, Türk dili üzerine çalıştıkları için baskı gören şair, yazar ve Türkologların yaşadıkları anlatılıyor. Bu zor yıllar, tanıkların hatıraları ve mektuplarıyla örneklendiriliyor. Sıralanan isimler arasında Samoyloviç, Polivanov, Zilfeld-Simumyagi gibi bilim adamlarının Türk olmamalarına rağmen Türkolojiyle uğraştıkları için zulme maruz kalmaları dikkat çekiyor. Tıpkı Müslüman-Türk halkların temsilcisi Sultan Galiyev&#8217;in Stalin&#8217;e ters düşünce öldürülmesi gibi.</p>
<p>Ahmet Buran&#8217;ın çalışması, bir yandan geçen yüzyılda yaşanmış bu dramı orta koyarken bir yandan da canları pahasına dilini ve kültürünü korumaya, geliştirmeye çalışan yürekli aydınların hatırasını yüceltiyor.</p>
<p>Manas&#8217;ı yayımlamak isteyenler ölüme gitti</p>
<p>Sovyet rejimi, yalnız Türkçeye değil, destanlara karşı da yıldırma politikası uygulamış. Kırgızların milli destanı Manas, sakıncalı ilan edilmiş ve bu destanın yayınını gerçekleştirmeye çalışan Kasım Tınıstanov, öldürülmüş. Destanın bir bölümünü yayınlamak isteyen Coldoşev ile &#8220;Manas&#8217;ın bin yaşında olduğunu&#8221; ilan eden Polivanov da aynı akıbete maruz kalmış. Sovyet yönetimi işi daha da ileri götürerek roman karakterlerini de yargılamış. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/turkcenin-esaret-yillari/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Rıfkı Kaymaz vefat etti</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/rifki-kaymaz-vefat-etti</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/rifki-kaymaz-vefat-etti#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 11:38:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2630</guid>
		<description><![CDATA[           Kalp krizi sonucu vefat eden şair ve yazar Rıfkı Kaymaz&#8217;ın cenazesi, dün Karşıyaka Camii&#8217;nde kılınan ikindi namazını müteakip Karşıyaka Mezarlığı&#8217;nda toprağa verildi. 
  
             Türkiye Yazarlar Birliği&#8217;nin eski Genel Sekreteri Rıfkı Kaymaz, ilk kitabı Muştu&#8217;dan sonra ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>           Kalp krizi sonucu vefat eden şair ve yazar Rıfkı Kaymaz&#8217;ın cenazesi, dün Karşıyaka Camii&#8217;nde kılınan ikindi<img class="alignright size-full wp-image-2631" title="kultur3" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/02/kultur3.jpg" alt="kultur3" width="200" height="160" /> namazını müteakip Karşıyaka Mezarlığı&#8217;nda toprağa verildi. <br />
  <br />
             Türkiye Yazarlar Birliği&#8217;nin eski Genel Sekreteri Rıfkı Kaymaz, ilk kitabı Muştu&#8217;dan sonra Sıla Türküsü isimli ikinci kitabında Erzincan&#8217;la ilgili şiirlerini bir araya getirmişti. Araştırma ve antoloji dallarında da eserler veren Kaymaz&#8217;ın çalışmaları çeşitli dergilerde de yayımlanmıştı. Geleneksel bakır işleme sanatında da ustalaşan Kaymaz hat ve süsleme açısından da Türk kültür ve sanat hayatına katkıda bulunmuştu.</p>
<p>KÜLTÜR SANAT ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/rifki-kaymaz-vefat-etti/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kazak kültürüne yeni bir köprü</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/kazak-kulturune-yeni-bir-kopru</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/kazak-kulturune-yeni-bir-kopru#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Feb 2010 09:53:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2627</guid>
		<description><![CDATA[         Kazak filozof ve bilim adamı Prof. Dr. Garifolla Esim&#8217;in kaleme aldığı felsefi denemelerden oluşan Âdem-zat, Türkçede yayımlandı. 
  
         DA Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılan kitap, geçtiğimiz pazartesi akşamı Ataköy Sheraton Otel&#8217;de gerçekleştirilen toplantı ile tanıtıldı. Kazak ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>         Kazak filozof ve bilim adamı Prof. Dr. Garifolla Esim&#8217;in kaleme aldığı felsefi denemelerden oluşan Âdem-zat,<img class="alignright size-full wp-image-2628" title="kultur1" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/02/kultur1.jpg" alt="kultur1" width="200" height="160" /> Türkçede yayımlandı. <br />
  <br />
         DA Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılan kitap, geçtiğimiz pazartesi akşamı Ataköy Sheraton Otel&#8217;de gerçekleştirilen toplantı ile tanıtıldı. Kazak filozof Esim&#8217;in de katıldığı geceye Diyalog Avrasya Platformu Başkanı Harun Tokak, Topkapı Sarayı Müdürü İlber Ortaylı, yazar Beşir Ayvazoğlu, Kazakistan&#8217;dan rektörler, parlamento üyeleri ile çok sayıda Türk ve Kazak davetli katıldı. Toplantıda yaptığı konuşmada Kazaklarla Türklerin bir ananın iki evladı gibi olduğunu söyleyen Harun Tokak, &#8220;İki ülkenin birbirini daha iyi tanıması adına karşılıklı beşer kitap çevirme kararı almıştık. Kazak komitesi, gıyabımızda 10&#8242;a çıkarmayı teklif etti. Memnuniyetle kabul ettik.&#8221; dedi. Toplantıdan sonra Garifolla Esim ile insan varlığı üzerine ontolojik bir deneme olan Âdem-zat üzerine konuştuk. Esim, kitabında insanoğlunu ele alış biçimini anlattı. <span id="more-2627"></span></p>
<p>Kitabınız daha önce başka dillerde yayımlandı mı?</p>
<p>İlk önce Kazak Türkçesinde yayımlandı. Rusça için hazırlık süreci devam ediyor.</p>
<p>Öncelikle Türkiye Türkçesinde çıkmasının özel bir sebebi var mı?</p>
<p>Kazakistan ve Türkiye dost ülkelerdir. Bu kardeşliğe nasıl katkı yapabilirim diye düşündüm. Âdem-zat&#8217;ın çevirisine karar kıldım.</p>
<p>Neyi gerçekleştirmek istediniz bu felsefi denemelerde?</p>
<p>           Âdem-zat, insan üzerine bir kitap. İnsan üzerine düşünmeyen hiçbir filozof yoktur. Bu konuda ne kadar çok kitap çıkarsa onun üzerindeki fikirler de o kadar bulanıklaşır. Ben Charles Darwin&#8217;in Evrim Teorisi&#8217;ni kabul etmiyorum. Ve bu yüzden insan hakkında yazarken din ile bilimden ortak hareket etmeyi düşündüm. Bizde insan, eskiden ateizm açısından ele alınarak yazılmıştır. Bazıları da sadece dinî açıdan ele almıştır. Ama ikisini bir arada yazan olmamıştır. İnsan denilen varlık, dünyadaki en anlaşılmaz, aynı zamanda da en muhteşem varlıktır. İnsan fikri, sonsuzluk fikridir. Diğer taraftan o da bir varlıktır. Kitapta insanı, Âdem atamızdan itibaren ele aldık.</p>
<p>Yazdığınız metinler birer deneme. Kitabı edebî açıdan da değerlendirmek gerekir&#8230;</p>
<p>         Pek çok yazar, felsefi kavramlarla insan fenomenini açıklamaya çalışır. Bense edebiyata fazla uzak değilim. Bu yüzden insan hakkında edebî eserlerden de faydalandım. İnsanı anlamak için edebiyat ve şiirin vazgeçilmez unsurlarından olan &#8216;metafor&#8217; çok önemlidir.</p>
<p>Kitapta İslam&#8217;dan önceki Türk düşünce sistemi ve Gök Tanrı inancı hakkında da ipuçları buluyoruz&#8230;</p>
<p>          Gök Tanrı inancı, sadece bir inanış değildir. Türklerin eski geleneklerinden gelmektedir. Türkler İslâm ile tanışınca, bu inanç İslam&#8217;a uyum sağladı. Geleneklerimizin pek çoğu bize buradan kaldı. Şu anda oradan kalma bir de Türklük şuuru vardır ve bu, bir din değildir. Bir dünya görüşüdür. Biz kitapta bunu da vermeye çalıştık.</p>
<p>Ademoğluna metafizik bir bakış</p>
<p>         Kitap iki bölümden oluşuyor. Âdem-zat başlıklı ilk bölümde beden, can, nefis, akıl, gönül ruh, ar ve tılsım kavramları üzerinde duruluyor. İkinci bölümde ise Kazak dilindeki felsefi söz varlığına açıklamalar getiriliyor. Çalışmanın en önemli özelliği ise insan varlığı üzerine &#8216;ontolojik bir deneme&#8217; olması. Esim, kitabında metafizik unsurları öne çıkararak daha yerli felsefi tanımlamalar yapıyor. Kitabı Türkiye Türkçesine Lazzat Urakova aktarmış. (0216 339 90 25) ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/kazak-kulturune-yeni-bir-kopru/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Berlin&#8217;de İslam&#8217;ı merkeze alan filmlere ilgi büyük</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/berlinde-islami-merkeze-alan-filmlere-ilgi-buyuk</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/berlinde-islami-merkeze-alan-filmlere-ilgi-buyuk#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Feb 2010 09:52:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2624</guid>
		<description><![CDATA[           Berlin&#8217;de devam eden 60. Uluslararası Film Festivali&#8217;nde dün Afgan asıllı Alman yönetmen Burhan Qurbani&#8217;nin &#8216;Şehadet&#8217; adlı filmi gösterildi. 
 
 
             &#8216;Bal&#8217;ın ardından İslami öğelerin yer aldığı bir başka filmin daha festivaldeki iddialı yapımlar arasında olması Berlinale&#8217;de ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>           Berlin&#8217;de devam eden 60. Uluslararası Film Festivali&#8217;nde dün Afgan asıllı Alman yönetmen Burhan Qurbani&#8217;nin<img class="alignright size-full wp-image-2625" title="berlin" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/02/berlin.jpg" alt="berlin" width="200" height="160" /> &#8216;Şehadet&#8217; adlı filmi gösterildi. <br />
 <br />
 <br />
             &#8216;Bal&#8217;ın ardından İslami öğelerin yer aldığı bir başka filmin daha festivaldeki iddialı yapımlar arasında olması Berlinale&#8217;de İslam&#8217;a olan ilginin arttığı yorumlarına yol açıyor. Üç Müslüman gencin Almanya&#8217;daki yaşamlarını konu edinen Şehadet, festivalde İslami öğelerin ağırlıkta olduğu tek film değil. Bosna Hersek asıllı Jasmila Zbanic&#8217;in &#8216;On The Path&#8217;ı, Hintli yönetmen Karan Johar&#8217;ın &#8216;Benim Adım Khan&#8217;ı ve Türk asıllı yönetmen Feo Aladağ&#8217;ın &#8216;When we Leave&#8217; adlı filmleri bazıları tartışmalı da olsa Müslümanları merkezine alan diğer yapımlar.</p>
<p>             &#8216;Altın Ayı&#8217; için yarışan Şehadet, Qurbani&#8217;nin ilk uzun metrajlı filmi. Gösterimden sonra düzenlenen basın toplantısında bir basın mensubunun &#8216;Filmdeki imamı çok hoşgörülü buldum, keşke tüm imamlar öyle olsa.&#8217; ifadesine Qurbani, &#8220;Bu ifade beni çok üzdü. İmamların en az yüzde 99&#8242;u hoşgörülü, hepsi halkı kışkırtıcı değil. Filmde kendi hayatımdaki günah-sevap muhasebesini yapmaya çalıştım.&#8221; cevabını verdi. Filminin bir sahnesinde Almanya&#8217;da Milli Görüş&#8217;ün temelini atan Yusuf Zeynel Abidin&#8217;in kızı Emel Abidin Algan&#8217;ın yer alması da dikkat çekiyor.</p>
<p>           Festivalde bugün gösterilecek olan &#8216;On the Path&#8217; ise Bosnalı Luna&#8217;nın Vahabbi akımına yöneldikten sonra içkiyi bırakan eşi ile olan ilişkisindeki değişim anlatılıyor. &#8216;Benim Adım Khan&#8217;da ise Müslüman bir isme sahip olduğu için havaalanında tutuklanan bir adamın trajikomik hikâyesi ele alınıyor. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/berlinde-islami-merkeze-alan-filmlere-ilgi-buyuk/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmet Yesevi için uluslararası sempozyum</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/ahmet-yesevi-icin-uluslararasi-sempozyum</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/ahmet-yesevi-icin-uluslararasi-sempozyum#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Feb 2010 09:51:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2621</guid>
		<description><![CDATA[             Orta Asya&#8217;dan Balkanlar&#8217;a uzanan geniş coğrafyayı yüzyıllardır etkilemeye devam eden Hoca Ahmet Yesevi, uluslararası akademik bir sempozyumla anılacak. 
  
             Bağcılar Belediyesi tarafından 20-21 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilecek sempozyuma Türkiye, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Arnavutluk, Kazan, Doğu Türkistan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>             Orta Asya&#8217;dan Balkanlar&#8217;a uzanan geniş coğrafyayı yüzyıllardır etkilemeye devam eden Hoca Ahmet Yesevi,<img class="alignright size-full wp-image-2622" title="yesevi_k" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/02/yesevi_k.jpg" alt="yesevi_k" width="105" height="84" /> uluslararası akademik bir sempozyumla anılacak. <br />
  <br />
             Bağcılar Belediyesi tarafından 20-21 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilecek sempozyuma Türkiye, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Arnavutluk, Kazan, Doğu Türkistan ve Pakistan&#8217;dan çok sayıda uzman katılacak. Sempozyumda Hoca Ahmet Yesevi&#8217;nin Hayatı, Fikirleri ve Divan-ı Hikmet, Ahmet Yesevi&#8217;nin Takipçileri, Orta Asya&#8217;dan Balkanlar&#8217;a Ahmet Yesevi&#8217;nin Tesirleri, Dünden Bugüne Eserlerde Yesevilik, Yesevilik Araştırmaları konu başlıkları altında beş oturum düzenlenecek. Holiday Inn Istanbul Airport North&#8217;ta gerçekleşecek sempozyumun açılışını 20 Şubat Cumartesi günü saat 10.00&#8242;da TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin yapacak. (0212 410 06 02) KÜLTÜR SANAT ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/ahmet-yesevi-icin-uluslararasi-sempozyum/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türk dünyası &#8216;Sinema Günleri&#8217;nde buluşuyor</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/turk-dunyasi-sinema-gunlerinde-bulusuyor</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/turk-dunyasi-sinema-gunlerinde-bulusuyor#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 10:54:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2618</guid>
		<description><![CDATA[           Hollywood, Bollywood ve Japon filmlerinin gündemden düşmediği ülkemiz, şimdi de bugün başlayan ve İstanbul Üniversitesi Avrasya Enstitüsü tarafından düzenlenen IV. Türk Dünyası Sinema Günleri&#8217;ne (TDSG) ev sahipliği yapacak. 
  
          15-18 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek olan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>           Hollywood, Bollywood ve Japon filmlerinin gündemden düşmediği ülkemiz, şimdi de bugün başlayan ve<img class="alignright size-full wp-image-2619" title="film" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/02/film.jpg" alt="film" width="200" height="160" /> İstanbul Üniversitesi Avrasya Enstitüsü tarafından düzenlenen IV. Türk Dünyası Sinema Günleri&#8217;ne (TDSG) ev sahipliği yapacak. <br />
  <br />
          15-18 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek olan festivalde Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan, Sincan Uygur Özerk Bölgesi, Başkurdistan Cumhuriyeti ve Tataristan Cumhuriyeti&#8217;nin bulunduğu on ülkeden 39 film seyirciyle buluşacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nın yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Beyoğlu Belediye Başkanlığı, Kültür AŞ, TİKA ve TÜRKSOY&#8217;un da desteklediği festivalde, İstanbul&#8217;un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olmasından da yola çıkılarak, Türk halklarının günümüzün en popüler sanatı olan sinema yoluyla İstanbul&#8217;da tanıtılması amaçlanıyor. <span id="more-2618"></span></p>
<p>           İstanbul Üniversitesi Avrasya Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hayati Tüfekçioğlu&#8217;nun başkanlığını yaptığı festivale Kazakistan asıllı yönetmen Assanali Aşimov onur konuğu olarak katılacak. Sekiz yıl aradan sonra dördüncüsü yapılacak olan festival sayesinde Türkiye&#8217;deki sinemaseverlerin Orta Asya ve Türk cumhuriyetlerindeki sinema sektörünü daha yakından tanıyacağını söyleyen Tüfekçioğlu, &#8220;Türkiye&#8217;de dinamik bir sinema sektörü var. Bunlara Batı&#8217;dan ve Hollywood&#8217;dan örnekler gösteriliyor. Ancak birileri yönlendirmezse bu insanların Türk dünyasındaki filmleri görme imkanı yok. Biz de buna küçük de olsa bir katkıda bulunmak istedik. Türk sinema izleyicisine Batı sinemasının dışında Doğu&#8217;da da çok ciddi bir sinemanın olduğunu göstermek istiyoruz.&#8221; diyor. Film seçimlerinde bu toplulukların milli sinemalarından örnekler seçmeye özen gösterdiklerini de söyleyen Tüfekçioğlu, tarihsel filmlerin yanında modern sinemadan da örneklerin izlenebileceğine dikkat çekiyor.</p>
<p>            Türk Dünyası Sinema Günl-eri&#8217;nin açılışı ve gala gecesi bugün İstanbul Üniversitesi Ord. Prof. Dr. Cemil Bilsel Salonu&#8217;nda yapılacak. Dört gün sürecek festivalde 39 film seyirciyle buluşacak. Film gösterimlerinin dışında açık oturumlar ve çeşitli sergiler de yer alıyor. Festivalde düzenlenecek panelin &#8216;Ustalara Saygı&#8217; bölümünde ise Cengiz Aytmatov, Halit Refiğ, Zeki Ökten ve Yücel Çakmaklı anılacak. Avrasya coğrafyasına yayılmış Türk ülkelerinin kültürel değerlerinin sinema yoluyla paylaşılmasını ve hızla gelişen dünyada ortak tarihî, kültürel değerler ışığında gelecek vizyonu oluşturmayı amaçlayan TDSG 2010 ile ilgili <a href="http://www.turkdunyasisinemagunleri.com">www.turkdunyasisinemagunleri.com</a> adresinden bilgi alınabilir.</p>
<p>İlk film Göçebeler&#8230;</p>
<p>            Üç gün sürecek festivalin film seçkisi, çeşitli festivallerde yer almış ve birçoğu ödüllü yapımlar. Uzun metraj, kısa film, belgesel film kategorilerinden oluşan gösterimlerin tamamı ücretsiz olarak izlenecek. Delikanlı-Özbekistan, Kartallar-Tataristan, Mahkumlar-Azerbaycan, Güle Güle-Türkiye, Bibinur-Tataristan ve Kuş Ayağı Rahmet-Başkurdistan gibi 39 film izlenebilecek. Festivalin ilk filmi &#8216;Göçebeler&#8217; İstanbul Üniversitesi Ord. Prof. Dr. Cemil Bilsel Salonu&#8217;nda bugün 20.00&#8242;de gösterilecek. Sergey Bodrov ve İvan Passer&#8217;in yönettiği filmde Kuno Becker, Jay Hernandez, Jason Scott Lee rol alıyor. Kazak boyları, ellerinde fırsat varken düşman Çungarların saldırılarına karşı birleşmeyi beceremezler. Çungar kıyımlarından kaçmak için birçok kişi kabilesini bırakarak göç etmek zorundadır. (0212 219 22 93) ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/turk-dunyasi-sinema-gunlerinde-bulusuyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Heykeltıraş Aksoy&#8217;dan &#8216;insan halleri&#8217;</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/heykeltiras-aksoydan-insan-halleri</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/heykeltiras-aksoydan-insan-halleri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 10:53:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2615</guid>
		<description><![CDATA[               Heykeltıraş Mehmet Aksoy&#8217;un &#8216;İnsan Halleri&#8217; adlı sergisi, Galeri Işık Teşvikiye&#8217;de sanatseverleri bekliyor. 
  
               Sergide sanatçının farklı boyutlarda, mermer, taş ve bronz döküm olarak çalışılan 38 heykeli yer alıyor. Aksoy, sergideki işlerini ve sanat hayatını şöyle ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>               Heykeltıraş Mehmet Aksoy&#8217;un &#8216;İnsan Halleri&#8217; adlı sergisi, Galeri Işık Teşvikiye&#8217;de sanatseverleri bekliyor.<img class="alignright size-full wp-image-2616" title="aksoy" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/02/aksoy.jpg" alt="aksoy" width="200" height="160" /> <br />
  <br />
               Sergide sanatçının farklı boyutlarda, mermer, taş ve bronz döküm olarak çalışılan 38 heykeli yer alıyor. Aksoy, sergideki işlerini ve sanat hayatını şöyle açıklıyor: &#8220;Ben 45 senedir kendime sadık olmaya çalışıyorum. Sanatımla hayatım, düşüncelerim, duygularım, bire bir olsun, örtüşsün istiyorum. Dünya sanat mirasını özümsemeye; Mısır, Asur, Hint, Maya, Afrika sanatından el almaya çalışıyorum. Sanatın özünü bozmayan her türlü yeniliğe, tekniğe, teknolojiye açığım, yeter ki sonuç heykel olsun. İçimdeki sanatçı benle iyi geçinmeye çalışıyorum. Zor beğenir, zoru sever, hep neden olmasın der, hep yeni fikirlerle rüyalarıma girer, o kendine ihanet ettirmez, neşeli de olsam, üzgün de olsam o hep oradadır. O her durumu heykele dönüştürmek ister. Bana acımaz, beni, fizik gücümü, el becerimi, ustalığımı acımasızca kullanır, yorgunluk tanımaz, ayaklarım, dizlerim tutmasa bile &#8216;çalış bitir şunu&#8217; der.&#8221; Sergi, Galeri Işık Teşvikiye&#8217;de 6 Mart&#8217;a kadar görülebilir. KÜLTÜR SANAT ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/heykeltiras-aksoydan-insan-halleri/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>2009&#8242;da Milli Saraylar&#8217;ı 1 milyon kişi gezdi</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/2009da-milli-saraylari-1-milyon-kisi-gezdi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/2009da-milli-saraylari-1-milyon-kisi-gezdi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 10:52:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2613</guid>
		<description><![CDATA[            TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı bünyesinde bulunan tarihi saray, köşk ve kasırlar 2009 yılında da yerli ve yabancı ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. 
  
              2009&#8242;da Milli Saraylar Daire Başkanlığı&#8217;na bağlı saray, köşk ve kasırları yerli ve ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>            TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı bünyesinde bulunan tarihi saray, köşk ve kasırlar 2009 yılında da yerli ve yabancı ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. <br />
  <br />
              2009&#8242;da Milli Saraylar Daire Başkanlığı&#8217;na bağlı saray, köşk ve kasırları yerli ve yabancı toplam 1 milyon 113 bin ziyaretçi gezdi ve bu ziyaretçilerden 9 milyon 588 bin TL gelir elde edildi. 818 bin kişiyle Dolmabahçe Sarayı, 2009&#8242;da Milli Saraylar arasında en çok ziyaretçi çeken mekân olurken, Beylerbeyi Sarayı geçtiğimiz yıl içinde 157 bin ziyaretçiyi ağırladı. Yıldız Şale Kasrı, Küçüksu Kasrı, Maslak Kasrı, Ihlamur Kasrı, Florya ve Yalova Atatürk köşkleri ise 137 bin yerli ve yabancı ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. KÜLTÜR SANAT ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/2009da-milli-saraylari-1-milyon-kisi-gezdi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Batı resminin ustaları ayağımıza geliyor</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/bati-resminin-ustalari-ayagimiza-geliyor</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/bati-resminin-ustalari-ayagimiza-geliyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 10:44:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2608</guid>
		<description><![CDATA[        Portakal Sanat ve Kültür Evi, &#8220;Monet&#8217;den Picasso&#8217;ya Batı Resminin Büyük Ustaları&#8221; adlı sergiye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 
 
            Aralarında Claude Monet, Pablo Picasso, Salvador Dali, Pierre-Auguste Renoir, Marc Chagall, Joan Miro, Le Corbusier gibi dünyaca ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>        Portakal Sanat ve Kültür Evi, &#8220;Monet&#8217;den Picasso&#8217;ya Batı Resminin Büyük Ustaları&#8221; adlı sergiye ev sahipliği<img class="alignright size-full wp-image-2609" title="picasso" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/02/picasso.jpg" alt="picasso" width="127" height="160" /> yapmaya hazırlanıyor. <br />
 <br />
            Aralarında Claude Monet, Pablo Picasso, Salvador Dali, Pierre-Auguste Renoir, Marc Chagall, Joan Miro, Le Corbusier gibi dünyaca ünlü ressamların da olduğu 28 sanatçısının 36 eseri, 16-28 Şubat tarihleri arasında Nişantaşı&#8217;ndaki Portakal Sanat ve Kültür Evi&#8217;nde sergilenecek. Hemen belirtelim, bu bir müzayede değil, sergi&#8230; Fakat, sergi süresince aynı zamanda eserlerin satışı da yapılacak. Dünyanın dört bir yanında çeşitli müzelerde sergilenen ve özel koleksiyonlarda bulunan bu eserleri, kendi koleksiyonlarına katmak isteyenler acele etse iyi olur. Hafta içi 10.00-20.00 saatleri arasında ziyarete açık olacak mekân, sergi süresince pazar günleri de gezilebilecek. KÜLTÜR SANAT ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/bati-resminin-ustalari-ayagimiza-geliyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>!f İstanbul&#8217;da mahkûmluk halleri</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/f-istanbulda-mahkumluk-halleri</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/f-istanbulda-mahkumluk-halleri#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 10:43:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2605</guid>
		<description><![CDATA[            !f İstanbul 9. AFM Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali dün resmen başladı. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı&#8217;nın katkılarıyla gerçekleştirilen ve 21 Şubat&#8217;a kadar devam edecek festival kapsamında dün akşam Beyoğlu Fitaş Sineması&#8217;nda Jacques ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>            !f İstanbul 9. AFM Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali dün resmen başladı. İstanbul 2010 Avrupa Kültür<img class="alignright size-full wp-image-2606" title="if" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/02/if.jpg" alt="if" width="200" height="160" /> Başkenti Ajansı&#8217;nın katkılarıyla gerçekleştirilen ve 21 Şubat&#8217;a kadar devam edecek festival kapsamında dün akşam Beyoğlu Fitaş Sineması&#8217;nda Jacques Audiard&#8217;ın yönettiği &#8216;Yeraltı Peygamberi&#8217;nin (Un Prophete) galası yapıldı. <br />
  <br />
              Fransa&#8217;da bir hapishaneye kapatılan Malik Djabena&#8217;in yaşadıklarını anlatan bol ödüllü filmde Tahar Rahim ve Niels Arestrup rol alıyor. Çok sayıda davetlinin izlediği cezaevi filmlerine bugün bir yenisi daha ekleniyor. Nicolas Winding Refn&#8217;in yönettiği &#8216;Bronson&#8217; 22.00&#8242;de AFM Budak Caddebostan&#8217;da gösterilecek. Pusher üçlemesinden tanıdığımız Danimarkalı yönetmen filminde, 34 yıldır hapiste olan bir mahkumun hayatından yola çıkıyor. 19 yaşında bir gençken soygundan hapse giren Peterson&#8217;ı Tom Hardy oynuyor. Üç yıl içinde kurtulabilecekken sürekli arıza çıkardığı için hapishane günleri gittikçe uzuyor. Film, nedensiz şiddet ve şöhret kültürü üzerine sert bir yorum&#8230;</p>
<p>             Günün bir diğer filmi Singapur yapımı &#8216;Burada&#8217; (Here) festivalin &#8216;Keş!f&#8217; bölümünde seyirciyle buluşuyor. Ho Tzu Yen imzalı film, Türkçe altyazılı olarak 19.30&#8242;da AFM Budak Caddebostan&#8217;da gösterilecek. 2009 Cannes Film Festivali&#8217;nde seyirciyle buluşan &#8216;Burada&#8217;, Torino ve Varşova gibi pek çok prestijli festivallerde de izlenmişti. &#8216;Burada&#8217;, burada olmak, burada olmayı seçmiş olmak üzerine bir film. Yaşamak ve yaşadıklarını hatırlamak, film yapmak ve yaptığın filmleri seyretmek üzerine incelikli ve güçlü sorular soruyor. Film, kendi hakikatine ulaşmaya çalışan orta yaşlı He Zhizyuan&#8217;ın hikayesini anlatıyor.</p>
<p>KÜLTÜR SANAT ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/f-istanbulda-mahkumluk-halleri/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sinema Yasasını Çıkaranların Heykelini Dikeriz</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/sinema-yasasini-cikaranlarin-heykelini-dikeriz</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/sinema-yasasini-cikaranlarin-heykelini-dikeriz#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 10:32:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2601</guid>
		<description><![CDATA[           Film ve dizi setlerindeki ağır çalışma şartlarına tepkiler her geçen gün artıyor. &#8220;Sinema İş Yasası&#8221;nın bir an önce çıkmasını isteyen meslek temsilcileri, sanatçıların sigortalı olmadıkları için sağlık, emeklilik gibi özlük haklarından faydalanamamasından ve uzun ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>           Film ve dizi setlerindeki ağır çalışma şartlarına tepkiler her geçen gün artıyor. &#8220;Sinema İş Yasası&#8221;nın bir an önce<img class="alignright size-full wp-image-2602" title="kultur" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/02/kultur.jpg" alt="kultur" width="200" height="160" /> çıkmasını isteyen meslek temsilcileri, sanatçıların sigortalı olmadıkları için sağlık, emeklilik gibi özlük haklarından faydalanamamasından ve uzun süren çalışma saatlerinden yakınıyor. <br />
 <br />
  <br />
          Çoğumuz, medyaya yansıyan ışıltılı hayatlarına bakıp sanatçıların lüks içinde yaşayan insanlar olduğunu düşünürüz. Oysa sınırlı sayıda &#8216;ünlü&#8217;yü bir yana bırakırsanız, film ve dizilerden aşina olduğumuz &#8217;sanat emekçilerinin&#8217; hayatları hiç de sandığımız gibi değildir. Çoğunun sigortasız çalışması, sağlık, emeklilik gibi özlük haklarından faydalanamamaları, uzun süren çalışma saatleri, daha da önemlisi çalışma şartlarını düzenleyen bir yasanın olmayışı, sanatçıların mağdur olmalarına yol açan nedenler. Bu yüzden de setlerde başta oyunculuk olmak üzere çeşitli görev icra eden sanat emekçileri, sinemanın bir iş kolu haline getirilmesi ve acilen &#8220;Sinema İş Yasası&#8221;nın çıkarılması talebinde bulunuyor. <span id="more-2601"></span></p>
<p>          &#8216;Sinema Merkezi Başkanlığı&#8217; kurulması için 1,5 yıl önce çalışmalara başlayan Kültür ve Turizm Bakanlığı, hazırladığı tasarıyı ekim ayında sinema alanındaki sivil toplum kuruluşlarına gönderdi. Sinema Emekçileri Sendikası Sine-Sen, geçtiğimiz günlerde bu tasarıya internet sitesinde bir imza kampanyası düzenleyerek itiraz etti. Kampanyaya Şerif Gören, Zeki Ökten, Kazım Öz ve Tarık Akan gibi isimler destek verdi. Sendika, itirazında acilen Sinema İş Yasası&#8217;nın çıkarılması talebinde bulundu. Bunun üzerine DSP İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş da sendikanın kendisine gönderdiği mektubu dikkate alarak ocak ayı sonunda Meclis&#8217;e sinema emekçilerinin sorunlarıyla ilgili bir soru önergesi verdi.</p>
<p>           Sine-Sen&#8217;in karara itiraz gerekçesinde, özerk bir sinema kurumunun oluşturulması ve sinemanın bir iş kolu haline getirilerek acilen Sinema İş Yasası&#8217;nın çıkartılması isteniyor. Bunun da başlıca üç sebebi var: Sanatçıların genelde sigortalı olmadıkları için sağlık, emeklilik gibi özlük haklarından faydalanamaması, uzun süren çalışma saatleri ve mevsimlik işçi gibi iş garantisinin olmaması. Sine-Sen Yürütme Kurulu üyesi Murat Muslu, sigortalılık konusunda her ne kadar bazı yapımcılar olumlu adımlar atsa da bunun yeterli olmadığını söylüyor ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı&#8217;nın belge istemekle kalmayıp gerekirse setlere müfettiş göndermesini istiyor. Muslu, uzun çalışma saatleri konusunda ise kendilerinin memur gibi düzenli bir işe sahip olamayacağını, ama günde 18 saat de çalışmak istemediklerini ifade ediyor. Bu kadar yoğun çalışmaya bir bölümü neredeyse bir sinema filmi uzunluğunda (90-120 dk.) olan dizilerin sebep olduğunu dile getiriyor.</p>
<p>             Tiyatro Oyuncuları Derneği Yürütme Kurulu Üyesi Ali Yaylı da özellikle dizi setlerinde insanların sosyal güvencesiz, kayıt dışı çalıştırıldığını, bu sebeple çoğu arkadaşının mevsimlik işçi gibi sadece bir oyunda, dizide ya da filmde oynadığı gün sayısı kadar sigortalandığı için emekli olamadığını söylüyor. Aslında İş Yasası çıkartılması ve iş kolu oluşturulması Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;ndan ziyade Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı&#8217;nın görevleri arasında yer alıyor. Fakat Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü Sendikalar Dairesi Başkanı Hüseyin Aşçı, kendilerine hiçbir sinema sendikası veya meslek birliğinden resmi olarak böyle bir talebin gelmediğini söylüyor. Aşçı, sigortasız çalışma noktasında yapılan itirazlara, &#8220;Şikâyet geldiğinde müfettişler marifetiyle süratle o konuyu inceletiyoruz ve hiçbir müracaatı karşılıksız bırakmıyoruz.&#8221; cevabını veriyor.</p>
<p>Oyuncu aslında kimdir?</p>
<p>             Murat Muslu, oyuncuyu Kültür Bakan-lığı&#8217;nın sanatçı, Çalışma Bakanlığı&#8217;nın işçi, Maliye Bakanlığı&#8217;nın ise serbest meslek sahibi gördüğünü ifade ediyor. Muslu, &#8220;Sinema İş Yasası çıktığında herkesin mesleki konumu belli olacak.&#8221; diyor. Ali Yaylı, bu konuda bir adım daha ileri giderek kültür sanat iş kolunu ve sanat yasasını çıkaranların heykelini dikeceklerini söylüyor ve ekliyor: &#8220;Kayıt dışılıktan, vergi kaybından yakınıyor muyuz? Bu yasa çıktığında hem oyuncu özlük haklarını elde edecek hem de devlet, yatan sigortadan vergisini alacak.&#8221;<br />
Özerklik, ama nereye kadar!</p>
<p>             Sine-Sen, Sinema Merkezi başkanının bakanlık tarafından atanmasına itiraz ediyor ve bu kurumun tamamen özerk olmasını istiyor. Sinema ve Telif Hakları Genel Müdürü Abdurrahman Çelik ise kullanılan para bir kamu kaynağına ait olduğu için bunu ancak bir kamu biriminin idare edebileceğini, ama bu yapının hiçbir kamu kurumunda olmadığı kadar özerk çalışacağını ifade ediyor. Sendika ayrıca dizilerin de yasa kapsamına alınması gerektiğini savunurken, meslek birliklerinin birleştirilmesi fikrine itiraz ediyor. Fakat Abdurrahman Çelik, meslek birliklerinin birleştirilmesinin en başta sektöre katkı sağlayacağını düşünüyor: &#8220;Hangi eser kimde, kim kimin eserini koruyor, ne olduğu belli olmayan bir ortamda kullanıcıya gidilip ondan telif parası talep ediliyor. Meslek birlikleri de kendi toplayacakları gelirlerden mahrum oluyor.&#8221; ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/sinema-yasasini-cikaranlarin-heykelini-dikeriz/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türk sineması Berlin&#8217;e Renk Katıyor</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/turk-sinemasi-berline-renk-katiyor</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/turk-sinemasi-berline-renk-katiyor#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 10:30:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2598</guid>
		<description><![CDATA[        Almanya&#8217;nın başkenti Berlin&#8217;de 60.sı düzenlenen Uluslararası Film Festivali Berlinale yarın başlıyor. Festivalde 21 Şubat&#8217;a kadar farklı ülkelerden 400&#8242;e yakın film gösterilecek. 
  
          Festivalin yarışma, panorama ve forum gibi üç önemli bölümünde üç Türk filmi bulunuyor. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>        Almanya&#8217;nın başkenti Berlin&#8217;de 60.sı düzenlenen Uluslararası Film Festivali Berlinale yarın başlıyor. Festivalde<img class="alignright size-full wp-image-2599" title="ts" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/02/ts.jpg" alt="ts" width="200" height="160" /> 21 Şubat&#8217;a kadar farklı ülkelerden 400&#8242;e yakın film gösterilecek. <br />
  <br />
          Festivalin yarışma, panorama ve forum gibi üç önemli bölümünde üç Türk filmi bulunuyor. Toplamda ise Türk yapımı 5 film Berlin&#8217;de izleyiciyle buluşacak. Semih Kaplanoğlu&#8217;nun yönettiği ve başrollerinde Bora Alataş, Erdal Beşikçioğlu, Tülin Özen, Alev Uçarer ve Ayşe Altay&#8217;ın yer aldığı Bal, festivalin yarışma bölümünde &#8216;Altın Ayı&#8217; için yarışacak.</p>
<p>           Nuri Bilge Ceylan&#8217;ın &#8216;Kasaba&#8217;sı ile Tayfun Pirselimoğlu&#8217;nun &#8216;Pus&#8217;u forum bölümünde yer alırken, &#8216;panorama&#8217;da Reha Erdem&#8217;in &#8216;Kosmos&#8217; adlı filmi gösterilecek. Ayrıca Feo Aladağ&#8217;ın yönettiği ve baş rolünü Sibel Kekilli&#8217;nin oynadığı &#8216;Die Fremde&#8217; (Yabancı) adlı Alman filmi de festivalde gösterilecek filmler arasında. &#8216;Duvara karşı&#8217; ile 2004&#8242;te Altın Ayı&#8217;yı kazanan Fatih Akın&#8217;ın &#8216;Yaşamın Kıyısında&#8217;sı ise sanata katkılarından dolayı &#8216;Hommage&#8217; bölümünde gösterilecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı, festivalde açılacak standın organizasyonunu Ankara Sinema Derneği&#8217;ne verdi. Dernek Başkanı Ahmet Boyacıoğlu, geçtiğimiz yıla göre daha büyük bir stantta tanıtım çalışmalarını yürüteceklerini söyledi. Boyacıoğlu, &#8220;Kataloglar, uzun metrajlı filmlerin fragmanları ile kısa metrajlı filmlerin bulunduğu DVD&#8217;ler ve bir Türk müziği CD&#8217;si hazırlandı. Bunları dağıtacağız.&#8221; dedi. Berlinale&#8217;e, Leonardo DiCaprio, Shah Rukh Khan, Gerard Depardieu, Pierce Brosnan, Jeanne Moreau, Martin Scorsese, Ben Stiller, Ewan McGregor, Ben Kingsley, Michelle Williams ve Jackie Chan gibi ünlü isimlerin gelmesi bekleniyor.</p>
<p>BERLİN ZAMAN, AA ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/turk-sinemasi-berline-renk-katiyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>2009&#8242;da kişi başına 5 kitap düştü</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/2009da-kisi-basina-5-kitap-dustu</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/2009da-kisi-basina-5-kitap-dustu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 10:28:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2596</guid>
		<description><![CDATA[         Türkiye&#8217;de geçen yıl 31 bin 414 çeşit kitap yayınlamdı, 170 milyon 331 bin 457 bandrol satın alındı. Milli Eğitim Bakanlığı da 183 milyon 268 bin ders kitabı dağıttı. 
   
         Toplamda 353 milyon 599 bin 457 ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>         Türkiye&#8217;de geçen yıl 31 bin 414 çeşit kitap yayınlamdı, 170 milyon 331 bin 457 bandrol satın alındı. Milli Eğitim Bakanlığı da 183 milyon 268 bin ders kitabı dağıttı. <br />
   <br />
         Toplamda 353 milyon 599 bin 457 kitap üretildi, kişi başına düşen kitap sayısı beş oldu. Her beş kitaptan üçü korsan olduğu düşünüldüğünde, kişi başına düşen kitap sayısı 7,7&#8242;ye ulaşıyor. Değerlendirmeye, bandrol alınması gerekmeyen kitaplar dahil edilmedi.</p>
<p>KÜLTÜR SANAT ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/2009da-kisi-basina-5-kitap-dustu/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bahtiyar Vahapzade Ölümünün Birinci Yılında Anılacak</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/bahtiyar-vahapzade-olumunun-birinci-yilinda-anilacak</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/bahtiyar-vahapzade-olumunun-birinci-yilinda-anilacak#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 11:03:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2592</guid>
		<description><![CDATA[          Azerbaycan özgürlük hareketlerinin öncülerinden şair Bahtiyar Vahapzade, ölümünün birinci yılında &#8216;Azatlığın Sesi Bahtiyar Vahapzade&#8217; adlı uluslararası sempozyumla anılacak. 
  
          Sempozyum, 13-14 Şubat günlerinde Ardahan Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu&#8217;nda gerçekleşecek. Ardahan Valiliği, Atatürk Kültür Merkezi, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>          Azerbaycan özgürlük hareketlerinin öncülerinden şair Bahtiyar Vahapzade, ölümünün birinci yılında &#8216;Azatlığın Sesi Bahtiyar Vahapzade&#8217; adlı uluslararası sempozyumla anılacak. <br />
  <br />
          Sempozyum, 13-14 Şubat günlerinde Ardahan Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu&#8217;nda gerçekleşecek.<img class="alignright size-full wp-image-2593" title="vahapzade" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/02/vahapzade.jpg" alt="vahapzade" width="200" height="160" /> Ardahan Valiliği, Atatürk Kültür Merkezi, Ardahan Üniversitesi ve Nahçivan Üniversitesi&#8217;nin birlikte düzenlediği sempozyumda, iki üniversiteden akademisyenler, Vahapzade&#8217;yi, mücadelesini ve şiirini anlatacaklar. 13 Şubat saat 09.00&#8242;da açılış töreni ile başlayacak programda iki günde altı oturum yapılacak. Açılışa, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, Nahçivan Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsa Habibbeyli, Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Osman Horata, Ardahan Valisi Mustafa Tekmen ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa İsen de katılacak. Eserlerinde özgürlük, yurt sevgisi, din gibi temaları işleyen Vahapzade&#8217;nin 40&#8242;ı aşkın şiir kitabı 11 ilmi eseri, 2 monografisi, çeşitli piyesleri ve yüzlerce makalesi bulunuyor.</p>
<p style="text-align: right;"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/bahtiyar-vahapzade-olumunun-birinci-yilinda-anilacak/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Masal peşinde otuz yıl</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/masal-pesinde-otuz-yil</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/masal-pesinde-otuz-yil#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 11:01:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2589</guid>
		<description><![CDATA[            Yücel Feyzioğlu modern çağın masal anlatıcılarından biri. Sözlü geleneğin bereketli ovası Kars&#8217;tan bir masal trenine binmiş ve bir daha inmemiş. 30 yılda Türk dünyasından derlediği onlarca kitabı ülkedeki çatışma ortamına çare olarak sunuyor: &#8220;Çocuklarımız ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>            Yücel Feyzioğlu modern çağın masal anlatıcılarından biri. Sözlü geleneğin bereketli ovası Kars&#8217;tan bir masal<img class="alignright size-full wp-image-2590" title="feyzioglu" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/02/feyzioglu.jpg" alt="feyzioglu" width="200" height="160" /> trenine binmiş ve bir daha inmemiş. 30 yılda Türk dünyasından derlediği onlarca kitabı ülkedeki çatışma ortamına çare olarak sunuyor: &#8220;Çocuklarımız ortak kültürümüzün masallarıyla büyürse 20 yıl sonra daha hoşgörülü bir toplum oluşur.&#8221; <br />
 </p>
<p>             Masallarla bezeli bir dünyaya doğarsa kişi masal gibi bir hayat yaşayabilir. Yücel Feyzioğlu gibi&#8230; Sözlü kültürün mümbit ovası Kars&#8217;ta anasının dokuduğu güzelim bir kilimin üzerinde dünyaya gözlerini açan Feyzioğlu&#8217;nun babası da köyün masal anlatıcılarından biriymiş. Uzun kış gecelerinde misafir odasında toplanan köylüler kimi zaman Battal Gazi&#8217;yi kimi de Gülendam&#8217;ı dinlermiş. Binbir Gece Masalları gibi hep yarım kalan, bahara dek uzayıp giden destanlar, hikâyeler, masallar&#8230; Yaz gelip de yaylalara çıkılınca Hanım Sultan Nene çıkarmış ortaya, ay ışığının altında, çimenlerin üzerinde dinlenen &#8216;uykudan önceden masalları&#8217;nın en hoş yanı, çirkinin içindeki güzeli göstermeleri ve elbette hep mutlu sonla bitmeleri. Ataların çocukları umutlu bir hayata hazırlamak için icat ettikleri müthiş bir buluş: &#8220;Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine&#8230;&#8221; <span id="more-2589"></span></p>
<p>              Böyle bir çocukluk geçirmiş Yücel Feyzioğlu; ama aklına bir masal yazarı olmak gelmemiş yine de. Ne zaman ki, gökten düşen üç elma gibi, &#8216;üç şikâyet&#8217; çıkınca önüne, ayağında çarığı, elinde asası diyar diyar gezip masal toplayan bir adam oluvermiş. Başka kimin hayatı birileri onu şikâyet etti diye iyiye, güzele doğru gider ki! Masallarla büyüyen insanın gövdesinde kurşungeçirmez bir zırh peyda oluyor demek ki, en sinir bozucu dedikodular, laf taşımalar, şikâyetler bir bumerang gibi gerisin geriye dönüyor. Kahramanımızın hayatını güzelleştiren ilk şikâyet aynı sınıfta okudukları dayı kızından gelmiş. Çocukluk günlerine ait masum bir &#8216;ispiyonculuk&#8217; girişimi&#8230; Bir itiş kakış oluyor aralarında, çelme takma, saç çekme derken dayı kızı elindeki müthiş kozu kullanıyor: &#8220;Öğretmenim, Yücel kızlara mektup yazıyor.&#8221; Ortada ne mektup var hâlbuki ne aşk; dededen nineden duyulan masalların şiirlerin temize çekildiği bir defter geçiyor öğretmenin eline ve hayretini gizleyemiyor: &#8220;Çocuğum sen büyüyünce yazar olacaksın.&#8221; Yücel Feyzioğlu ilk o zaman düşünüyor işte yazar olmayı; ama yetmez, masalcı amcanın zuhur etmesi için daha iki elma, ah hayır, iki şikâyet daha düşmesi lâzım gökten. İkinci de çok gecikmiyor. Köyünde parayı bastırıp otlakları kullanan ve yoksul köylüleri mağdur eden kendi ailesini eleştirmek için yazdığı roman akrabaları tarafından şikâyet edilince komünizm propagandası yapmak suçuyla sanık sandalyesine oturuyor. Sene 1972, sıkıyönetim yılları, dert anlatmak kolay değil, nitekim altı yıl hapis cezasına çarptırılıyor; ancak babasının girişimiyle Almanya&#8217;ya iltica ediyor. &#8220;İyi ki de şikâyet etmişler beni&#8221; diyor şimdi&#8221; &#8220;Yoksa masallarla yolum bir daha kesişmezdi.&#8221; Peki, Almanya&#8217;da ne oldu ki yolu yine masallarla buluştu? Yetmişli yılların başı, göçmen Türklerin çocuklarını yanlarına aldırdığı yıllar, anne babasına kavuşmuş; ama köyünden, kültüründen, dilinden koparılmış bocalayan çocukların ilk öğretmenlerinden biri olarak çıkıyor karşımıza bu kez Yücel Feyzioğlu. Çocuklara bütün dersleri masalla anlatmak gibi sıra dışı bir yöntem izliyor; ama bu kez de Türkiye&#8217;ye dönüp cezaevine girmesini isteyen dönemin Türk konsolosunun hışmına uğruyor. İşte son şikâyet ya da kahramanımızı mutlu sona yaklaştıran son adım. Dersi dinlemek ve bir karara varmak için arka sıralardan birine oturan Alman milli eğitim müdürü, teneffüse rağmen dışarı çıkmayan çocuklarla ilk defa karşılaştığından olsa gerek; &#8220;Kutlarım&#8221; diyor masalcı öğretmene: &#8220;Anlattıklarınızı kayıt altına almalısınız ve bu yöntemi bizim öğretmenlere de anlatmalısınız.&#8221; Altı ayda bir yenilenmesi gereken öğretmenlik sözleşmesi süresiz uzatılıyor ve Feyzioğlu&#8217;nun doğaçlama anlattığı &#8220;Kartal Ağabeyle Keloğlan&#8221; masalı hem Türkçe hem Almanca olarak basılıp bütün okullara ve kütüphanelere dağıtılıyor.</p>
<p>               Almanya&#8217;da böyle hoşluklar olurken Türkiye başka bir zaman dilimini yaşamaktadır. 12 Eylül 1980 darbesiyle hayatın renkleri iyice solmuş, gözlerin feri sönmüş ve Yücel Feyzioğlu kendisini yargılanmak üzere ülkeye çağıran Evren hükümetine &#8220;Gelip biz sizi yargılayacağız&#8221; dediği için vatandaşlıktan atılmıştır. Türkiye&#8217;ye dönme ihtimali hepten kaybolunca biraz soluklanmak için gittiği Azerbaycan&#8217;da bir cümle duyar ve o güne değin binip dolaştığı masal treninden bir daha inemeyeceğini anlar. Şöhretli yazar Elçin, Feyzioğlu&#8217;nun kalemini çok &#8216;şirin&#8217; bulmuştur ve ondan bir ricası vardır: &#8220;Sen, Türk Dünyasının masallarını derlemelisin.&#8221;</p>
<p>                  Yücel Feyzioğlu&#8217;nun Türkçe konuşan 22 ülkenin masallarını derleyip kitaplaştırma süreci işte böyle başlıyor. Azerice dokümanları incelemek için Kril alfabesi öğreniyor, önceden derlenmiş kitapları toplayıp âşık kahvelerindeki masalcıları dinliyor. Ve o günlerde Türk dünyası masallarına ait en zengin arşivin Moskova ve Almanya kütüphanelerinde olduğunu görüyor. Bir çizgiyi bile kaydeden ve koruma altına alan bu ülkelerden Yakutlara, Azerilere, Kırgızlara, Kazaklara, Uygurlara, Tatarlara, Başkurtlara ve daha birçok Türk toplumuna ait binlerce masal derliyor; ama kitaplaştırmak için en ünlü masal kahramanlarını seçiyor. Bunca çaba, 30 yılı aşkın bir zaman diliminde o ülkeden bu ülkeye, o kitaplıktan bu kitaplığa sürüp giden bu zahmet ne için peki? Gayet esaslı bir cevabı var Feyzioğlu&#8217;nun; &#8220;Çocuklarımızın bu masallarla yetiştirilmesi lazım ki ülkedeki çatışmalar çözülsün. Çocuk daha ana karnına düşer düşmez bu masallar beşiğinin başına konulacak ki yirmi yıl sonra ülkemiz aydınlığa kavuşsun.&#8221; Bir yıl önce Kardeş Yayınlar tarafından basılan 22 cilt masala, 6 Anadolu masalları kitabı ve 4 Kürt masalları kitabı eklendikten sonra masal projesi tamamlanmış sayılacak; ama Yücel Feyzioğlu ancak, kitaplar yurt genelindeki bütün çocuklara ulaştığı zaman huzura erecek. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/masal-pesinde-otuz-yil/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>FKM TİYATROSU&#8217;NUN BEĞENİ İLE İZLEYECEĞİNİZ YENİ OYUNU &#8216;YOLUN AÇIK OLSUN&#8217; 6 ŞUBAT&#8217;TAKİ PRÖMİYERİYLE SİZLERLE</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/fkm-tiyatrosunun-begeni-ile-izleyeceginiz-yeni-oyunu-yolun-acik-olsun-6-subattaki-promiyeriyle-sizlerle</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/fkm-tiyatrosunun-begeni-ile-izleyeceginiz-yeni-oyunu-yolun-acik-olsun-6-subattaki-promiyeriyle-sizlerle#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 13:27:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<category><![CDATA[Kendi Kültür Dünyamız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2575</guid>
		<description><![CDATA[…VE YOLUN AÇIK OLSUN 
            
         Tuna Boyu, Hırsız, Hacata, O’nu Beklerken gibi oyunlarıyla göz dolduran FKM Tiyatrosu,  izleyicisinin beğenisi, fikirleri ve talepleri doğrultusunda; sahneleme ve oyunculuk açısından kendini geliştirerek yol almaktadır. Bu yolculukta bünyesine ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="font-family: Arial; font-size: 14pt;"><img class="alignright size-medium wp-image-2579" title="Yolun Açık Olsun" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/01/1-300x199.jpg" alt="Yolun Açık Olsun" width="300" height="199" />…VE YOLUN AÇIK OLSUN </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-spacerun: yes;">         </span>Tuna Boyu, Hırsız, Hacata, O’nu Beklerken gibi oyunlarıyla göz dolduran FKM Tiyatrosu,<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>izleyicisinin beğenisi, fikirleri ve talepleri doğrultusunda; sahneleme ve oyunculuk açısından kendini geliştirerek yol almaktadır. Bu yolculukta bünyesine yeni bir halka daha eklemeye hazırlanan FKM Tiyatrosu, yoğun bir çalışma temposundan sonra 6 Şubat’ta prömiyeri yapılacak olan,<strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"> ‘Yolun Açık Olsun’ <span style="mso-spacerun: yes;"> </span></strong>adlı tiyatro oyununu siz tiyatro severlerin beğenisine sunmaktan mutluluk duyar.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-spacerun: yes;">         </span><span style="mso-spacerun: yes;"> </span>‘Kendi Kültür Dünyamız’, fikriyle çalışmalarına başlayan FKM Tiyatrosu, sahnelediği oyunlarda gerek konu, gerekse karakter olarak her zaman ‘kendimizden’ bir şeyler bulmamızı başarmıştır. Tüm bu düşünceler doğrultusunda daha iyi oyunlar sahnelemek adına, geleneği değiştirmeden ama daha da geliştirerek yeni oyununda, <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>bu defa kalanların hikâyesini, iç çatışmalarını, ahiret hayatı ve yaşanılan dünya çıkmazını; sevgi, aile ve inanç üzerinden başarılı bir şekilde vermeye gayret göstermektedir. Yapılan sorgulamalar sonrasında, kahramanlarımız her zaman kendi seçtikleri yoldan yürümek zorunda kalır. ‘’İnsanların tercihlerini çevreleri tetikler ama <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>insanlar nihai kararlarını, inançları çerçevesinde verirler.’’ Bu kararlardaki zorluklara, kişilerde yol açtıkları yıkımlara ve dirilişlere şahit olduğumuz oyunda, yaşanılan dram izleyicide bir hüzün meydana getirirken; ustalıkla serpiştirilmiş esprilerdeyse, izleyici kendini gülmekten alıkoyamıyor. <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>Hakan başarılı bir öğrencidir ve Amerika’da nişanlısıyla eğitimlerine devam edecekleri mutlu bir geleceğin hayalini kurmaktadır. Fakat bu, bu kadar da kolay olmayacaktır. Çünkü<img class="alignright size-medium wp-image-2581" title="Yolun Açık Olsun" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/01/3-300x199.jpg" alt="Yolun Açık Olsun" width="300" height="199" /> Hakan’ın planı dahilinde olmayan gelişmeler, onu hiç ummadığı yerlere götürecektir. Sonuçta kendisi gibi olmayan ama kendisiyle aynı sınavlara tabi olan insanlarla tanışır. Cevat ve Cevriye çocuklarının ölümü, Numan, Menekşe ve Sebati ise insani değerler üzerinden gerçekleşen bir imtihan içerisindedirler. Nitekim bilinçli bir tercihle başlayan bu inanç yolculuğu bazen isyanla, bazen gözyaşlarıyla tercihin doğruluğunu sorgulama yoluna kadar gider. Her şeye rağmen, verilen kararda yol almak zamanıdır; arkada kalanlaraysa, ‘<strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Yolun Açık Olsun’</strong> demek kalır. <span style="mso-spacerun: yes;"> </span><span style="mso-spacerun: yes;"> </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-spacerun: yes;">             </span><span style="mso-spacerun: yes;"> </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="mso-spacerun: yes;">         </span>Oyuncular , İki ay süren metin çalışmasından sonra , beş aylık yoğun bir prova süreci geçirmişlerdir.  çalışmalar sırasında darbuka (36 saat) ve klarnet (8 saat) dersleriyle ; FKM Tiyatrosu , müzikal tadındaki tiyatro oyunuyla bir ilke daha imza atmıştır.  Gölge oyunu sahnelemesine başka bir açıdan baktıran yönetmen, oyun içerisindeki hikayeyi soyutsal anlatımdan kurtarıp, zihinde daha da anlaşılır hale getirmeye çalışmıştır. FKM yönetimi tarafından kurgusu yapılan oyunu; Ramiz Çetintürk, Erdem Baki, M. Alp Arslan kaleme almıştır. Yönetmenliğini Necati Şahin’in üstlendiği oyunun, Dramaturjisini Ebru Aksakallı, Işık tasarımını Devlet Tiyatrosunun başarılı ve ödüllü isimlerinden </span><span style="font-family: Verdana; color: #182000; mso-bidi-font-family: Tahoma;">(Tiyatro Tiyatro Dergisi 2004 yılı Işık Tasarımcısı ödülü),</span></span><span style="font-family: Verdana; color: #182000; font-size: 10pt; mso-bidi-font-family: Tahoma;"> </span><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana; color: #182000; mso-bidi-font-family: Tahoma;">Afife Jale Tiyatro Ödülleri &#8220;Kır&#8221; ve &#8220;Full Yaprakları&#8221; isimli oyunlarla ışık tasarımı adayı olan Enver Başar yapmıştır. </span><span style="font-family: Arial;">Sahne tasarımını ise; yine Devlet tiyatrolarının tanınmış ve başarılı isimlerinden olan Burhan Yılmaz( Kral Dairesi) gerçekleştirmiştir. 2010 sezonuna oyunculuk ve bambaşka bir sahnelemeyle merhaba diyen bu yeni oyuna bizde emek veren herkese, <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">“Yolunuz Açık Olsun” diyoruz.</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><strong></strong></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/fkm-tiyatrosunun-begeni-ile-izleyeceginiz-yeni-oyunu-yolun-acik-olsun-6-subattaki-promiyeriyle-sizlerle/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>FIRAT KÜLTÜR MERKEZİ’NDE PÜRÜZSÜZ BİR İLETiŞİM DEVRİ DAHA BAŞLIYOR…</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/puruzsuz-bir-iletisim-devri-daha-basliyor%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/puruzsuz-bir-iletisim-devri-daha-basliyor%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2010 12:30:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2559</guid>
		<description><![CDATA[ 
Yaşadığımız dünyada iletişimin temeli, insanları anlamak ve doğru irtibat kurmakla başlıyor. Özellikle anadilde duru bir anlatımdan gittikçe uzaklaşmak, karşılıklı yanlış anlamalara varacak derecede telaffuz hataları yapmak, hem günlük hayatta, hem iş hayatında iletişim kazalarına ve ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Yaşadığımız dünyada iletişimin temeli, insanları anlamak ve doğru irtibat kurmakla başlıyor. Özellikle anadilde duru bir anlatımdan gittikçe uzaklaşmak, karşılıklı yanlış anlamalara varacak derecede telaffuz hataları yapmak, hem günlük hayatta, hem iş hayatında iletişim kazalarına ve başarısızlıklara neden olabiliyor. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Toplumumuzda iletişim bu denli önemliyken, göz ardı ettiğimiz bu sanatın temeli, doğru yönlendirmelerle hayata geçirilen iyi bir eğitimden geçiyor. Evde, sokakta, işyerinde yani insanın olduğu her yerde hayatınızı kolaylaştırmak ve iletişim becerilerinizi geliştirmek adına bu eğitimi size Fırat Kültür Merkezi sunuyor. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Duru bir Türkçe konuşmanın yanında akıcı ve etkileyici konuşmalar yapmak, heyecanını kontrol altına alarak bilgi birikimlerinizi daha kolay paylaşmak, alacağınız bu eğitimden sonra çok daha kolay hale gelecek. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Hayatımızdaki iletişim pürüzlerini önlemek için, alanında uzman eğitimcilerimizle nezih bir ortamda iletişim kaygılarınızı ortadan kaldıracak bir eğitim sisteminde, sizi tekrar hayata hazırlıyoruz. Bu kaliteden faydalanmak için sizleri de FKM’ ye bekliyoruz.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;">Eğitimlerimiz herkese ulaşabilmek</span><span style="font-family: Times New Roman;"> </span><span style="font-family: Arial;">için gündüz ve akşam sınıfı olmak üzere iki programdan oluşacaktır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"><em style="mso-bidi-font-style: normal;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: Times New Roman;">Gündüz Eğitim Programı;</span></span></span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: Times New Roman;">Eğitim günleri: Salı – Perşembe</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: Times New Roman;">Saat: 14:00 – 16:00</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: Times New Roman;">Süre: 2,5 ay</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: Times New Roman;">Eğitmen: <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">ASIM YILDIRIM</strong> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: Times New Roman;">Başlama tarihi: 2 Şubat 2010</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: Times New Roman;"><a href="http://www.asimyildirim.com">www.asimyildirim.com</a> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"><em style="mso-bidi-font-style: normal;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: Times New Roman;">Akşam Eğitim Programı;</span></span></span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: Times New Roman;">Eğitim Günleri: Cuma</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: Times New Roman;">Saat: 18:00 – 21:00</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: Times New Roman;">Süre: 4 ay</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: Times New Roman;">Eğitmen: <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">ÖZGÜR ÇOBAN</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: Times New Roman;">Başlama tarihi: 5 Şubat 2010</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: Times New Roman;"><a href="http://www.ozgurcoban.com">www.ozgurcoban.com</a> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: Times New Roman;"> </span></span></p>
<p class="metin" style="text-indent: 0cm; margin: 0cm 0cm 2.25pt; tab-stops: dotted 269.3pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Kayıtlar 11 Ocak – 31 Ocak tarihleri arası yapılacaktır. </span></span></p>
<p class="metin" style="text-indent: 0cm; margin: 0cm 0cm 2.25pt; tab-stops: dotted 269.3pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Bilgi ve Kayıt için; <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">0212 517 46 97</strong> no.lu telefonlarımızı arayabilirsiniz.</span></span></p>
<p class="metin" style="text-indent: 0cm; margin: 0cm 0cm 2.25pt; tab-stops: dotted 269.3pt;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"><img class="size-medium wp-image-2560      aligncenter" title="diksiyon-copy" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/01/diksiyon-copy-300x232.jpg" alt="diksiyon-copy" width="300" height="232" /></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/puruzsuz-bir-iletisim-devri-daha-basliyor%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kültür-Sanat Günlüğü</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/kultur-sanat-gunlugu</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/kultur-sanat-gunlugu#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2010 12:16:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2572</guid>
		<description><![CDATA[Tiyatro İstanbul&#8217;un sahnelediği, Gencay Gürün&#8217;ün yönettiği &#8216;Çılgın Ruh adlı oyunun galası, bu akşam saat 21.00&#8242;de Profilo Kültür Merkezi&#8217;nde. (0212 216 40 70) 
 
 TRT Çukurova Radyosu ve Mersin Devlet Klasik Türk Müziği Korosu&#8217;nun işbirliği ile yarın saat ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tiyatro İstanbul&#8217;un sahnelediği, Gencay Gürün&#8217;ün yönettiği &#8216;Çılgın Ruh adlı oyunun galası, bu akşam saat 21.00&#8242;de Profilo Kültür Merkezi&#8217;nde. (0212 216 40 70) <br />
 <br />
 TRT Çukurova Radyosu ve Mersin Devlet Klasik Türk Müziği Korosu&#8217;nun işbirliği ile yarın saat 16.00&#8242;da Mersin&#8217;de TRT Çukurova Müdürlüğü Konser Stüdyosu&#8217;nda canlı konser verilecek.</p>
<p>ESAM çarşamba konferanslarında gazeteci-yazar Mustafa Özcan yarın Ankara Balgat&#8217;ta ESAM genel merkezinde saat 19.00&#8242;da &#8220;Yemen&#8217;de neler oluyor?&#8221; başlıklı bir konuşma yapacak. (0312 287 63 7) ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/kultur-sanat-gunlugu/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Avatar&#8217; Altın Küre&#8217;yi aldı, Oscar&#8217;ı bekliyor</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/avatar-altin-kureyi-aldi-oscari-bekliyor</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/avatar-altin-kureyi-aldi-oscari-bekliyor#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2010 12:15:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2569</guid>
		<description><![CDATA[Altın Küre ödülleri önceki akşam Beverly Hills&#8217;te düzenlenen törenle sahiplerini buldu. 
  
En iyi film ödülünü &#8216;tüm zamanların en yüksek gişe rekoru&#8217;nun sahibi Titanic&#8217;le yarışan Avatar aldı. Filmin yönetmeni James Cameron en iyi yönetmen ödülüne layık görüldü. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Altın Küre ödülleri önceki akşam Beverly Hills&#8217;te düzenlenen törenle sahiplerini buldu.<img class="alignright size-full wp-image-2570" title="avatar" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/01/avatar.jpg" alt="avatar" width="200" height="160" /> <br />
  <br />
En iyi film ödülünü &#8216;tüm zamanların en yüksek gişe rekoru&#8217;nun sahibi Titanic&#8217;le yarışan Avatar aldı. Filmin yönetmeni James Cameron en iyi yönetmen ödülüne layık görüldü. Usta yönetmen Martin Scorsese&#8217;ye &#8216;Cecil B. DeMille Hayat Boyu Başarı Ödülü&#8217; verildi. Altın Küre&#8217;de ödüller şu şekilde dağıldı:</p>
<p>SİNEMA</p>
<p>Drama dalında</p>
<p>En iyi film: Avatar, En iyi yönetmen: James Cameron, Kadın oyuncu: Sandra Bullock (The Blind Side), Erkek oyuncu: Jeff Bridges (Crazy Heart), Yardımcı kadın oyuncu: Mo&#8217;Nique (Precious), Yardımcı erkek oyuncu: Christoph Waltz (Inglourious Basterds), Senaryo: Jason Reitman, Sheldon Turner (Up in the Air), En iyi animasyon: Up, En iyi müzik: Michael Giacchio <span id="more-2569"></span></p>
<p>Müzikal veya komedi dalında</p>
<p>En iyi film: The Hangover, Kadın oyuncu: Meryl Streep (Julie&amp;Julia), Erkek oyuncu: Robert Downey Jr. (Sherlock Holmes), En iyi şarkı: The Weary Kind (Crazy Heart), Yabancı dilde en iyi film: White Ribbon (Almanya)</p>
<p>TELEVİZYON ÖDÜLLERİ</p>
<p>Drama dalında</p>
<p>En iyi drama: Mad Men, Kadın oyuncu: Julianne Margulies (The Good Wife), Erkek oyuncu: Michael C. Hall (Dexter)</p>
<p>Müzikal veya komedi dalında</p>
<p>En iyi dizi: Glee, Kadın oyuncu: Toni Collette (United States of Tara), Erkek oyuncu: Alec Baldwin (30 Rock)</p>
<p>Mini dizi veya filmi</p>
<p>En iyi mini dizi veya film: Grey Gardens, Kadın oyuncu: Drew Barrymore (Grey Gardens), Erkek oyuncu: Kevin Bacon (Taking Chance), Yardımcı kadın oyuncu: Chloe Sevigny (Big Love)</p>
<p>Yardımcı erkek oyuncu: John Lithgow (Dexter), YAŞAM BOYU BAŞARI: Martin Scorsese</p>
<p>ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/avatar-altin-kureyi-aldi-oscari-bekliyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Uzak&#8217; Japonya&#8217;ya gelecek diye bekliyorum</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/uzak-japonyaya-gelecek-diye-bekliyorum</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/uzak-japonyaya-gelecek-diye-bekliyorum#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2010 12:13:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2566</guid>
		<description><![CDATA[           Biz ülkenin sert gündemine ve birazcık da ışıltılı geçen İstanbul 2010 Kültür Başkenti etkinliklerine odaklanmışken İstanbul&#8217;da sessiz sedasız bir festival geçip gitti. 
 
          Türkiye&#8217;deki Japonya yılı kapsamında gerçekleştirilen Japon Filmleri Festivali, 15-17 Ocak günlerinde, Maçka ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>           Biz ülkenin sert gündemine ve birazcık da ışıltılı geçen İstanbul 2010 Kültür Başkenti etkinliklerine<img class="alignright size-full wp-image-2567" title="japon" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/01/japon.jpg" alt="japon" width="200" height="160" /> odaklanmışken İstanbul&#8217;da sessiz sedasız bir festival geçip gitti. <br />
 <br />
          Türkiye&#8217;deki Japonya yılı kapsamında gerçekleştirilen Japon Filmleri Festivali, 15-17 Ocak günlerinde, Maçka G-Mall sinemalarında izleyiciyle buluştu. &#8216;Yalancı Çiçek&#8217;, &#8216;Sallanmak&#8217; gibi filmlerin yanı sıra ülkesinde 3 milyon kişi tarafından izlenen &#8216;Sevgili Doktorum&#8217;un yönetmeni Miva Nişikava da festival dolayısıyla ülkemizdeydi. Festivalde yönetmenin bir doktoru merkeze alarak tıptaki sorunları perdeye taşıdığı Sevgili Doktorum filmi gösterildi. Katıldığı pek çok festivalden ödülle dönen Nişikava ile Japon sinemasını, Türk sinemasına bakışını, filmlerini besleyen kaynakları ve en önemlisi, Saraybosna Film Festivali&#8217;nde tanıştığı ve &#8220;Uzak filmini Japonya&#8217;da izlemek istiyorum.&#8221; dediği Nuri Bilge Ceylan ile ilgili düşüncelerini konuştuk.</p>
<p>         &#8216;Sevgili Doktorum&#8217;da bir bakıma taşra insanının kendi iç dünyasına dönüşünü anlatıyorsunuz. Kent-taşra ayrımı Japon sinemasında da var mı? <span id="more-2566"></span></p>
<p>          Sizde İstanbul dışında kalan yerlere taşra dendiği gibi bizde de aynı şey Tokyo için geçerli. Filmde buradaki bir doktorun yaşadıklarını anlattık. Taşrada doktor yok. Büyük şehirlerde tıp konusunda teknoloji de ileri. Ağır hastalar bile iyileştiriliyor. Böyle olunca da şehirli ölümü kabul edemez oluyor. Korkuyor&#8230; Oysa günün birinde ölüm mutlaka gelecek. Orada ölüm insanların yakınındaymış gibi. Yaşlısı çok. Şehirde de olsak ölümü kabullenmek lazım. Filmde bunu anlattım.</p>
<p>          Festivalde Japon filmlerini izleme imkânı bulanlar, kültürünüzü özellikle sinemanızı daha yakından tanıma fırsatı buldu. Bu konuda sizin beklentileriniz ne?</p>
<p>Çok mutluyum. Sinema sayesinde Türkler Japon, Japonlar da Türk kültürünü yakından tanıyacak.</p>
<p>Türk sinemasından ne kadar haberdarsınız, kimleri tanıyorsunuz yönetmen olarak?</p>
<p>            Bosna Film Festivali&#8217;nde Nuri Bilge Ceylan&#8217;ın &#8216;Uzak&#8217; filmini izledim. Hatta eşi Ebru Ceylan&#8217;la tanıştım ve dost oldum. Türkiye&#8217;den çıkan yetenekli bir yönetmen olduğunu öğrendim. Cannes&#8217;daki başarısını da biliyorum. Filmi çok beğendim ancak Japonya&#8217;da gösterilmemesine üzüldüm. Çok bekledim Japonca altyazı ile izlemeyi; ama olmadı. Gelir diye bekliyorum.</p>
<p>Neden gösterilmedi Japonya&#8217;da&#8230;</p>
<p>Son yıllarda dışarıdan gelen filmlerin sayısı azaldı. Buna çok üzülüyorum. Herkese bağıra bağıra söylemek istiyorum.</p>
<p>Japon sinemasındaki modern ve geleneksel ayrımına nasıl bakıyorsunuz? Siz kendinizi nerede görüyorsunuz?</p>
<p>            Batılılar gibi giyinip yediğimiz için de ister istemez benziyor. Japon düşünce yapısı da çok karmaşık. Bir kısmı gelenekselci, bir kısmı yenilikçi. Bu karmaşayı ortaya koyanlar var. Bana gelince şu anki aile yapısını yansıtıyorum daha çok.</p>
<p>               Uzakdoğu sinemasının Batı&#8217;ya ilham veren bir yönü var. Yedi Silahşörler&#8217;in Yedi Samuray&#8217;dan, Yıldız Savaşları&#8217;nın Saklı Kal&#8217;den, Bir Avuç Dolar ve Halka&#8217;nın Koruyucu&#8217;dan esinlenmesi ilk aklımıza gelenler. Sinemanız Batı&#8217;yı nasıl etkiliyor ve gelecekte Japon sinemasını nerede görüyorsunuz?</p>
<p>           Başka ülkelerin sinemamızdan ilham alması çok önemli. Bunda usta yönetmen Takaşi Kitano&#8217;nun rolü büyük. Gelecekle ilgili ise daha fazla sanat filmi çekme konusu zor diye düşünüyorum. Ancak sponsorlar bulup sayıyı artırmak gerekli. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/uzak-japonyaya-gelecek-diye-bekliyorum/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yeşilçam Ödülleri için yarış başladı</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/yesilcam-odulleri-icin-yaris-basladi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/yesilcam-odulleri-icin-yaris-basladi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2010 12:10:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2564</guid>
		<description><![CDATA[             Türk sinemasının Oscar Ödülleri olarak kabul edilen &#8216;Yeşilçam Ödülleri&#8217;, 23 Mart&#8217;ta düzenlenecek bir törenle üçüncü kez sahiplerini bulacak. 
  
            TÜRSAK Vakfı&#8217;nın Turkcell&#8217;in ana sponsorluğunda gerçekleştirdiği &#8216;Yeşilçam Ödülleri&#8217;nde 2009&#8242;da vizyona girmiş 62 Türk filmi yarışacak. Ödüller ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>             Türk sinemasının Oscar Ödülleri olarak kabul edilen &#8216;Yeşilçam Ödülleri&#8217;, 23 Mart&#8217;ta düzenlenecek bir törenle üçüncü kez sahiplerini bulacak. <br />
  <br />
            TÜRSAK Vakfı&#8217;nın Turkcell&#8217;in ana sponsorluğunda gerçekleştirdiği &#8216;Yeşilçam Ödülleri&#8217;nde 2009&#8242;da vizyona girmiş 62 Türk filmi yarışacak. Ödüller iki aşamalı bir seçici kurulun değerlendirmesi sonucu 11 dalda veriliyor. Film ekiplerinin ve sinema dünyasının temsilcilerinin yer aldığı Birinci Aşama Seçiçi Kurulu&#8217;nun her dalda belirlediği 5 aday film, oylama dosyaları ise 2.500 kişinin oluşturduğu ikinci aşamanın jürisine ulaştırılacak. Bu jüri beş aday içinden film, yönetmen, senaryo, görüntü yönetmeni, müzik, kadın oyuncu, erkek oyuncu, yardımcı kadın oyuncu, yardımcı erkek oyuncu, genç yetenek ve Turkcell ilk film dallarında &#8216;en iyi&#8217;leri belirleyecek. &#8216;En İyi Film&#8217; ödülünün sahibi 150 bin TL, &#8216;Turkcell İlk Film&#8217; ödülünün sahibi ise 30 bin TL&#8217;lik para ödülüyle desteklenecek. Bu yıl yarışacak filmler arasında Vavien, Neşeli Hayat, Kıskanmak, Mom Kız Kardeşim, Nefes, Güneşi Gördüm, Recep İvedik ve Başka Dilde Aşk gibi filmler gösteriliyor. KÜLTÜR SANAT ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/yesilcam-odulleri-icin-yaris-basladi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>FKM Müzik Okulu Açıldı</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/fkm-muzik-okulu-acildi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/fkm-muzik-okulu-acildi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 17:34:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2551</guid>
		<description><![CDATA[Fırat Kültür Merkezi, 2009–2010 eğitim sezonunda FKM Müzik Okulu ile yeni bir alanda hizmet vermeye başladı. Gitar, piyano, bağlama ve keman derslerinin verildiği okulda, ilgi oldukça yüksekti. Rahat ve sıcak bir ortamda olmanın avantajlarını yaşayan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fırat Kültür Merkezi, 2009–2010 eğitim sezonunda FKM Müzik Okulu ile yeni bir alanda hizmet vermeye<img class="alignright size-full wp-image-2554" title="Müzik Okulu FKm" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/01/pict0067.jpg" alt="Müzik Okulu FKm" width="273" height="173" /> başladı. Gitar, piyano, bağlama ve keman derslerinin verildiği okulda, ilgi oldukça yüksekti. Rahat ve sıcak bir ortamda olmanın avantajlarını yaşayan öğrenciler, müzik eğitimi almak için bu gibi rahat ve sıcak ortamların önemli olduğunu düşünüyorlar. Genç öğrencilerin aileleri de burayı tercih ettikleri için içlerinin rahat olduğunu belirtiyor. Enstrümanları kullanmaya başlayınca daha renkli bir ortam oluşturan sınıfın 30 yaştan 10 yaşa kadar öğrencisi var. FKM’nin kendi binasında eğitimleri verilmeye devam eden okulun ders saatleri haftanın 4 günü akşam saat 18:00 ile 20:00 arası yaplımaktadır.</p>

<div class="ngg-galleryoverview" id="ngg-gallery-47-2551">


	
	<!-- Thumbnails -->
		
	<div id="ngg-image-432" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/pict0003.jpg" title=" " class="thickbox" rel="muzikokulu2" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/thumbs/thumbs_pict0003.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-433" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/pict0049.jpg" title=" " class="thickbox" rel="muzikokulu2" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/thumbs/thumbs_pict0049.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-434" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/pict0055.jpg" title=" " class="thickbox" rel="muzikokulu2" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/thumbs/thumbs_pict0055.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-435" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/pict0067.jpg" title=" " class="thickbox" rel="muzikokulu2" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/thumbs/thumbs_pict0067.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-436" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/pict0142.jpg" title=" " class="thickbox" rel="muzikokulu2" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/thumbs/thumbs_pict0142.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-437" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/pict0143.jpg" title=" " class="thickbox" rel="muzikokulu2" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/thumbs/thumbs_pict0143.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-444" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/pict0092.jpg" title="KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA" class="thickbox" rel="muzikokulu2" >
				<img title="KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA" alt="KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/thumbs/thumbs_pict0092.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-438" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/pict0150.jpg" title=" " class="thickbox" rel="muzikokulu2" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/thumbs/thumbs_pict0150.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-443" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/pict0041_1.jpg" title=" " class="thickbox" rel="muzikokulu2" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/thumbs/thumbs_pict0041_1.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-439" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/pict0084.jpg" title=" " class="thickbox" rel="muzikokulu2" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/thumbs/thumbs_pict0084.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 		
	<div id="ngg-image-440" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/pict0121.jpg" title=" " class="thickbox" rel="muzikokulu2" >
				<img title=" " alt=" " src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/muzikokulu2/thumbs/thumbs_pict0121.jpg" width="100" height="75" />
			</a>
		</div>
	</div>
	 	 	
	<!-- Pagination -->
 	<div class='ngg-clear'></div>
 	
</div>


]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/fkm-muzik-okulu-acildi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Cennetin Kapıları&#8217; Avrupa yolunda</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/cennetin-kapilari-avrupa-yolunda</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/cennetin-kapilari-avrupa-yolunda#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 11:51:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2547</guid>
		<description><![CDATA[        Divriği Ulucami ve Şifahanesi&#8217;nin fotoğraflarından oluşan &#8216;Cennetin Kapıları&#8217; sergisi, &#8216;Fransa&#8217;da Türkiye Mevsimi&#8217; etkinlikleri çerçevesinde mart ayında Paris&#8217;e taşınıyor. 
 
             Mimar Cemal Emden&#8217;in fotoğraflarından oluşan sergi, UNESCO&#8217;nun Dünya Mimari Anıtları Listesi&#8217;ndeki tek Türk anıtı olan Divriği ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-2548" title="divrigi" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/01/divrigi.jpg" alt="divrigi" width="200" height="160" />        Divriği Ulucami ve Şifahanesi&#8217;nin fotoğraflarından oluşan &#8216;Cennetin Kapıları&#8217; sergisi, &#8216;Fransa&#8217;da Türkiye Mevsimi&#8217; etkinlikleri çerçevesinde mart ayında Paris&#8217;e taşınıyor. <br />
 </p>
<p>             Mimar Cemal Emden&#8217;in fotoğraflarından oluşan sergi, UNESCO&#8217;nun Dünya Mimari Anıtları Listesi&#8217;ndeki tek Türk anıtı olan Divriği Ulucami&#8217;nin yok olmaması için kamusal duyarlılık oluşturmak amacıyla geçtiğimiz nisan ayında İTÜ Mimarlık Fakültesi Taşkışla binasında açılmıştı. Ulucami yapılırken Mengücek Beyliği hükümdarı Ahmet Şah, din adamlarından külliyenin mimarı Hürrem Şah&#8217;a Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;deki cenneti anlatmalarını istemiş. Hürrem Şah da kendisine anlatılanlara mimari bir yorum getirerek, kuzey taç kapısını yapmış. Söz konusu kapıya &#8216;Cennet Kapısı&#8217; deniliyor. Serginin adı da buradan geliyor. Serginin küratörü Yüksek Mimar Hasan Basri Hamulu, sergiyi düzenlemekteki amaçlarına ulaşmaya başladıklarını, cami çevresinde istimlak çalışmalarının başladığını belirtiyor. &#8216;Cennetin Kapıları&#8217;, Paris&#8217;e gitmeden önce bir müddet Ankara&#8217;da da konaklayacak.</p>
<p>İSTANBUL AA ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/cennetin-kapilari-avrupa-yolunda/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yılın ilk ödülleri Türkiye Yazarlar Birliği&#8217;nden</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/yilin-ilk-odulleri-turkiye-yazarlar-birliginden</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/yilin-ilk-odulleri-turkiye-yazarlar-birliginden#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 11:48:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2544</guid>
		<description><![CDATA[        Türkiye Yazarlar Birliği&#8217;nin seçtiği &#8216;2009 yılının yazar, fikir adamı ve sanatçıları&#8217;nı Genel Başkan İbrahim Ulvi Yavuz (ortada) açıkladı. FOTOĞRAF: AA, VOLKAN FURUNCU
Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) 2009 yılının yazar, fikir adamı ve sanatçılarını açıkladı. Üstün ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>        Türkiye Yazarlar Birliği&#8217;nin seçtiği &#8216;2009 yılının yazar, fikir adamı ve sanatçıları&#8217;nı Genel Başkan İbrahim Ulvi<img class="alignright size-full wp-image-2545" title="tyb" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/01/tyb.jpg" alt="tyb" width="200" height="160" /> Yavuz (ortada) açıkladı. FOTOĞRAF: AA, VOLKAN FURUNCU<br />
Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) 2009 yılının yazar, fikir adamı ve sanatçılarını açıkladı. Üstün hizmet ödülleri Prof. Dr. Salih Tuğ ile Prof. Dr. Ali Özek&#8217;e verildi. Hikâye dalında &#8216;Kesik Hava&#8217; adlı kitabı ile Murat Yalçın ödüle değer görülürken, şiirde &#8216;Meğer Aşk İmiş&#8217; kitabı ile Arif Dülger, romanda &#8216;Korkma Ben Varım&#8217; kitabı ile Murat Menteş, denemede ise &#8216;Filmin Ağlanacak Yeri&#8217; kitabı ile Muhsin Macit ödüllendirildi. <br />
 <br />
              TYB Ankara binasında dün düzenlenen basın toplantısında birliğin genel başkanı İbrahim Ulvi Yavuz, özellikle 2009 yılının son birkaç ayında Türkiye gündeminin hızla değiştiğini, değişen ve gelişen bir ülkede de gündemi yakalamanın yazarlar, gazeteciler için son derece zorlaştığını dile getirdi. Yavuz, açılan dava dosyalarında yer alan belgeleri kamuoyu ile paylaşan yazar ve gazetecilerin yargılanmasının ve mahkûm edilmesinin kabul edilebilir olmadığını vurguladı. Yavuz, ödüllerin edebiyat ve sanat uzmanları arasında gerçekleştirilen anket çalışmaları sonucunda ve alanında tanınmış isimlerden oluşturulan özel komisyonların görüşleri alınarak belirlendiğini ifade etti. 2009 yılı ödülleri dahil bugüne kadar 550&#8242;nin üzerinde eser sahibi TYB tarafından ödüllendirildi. <span id="more-2544"></span></p>
<p>TYB&#8217;nin 2009 Ödülleri</p>
<p>Hikâye: Kesik Hava (Murat Yalçın)<br />
Şiir: Meğer Aşk İmiş (Arif Dülger)<br />
Roman: Korkma Ben Varım (Murat Menteş)<br />
Deneme: Filmin Ağlanacak Yeri (Muhsin Macit)<br />
Araştırma: Divan Şiiri Poetikası (Abdulkadir Erkal)<br />
İnceleme: İkinci Meşrutiyet Dönemi Türk Hikâyesi (Nesime Ceyhan)<br />
Edebi Tenkit: Bir Eleştirmen Olarak Ahmet Hamdi Tanpınar (Mehmet Erdoğan)<br />
Hatıra: Ali Emiri&#8217;nin İzinde (Mehmet Serhan Tayşi)<br />
Tercüme: Goethe&#8217;nin Doğu Batı Divanı (Senail Özkan)<br />
Biyografi: Ahmet Avni Konuk (Savaş Ş. Barkçin)<br />
Halk Kültürü: Türküler Dile Geldi (Merdan Güven)<br />
BASIN ÖDÜLLERİ</p>
<p>Kültür Sanat Sayfası: Milli Gazete Fikir: Abdurrahman Dilipak (Vakit Gazetesi)<br />
Fıkra: Alper Görmüş (Taraf Gazetesi)<br />
Karikatür: Ahmet Keskin (Cafcaf Dergisi)<br />
Dergi: Mostar Dergisi Çocuk Yayıncılığı: Timaş Yayınları<br />
Türk Müziği: Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Türk Tasavvuf Musikisi Topluluğu<br />
Elektronik Yayıncılık: Poetikhars<br />
TV Belgesel: Bilal Gökçınar (Hac Yolunda)<br />
Sinema: Derviş Zaim (Nokta)<br />
Radyo Programı: Saniye Öztürk, &#8216;Bezm-i Cihan&#8217; (Burç FM)<br />
Şehir Kitapları: Şanlıurfa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü<br />
Kamu Yayıncılığı: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ<br />
Özel Yayıncılık: Kitap Yayınevi<br />
EMRULLAH BAYRAK ANKARA CİHAN ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/yilin-ilk-odulleri-turkiye-yazarlar-birliginden/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İnsanlığı, diğergamlar kurtaracak</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/insanligi-digergamlar-kurtaracak</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/insanligi-digergamlar-kurtaracak#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 11:41:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2541</guid>
		<description><![CDATA[         Bir dünyada yaşıyoruz ki ışık-karanlık iç içe, nur ve kir bir arada, ahlâk ve fazilet lâahlâkilikle atbaşı, buğu buğu nezahet, levsiyat tufanına karşı ve ümitler adım adım inkisarların arkasında&#8230;&#8221; diye başlıyor Sızıntı dergisinin bu ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>         Bir dünyada yaşıyoruz ki ışık-karanlık iç içe, nur ve kir bir arada, ahlâk ve fazilet lâahlâkilikle atbaşı, buğu buğu<img class="alignright size-full wp-image-2542" title="sizinti" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2010/01/sizinti.jpg" alt="sizinti" width="200" height="160" /> nezahet, levsiyat tufanına karşı ve ümitler adım adım inkisarların arkasında&#8230;&#8221; diye başlıyor Sızıntı dergisinin bu ayki başyazısı. &#8216;Kuvvetlerin Çılgınlığı&#8217; adını taşıyan başyazıda kaos dolu günümüz dünyası değerlendiriliyor. <br />
 <br />
           Sızıntı dergisinin Ocak sayısı &#8220;Kuvvetin Çılgınlığı&#8221; adını taşıyan başyazıyla okura ulaştı. 2010 yılının ilk Sızıntı&#8217;sının başyazısı kaos dolu günümüz dünyasının bir değerlendirmesini yaparken, insan olmanın anlamını kuşanarak karanlıklardan aydınlığa çıkılacağının da müjdesini veriyor.</p>
<p>            Zamanın hiçbir diliminde, bu çağda olduğu ölçüde bir çözülüş ve oluşum sürecinin yaşanmadığına dikkat çekiyor Sızıntı&#8217;nın başyazısı. Kuvvetin çılgınlığı tarif edilirken, güç ve kuvveti temsil edenlerin, teknolojik imkanları hırslarının emrine vererek, geçmiş dönemlerde bir asra sığdırılamayan yakıp yıkmaların en korkuncunu birkaç güne sıkıştırabildikleri ifade ediliyor. Bu çağın en belirgin özelliğinin hakkın kuvvete feda edilmesi, menfaatin bütün değerlerin önüne çıkması olduğu belirtilerek, günümüzde yaşanan kaoslar zincirinin arkasında da yine bu azgınlaşmış kuvvetin bulunduğuna işaret ediliyor. İnsanlığı bekleyen gaileleri aşmak içinse kendisi namına yaşamayan diğergam ruhlara ihtiyaç olduğuna dikkat çekiliyor: &#8220;Evet, bugünkü insanlığı, kendini düşünmeyen ve kendisi için yaşamayan kahramanlar kurtaracaktır. Bu kahramanların sevgiyle tüllenen ışıktan düşünceleri, büyük çoğunluğun ruhlarını sardığı gün, tabakat-ı beşer çapındaki fırtınalar dinecek, hasret ve hicranlar sona erecek.. ve devletler arası dengedeki yerimizi istirdat etmemiz sayesinde, ciddî ve âdil bir disiplinle, tabii ve tam bir hürriyet düşüncesine bağlılık içinde İlâhî bir muvazene sırrına erilecek.. toplum planında mâruz kaldığımız buhranlar, içtimaî krizler ve milletler arası münasebetlerdeki devasa problemler birer birer çözülecek.. sevinç, tasa felâket ve saadet arasındaki ezelî âhenk yeniden teessüs edecektir. &#8221; <span id="more-2541"></span></p>
<p>             Derginin &#8216;Kalbin Zümrüt Tepelerinde&#8217; üst başlığını taşıyan tasavvuf eksenli orta sayfa yazılarında bu ayki konu ise &#8216;Fasl-vasl&#8217;. Ayırmak/ayrılmak anlamını taşıyan &#8216;fasl&#8217; kelimesi yazıda dünya ve ahiret alâkalarından sıyrılmak, böyle bir sıyrılmada iradenin dahli olabileceği mülâhazasıyla ondan da sıyrılmak olarak anlatılıyor. Ulaşma/birleşme anlamındaki &#8216;vasl&#8217; ise sâlikin ilm-i şühûd ile Hakk&#8217;a vuslatı olarak yorumlanıyor. Her iki makam da etraflıca açıklandıktan sonra &#8216;tatmayan bilmez&#8217; deniliyor.</p>
<p>            Zübeyir Selim ise &#8220;İman ile Gelen dönüşüm&#8221; başlıklı yazısında Necip Fazıl&#8217;ın yaşadığı fikri dönüşümü anlatıyor. &#8220;Yıllarca gezdirdim hoyrat başımı/ Aradım, bir ömür arkadaşımı/ Ölsem dikecek yok mezar taşımı/ Hâlime ben bile hayret ederim.&#8221; dizeleriyle yola çıkan şair, ömrünün sonunda azmin ve kararlılığın örneklerini haykırmaktadır: &#8220;Yokuşlar kaybolur çıkarız düze/ Kavuşuruz sonu gelmez gündüze/ Sapan taşlarının yanında füze/ Başka âlemlerden farkımız bizim.&#8221;</p>
<p>           Fatih Balcıoğlu, &#8216;İttihat ve Terakki Üzerine Düşünceler&#8217; başlıklı yazılarına bu ay da devam ediyor. Ali Uğuz&#8217;un &#8216;Yağmur Damlasında Seyahat&#8217;, Hasan Aydınlı&#8217;nın &#8216;İnsan ve Şiddet&#8217;, Zekeriya Şükür&#8217;ün &#8216;Bitkiler Kuraklığa Nasıl Dayanır?&#8217; isimli yazıları Sızıntı&#8217;da yer alan diğer makaleler arasında. &#8216;Kitaplık&#8217; bölümünde ise Nihat Dağlı, Reşit Haylamaz&#8217;ın &#8216;Müminlerin En Mümtaz Annesi Hazreti Âişe&#8217; kitabını tanıtıyor. (0216 444 03 61) KÜLTÜR SANAT ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/insanligi-digergamlar-kurtaracak/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>FKM Müzik Okulu Açılıyor!</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/fkm-muzik-okulu-aciliyor</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/fkm-muzik-okulu-aciliyor#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Dec 2009 12:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2500</guid>
		<description><![CDATA[FKM Müzik Okulu Açılıyor!
 
Verdiği akademik eğitimlerle kültür&#38;sanat dünyasına katkıda bulunan Fırat Kültür Merkezi, bu yıl farklı bir alanda daha yeni yeteneklere yön vermeye devam ediyor. &#8220;FKM Müzik Okulu”.
 
Enstrüman kullanımı insanlık tarihinde, arkeolojik araştırmalara göre 20. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-size: 16pt; font-family: Arial;">FKM Müzik Okulu Açılıyor!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">Verdiği akademik eğitimlerle kültür&amp;sanat dünyasına katkıda bulunan Fırat Kültür Merkezi, bu yıl farklı bir alanda daha yeni yeteneklere yön vermeye devam ediyor. <strong>&#8220;<em>FKM Müzik Okulu”.</em></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">Enstrüman kullanımı insanlık tarihinde, arkeolojik araştırmalara göre 20. yüzyıla kadar dayanmakta, ilkel çağlardan bu yana değişerek ve gelişerek ruh dünyamızda yer almaya devam etmektedir. Öyle ki, esen rüzgarların sazlıklardaki kırık kamışlara çarparak çıkarmış oldukları ıslık seslerini ilham almış, bununla birlikte üzüntülü ve sevinçli günlerinde çıkarmış oldukları sesler onlara ilk müzik duygularını vermiş ve bu sesler hislerinin tercümanı olunca, bunları taklit etmeye başlayarak müzik aleti üretmeye çalışmışlardır. Çıkarmış oldukları bu sesler onların daha da ilgisini çekmeye başlamış, zamanla bunu geliştirmiş, hatta avlanmak üzere kullandıkları ok ve yaylarını bir müzik aleti gibi kullanmışlardır. Enstrüman çalmak en az müziği dinlemek kadar haz verince, bugün sayısız çeşidi bulunan enstrüman dünyasının oluşması sağlanmıştır. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">             FKM Genel Müdürü Servet Aktosun kurs hakkında bilgi verirken; “</span><em><span style="font-size: 11pt;">Fırat Kültür Merkezi kültür ve sanat konusunda gerçek bir merkez olmak için ciddi çalışmalar yaparak yoluna devam ediyor. Bünyemizde şimdiye kadar müzik konusunda önemli diyebildiğimiz çok fazla faaliyetimiz olmadı. Fakat bu durum şu andan itibaren olmamasını gerektirmiyor. Müspet manada müzikle meşgul olmayı bir vazife olarak görüyoruz. Kendi kültür dünyamızda müziğin çok etkin bir rol ifa edeceği kanaatindeyiz. Muhafazakâr duygu ve düşünceye sahip insanımız, çocuklarını güvenerek gönderebilecekleri bir müzik okulu arayışı içinde oluyorlar fakat bu anlamda kaynak bulmakta çok zorlanıyorlar. Biz FKM olarak bay ve bayan katılımıyla müzik aleti çalma arzusu olan insanımıza endişeye kapılmadan bu işi öğrenebileceği bir zemin hazırlayacağız inşallah. Dahası da olacak bunun ve müziğin hemen her konusunda icraat yapma düşüncesine sahibiz. Allah nasip ederse bu konuda otorite konumuna yükselmek istiyoruz. Çok kaliteli müzisyenleri neden biz yetiştirmeyelim. Bunun olmaması için hiçbir sebep yok bizce”.</span></em><span style="font-size: 11pt;">dedi</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Hocalar hakkında bilgi vermek gerekirse;</span></p>
<p class="CompanyNameOne"><strong><span style="font-family: Arial;" lang="EN-US">Arzu KAYA / KEMAN</span></strong><strong><span style="font-size: 12pt; font-family: Arial;" lang="EN-US">:</span></strong><span style="font-family: Arial;" lang="EN-US"> </span><span style="font-family: Arial;" lang="EN-US">1996 - 2001<span> </span>(İZMİR) / Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarı - Temel Bilimler / Keman Bölümü mezunu.</span><span style="font-family: Arial;" lang="EN-US"> </span></p>
<p class="CompanyNameOne"><span style="font-family: Arial;">2004 - 2006<span> </span>(İSTANBUL) / Yeditepe Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müzik öğretmenliği tezsiz yüksek lisans mezunu</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">2006 – 2007 : Kadıköy Belediyesi / Çocuk Müzik Projesi</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Kadıköy Belediyesi ve Caddebostan Kültür Merkezi’nin birlikte düzenlediği ve <span class="yshortcuts">Barış Manço</span> Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdiği ÇOCUK MÜZİK PROJESİ kapsamında keman öğretmenliği</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">2007 – 2009 : İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı / İsmek</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, sanat ve meslek eğitim kursları dahilinde keman öğretmenliği.</span></p>
<p class="MsoNormal"><strong></strong></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;"></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span style="font-family: Calibri;"><strong><span style="line-height: 115%; font-size: 16pt;"><span style="mso-spacerun: yes;">                </span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="line-height: 115%; font-size: 14pt;">ALPER OFLAZ</span></span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="mso-spacerun: yes;">                      </span>Müzik hayatına 1997 yılında TRT İstanbul Radyosu bağlama sanatçısı Sn.Fuat İkiz&#8217;den aldığı kısa-uzun sap&#8217;lı bağlama,nota-solfej ve THM Repertuar dersleri ile başladı , sonrasında TRT İstanbul Radyosu&#8217;nun önemli bağlama sanatçılarından Sn.Naci Düzel&#8217;den uzun sap&#8217;lı bağlamada yöresel mızrap tavırları , nota-solfej ve THM repertuar dersleri aldı. Eğitiminin devamını<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>İstanbul Bahçelievler Halk Eğitim Merkezinin açmış olduğu bağlama kursu ile tamamladı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="mso-spacerun: yes;">                      </span>Vatani görevini TSK Armoni Mızıkası Komutanlığı<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Moral Ekibi Türk Halk Müziği Sorumlusu ve bağlama icracısı olarak tamamladı. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="mso-spacerun: yes;">                      </span>Birçok sanatçıya konser, albüm kayıtları, televizyon,radyo programları vb&#8230;. eşlik etti.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="mso-spacerun: yes;">                      </span>Çeşitli <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>uluslararası ve yurtiçi halk oyunları festivali-yarışmalarına bağlama sanatçısı olarak katıldı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="mso-spacerun: yes;">                     </span>7.Uluslararası Türkçe Olimpiyatlarında “Müzik Koordinatörü” olarak görev aldı .</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="mso-spacerun: yes;">                     </span>Bugüne kadar<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>çeşitli ilköğretim , lise, üniversite ve özel müzik kurslarında “Bağlama Öğretmeni “olarak görev yaptı. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="mso-spacerun: yes;">                     </span>Bağlama ailesinin tüm enstrumanlarını ve onların düzenlerini başarıyla icra eden sanatçı , halen üyesi olduğu &#8220;Grup Akademi&#8221; ile yurt içi ve yurtdışında çeşitli konserlerde enstrümanını icra etmekdedir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="mso-spacerun: yes;">              </span>Görev aldığı eğitim kurumları </span></p>
<p class="ListParagraphCxSpİlk" style="text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1;"><span style="font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font: 7pt &quot;Times New Roman&quot;;">         </span></span></span><span style="font-family: Calibri;">Fatih Üniversitesi</span></p>
<p class="ListParagraphCxSpOrta" style="text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1;"><span style="font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font: 7pt &quot;Times New Roman&quot;;">         </span></span></span><span style="font-family: Calibri;">Bahçeşehir Üniversitesi</span></p>
<p class="ListParagraphCxSpOrta" style="text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1;"><span style="font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font: 7pt &quot;Times New Roman&quot;;">         </span></span></span><span style="font-family: Calibri;">Şişli Mahmut Şevketpaşa İlköğretim Okulu <span style="mso-spacerun: yes;">  </span></span></p>
<p class="ListParagraphCxSpOrta" style="text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1;"><span style="font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font: 7pt &quot;Times New Roman&quot;;">         </span></span></span><span style="font-family: Calibri;">Bahçelievler Fatih Koleji<span style="mso-spacerun: yes;">                 </span>(Halen)</span></p>
<p class="ListParagraphCxSpOrta" style="text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1;"><span style="font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font: 7pt &quot;Times New Roman&quot;;">         </span></span></span><span style="font-family: Calibri;">Bakırköy Fatih Koleji<span style="mso-spacerun: yes;">                        </span>(Halen)</span></p>
<p class="ListParagraphCxSpOrta" style="text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1;"><span style="font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font: 7pt &quot;Times New Roman&quot;;">         </span></span></span><span style="font-family: Calibri;">Merter Fatih Koleji<span style="mso-spacerun: yes;">                           </span>(Halen)</span></p>
<p class="ListParagraphCxSpSon" style="text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 10pt 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1;"><span style="font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol;"><span style="mso-list: Ignore;">·<span style="font: 7pt &quot;Times New Roman&quot;;">         </span></span></span><span style="font-family: Calibri;">Beylikdüzü Fatih Anadolu Lisesi<span style="mso-spacerun: yes;">    </span>(Halen)</span></p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p></span><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">ERGÜN PALA (GİTAR): </span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">EĞİTİM:</span></span></strong><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">*Ege Üniv. Sosyal Bilimler Enstitüsü GSE-Müzik Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans (2002-2004)</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">*Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikısi Konservatuarı (1997- 2002)</span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">DENEYİMLER:</span></span></strong><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">*Fatih eğitim kurumları müzik öğretmenliği.(2008-….) </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">*Dicle Üniversitesi Devlet Konservatuarı  öğretim görevlisi. ( 2006-2008) </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">*TSK Armoni Mızıkası Komutanlığı  Moral Ekibi Pop ve Napoliten orkestralarında viyolonsel ve gitar icracısı  olarak askerlik görevini tamamlamıştır.(Ağus. 2007-oca.2008)</span><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">* Yurt içi ve yurt dışına yönelik olarak projelendirilen <em>Valstanbul</em> adlı albümün stüdyo kayıtlarını yapmış, iki eseriyle birlikte gitar, perdesiz gitar çalmış ve düzenlemelerini gerçekleştirmiştir. (2006)</span><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">*İzmir Devlet Senfoni Orkestrası Çok Sesli Korosu çalışmalarında korist olarak yer almıştır. (2001- 2003)</span><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">*Kültür Bakanlığı Devlet Türk Müsikısi Korosu sanatçısı  Serdar Gökmen’le ilk defa çello çalışmalarına başlamış ve Ege Üniversitesi Öğretim Görevlisi Seher Erkan’la devam etmiştir. (1997- 2002)</span><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">*Ege Üniversitesi Devlet Konservatuarı  Öğretim Görevlilerinin hazırlamış olduğu icra topluluklarında çello icracısı olarak yer almıştır.  (1997-2004)</span><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">*Bir çok popüler ve popüler olmayan ses sanatçısının sahne ve konser çalışmalarında  yer almış, gitar çalarak eşlik etmiştir .(1996-2009)</span><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">*Çeşitli yurt içi kültür ve müzik festivallerinde batı  ve Türk müziğinin icra edilmesine yönelik olarak farklı müzik topluluklarıyla konser ve dinletilerde gitar ve çello icracısı olarak yer almıştır.(1997-2009)</span><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">GÜLCİHAN ÖZKAN (PİYANO): </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;"></span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal">İTÜ TÜRK MÜZİĞİ DEVLET KONSERVATUARI 1995 – 2005 MEZUNU</p>
<p class="CVNormal" style="margin-left: 0cm;"> </p>
<p class="CVNormal" style="margin-left: 0cm;"><span lang="EN-US">1994 – 1995 Şafak Gazetesi Kültür Sanat Muhabiri </span></p>
<p class="CVNormal" style="margin-left: 0cm;"><span lang="EN-US"></span></p>
<p class="CVNormal" style="margin-left: 0cm;"><span lang="EN-US">2004 – devam Kemençe, gitar ve piyano, solfej özel dersler,<span> </span></span></p>
<p class="CVNormal" style="margin-left: 0cm;"> </p>
<p class="CVNormal" style="margin-left: 0cm;"><span lang="EN-US">2005 – Bayrampaşa Bld. Etüd Merkezi<span> </span></span></p>
<p class="CVNormal" style="margin-left: 0cm;"> </p>
<p class="CVNormal" style="margin-left: 0cm;"><span lang="EN-US">2004 – 2006 Yeni Osmanlılar Derneği Kültür &amp; Sanat Danışmanı</span></p>
<p class="CVNormal" style="margin-left: 0cm;"> </p>
<p class="CVNormal" style="margin-left: 0cm;"><span lang="EN-US">2006 - 2009 MPL TV Müzik Direktörü, Birikte Söyleyelim mi Program<span> </span>Yapımcı - Sunucu</span></p>
<p class="CVNormal" style="margin-left: 0cm;"> </p>
<p class="CVNormal" style="margin-left: 0cm;"><span lang="EN-US">2008 – 2008 Zaman Gazetesi gençlik eki’nde müzik röp yazarlığı (zaman zaman devam etti). </span></p>
<p class="CVNormal" style="margin-left: 0cm;"> </p>
<p class="CVNormal" style="margin-left: 0cm;"><span lang="EN-US">2008 – 2009 23 Film Prodüksyon Asistan Film Yönetmeni (6 adet film çekilmiştir), Film müziği yapımcısı</span></p>
<p class="CVNormal" style="margin-left: 0cm;"> </p>
<p class="CVNormal" style="margin-left: 0cm;"><strong><span lang="EN-US">Mesleki diğer alanları</span></strong><span lang="EN-US">: Müzik, film müziği yapımcısı, ses yönetmeni, müzik programı yapımcısı, danışmanlık, yazar.<span> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;"></span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;">Müziği hobi olmaktan çıkarıp profesyonelliğe taşımak, her insanın dinlerken farklı tatlar bulduğu bu nota dünyasına, kendi özgün nağmelerini kazandırmak isteyenleri, profesyonel müzik dünyasına adım atmaya çağırıyoruz.<strong></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial;"></span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: Arial;">Duygu dünyanızı notalara dökmek ve ritim dünyasının büyüsünü keşfetmek istiyorsanız <strong><em>“FKM Müzik Okulu”</em></strong>na bekliyoruz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: Arial;">21 Aralık Pazartesi günü başlayacak olan ve 5 ay sürecek okulumuzun dersleri haftada 1 gün, ders programı ise şu şekildedir;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: Arial;">Pazartesi: Gitar / 18:00 – 20:00 – FKM Portakal Salon</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: Arial;">Salı: Piyano / 18:00 – 20:00 – FKM Portakal Salon</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: Arial;">Çarşamba: Bağlama / 18:00 – 20:00 – FKM Portakal Salon</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: Arial;">Perşembe: Keman / 18:00 – 20:00 – FKM Portakal Salon</span></p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: Arial;">Not: Kontenjanımız sınırlı sayıda olacaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Arial;"></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Arial;">Bilgi ve İrtibat;</span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: Arial;">0212 5174697(pbx)</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: Arial;"><a href="../"><span style="color: windowtext;">www.fkmonline.net</span></a> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: Arial;"><a href="mailto:fkm@fkmonline.net"><span style="color: windowtext;">fkm@fkmonline.net</span></a></span></p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center;"><span style="font-family: Arial;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2512" title="image" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/12/image.jpg" alt="image" width="369" height="481" /><br />
</span></p>
<p class="MsoNormal"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/fkm-muzik-okulu-aciliyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Altın Boğa Romanya&#8217;ya gitti</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/altin-boga-romanyaya-gitti</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/altin-boga-romanyaya-gitti#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 11:23:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2534</guid>
		<description><![CDATA[            &#8216;15. Gezici Film Festivali&#8217; kapsamında Artvin&#8217;de düzenlenen Altın Boğa Uluslararası Film Yarışması&#8217;nda Romanyalı yönetmen Corneliu Porumboiu&#8217;nin &#8216;Polis&#8217; adlı filmi &#8216;Altın Boğa&#8217;, Özgür Doğan ve Orhan Eskiköy&#8217;ün yönettiği &#8216;İki Dil Bir Bavul&#8217; ise &#8216;Gümüş Boğa&#8217; ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>            &#8216;15. Gezici Film Festivali&#8217; kapsamında Artvin&#8217;de düzenlenen Altın Boğa Uluslararası Film Yarışması&#8217;nda Romanyalı<img class="alignright size-full wp-image-2535" title="polis" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/12/polis.jpg" alt="polis" width="200" height="160" /> yönetmen Corneliu Porumboiu&#8217;nin &#8216;Polis&#8217; adlı filmi &#8216;Altın Boğa&#8217;, Özgür Doğan ve Orhan Eskiköy&#8217;ün yönettiği &#8216;İki Dil Bir Bavul&#8217; ise &#8216;Gümüş Boğa&#8217; ödülüne layık görüldü. <br />
 <br />
 <br />
 <br />
           Dün Ahmet Hamdi Tanpınar Kültür Merkezi&#8217;nde düzenlenen ödül töreninde, Artvin Valisi Mustafa Yemlihalıoğlu, festivalin ev sahipliğini yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek festivalin bundan sonra da Artvin&#8217;de devam etmesi noktasında talepleri olduğunu söyledi. Ankara Sinema Derneği, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Artvin Valiliği ve Artvin Belediyesi&#8217;nin katkılarıyla gerçekleştirdiği festival kapsamındaki yarışmaya Almanya, Fransa, Güney Kore, İrlanda, İsveç, Kanada, Romanya, Singapur, Şili ve Türkiye&#8217;den 2009 yapımı toplam 10 film katılmıştı. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/altin-boga-romanyaya-gitti/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Osmanlı&#8217;nın karşı kıyıdaki izleri</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/osmanlinin-karsi-kiyidaki-izleri</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/osmanlinin-karsi-kiyidaki-izleri#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 11:22:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2531</guid>
		<description><![CDATA[         17 yıldır Atina&#8217;da yaşayan fotoğraf sanatçısı/görüntü yönetmeni Kamil Ercüment Atak, Osmanlı&#8217;nın karşı kıyıdaki izlerini fotoğraflayarak sergiye çıkardı. 
  
        Bahçeşehir Üniversitesi sergi alanında açılan &#8220;Karşı Kıyıda Bizden Kalanlar: Yunanistan&#8217;daki Osmanlı Mimarisinden Yansımalar&#8221; başlıklı sergide Atina&#8217;dan genel ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>         17 yıldır Atina&#8217;da yaşayan fotoğraf sanatçısı/görüntü yönetmeni Kamil Ercüment Atak, Osmanlı&#8217;nın karşı kıyıdaki<img class="alignright size-full wp-image-2532" title="basin" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/12/basin.jpg" alt="basin" width="200" height="160" /> izlerini fotoğraflayarak sergiye çıkardı. <br />
  <br />
        Bahçeşehir Üniversitesi sergi alanında açılan &#8220;Karşı Kıyıda Bizden Kalanlar: Yunanistan&#8217;daki Osmanlı Mimarisinden Yansımalar&#8221; başlıklı sergide Atina&#8217;dan genel görüntülerin yanı sıra, Dizdarhane Camii ve Fethiye Camii ile Epiros (Epir) bölgesinde yer alan ve pek bilinmeyen Kanuni Sultan Süleyman Camii, Şişman Hüseyin Konağı, Kamber Ağa Köprüsü, Değirmen Köprüsü gibi Osmanlı&#8217;dan kalan eserlerin fotoğrafları yer alıyor. Sergi, 28 Aralık&#8217;a kadar devam edecek. (0212 381 01 08)</p>
<p>ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/osmanlinin-karsi-kiyidaki-izleri/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;İstanbul&#8217;un sesini ortaya çıkaracağız&#8217;</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/istanbulun-sesini-ortaya-cikaracagiz</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/istanbulun-sesini-ortaya-cikaracagiz#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 11:27:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2527</guid>
		<description><![CDATA[Şehirler biraz da sestir. Bir yol bulup anbean o şehrin mimarisi gibi yükselirler. 
 
 
 
Hele söz konusu bu şehrin içinden Dede Efendi&#8217;ler, Itri&#8217;ler, Hacı Arif Bey&#8217;ler, Ali Ufki&#8217;ler ve Münir Nurettin Selçuk&#8217;lar geçmişse&#8230; İstanbul ve müzik kelimelerini ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şehirler biraz da sestir. Bir yol bulup anbean o şehrin mimarisi gibi yükselirler.<img class="alignright size-full wp-image-2528" title="kultur2" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/12/kultur2.jpg" alt="kultur2" width="200" height="160" /> <br />
 <br />
 <br />
 <br />
Hele söz konusu bu şehrin içinden Dede Efendi&#8217;ler, Itri&#8217;ler, Hacı Arif Bey&#8217;ler, Ali Ufki&#8217;ler ve Münir Nurettin Selçuk&#8217;lar geçmişse&#8230; İstanbul ve müzik kelimelerini yan yana düşünmek bile insanın içindeki tüm sıkıntıları eritmeye yeter. Tanpınar&#8217;ın deyişiyle bu musikide saklıydı &#8220;bütün medeniyetimiz, kirimiz, pasımız, güzel taraflarımız&#8221;.</p>
<p>Biraz bu geçmiş zaman rüyasından çıkalım. 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı geçtiğimiz hafta büyük bir toplantıyla 451 projesini açıkladı. Geç de olsa ajansın bünyesinde kurulan Türk Müziği Yönetmenliği de 12 projeyle ilk kez ses veriyordu. Bölümün başında 25 yıldır mutfağın içinde olan Devlet Klasik Türk Müziği Korosu sanatçısı, müzikolog Mehmet Güntekin bulunuyor. Yahya Kemal, bir şiirinde, &#8220;Çok insan anlayamaz eski mûsıkîmizden / Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden.&#8221; der. Ajansın 2010&#8242;da gerçekleştireceği bu projeler için Yahya Kemal&#8217;in şiirine sığınarak; hem bizim kendimizi hem de başkalarının bizi anlayacağı projeler diyebiliriz. Neler mi var? 2010 Ali Ufki Yılı, Tanburi Cemil Bey Külliyatı, Türk Müziği Makam Rehberi, Türk Müziği Çalgı Rehberi, Darulelhan Külliyatı, Müniristanbul&#8230; <span id="more-2527"></span></p>
<p>İşin başına gidelim. Ağustos ayında çalışmalara başlayan Mehmet Güntekin, büyük bir koşuşturmacanın içine girer. Ajansın geç aldığı bu karar, Türk müziği adına çok önemli bir imkandır. Yayıncılık ve Türk müziği alanında pek çok işler yapan Güntekin&#8217;in, kimler ne yapıyor, hangi projeler üzerine çalışıyor, maliyetler ne kadar olur gibi konularda kulağı biraz delik. Gerisini Güntekin&#8217;den dinleyelim: &#8220;Göreve geldikten sonra, pek çok kimseye haber verdim, ellerinde neler var diye soruşturdum. 200&#8242;ün üstünde proje geldi. Bir filtreden geçirdim. Gelen proje Ajans&#8217;ın desteğiyle yapılabilir mi? Destek olmadan yapılabilirse o projeyi eledik.&#8221;</p>
<p>Güntekin&#8217;in peşinde olduğu, 2010&#8242;da bitip gidecek projeler değil. Amaç &#8220;Bu yılın sonrasında etkileri, sonuçları değerlendirilebilecek birtakım projeler ortaya koymak, dünya üzerinde İstanbul imajına olumlu katkılar bırakmak. Öyle projeler olmalı ki 2020&#8242;de, 2040&#8242;ta konuşulabilecek işler yapmak.&#8221; Güntekin, &#8220;Arkasında duramayacağım hiçbir projeyi kabul etmedim. Daha çok konser önerileri geldi. Bence onlar bir proje değil. Özelliği olan konserler tertip etmek istedik. Bize aktarılan kaynakların içinde tüyü bitmemiş yetimin hakkı var.&#8221; diyor.</p>
<p>İstanbul ve Türk müziği bir araya gelince insanı heyecanlandıran bir rüya başlıyor. Bunu tanımlamanın zorluğunu bilerek Mehmet Güntekin&#8217;den anlatmasını istiyoruz: &#8220;Klasik Türk müziği İstanbul&#8217;un kendisidir. Topkapı Sarayı, Süleymaniye, Dolmabahçe gibi mimari eserlere baktığınızda zihninizde bir şeyler belirir. Klasik Türk müziği, o mimarinin sese dönüşmüş halidir. Dolmabahçe&#8217;nin sesleri Hacı Arif Bey&#8217;de varsa, Topkapı&#8217;nın sesleri de Itri&#8217;de var.&#8221; Kısacası 2010&#8242;da Türk müziği adına güzel şeyler olacak.</p>
<p>2010 Ali Ufki yılı olacak</p>
<p>Osmanlı tarihinde önemli bir yeri olan müzik adamı Ali Ufki&#8217;nin 2010&#8242;da 400. doğum yılı. Bu projeyle Ali Ufki&#8217;nin Türk musikisindeki yeri eksen alınarak, bir sempozyum, bunun yanında konserler ve albüm çalışmaları yapılacak.</p>
<p>Tamburi Cemil Bey Külliyatı</p>
<p>Bu projeyle Türk musikîsinin unutulmaz ismi Tamburi Cemil hakkında her şey bir araya getirilecek. Taş plaklar CD&#8217;ye aktarılacak, tıpkıbasım eserler yapılacak, bu sayede dünya müzikoloji çevrelerinin de ilgi duyacağı bir çalışma olacak.</p>
<p>İstanbul&#8217;un bilinmeyen türküleri</p>
<p>Cumhuriyet&#8217;in ilk yıllarında gerçekleştirilen İstanbul Çevresi Alan Araştırmaları Türküler/Halk Dansları/Sportif Oyunlar 1936-51 adlı proje tozlu raflarda kaldı. 2010 ile birlikte hiç bilinmeyen 65 İstanbul türküsü ortaya çıkacak.</p>
<p>ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/istanbulun-sesini-ortaya-cikaracagiz/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çılgın ruh karamsarlığa iyi gelir!</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/cilgin-ruh-karamsarliga-iyi-gelir</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/cilgin-ruh-karamsarliga-iyi-gelir#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 11:24:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2524</guid>
		<description><![CDATA[         İlk kez II. Dünya Savaşı sırasında Londra&#8217;da izleyici karşısına çıkan, 1997 kez Londra&#8217;da, 657 kez Broadway&#8217;de, pek çok defa da Türkiye&#8217;de oynanan Noel Coward&#8217;ın &#8216;Çılgın Ruh&#8217;u, Tiyatro İstanbul tarafından yeniden sahneleniyor. 
 
      Gencay Gürün&#8217;ün Türkçeye ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>         İlk kez II. Dünya Savaşı sırasında Londra&#8217;da izleyici karşısına çıkan, 1997 kez Londra&#8217;da, 657 kez Broadway&#8217;de,<img class="alignright size-full wp-image-2525" title="cilginruh" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/12/cilginruh.jpg" alt="cilginruh" width="200" height="160" /> pek çok defa da Türkiye&#8217;de oynanan Noel Coward&#8217;ın &#8216;Çılgın Ruh&#8217;u, Tiyatro İstanbul tarafından yeniden sahneleniyor. <br />
 <br />
      Gencay Gürün&#8217;ün Türkçeye çevirdiği ve yönettiği oyunda Atilla Saral, İlkay Saran, İnci Türkay, Melda Gür, Levent Ulukut, Melis Eronat ve Nilgün Belgün&#8217;ün kızı Oylum Şahin rol alıyor.</p>
<p>         Tiyatro İstanbul&#8217;un genel sanat yönetmenliğini de yapan Gencay Gürün, Çılgın Ruh&#8217;u, &#8217;sıkıcı, gergin ve son derece üzücü olayların yaşandığı bugünlerde, nasıl bir oyun sahneye koyalım&#8217; fikrinden yola çıkarak oynamaya karar verdiklerini söylüyor. Savaşta evi ve işyeri bombalanan Caward, oyununu &#8216;yaşanan acıları tekrar etmektense insanları eğlendirmek&#8217; amacıyla yazmış. Gürün de, &#8220;Düşündüm ki, biz de şu aralar huzursuzuz. İnsanlar pek mutlu değil. Ekonomik kriz, gelecek endişesi derken insanımızda bir karamsarlık hâkim. Londra&#8217;da insanlara ilaç gibi gelmiş. Çünkü oyun, insanları iki saatliğine başka dünyalara götüren bir masal.&#8221; diyor. <span id="more-2524"></span></p>
<p>         Çılgın Ruh&#8217;ta olaylar, Ruth ve Charles çiftinin yakın arkadaşları Bradman ailesi ve medyum Bayan Arcadi&#8217;yi evlerine davet etmesiyle başlıyor. Ruh çağırma seansında Charles&#8217;ın yıllar önce ölen karısının ruhu gelir. Önceleri kimse, hatta medyum bile geldiğinden haberdar olmaz. Fakat bir süre sonra Charles, eski karısının ruhunu görmeye başlar. Onun dışında da gören yoktur. Gel gelelim, bu çılgın ruh, bir türlü evden gitmek bilmez. Bu ziyaret, arkası kesilmeyen komik olaylara da böylelikle davetiye çıkarır. Tiyatro İstanbul&#8217;un yeni oyunu Çılgın Ruh, ilk kez yarın saat 21.00&#8242;de sahnelenecek. Oyun, her perşembe ve cuma 21.00&#8242;de, cumartesi 15.00 ve 21.00&#8242;de, pazar günü ise 14.30&#8242;da izlenebilir. (0212 216 40 70) ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/cilgin-ruh-karamsarliga-iyi-gelir/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cihan Okuyucu&#8217;nun Mevlânâ Kitabı Arapça da</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/cihan-okuyucunun-mevlana-kitabi-arapca-da</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/cihan-okuyucunun-mevlana-kitabi-arapca-da#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Dec 2009 14:30:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2519</guid>
		<description><![CDATA[         Dünyada en çok okunan kitapların başında geliyor Mevlânâ Celaleddin-i Rumi&#8217;nin eserleri. Dünyanın en büyük sanal kitap satış sitesi Amazon&#8217;un listesinde Mevlânâ ile ilgili 500&#8242;den fazla eser yer alıyor. 
  
            Ancak Mevlânâ, Arap dünyasında olması gerekenden ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>         Dünyada en çok okunan kitapların başında geliyor Mevlânâ Celaleddin-i Rumi&#8217;nin eserleri. Dünyanın en büyük<img class="alignright size-full wp-image-2520" title="kitap" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/12/kitap.jpg" alt="kitap" width="200" height="160" /> sanal kitap satış sitesi Amazon&#8217;un listesinde Mevlânâ ile ilgili 500&#8242;den fazla eser yer alıyor. <br />
  <br />
            Ancak Mevlânâ, Arap dünyasında olması gerekenden çok az biliniyor. Aynı durum Rusça konuşan coğrafyalar için de söz konusu. Kaynak Kültür Yayınları bünyesindeki Daral Nil Yayınları, bu ihtiyacın giderilmesi adına bir adım atarak, Prof. Dr. Cihan Okuyucu&#8217;nun daha önce Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan &#8216;Mevlânâ, Hayatı, Eserleri ve Fikirleri&#8217; isimli kitabını genişletilmiş haliyle Arapçaya çevirdi ve Türkiye ile Mısır&#8217;da aynı anda yayımladı. KÜLTÜR SANAT ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/cihan-okuyucunun-mevlana-kitabi-arapca-da/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yayıncıları Kurtaracak Kararlar</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/yayincilari-kurtaracak-kararlar</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/yayincilari-kurtaracak-kararlar#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Dec 2009 12:04:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2515</guid>
		<description><![CDATA[             Ankara&#8217;da gerçekleştirilen 5. Ulusal Yayın Kongresi&#8217;nin Sonuç Bildirgesi&#8217;ni Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay dün İstanbul&#8217;da düzenlenen bir basın toplantısıyla açıkladı. Kongrede fikir hırsızlığından edebiyat evlerine, Yayıncılık Etik Konseyi&#8217;nden İntihal İnceleme Kurulu&#8217;na, dijital yayıncılıktan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>             Ankara&#8217;da gerçekleştirilen 5. Ulusal Yayın Kongresi&#8217;nin Sonuç Bildirgesi&#8217;ni Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul<img class="alignright size-full wp-image-2516" title="kultur" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/12/kultur.jpg" alt="kultur" width="200" height="160" /> Günay dün İstanbul&#8217;da düzenlenen bir basın toplantısıyla açıkladı. Kongrede fikir hırsızlığından edebiyat evlerine, Yayıncılık Etik Konseyi&#8217;nden İntihal İnceleme Kurulu&#8217;na, dijital yayıncılıktan kitap bursuna pek çok konuda önemli kararlar alındı. Bunlar uygulanabilirse yayıncılar bulundukları zor durumdan kurtulabilir. <br />
 <br />
  <br />
              Yayıncılık sektörünün sorunlarına çözüm bulunması amacıyla gerçekleştirilen 5. Ulusal Yayın Kongresi 4-5 Aralık&#8217;ta Ankara&#8217;da gerçekleştirilmişti. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da dün İstanbul Point Otel&#8217;de düzenlenen basın toplantısıyla kongrenin &#8216;Sonuç Bildirgesi&#8217;ni, açıkladı. İlk kez 1939&#8242;da toplanan kongrenin beş yılda bir yapılması kararlaştırılmış, ama bu sağlanamamıştı. Kongre en son 1998&#8242;de yapılmıştı. Devletin yıllar sonra yayıncıları bir nevi hatırladığı bu 5. kongrede fikir hırsızlığından edebiyat evlerine, Yayıncılık Etik Konseyi&#8217;nden &#8216;İntihal İnceleme Kurulu&#8217;na, dijital yayıncılıktan kitap bursuna pek çok konuda önemli kararlar alındı. Bunlar uygulanabilirse yayıncılar bulundukları zor durumdan kurtulabilir. Son kongrenin, bundan önce düzenlenen kongrelerden farkının, yayıncıların ön plana çıkarak, kamunun sadece işi kolaylaştıran bir işlev görmesi olduğunu söyleyen Bakan Günay, kongrede 11 ayrı başlık altında çeşitli kararlar alındığını ve sonuç bildirgesinin hazırlandığını anlattı. Günay&#8217;ın ifadesiyle kongrede bir ilk gerçekleştirilmişti: Birlikte düşünmek ve birlikte yapmak. Bildirgede ön plana çıkan kararlar hakkında bilgi veren Günay&#8217;ın notlarından bazıları şöyle: <span id="more-2515"></span></p>
<p>Yayınlama özgürlüğünün sağlanabilmesi amacıyla kanunlarda­ki ifade özgürlüğüne aykırı bölümler kanun metninden çıka­rılmalı.</p>
<p>Yayıncılığın sektörel kalitesinin geliştirilmesi, haksız rekabetin engellenmesi için &#8216;Yayıncılık Etik Konseyi&#8217; kurulmalı.</p>
<p>Yayıncılığın itibarının yükselmesi, çevirilerin niteliğinin artırıl­ması ve çevirmenlerin mesleki gelişimine katkı sağlanması için yayıncıların kadrolu editör çalıştırmaları gerekmektedir.</p>
<p>Yerel yönetimler, sektör örgütleri, STK&#8217;lar ve özel sektörün destekleriyle, &#8216;Edebiyat Evi-Çevirmen Evi-Yazar Evi&#8217; gibi kül­tür ortamları oluşturulmalı.</p>
<p>Milli Eğitim Bakanlığı, özel sektör yayıncıları ile rekabet yap­mamalı, belirlenecek bir plan dâhilinde ders kitabı yayıncılığın­dan çekilmelidir.</p>
<p>Fikri hırsızlık insan emeğinin, kutsal olan düşünme emeğinin çalınmasıdır. Bu sadece yasayla olabilecek bir şey değildir. Bu konuda kamu ve toplumsal bilinçlenmeye ihtiyaç vardır.</p>
<p>Kitap ve okuma eylemi hiçbir biçimde hiçbir nedenle ve hiçbir alanda ceza unsuru olmamalıdır.</p>
<p>Devlet ve öğrenim bursu veren kurumlar öğretmenlere, akade­misyenlere, öğrencilere kitap bursu vermelidir.</p>
<p>Yayın piyasasında yaygın olarak işlenen intihal suçuna karşı &#8216;intihal inceleme kurulu&#8217; oluşturulmalı.</p>
<p>TEDA (Türk Kültür, Sanat ve Edebiyatının Dışa Açılımı) Projesi&#8217;nin yaygınlığı artırılmalıdır.</p>
<p>Çeviri talebinin yoğun olmadığı ülkelerde Yunus Emre Türk Kültür merkezleri açılmalı.</p>
<p>Dijital yayıncılık, dijital içeriğin kişiler arasındaki paylaşımı ve güvenliğinin sağ­lanması konusunda &#8216;Dijital Yayın Kongresi&#8217; gerçekleştirilme­lidir.</p>
<p>Ulusal kültür ve eğitim politikalarının bir parçası olan kü­tüphane hizmetlerine yönelik bir &#8220;ulusal kütüphane politikası&#8221; oluşturulmalı.</p>
<p>Gazete ve dergilerin promosyon olarak kitap, yardımcı ders kitabı, eğitim araç ve gereçlerini dağıtmasının önüne geçilmelidir.</p>
<p>Yazar ve çevirmenlere yapılan telif ödemelerindeki % 18 KDV kal­dırılmalıdır. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/yayincilari-kurtaracak-kararlar/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>‘Dünyanın en ilham verici’ kentini ‘yeniden keşfetme’ zamanı&#8230;</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/%e2%80%98dunyanin-en-ilham-verici%e2%80%99-kentini-%e2%80%98yeniden-kesfetme%e2%80%99-zamani</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/%e2%80%98dunyanin-en-ilham-verici%e2%80%99-kentini-%e2%80%98yeniden-kesfetme%e2%80%99-zamani#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Dec 2009 12:20:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şehirde Ne Var Ne Yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2494</guid>
		<description><![CDATA[ 
           İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, hem 2010 sürecinin iletişimini yapmayı, hem de 2010’un da ötesinde İstanbul’un sürekli marka yönetimine kalıcı bir katkı sağlamayı amaçlayan yeni reklam kampanyasını, 3 Aralık 2009 Perşembe günü Çırağan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="etkinlik_icerik"> </span></p>
<p><span class="icerik"><strong>           İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, hem 2010 sürecinin iletişimini yapmayı, hem de<img class="alignright size-medium wp-image-2495" title="gp_592828" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/12/gp_592828-300x170.jpg" alt="gp_592828" width="300" height="170" /> 2010’un da ötesinde İstanbul’un sürekli marka yönetimine kalıcı bir katkı sağlamayı amaçlayan yeni reklam kampanyasını, 3 Aralık 2009 Perşembe günü Çırağan Sarayı’nda düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna tanıttı.</strong></span></p>
<p> </p>
<p><span class="icerik">              Avrupa’nın kültürünü ve medeniyetini öteden beri en fazla etkilemiş kentlerden biri olan, Avrupa’nın “Doğal” Kültür Başkenti İstanbul, 2010 yılında resmi olarak da Avrupa’nın Kültür Başkenti olacak. Şehri 2010 sürecine hazırlayan İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, bu yolda en önemli çalışmalarından biri olan reklam kampanyasını 3 Aralık 2009 Perşembe günü (bugün), Çırağan Sarayı’nda Ajans Yürütme Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç’in evsahipliğinde, kampanyanın kreatif mimarları Paul McMillen ile Hakkı Mısırlıoğlu’nun sunumları ile kamuoyuna tanıttı.</span> <span id="more-2494"></span></p>
<p> </p>
<p><span class="icerik"><strong>“Dünyanın en ilham verici şehri”</strong></span></p>
<p><span class="icerik">            Yurtdışı ve yurtiçi için farklı mesajlar, sloganlar ve görseller içeren kampanya, yurtdışını hedefleyen global bölümü ile bir ilki gerçekleştirerek İstanbul için uzun vadeli ve iddialı bir konumlama öneriyor. ‘Istanbul: the most inspiring city in the world’ sloganı ile İstanbul, ‘dünyanın en ilham verici şehri’ olarak konumlanıyor. Bu kampanya için özel olarak hazırlanan etkileyici İstanbul silüetine İstanbul için özel olarak hazırlanan ‘İstanbul Inspirations’ motto’sunun eşlik ettiği kampanya, İstanbul’u dünyanın önde gelen metropolleri ile aynı kategoride ve kampanya mimarlarının deyişiyle ‘kendinden emin, vakur’ bir duruşla konumlamayı hedefliyor.</span></p>
<p> </p>
<p><span class="icerik">             Yurtdışı kampanyanın ana taşıyıcısı olarak belirlenen İstanbul tarihi yarım ada silüeti, dünyaca ünlü silüet fotoğrafçısı Rainer Strattman tarafından uzun ve detaylı bir çalışmanın sonucunda hazırlandı. Bu siluet ile, ‘İstanbul’ dendiğinde otomatik olarak hafızalara yerleşecek, görüldüğünde hemen İstanbul’u hatırlatacak bir ‘ikon görsel’ yaratmak amaçlandı. Farklı lokasyonlardan çekilmiş 30’a yakın fotoğrafın özenli bir çalışma ile bir araya getirilmesi ile oluşan bu silüet, şu anda Venedik’teki San Marco’dan Paris’te Gare du Nord tren garına kadar Avrupa’nın en önde gelen noktalarında yer alan devasa boyutlardaki açık hava reklamlarının da ana malzemesini oluşturdu.</span></p>
<p> </p>
<p><span class="icerik"><strong>“Yeniden Keşfet” ve “Enerjimiz İstanbul’dan”</strong></span></p>
<p><span class="icerik">             Kampanya, yurtiçine yönelik kısmında ise, İstanbul’da yaşayanların yaşadıkları şehrin farkına varmaları, İstanbul’un uçsuz bucaksız zenginliklerini, geçmiş ile geleceği bir araya getiren enerjisini bir kez daha hissetmelerini amaçlıyor. ‘Yeniden Keşfet’ sloganının taşıdığı kampanyanın görselleri ve filmlerinde, Ayasofya, Galata Kulesi ve Haydarpaşa gibi şehrin gözde eserleri bulundukları yerlerden farklı yerlerde İstanbulluların karşısına çıkarak bizleri şaşırtıyor. İstanbulluları şaşırtarak içinde yaşadıkları şehrin artık kanıksadıkları olağanüstü güzelliklerinin farkına varmalarını sağlamayı amaçlayan kampanya, ‘şimdi, yeniden keşfetme zamanı’ hatırlatmasıyla İstanbul’un 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti olduğunun altını çiziyor.</span></p>
<p> </p>
<p><span class="icerik"><br />
          Tüm kampanyaya eşlik eden ‘Enerjimiz İstanbul’dan’ mottosu ise, şehrin kendini sürekli yenileyen dinamik yüzüne dikkat çekiyor; 2010 Avrupa Kültür Başkentliği sürecinde, İstanbulluları şehri yeniden tanımaları ve sahiplenmeleri için harekete geçirmeyi amaçlıyor.</span></p>
<p> </p>
<p><span class="icerik"><strong>Avdagiç: “İlham alın, yeniden keşfedin”</strong></span></p>
<p><span class="icerik">               Basın toplantısının açılış konuşmasını yapan İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’un uzun tarihi boyunca hep dünyanın en ilham verici kenti olduğunu, bu gerçeğin bu kampanyanın da ilham kaynağı olduğunu belirtti. Avdagiç, sözlerine şöyle devam etti:</span></p>
<p><span class="icerik"><em>               “İstanbul, tarih boyunca dünyanın en ilham verici kenti oldu. Antik dönemden başlayarak bugüne gelinceye kadar, müzikten edebiyata, siyasetten diplomasiye, sinemadan felsefeye kadar, bu şehir, kendisini takip edenlere, kendisine uğrayanlara, kendisini özleyenlere, veya bizzat gelip kendisini tecrübe edenlere hep ve sınırsızca ilham verdi. Bu ilhamın değişik tezahürlerini gerek Avrupa’dan gerek dünyanın başka yerlerinden pek çok sanatçının, entelektüelin, siyaset adamının, düşünürün, fikir önderinin çalışmalarında, eserlerinde, hayat hikayelerinde görebilirsiniz.</em></span></p>
<p> </p>
<p><span class="icerik"><em>               Öte yandan, yurtiçinde kullandığımız ‘Yeniden Keşfet’ konseptimizle İstanbulluların günlük yaşamlarının ayrılmaz bir parçası olan şehrin dinamizmine dikkat çekmek, artık kanıksadığımız güzelliklerin farkına varılmasını sağlamak istiyoruz. ‘Enerjimiz İstanbul’dan’ sloganıyla sadece İstanbulluları değil tüm Türkiye’yi bu enerjiye ortak olmaya, İstanbul’u yeniden keşfetmeye çağırıyoruz.”</em></span></p>
<p> </p>
<p><span class="icerik"><strong>Türkiye startı 11 Aralık’ta, Ocak 2010’da dünyanın dört yanında</strong></span></p>
<p><span class="icerik">             İki aylık bir süre içinde hazırlanan kampanyanın Türkiye bölümü 11 Aralık 2009 Cuma günü start alacak. Televizyon, gazete, radyo, internet, dergi, açıkhava ve sinema mecralarının kullanılacağı yurtiçi kampanyanın ilk etapta Şubat ayına kadar devam etmesi öngörülüyor.</span></p>
<p> </p>
<p><span class="icerik">          12 Avrupa ülkesinin yanı sıra, aralarında ABD, Rusya, Çin ve Japonya’nın da bulunduğu büyük dünya pazarlarını kapsayan uluslararası kampanyanın açıkhava kısmı Ekim 2009 başında Fransa’da Türkiye Sezonu kapsamında Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın desteğiyle düzenlenen &#8220;Bizans&#8217;tan İstanbul&#8217;a: İki Kıtanın Limanı&#8221; sergisinin açılışı haftasında start almıştı. Kampanyanın esas büyük bölümünü oluşturan diğer mecralarındaki yayın ise 16 Ocak 2010’da yapılacak resmi lansmanın hemen öncesinde başlayacak.</span></p>
<p> </p>
<p><span class="icerik">            Etkileyici İstanbul silüetinin bulunduğu devasa boyutlardaki ‘Istanbul Inspirations’ afişleri şu anda Paris, Londra, Roma, Madrid, Berlin gibi Avrupa’nın önde gelen şehirlerinin en işlek meydan ve noktalarında Avrupalılarla buluşuyor.</span></p>
<p> </p>
<p><span class="icerik">              İstanbul 2010 Avrupa Kültür Ajansı tarafından hazırlatılan kampanya, RPM Radar-Ajans Ultra-Dentsu Brussels Group ortak girişimi tarafından tasarlanarak hayata geçirildi.</span></p>
<p> </p>
<p><span class="icerik">             Cast araştırması 1 ayda, mekan araştırması 3 haftada, teknik çalışmaları 4 günde, kostüm hazırlıkları ise 2 haftada tamamlanan yurtdışı reklam filmleri, 5 gün boyunca süren toplam 76 saatlik çekimler sonucunda oluşturuldu. Tarihi Yarımada açıkları, Sultanahmet Camii, Ayasofya, İstanbul Modern Sanatlar Müzesi, Kapalı Çarşı, Santral İstanbul, Asmalimescit ve Şişhane’nin yanı sıra, Kanyon Alışveriş Merkezi, Esma Sultan  Yalısı ve Boğaziçi’nde  yapılan çekimlerin helikopter planları için gece ve gündüz çekimleri gerçekleştirildi. Dünyaca ünlü Chris Hartwill’in yönetmenliğinde gerçekleştirilen çekimler sırasında 100 kutu 35 mm film harcandı. Yönetmen, görüntü yönetmeni ve operatör dışında, çekimler tamamen Türk ekipler tarafından gerçekleştirildi. Post-prodüksiyon işlemleri 1 ayda tamamlanan filmler, İstanbul Sinefekt ve İmaj stüdyoları ile Londra Prime Focus stüdyolarında yapılan çalışmalar sonucunda bugünkü haline getirildi.</span></p>
<p> </p>
<p><span class="icerik">            Yurtiçi kampanya için ise cast araştırmasının 2 hafta, mekan araştırmasının 2 hafta, teknik çalışmaların 3 gün, kostüm hazırlıklarının ise 1 hafta aldığı ön hazırlık çalışması gerçekleştirildi. Ardından 3 günde 34 saatlik bir çalışmayla, Anadoluhisarı-Küçüksu, Kız Kulesi- Haydarpaşa Garı açıklarında,  Ayasofya (dış), Galata Kulesi (dış), Taksim Meydanı ve Metro Levent İstasyonu’nda çekimler yapıldı. Murat Şenöy yönetmenliğinde gerçekleştirilen çekimlerde toplam 49 kutu 35 mm film harcandı. Reklam filmi prodüksiyonun her aşamasında Türk ekipler görev aldı. 30’ar saniyeden oluşan 3 yurtiçi filminin post-prodüksiyonu İstanbul Sinefekt, İmaj ve 1000 Volt stüdyolarında gerçekleştirildi ve toplam 15 günde tamamlandı.</span></p>
<p> </p>
<p><span class="icerik">            Reklam filmleri için ünlü müzisyen Ömer Ahunbay 5 dakika uzunluğunda “İstanbul müziği” besteledi. Bu müzik reklam filmlerinin yanı sıra İstanbul 2010’un yurtiçi ve yurtdışındaki tüm etkinlik, açılış ve tanıtımlarda kullanılacak ve 2010 iletişim kampanyasının önemli bir unsuru olacak.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/%e2%80%98dunyanin-en-ilham-verici%e2%80%99-kentini-%e2%80%98yeniden-kesfetme%e2%80%99-zamani/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gezici Festival Ankara&#8217;dan yola koyuldu</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/gezici-festival-ankaradan-yola-koyuldu</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/gezici-festival-ankaradan-yola-koyuldu#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Dec 2009 12:15:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2490</guid>
		<description><![CDATA[Heybesine aldığı filmlerle 15 yıldır yollara revan olan Gezici Festival, bugün Ankara&#8217;da başlıyor. 10 Aralık&#8217;a kadar pek çok film, kısa film, söyleşi, atölye çalışması ile Ankaralı sinemaseverlerle buluşacak olan festival, 11-17 Aralık&#8217;ta Artvin&#8217;e de uğradıktan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Heybesine aldığı filmlerle 15 yıldır yollara revan olan Gezici Festival, bugün Ankara&#8217;da başlıyor. 10 Aralık&#8217;a kadar pek<img class="alignright size-full wp-image-2491" title="festival" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/12/festival.jpg" alt="festival" width="200" height="160" /> çok film, kısa film, söyleşi, atölye çalışması ile Ankaralı sinemaseverlerle buluşacak olan festival, 11-17 Aralık&#8217;ta Artvin&#8217;e de uğradıktan sonra, 18-20 Aralık&#8217;ta da Makedonya&#8217;nın başkenti Üsküp&#8217;te olacak. Festivalin bu yılki teması &#8216;Karşı-LIK&#8217;. <br />
 <br />
  <br />
Geçtiğimiz yıl maddi imkânsızlıklar nedeniyle ilk defa Ankara&#8217;ya yolu düşmeyen festival, sadece Kars&#8217;a ve Artvin&#8217;e gidebilmişti. Bu yıl Kars Belediyesi de maddi gerekçelerle festivale ev sahipliği yapamayacağını açıklayınca, &#8220;Festival ortada mı kalacak?&#8221; sorusu gündeme gelmişti. Derken Artvin Belediyesi festivale sahip çıktı. Ankara Sinema Derneği ile T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nın katkılarıyla düzenlenen festival bu yıl Almanya, Güney Kore, Singapur, Polonya gibi 32 ülkeden 112 yönetmenin 92 filmini izleyicilerle buluşturacak. &#8216;Karşı-LIK&#8217; teması altında da &#8216;Kapitalizm&#8217;e, &#8216;Savaş&#8217;a, &#8216;Burjuvazi&#8217;ye, &#8216;Eğitim Sistemi&#8217;ne, &#8216;Milliyetçilik&#8217;e, &#8216;Sömürü&#8217;ye, &#8216;İşkence&#8217;ye, &#8216;Cinsiyetçilik&#8217;e, &#8221;Militarizm&#8217;e ve &#8216;Otorite&#8217;ye karşı filmler gösterilecek. Bir yıl aradan sonra yeniden Ankara&#8217;ya uğrayacak olan festival, uzun zamandır kapalı olan Batı Sineması&#8217;nı mekân tutacak. <span id="more-2490"></span></p>
<p>Festival Artvin&#8217;den DIŞA açılacak</p>
<p>Gezici Festival&#8217;in ikinci durağı Artvin, bu yıldan itibaren festivalin dışarıya açılan uluslararası yarışmasına ev sahipliği yapacak. Altı ülkeden 10 filmin katılacağı Altın Boğa Film Yarışması&#8217;nda Türkiye&#8217;yi İki Dil Bir Bavul ile Bornova Bornova temsil edecek. Türkiye&#8217;de ilk kez gösterilecek olan Elveda Gary, Burada, Bir Kız, Huacho, Polis (s.), Yepyeni Bir Hayat, Bay Kim&#8217;in Avare Günleri ve Eamon adlı filmlerin ortak özelliği, çoğunun yönetmenlerinin ilk filmi olması. Festivalin Özel Gösterimler bölümünde Kapitalizm: Bir Aşk Hikâyesi, Hayata Çalım At filmleri, &#8216;Almanya: 30 Yıl Önce 30 Yıl Sonra&#8217; adlı seçkide ise Almanya&#8217;nın 1970&#8242;li yıllarını konu alan &#8216;Sonbaharda Almanya&#8217; ile dokuz yönetmenden dokuz kısa film, izleyicisini bekliyor olacak.</p>
<p>Festival&#8217;in Ankara&#8217;daki mekânı Batı Sineması, Artvin&#8217;de Ahmet Hamdi Tanpınar Kültür Merkezi, Üsküp&#8217;te ise Üsküp Sinemateki.</p>
<p>Festival biletlerinde öğrenci-tam ayrımı yok. (6 TL)</p>
<p>En iyi filme 10 bin Euro değerinde Altın Boğa Ödülü verilecek. İkinci ise 5 bin Euro&#8217;luk Gümüş Boğa&#8217;yı alacak.</p>
<p>Festival kapsamında usta yönetmen Halit Refiğ anısına, yönetmenin Teyzem (1986) adlı filmi gösterilecek.</p>
<p>&#8216;Kısa İyidir&#8217; bölümünde gösterilecek 32 kısa filmden &#8216;en iyi&#8217; olanı bu yıl da seyirci ödüllendirecek.</p>
<p>Gezici Festival kütüphanesine bu yıl &#8216;Reha Erdem Sineması: Aşk ve İsyan&#8217; adlı kitap ekleniyor.</p>
<p>Sinema Konuşalım etkinliklerinde Yeşim Ustaoğlu ile yönetmenlik atölyesi, Derviş Zaim ile de senaryo atölyesi gerçekleşecek.</p>
<p>Ankaralı izleyiciler Batı Sineması&#8217;nda gösterimler süresince kahvelerini ücretsiz içecek.</p>
<p>Festival hakkında detaylı bilgi ve festival için hazırlanan &#8216;gezici gazete&#8217; festivalin sitesinde. (<a href="http://www.gezicifestival.org">www.gezicifestival.org</a>) ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/gezici-festival-ankaradan-yola-koyuldu/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yazarlığın Saklı Bahçesi</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/yazarligin-sakli-bahcesi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/yazarligin-sakli-bahcesi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Dec 2009 12:13:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şehirde Ne Var Ne Yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2487</guid>
		<description><![CDATA[Etkinlik : Seminer
Yer : Yazarlar Birliği (Kızlarağası Medresesi)
Tarih : 05 Kasım 2009 Perşembe Saat: 14:30
Etkinlik ücretsizdir.
Yazarlığın kapısını ısrarla çalanlara, yazmak kadar yırtmayı göze alanlara söyleyeceklerimiz var. Seçkin bir edebiyat atmosferinde sizi kelimelerinizle ağırlamak istiyoruz. Sözcüklerdeki ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-2488" title="ali-ural-3" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/12/ali-ural-3.jpg" alt="ali-ural-3" width="90" height="90" />Etkinlik : Seminer<br />
Yer : Yazarlar Birliği (Kızlarağası Medresesi)<br />
Tarih : 05 Kasım 2009 Perşembe Saat: 14:30<br />
Etkinlik ücretsizdir.</p>
<p>Yazarlığın kapısını ısrarla çalanlara, yazmak kadar yırtmayı göze alanlara söyleyeceklerimiz var. Seçkin bir edebiyat atmosferinde sizi kelimelerinizle ağırlamak istiyoruz. Sözcüklerdeki saklı mânâları bir şairle keşfetmeye hazır mısınız?</p>
<p>www.aliural.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/yazarligin-sakli-bahcesi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Angelopoulos Zamanın Tozunu Üflüyor</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/angelopoulos-zamanin-tozunu-ufluyor</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/angelopoulos-zamanin-tozunu-ufluyor#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Dec 2009 12:10:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2483</guid>
		<description><![CDATA[       Theo Angelopoulos&#8217;un ne sinemasında ne de film üretim sürecinde telaşa mahal var. Hakkında söylenenlere aldırmadan, ruhundaki şiirsel sinemayı alçakgönüllü biçimde peliküle kazımakta ısrarlı. 
 
  
          2004&#8242;te bir üçlemeye başlamıştı, &#8216;Ağlayan Çayır&#8217;la&#8230; Orada bıraktığı yerden burada devam ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>       Theo Angelopoulos&#8217;un ne sinemasında ne de film üretim sürecinde telaşa mahal var. Hakkında söylenenlere<img class="alignright size-full wp-image-2484" title="almanya" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/12/almanya.jpg" alt="almanya" width="200" height="160" /> aldırmadan, ruhundaki şiirsel sinemayı alçakgönüllü biçimde peliküle kazımakta ısrarlı. <br />
 <br />
  <br />
          2004&#8242;te bir üçlemeye başlamıştı, &#8216;Ağlayan Çayır&#8217;la&#8230; Orada bıraktığı yerden burada devam ediyor. İkinci filmi çekmesinin dört yılı bulmasını ise üstadın her zamanki telaşsızlığıyla açıklayamayız sadece. Onun gibi ticari sinemadan tümüyle kopuk bir yönetmenin Berlin, Roma, Atina, Köln, Kazakistan ve ABD&#8217;yi dolaşacak kadar kapsamlı bir prodüksiyon için gerekli imkanlara kavuşması o kadar kolay olmasa gerek.</p>
<p>          Angelopoulos, &#8216;Zamanın Tozu&#8217;nda Eleni ve Spyros&#8217;un ve yaşadıklarının üzerinde yıllarca birikmiş tozu kuvvetli bir nefesle üflemeye devam ediyor. Bu, aynı zamanda acılarla dolu geçen 20&#8242;nci yüzyıla bir de onun kamerasından bakma deneyimi aslında. <span id="more-2483"></span></p>
<p>         &#8220;Ulis&#8217;in Bakışı&#8221;na göz kırpan bir ana kahramanımız var burada: Film yönetmeni A. &#8216;Zamanın Tozu&#8217;nun A&#8217;sıyla Roma&#8217;da filminin kimi detaylarıyla meşgulken tanışıyoruz. Çok geçmeden A, Berlin&#8217;deki kızının &#8216;varoluşsal bir yok oluş&#8217;a doğru kanat çırpmakta olduğunu öğrenir. Eski karısı Helga&#8217;ya endişesini anlatır ve lakin Helga&#8217;nın aklı kimbilir kaç yıl önce bitmiş bu ilişkinin dehlizlerinde dolanmaktadır. A, ikinci şoku anne-babasının Almanya&#8217;ya temelli dönmekte olduğunu öğrendiği anda yaşar. İşte &#8216;Ağlayan Çayır&#8217;ın sonunda savaşın yıkıntıları arasında bıraktığımız genç kahramanlarımız Eleni, Spyros ve sonradan Eleni&#8217;nin hayatına girdiğini bu filmde öğreneceğimiz Jacob burada sahneye çıkıyor. Geçmiş ile gelecek, hakikat ile kurmaca, düş ile gerçeğin birbirine karıştığı, onlarca yılın tek planda birleşebildiği tipik Angelopoulos öyküsünün iskeleti böylece kurulmuş oluyor. Tipik dediysek de, &#8216;Zamanın Tozu&#8217;nun Angelopoulos&#8217;tan pek beklemediğimiz kimi arızaları var. Daha önce hiçbir filminde öyküsünü bu kadar kalabalığa yaymamıştı usta. &#8216;Ağlayan Çayır&#8217;da tanıştığımız iki karaktere, burada Jacob, yönetmen A ve maalesef filmi adeta arkadan hançerleyen bir yan öykücük olarak A&#8217;nın buhranlı kızı Eleni (annesinin adını vermiş kızına) ekleniyor.</p>
<p>           Bir yandan Eleni, Spyros ve Jacob&#8217;la 50 yıllık bir zaman dilimini dolaşıyor, sonra dönüp A&#8217;nın yaşadığı iç sıkıntılarına bakıyoruz. Üç yakın arkadaş gibi takılan Eleni Spyros ve Jacob&#8217;un bugünkü yaşlı halleriyle meşgulken, bir anda A&#8217;nın annesiyle ilgili kurduğu sisli (üstadın sevdiği bir numara sis) bir düşe yuvarlanabiliyoruz. Evet, &#8216;Zamanın Tozu&#8217;nda daha önceki Angelopoulos filmlerinde görmediğimiz denli devasa bir odak sorunu var. Bu handikap filmin altındaki halıyı hızlıca çekiyor.</p>
<p>            Gel gelelim, onun sinemasını saygın kılan o anıtsal imgeleri anımsatan kimi muazzam anlar barındırıyor film. Stalin&#8217;in ölümünü haber alan fukara Sovyet halkının pusların içinden askerlere doğru ilerlediği anda veya A&#8217;nın annesine sarıldığı o tuhaf düşte olduğu gibi&#8230; Bugünün gerçekliğinden koptuğu andan itibaren Angelopoulos sinemasının sanatsal yücelişi de başlıyor.</p>
<p>               Nihayet, bugünün sineması için biraz eski bu sinema. Belki üstat da bunun farkında olacak, bu filmde o her zamanki ağırkanlı uzun kaydırmalar barındıran plan-sekanslarından elinden geldiğince kaçınmış. Üstelik üç saate yakın &#8216;ortalama Angelopoulos süresi&#8217;nden de epeyce feragat etmiş. Gerçi yine bir keşiş sabrıyla anlatıyor öyküsünü. Ama öte yandan da sinemasını günümüze uydurmaya, uyarlamaya çalışıyor. Amma ve lakin bunu yaparken de kendi sinemasından vermemesi gereken ödünler veriyor. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/angelopoulos-zamanin-tozunu-ufluyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmet Uluçay Tepecik köyünde toprağa verildi</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/ahmet-ulucay-tepecik-koyunde-topraga-verildi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/ahmet-ulucay-tepecik-koyunde-topraga-verildi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 12:00:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2477</guid>
		<description><![CDATA[          Yönetmen Ahmet Uluçay, dün Kütahya&#8217;nın Tavşanlı ilçesine bağlı Tepecik beldesinde toprağa verildi. 
 
         Pazartesi günü vefat eden Uluçay&#8217;ın cenazesi önceki gün İstanbul Beyoğlu Sineması&#8217;nda düzenlenen törenin ardından önce Tavşanlı&#8217;ya, dün de doğup büyüdüğü Tepecik beldesine ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>          Yönetmen Ahmet Uluçay, dün Kütahya&#8217;nın Tavşanlı ilçesine bağlı Tepecik beldesinde toprağa verildi.<img class="alignright size-full wp-image-2478" title="ahmetulucay" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/12/ahmetulucay.jpg" alt="ahmetulucay" width="200" height="160" /> <br />
 <br />
         Pazartesi günü vefat eden Uluçay&#8217;ın cenazesi önceki gün İstanbul Beyoğlu Sineması&#8217;nda düzenlenen törenin ardından önce Tavşanlı&#8217;ya, dün de doğup büyüdüğü Tepecik beldesine getirildi. Uluçay için Tepecik Orta Camii&#8217;nde kılınan cenaze namazına Kütahya Vali Vekili Ömer Eru, Kütahya Belediye Başkanı Mustafa İça, Tavşanlı Kaymakamı Numan Hatipoğlu, Tavşanlı Belediye Başkanı Mustafa Güler, Tepecik Belediye Başkanı Adnan Korkmaz, eski kültür bakanlarından Erkan Mumcu, sinema yönetmenlerinden Yeşim Ustaoğlu, Yüksel Aksu, Allen Malhas, İlker Berke, yapımcı Şenel Gülbudak, Tayfun Delice, sinema oyuncuları ile kalabalık bir halk topluluğu katıldı.</p>
<p>RAMAZAN POYRAZ TAVŞANLI  ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/ahmet-ulucay-tepecik-koyunde-topraga-verildi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyanın 1001 belgeseli izleyicisini bekliyor</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/dunyanin-1001-belgeseli-izleyicisini-bekliyor</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/dunyanin-1001-belgeseli-izleyicisini-bekliyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 11:36:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2480</guid>
		<description><![CDATA[            Dünyanın pek çok ülkesinden belgesel filmleri izleyicisi ile buluşturan 12. İstanbul Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali, 4 Aralık&#8217;ta başlıyor. 
 
           On bir yıl önce &#8216;Yarına Ne Kalmıştı?&#8217; sorusuyla yola koyulan festival, &#8216;Şimdi gerçekleri görme zamanı!&#8217; ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>            Dünyanın pek çok ülkesinden belgesel filmleri izleyicisi ile buluşturan 12. İstanbul Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali, 4 Aralık&#8217;ta başlıyor. <br />
 <br />
           On bir yıl önce &#8216;Yarına Ne Kalmıştı?&#8217; sorusuyla yola koyulan festival, &#8216;Şimdi gerçekleri görme zamanı!&#8217; diyerek yoluna devam ediyor. Geçtiğimiz gün Beyoğlu Sanat Galerisi&#8217;nde düzenlenen basın toplantısı ile tanıtılan festival programı hayli zengin. Belgesel Sinemacılar Birliği (BSB) tarafından düzenlenen festivalde filmler, &#8216;Hayalet mi! O da Ne?&#8217;, &#8216;İnce Eleyip Sık Dokurken&#8230; Tarih&#8217;, &#8216;Beyoğlu&#8217;nda Gezersin&#8230;&#8217;, &#8216;Roviros Manthoulis: Usta&#8217;nın Penceresinden&#8217;, &#8216;Farkında mıyız?&#8217;, &#8216;Devrimin ve ICAIC&#8217;in 50. Yılında Küba Sineması&#8217; &#8216;İnsanın İnsana Ettiği&#8217;, &#8216;Şehirler, Çevre ve Yaşama Hallerimiz&#8217; başlıkları altında gösterilecek. Yunanistan, Rusya, Brezilya, Fransa, Küba, İspanya, Ukrayna, Portekiz, Polonya, Hollanda, İsrail, Kanada, Danimarka gibi ülkelerden filmlerin yanı sıra Türkiye&#8217;den de 34 belgesel filmin yer aldığı 121 eser, izleyici ile buluşacak.</p>
<p>               20 yönetmeni ağırlayacak festivalin davetlileri arasında Peter van Bueren ve Tue Steen Müller de yer alıyor. Festivale &#8216;Belgesel Sinemacılar Konferansı&#8217; da eşlik edecek. Konferansın konusu &#8216;Bir sanat platformu olarak belgesel&#8217;. Festivalin mekânları ise Fransız Kültür Merkezi, Pera Müzesi, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, Muammer Karaca Tiyatrosu, Kumbara Sanat, Nazım Hikmet Kültür Merkezi, Tarihî Sümerbank Binası, Tütün Deposu ve Galatasaray Üniversitesi.</p>
<p>                  1001 Belgesel, açılışını bu akşam saat 19.30&#8242;da Cemal Reşit Rey Konser Salonu&#8217;nda Faiza Ahmad Khan&#8217;ın Malegaon&#8217;un Süpermen&#8217;leri adlı belgeseli ile yapacak. Dün toprağa verilen usta yönetmen Ahmet Uluçay anısına gösterilecek belgesel, Uluçay&#8217;ın Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filminde olduğu gibi bir grup sinema tutkununun film çekme maceralarını konu ediniyor. Bakarsınız festival yönetimi güzel bir karar alır ve Uluçay&#8217;ın bir belgeselini de izleyici ile buluşturur.</p>
<p>YAVUZ ULUTÜRK İSTANBUL ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/dunyanin-1001-belgeseli-izleyicisini-bekliyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Abdülhak Şinasi Hisar olmasaydı Tanpınar Beş Şehir&#8217;i yazamazdı</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/abdulhak-sinasi-hisar-olmasaydi-tanpinar-bes-sehiri-yazamazdi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/abdulhak-sinasi-hisar-olmasaydi-tanpinar-bes-sehiri-yazamazdi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 11:33:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2474</guid>
		<description><![CDATA[         Abdülhak Şinasi Hisar&#8217;ın kıyıda köşede kalmış eleştirileri, denemeleri bir bir kitap oluyor. Araştırmacı-yazar Necmettin Turinay&#8217;ın büyük bir emekle hazırladığı Kitaplar ve Muharrirler serisinin üçüncüsü çıktı, altı kitap daha yolda. A. Şinasi Hisar&#8217;ın yeterince anlaşılmadığını ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>         Abdülhak Şinasi Hisar&#8217;ın kıyıda köşede kalmış eleştirileri, denemeleri bir bir kitap oluyor. Araştırmacı-yazar<img class="alignright size-full wp-image-2475" title="turinay" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/12/turinay.jpg" alt="turinay" width="200" height="160" /> Necmettin Turinay&#8217;ın büyük bir emekle hazırladığı Kitaplar ve Muharrirler serisinin üçüncüsü çıktı, altı kitap daha yolda. A. Şinasi Hisar&#8217;ın yeterince anlaşılmadığını söyleyen Turinay, &#8220;Onun İstanbul&#8217;u anlatan yazıları olmasaydı, Tanpınar, Beş Şehir&#8217;i yazmaya kalkışamazdı.&#8221; diyor. <br />
 </p>
<p>        Abdülhak Şinasi Hisar için &#8216;İstanbul&#8217;u en iyi anlatan yazar&#8217; desek kimse sesini çıkarmaz. Belki biraz şaşırabilir. Lakin Hisar&#8217;ın İstanbul&#8217;u anlattığı o harikulade bir o kadar mahfi kitaplarını okur henüz ciddi manada keşfetmiş değil. Bunun yanında eleştirmenliği de ıskalanıyor diyebiliriz. Bu &#8216;geçmiş zaman&#8217; yazarının zengin dünyasını araştırmacı-yazar Necmettin Turinay bir bir aydınlatıyor. Hisar&#8217;ın kıyıda köşede kalmış yazılarını derleyip topluyor ve kitap olarak yayımlıyor. En son Kitaplar ve Muharrirler serisinin üçüncüsü Yapı Kredi Yayınları&#8217;ndan çıktı. Turinay ile Abdülhak Şinasi Hisar&#8217;ın dünyasını konuştuk. <span id="more-2474"></span></p>
<p>Abdülhak Şinasi Hisar&#8217;ın kıyıda köşede kalmış yazılarının derlenip kitap olmasının edebiyata katkısı nedir?</p>
<p>            Bu, Banarlı&#8217;nın Yahya Kemal ve Prof. Dr. Zeynep Kerman&#8217;ın Tanpınar için yaptıklarından sonra gerçekleştirilen üçüncü büyük külliyat çalışması. Çalışmalar sonucunda Hisar&#8217;ın, dokuz kitabı yayımlanacak. Böylece edebiyatımızda Hisar algılaması daha bir vuzuha kavuşmuş olacak. Hisar&#8217;ın bugünkü İstanbul algılamasının teşekkülünde oynadığı rol vuzuha kavuşacak. Cumhuriyet tarihi edebiyatında Peyami Safa, Tanpınar, Nurullah Ataç ve İsmail Habib&#8217;in dışında büyük bir eleştirmenin varlığı ortaya koyulacak.</p>
<p>             Kitaplar ve Muharrirler&#8217;in girişinde Hisar&#8217;ın ürettiği etkilerden birinin &#8216;içimizdeki çocuğu keşfetmek&#8217; olduğunu söylüyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?</p>
<p>           Hisar&#8217;ın edebiyatımızdaki en önemli etkilerinden biri; &#8216;derin çocuğu&#8217; keşfetmesi. Onun İstanbul üzerine yazdıkları &#8216;hatıra&#8217; kabul edilmektedir. Fakat bunlar bildiğiniz cinsten hatıralar olmayıp, Bergson felsefesi Proustien bir yazışla devrin içine bütün zamanlarımızı yerleştirmeye alelade hatıra yazımının daha ötesinde derinleşmeye dayanır. Onun anlattığı çocuk, insanı, tabiatı, çevreyi derin ve manevi gözlerle görür. Bu, 1930&#8242;lu yıllarda edebiyatımızda öyle derin tesirlere yol açtı ki, Dağlarca şiirinin Çocuk ve Allah&#8217;a kilitlenmesi buradan kaynaklanırdı. Aynı şekilde Sait Faik hikâyesinin ilk dönemlerinde bu çocuğun etkisi görülür.</p>
<p>          Selim İleri, bir yazısında &#8220;Abdülhak Şinasi&#8217;nin tuhaf talihinde okunmak-okunmamak, okura &#8216;iletmek&#8217; sorunlarının ötesinde, bir de yeterince &#8216;anlaşılmamak&#8217; sorunu öne çıkar.&#8221; diyor. Siz, Hisar&#8217;ın yeterince anlaşıldığını düşünüyor musunuz?</p>
<p>            Anlaşıldığı kanaatinde olsam, onun üzerine ne bir doktora çalışması yapar ne de yazılarını dokuz ayrı kitaba dönüştürmek ihtiyacı duyardım. Bugün İstanbul&#8217;un kültür başkenti olduğunu kanıtlama yolunda herkes çırpınıyor. Fakat sahip olduğumuz İstanbul algılamasını; Yahya Kemal ile eş seviyede ve belki ondan ziyade, Hisar&#8217;a borçlu olduğumuzu çokları bilmiyorlar. Fakat Hisar&#8217;ı asıl unutulmuş bir yazara dönüştüren husus, onun yıllarca Milli Eğitim müfredatlarının dışında tutulmasıdır. 1967&#8242;lerden günümüze kadar, eserlerinin düzenli bir baskısı da yapılamamıştır.</p>
<p>         İstanbul, edebiyatta gittikçe daha çok yer alıyor. İstanbul&#8217;u harikulade anlatan Hisar&#8217;a da ilginin arttığını söylemek mümkün mü?</p>
<p>          Son yıllarda yazarlar, yaşadığı mekânları yazmaya daha meyilli gözüküyorlar. Lakin, Türk yazıcı sınıflarının Hisar&#8217;la yolları kesişmedi. İnceleme ve araştırma türü eserlerde Hisar&#8217;dan, bir dipnotla bile karşılamıyoruz. Hisar&#8217;ın İstanbul&#8217;u anlatan yazıları olmasaydı, Tanpınar Beş Şehir&#8217;i yazmaya kalkışamazdı. Unutmayalım ki o tarihlere kadar, Tanpınar&#8217;ın ne şiirinde ne de hikâyesinde şehri bir insan gibi hatıralarıyla iç içe yaşayan bir algılama mevcut değildi.</p>
<p>Hisar&#8217;ın yazılarını derlerken en çok ne dikkatinizi çekti?</p>
<p>          Roman kritikleri ve edebi eser karşısında takındığı tutum. İkincisi de 1930&#8242;larda inşa edilmeye çalışılan yeni tarih tezi karşısındaki tavrı. O günkü şartlarda geleneğin savunulması imkansızdır. Fakat o, bu engeli aşmayı başardı. Yazıları öyle derin tesirlere yol açtı ki, Yahya Kemal&#8217;in Itri şiiri, Tanpınar&#8217;ın Bursa&#8217;da Zaman şiiri bu atmosferin ardından doğdu. Ziya Osman Saba&#8217;nın, Dağlarca&#8217;nın ve Cahit Sıtkı&#8217;nın şiiri, bu vakur alanından olabildiğince etkilendi.</p>
<p>Orhan Pamuk, Hisar&#8217;ı &#8216;dört hüzünlü ve yalnız yazarlardan&#8217; biri olarak sayıyor&#8230;</p>
<p>            Pamuk&#8217;un değerlendirmesi gayet isabetlidir. Fakat bu nereden kaynaklanıyor? Bir defa Hisar hiç evlenmedi. Burası onun birinci yalnızlık katmanıdır. İkicisi de aşırı temizlik saplantısı. Dolayısıyla insanlarla derin sohbetleri yok gibidir. Onun asıl yalnızlığı ölümle yüz yüze yaşamasından kaynaklanmaktadır. Sanki ölmeden evvel ölünüz fehvasınca hayatını ona göre kavramaya çalışmıştır. Yazarken, bir bitmeyecek zamana yani ebediyete bir şeyler armağan ettiği şuuru yükselmektedir. Onun bu noktadaki yardımcısı da çocukluğunda ailesiyle devam ettiği, Bahariye Mevlevihanesi&#8217;nden beri kulaklarında çınlayan Mevlevi ayinlerinden sürüp gelen seslerdir. Ondaki hüzün ve yalnızlık, &#8220;müziğin ürettiği ilahi/bir nevi ebedi zamanda&#8221; yalnız yaşamaktan kaynaklanan bir haldir.<br />
 <br />
                   Sadık Yalsızuçanlar sizin için, &#8220;Bir edebiyat tenkidcisi olduğu kadar, bir romancı, bir hikâyeci, hatta bir şair duyarlılığı taşıyan naif bir kişilik.&#8221; diyor. Hisar&#8217;ın sizin edebi kimliğinize katkısı ne oldu?</p>
<p>          Hisar&#8217;ın benim üzerimdeki en büyük faydası, Cumhuriyet dönemi edebiyatımızın derin akışını fark ettirmesidir. Genel geçer hükümlerin yanlışlığı aynı zamanda. Bende hasıl olan bakış açısını; Kitaplar ve Muharrirler&#8217;in üç cildinin girişlerine yazdığım metinlerde ortaya koydum. Bunlar bir nevi Cumhuriyet dönemi edebiyatı tarihi ve orada Hisar&#8217;ın yerinin tayini mesabesindedirler.</p>
<p>Hisar&#8217;ın bu üç ciltlik eleştiri ve deneme yazılarından sonra okurları hangi kitaplar bekliyor?</p>
<p>              Hisar&#8217;ın altı eseri daha sırada beklemektedir; Türk Müzeciliği, Balkan Şehirleri, Ediplerimize Dair Hatıralar, Türk Ocağı Hatıraları, Geçmiş Zaman Adamları (Hikâye), Saatler Mevsimler (Şiir), Abdülhak Şinasi Hisar&#8217;ın Mektupları, Abdülhak Şinasi Hisar&#8217;a Yazılan Mektuplar. Bunların dışında 1922&#8242;den itibaren Hisar ve eserleri üzerine kaleme alınmış yazıları da ayrı bir kitap olarak düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/abdulhak-sinasi-hisar-olmasaydi-tanpinar-bes-sehiri-yazamazdi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hırsız Adlı Oyunumuz Zeytinburnu’nda</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/hirsiz-adli-oyunumuz-zeytinburnu%e2%80%99nda</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/hirsiz-adli-oyunumuz-zeytinburnu%e2%80%99nda#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 14:30:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2469</guid>
		<description><![CDATA[16 ARALIK Çarşamba 2009 
ZEYTİNBURNU KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİ’DEYİZ.
Tüm tiyatro sevenleri oyunumuza bekliyoruz.


HIRSIZ
Gerçek bir hayat hikâyesinden yola çıkılarak hazırlanan oyunda hayatını hırsızlıkla geçiren Selim ve iş ortağı Nihat’ın maceraları anlatılıyor. Hırsızlık mesleğinde kariyer yapan iki ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;" align="center"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt;">16 ARALIK Çarşamba 2009 </span></span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt;">ZEYTİNBURNU KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİ’DEYİZ.</span></span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: medium;"><span style="font-size: 14pt;">Tüm tiyatro sevenleri oyunumuza bekliyoruz.</span></span></p>
<p align="center"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt;"><br />
<a href="http://www.fkmonline.net/hirsiz"><span style="text-decoration: none;" title="blocked::http://www.fkmonline.net/hirsiz"><img id="_x0000_i1025" style="border: 0px;" title="blocked::http://www.fkmonline.net/hirsiz Hırsızz" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/gallery/hirsiz/hirsiz_01.jpg" border="0" alt="Hırsızz" width="421" height="288" /></span></a></span></span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt;"><a title="blocked::http://www.fkmonline.net/hirsiz" href="http://www.fkmonline.net/hirsiz" target="_self"><strong title="blocked::http://www.fkmonline.net/hirsiz"><strong title="blocked::http://www.fkmonline.net/hirsiz"><span style="font-family: Times New Roman; color: #003366;"><span style="color: #003366;" title="blocked::http://www.fkmonline.net/hirsiz">HIRSIZ</span></span></strong></strong></a></span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt;">Gerçek bir hayat hikâyesinden yola çıkılarak hazırlanan oyunda hayatını hırsızlıkla geçiren Selim ve iş ortağı Nihat’ın maceraları anlatılıyor. Hırsızlık mesleğinde kariyer yapan iki kafadar, hırsızlığı kolay para kazanmanın bir yolu olarak görmekte ve hiç yakalanmamış olmalarıyla övünmektedirler. Fakat bir akşam  küçük bir dikkatsizlik sonucu yakalanıp hapse atılırlar.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt;">16 ARALIK 2009   Çarşamba 20.00’de </span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt;">Zeytinburnu Kültür Ve Sanat Merkezi</span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt;">Semiha Şakir Cd. Zeytinburnu Meydanı    ZEYTİNBURNU / İSTANBUL</span></span></p>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt;">0212 415 58 58   www. zeytinburnukultursanat.com<strong></strong></span></span></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt;"><strong><span style="font-weight: bold;"> </span></strong></span></span></div>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt;"><strong><span style="font-weight: bold;"> </p>
<p></span></strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"> </span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/hirsiz-adli-oyunumuz-zeytinburnu%e2%80%99nda/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Uluç, bu kez daha &#8216;uç&#8217;larda</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/uluc-bu-kez-daha-uclarda</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/uluc-bu-kez-daha-uclarda#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 10:42:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2456</guid>
		<description><![CDATA[            Ressam Ömer Uluç, &#8216;Sağ El, Sol El Desenleri&#8217; ve &#8216;Parçalanmanın Kimyası&#8217; adlı iki sergiyle Yapı Kredi Kültür Merkezi&#8217;nde son dönem çalışmalarını sergiliyor. Kemoterapi tedavisi sırasında yaptığı çalışmalar, sanatçının farklı uçlarda daha derin hallerini yansıtıyor. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>            Ressam Ömer Uluç, &#8216;Sağ El, Sol El Desenleri&#8217; ve &#8216;Parçalanmanın Kimyası&#8217; adlı iki sergiyle Yapı Kredi Kültür<img class="alignright size-full wp-image-2457" title="kultur11" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/kultur11.jpg" alt="kultur11" width="200" height="160" /> Merkezi&#8217;nde son dönem çalışmalarını sergiliyor. Kemoterapi tedavisi sırasında yaptığı çalışmalar, sanatçının farklı uçlarda daha derin hallerini yansıtıyor. Sergideki resim ve üç boyutlu işler, izleyenleri &#8216;ağlarını sürekli genişleten bir sanatçı&#8217;yla karşı karşıya bırakıyor. <br />
  <br />
                  &#8220;İnsanın hayatla kurduğu ilişki en çok ellerinden okunur&#8221; derler. Onlar sahibinin tüm hallerini ele verir. Sağ ve sol elin birlikteliği, ayrılığı her an bir başka görünür. Hele bu eller bir sanatçının ise biraz daha durup düşünülmesi gerekir. Usta sanatçı Ömer Uluç&#8217;un Yapı Kredi Sermet Çifter Salonu&#8217;nda açtığı &#8216;Sağ El, Sol El Desenleri&#8217; adlı sergi, belki işinizi kolaylaştırıp, ıskaladığımız bu &#8217;sır&#8217;rı açıklayabilir. Uluç&#8217;un kemoterapi tedavisi sırasında yaptığı desenler, kişinin kendi bedeniyle kurduğu ilişkiyi keşfetmesini, bunun yanında &#8216;yavaşlık&#8217; olgusunun sanatçının işlerine kattığı etkiyi anlatıyor. Yavaşlık demişken, Milan Kundera&#8217;nın Yavaşlık adlı kitabında dediği &#8220;Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır.&#8221; sözünü bir tarafa iliştirmek lazım. Zira Uluç&#8217;un da kemoterapinin ağırlığı altında yaşadığı anlar, sol elinin yavaşlığıyla pek çok anımsama yaparak, derinlerden bir şeyler koparıp getirmiş, yeni işler çıkartmış. <span id="more-2456"></span></p>
<p>               Ömer Uluç, tek bir sergiyle yetinmemiş. Sanatçının açtığı ikinci sergi ise &#8216;Parçalanmanın Kimyası&#8217;. Yapı Kredi Kazım Taşkent Sanat Galerisi&#8217;nde yer alan bu sergide Uluç, fizikteki parçalanma üzerine kafa yoruyor. &#8220;Fiziğin gerçekliği renklerin dünyasında nasıl karşılık bulabilir, bu son derece bilimsel temelli fiziksel gerçekliğin kimyasını sezmek ve bu dünyanın sıra dışı hallerine yakınlaşabilmek mümkün müdür?&#8221; sorularının peşine düşüyor. Uluç&#8217;un iki sergisi birbirini bütünlüyor diyebiliriz. Galerinin alt katındaki resim, enstalasyon, lazer efektli üç boyutlu işler ile üst kattaki çizimler ve desenler iç içe geçmiş bir halde.</p>
<p>&#8216;Sanki orada başka biri var&#8217;</p>
<p>                Usta öykücü Tomris Uyar&#8217;ın kırmızı rengin gölgesinde pek çok &#8216;şey&#8217;i anlattığı kitabı Aramızdaki Şey&#8217;de, kahramanın biri (Uluç&#8217;u andıran) uzun bir sarmal çizercesine &#8220;İnsan önce renklerden başlamalı değişmeye&#8221; der. Ömer Uluç&#8217;un kemoterapi sonrasında renginin dilinde yine mizah yine duygusallık var; ancak bu biraz daha derinleşmiş, daha da uçlara kaymış. Sıra sıra dizilen &#8216;Yağmurlar&#8217;, &#8216;Karıncalar&#8217;, &#8216;Bunlar Var&#8217;, &#8216;Sarı Humma&#8217;, &#8216;Şemsiyenizi Unutmayın&#8217;, &#8216;Parçalar&#8217;, &#8216;Düşme&#8217;, &#8216;Tüm Bu Durum&#8217;, &#8216;Masumiyet Müzesi&#8217; desenlerinin isimleri ve renkleri nelerin yaşandığını ele veriyor. Bu dönemde yaklaşık 700 desen çizen Uluç, sol eli için bakın ne diyor: &#8220;Sol elinle çizdiğin zaman, sanki orada başka biri var gibidir&#8230; Başka birisi seni yönetiyor, sürüklüyor gibidir.&#8221; Birbiri ardına dizilen çizimlere baktıkça Uluç&#8217;a sol elinin kattığı yavaşlığı ve yabancılığı okumanız mümkün.</p>
<p>                 Ömer Uluç için sanat &#8216;gölgedeki, katmanların altındaki, saklanmış, görülmesi çok zor figürleri avlama&#8217;dır. Serginin alt katında Uluç&#8217;un alâmet-i farikası cinler, canavarlar sanatseverleri avlamak için pusu kurmuş adeta. Robert Morgan&#8217;ın dediği gibi &#8220;Uluç&#8217;un deniz yaratıkları bizi cezbeder, ama huzursuz da eder.&#8221;</p>
<p>                Ömer Uluç&#8217;un işlerini takip edenler bilirler, bu kez de yeni şeyler söylüyor sanatçı. Uluç&#8217;un &#8220;Bir üslup, yani devamlı &#8216;Ben buyum, bu benim üslubum&#8217; demek. Kendi kendini bir olumlama, bir tasdik. Kendi kendini tebrik ediyorsun, ama ruhsal, problematik, canlı bölümünü kapatıyorsun.&#8221; sözü bu ısrarını ele veriyor. İç içe geçişler, anlamlandırmada zorlanılacak büyülü dünyalar, sizi huzursuz eden, kimi zaman sarsan eserler, sürekli ağını genişleten bir sanatçıyla karşı karşıya bırakıyor. Sergiyi gezdikten sonra yolunuzu buraya düşürmenin dayanılmaz hafifliğini/ağırlığını hissedeceksiniz şüphesiz. Sergiye bir katalog ve Cem Yardımcı&#8217;nın Ömer Uluç&#8217;un &#8216;Beylerbeyi Cinleri&#8217; sergisinden hareketle çektiği film eşlik ediyor. Uluç&#8217;un her iki sergisi 13 Aralık&#8217;a kadar gezilebilir. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/uluc-bu-kez-daha-uclarda/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İtalyan Filmleri İstanbul&#8217;da</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/italyan-filmleri-istanbulda</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/italyan-filmleri-istanbulda#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 10:40:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2465</guid>
		<description><![CDATA[&#8216;İtalyan Film Haftası&#8217;nın ikincisi 4-10 Aralık tarihleri arasında İstanbul&#8217;da gerçekleştirilecek. 
 
            MedFilm Festival Onlus&#8217;un, Vivident ve İstanbul İtalyan Kültür Merkezi işbirliği ile düzenlediği etkinlikte 2009&#8242;da vizyona girmemiş filmler arasından seçilen 10 uzun metrajlı filmin yanı sıra ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8216;İtalyan Film Haftası&#8217;nın ikincisi 4-10 Aralık tarihleri arasında İstanbul&#8217;da gerçekleştirilecek. <br />
 <br />
            MedFilm Festival Onlus&#8217;un, Vivident ve İstanbul İtalyan Kültür Merkezi işbirliği ile düzenlediği etkinlikte 2009&#8242;da vizyona girmemiş filmler arasından seçilen 10 uzun metrajlı filmin yanı sıra kısa filmler ve belgeseller de gösterilecek. Uzun metrajlı filmler Alkazar Sineması&#8217;nda, kısa film ve belgeseller ise Pera Müzesi&#8217;nin oditoryumunda izlenebilecek. kültür sanat ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/italyan-filmleri-istanbulda/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Tiran&#8217;da Yunus Emre Kültür Merkezi</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/tiranda-yunus-emre-kultur-merkezi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/tiranda-yunus-emre-kultur-merkezi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 10:40:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2463</guid>
		<description><![CDATA[Arnavutluk&#8217;un başkenti Tiran&#8217;da Yunus Emre Türk Kültür Merkezi açılacak. 
 
          11 Aralık&#8217;ta gerçekleşecek açılışına Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;ün de katılacağı merkezde Türkçenin öğretimi, Türk kültürünün tanıtılması ve iki ülke arasındaki kültürel bağların geliştirilmesi amacıyla faaliyetler yürütülecek. Yunus ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arnavutluk&#8217;un başkenti Tiran&#8217;da Yunus Emre Türk Kültür Merkezi açılacak. <br />
 <br />
          11 Aralık&#8217;ta gerçekleşecek açılışına Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;ün de katılacağı merkezde Türkçenin öğretimi, Türk kültürünün tanıtılması ve iki ülke arasındaki kültürel bağların geliştirilmesi amacıyla faaliyetler yürütülecek. Yunus Emre Türk Kültür merkezlerinin Kazakistan, Makedonya, İspanya, Almanya ve Fransa gibi ülkelerde de açılması planlanıyor. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/tiranda-yunus-emre-kultur-merkezi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Oryantalist Ressamların Başyapıtları Satılıyor</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/oryantalist-ressamlarin-basyapitlari-satiliyor</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/oryantalist-ressamlarin-basyapitlari-satiliyor#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 10:39:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2461</guid>
		<description><![CDATA[             Christie&#8217;s Müzayede Evi, bugün Londra&#8217;da oryantalist ressamlara ait 24 başyapıtı açık artırmaya sunuyor. 
  
            Müzayedenin özünü ise dokuz eserden oluşan ve Jean-Léon Gérôme&#8217;un (1824-1904) dört çalışmasını da kapsayan özel bir koleksiyon oluşturuyor. Açık artırmanın en ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>             Christie&#8217;s Müzayede Evi, bugün Londra&#8217;da oryantalist ressamlara ait 24 başyapıtı açık artırmaya sunuyor. <br />
  <br />
            Müzayedenin özünü ise dokuz eserden oluşan ve Jean-Léon Gérôme&#8217;un (1824-1904) dört çalışmasını da kapsayan özel bir koleksiyon oluşturuyor. Açık artırmanın en üst lotu tahmini 800 bin-1 milyon 200 bin Euro ile sanatçının &#8216;Nargile ve Köpek ile Adam&#8217; adlı eserine ait. Bir başka gözde eser, aynı sanatçının 200 bin ile 300 bin Euro arasında satılacağı tahmin edilen &#8216;Arapların Tartışması-Uyuşmazlığı&#8217; adlı tablosu. Koleksiyonda, en büyük oryantalist ressam olarak gösterilen John Frederick Lewis&#8217;e (1805-1876) ait ve 700 bin ile 1 milyon Euro arası fiyata satılması beklenen &#8216;Öğle Yemeği&#8217;, &#8216;Kahire&#8217; isimli suluboya eseri de yer alıyor. 1873 yılında Viyana&#8217;da düzenlenen dünya sergisi için Karl Paul Themistocles tarafından yapılan &#8220;İstanbul&#8217;da Yeni Cami&#8217;de bir Meydan&#8221; ve Jacques Majorelle&#8217;in &#8220;El Khimis&#8217;te Çarşı&#8221; gibi önemli başyapıtları da satışa sunulan eserlerden. Müzayedede toplam satışın 8 milyon Euro civarlarında gerçekleşmesi bekleniyor.  ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/oryantalist-ressamlarin-basyapitlari-satiliyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Nihayet bir &#8216;Türk müziği&#8217; kütüphanemiz oldu</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/nihayet-bir-turk-muzigi-kutuphanemiz-oldu</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/nihayet-bir-turk-muzigi-kutuphanemiz-oldu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 10:38:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2459</guid>
		<description><![CDATA[       Bir müzik müzesi henüz kurulamadı, ama 35 yıllık bir hayal gerçekleşti ve nihayet bir Türk müziği kütüphanemiz oldu. 
              Müziğimize çok değerli isimleri kazandıran İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı&#8217;nın hayali olan kütüphane konsevatuar ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>       Bir müzik müzesi henüz kurulamadı, ama 35 yıllık bir hayal gerçekleşti ve nihayet bir Türk müziği kütüphanemiz oldu. </p>
<p>              Müziğimize çok değerli isimleri kazandıran İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı&#8217;nın hayali olan kütüphane konsevatuar bünyesinde dün, yani Öğretmenler Günü&#8217;nde törenle açıldı. Prof. Ercüment Berker adına açılan kütüphane; bağışlardan oluşan yaklaşık 2 bin 500 kitap, bir kısmı &#8216;78 devirli&#8217; tabir edilen yaklaşık bin beş yüz nadide plak, CD arşivi, nota koleksiyonu ve tezlerden oluşuyor. Kütüphanede ayrıca Şerif Muhittin Targan&#8217;ın kıyafetleri ve udları da sergileniyor. Öğrenciler ve araştırmacıların internet ortamında çalışabilecekleri interaktif altyapı ve Oğuz Elbaş tarafından hazırlanan Hitit sergisi de kütüphanenin diğer ayrıntıları.</p>
<p>              Üniversitenin Maçka yerleşkesindeki açılış töreninde konuşan Konservatuar Müdürü Prof. Dr. Cihat Aşkın, kuruluşunun 35. yılında kütüphanenin açılmış olmasının bir devrin kapanıp yeni bir devrin açıldığı anlamına geldiğini dile getirdi. Artık dar kalıplara sığmayan bir Türk müziği olduğunu söyleyen Aşkın, bir çağrı da yaparak, Türkiye&#8217;nin simgesel müzik kurumlarının ellerindeki arşivleri açmalarını istedi.</p>
<p>              Konservatuarın kütüphane, arşiv ve dokümantasyon yöneticisi Yrd. Doç. Dr. Recep Uslu da konservatuvarın kurulduğu günden itibaren bu kütüphane fikrinin mevcut olduğunu, ancak ilk çalışmaların 2002 yılında başladığını söyledi. Prof. Dr. Jale Berköz zamanında şekillenen fikrin Cihat Aşkın ve Şehvar Beşiroğlu ile hızlandığını anlatan Uslu, sonunda İstanbul&#8217;da bulunan üniversiteler içinde &#8216;tek ve ilk&#8217; müzik ihtisas kütüphanesini açıklarını söyledi.</p>
<p>            Açılış konuşmalarının ardından konservatuarın öğretim görevlilerinden Mehmet Bitmez ve Bilen Işıktaş, Şerif Muhittin Targan&#8217;ın eserlerini icra etti. Henüz raflarının büyük kısmı boş olan İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Kütüphanesi, özel arşivcilerden ellerindeki müzikle ilgili materyallerini bağışlamalarını bekliyor. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/nihayet-bir-turk-muzigi-kutuphanemiz-oldu/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>FKM’DE 2010 KÜLTÜR BAŞKENTİ PROGRAMI</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/fkm%e2%80%99de-2010-kultur-baskenti-programi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/fkm%e2%80%99de-2010-kultur-baskenti-programi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 10:57:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>

		<category><![CDATA[Şehirde Ne Var Ne Yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2438</guid>
		<description><![CDATA[Fırat Kültür Merkezi hafta sonu 2010 yılı için çok önemli bir organizasyon olan “2010 Avrupa Kültür Başkenti” programına ev sahipliği yaptı. 18 yıldır devam etmekte olan “Büyük Öğrenci Projesi” kapsamında Türk Dünyası ve Akraba Topluluklarından ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Verdana; color: #505050;"><span style="font-size: small;">Fırat Kültür Merkezi hafta sonu 2010 yılı için çok önemli bir organizasyon olan “2010 Avrupa Kültür Başkenti” programına ev sahipliği yaptı. 18 yıldır devam etmekte olan <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">“Büyük Öğrenci Projesi”</strong> kapsamında Türk Dünyası ve Akraba Topluluklarından yeni gelen yabancı uyruklu öğrencilere, İstanbul il Milli Eğitim Müdürlüğü Yurt Dışı Eğitim Öğretim yılı <em style="mso-bidi-font-style: normal;">“I. Dönem Tanışma ve Değerlendirme Programı”</em> yapıldı. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Verdana; color: #505050;"><span style="font-size: small;">Program Saygı Duruş ve İstiklal Marşı ile başladı. Ardından Halk oyunları gösterisi ve Açılış konuşması (İstanbul Panaroması) sunumu oldu. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Sayın Muammer YILDIZ’ın konuşmasından sonra öğrencilerin hazırladığı Ülke Temsil Programaları ile devam eden program </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Verdana; color: #505050;"><span style="font-size: small;">Plaket sunumu ile sona erdi.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Verdana; color: #505050;"><span style="font-size: small;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Verdana; color: #505050;"><span style="font-size: small;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: left; margin: 0cm 0cm 0pt;">
<span style="font-size: small; font-family:Verdana; color:#505050"><br />
<a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/1.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-2441" title="1" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/1-150x150.jpg" alt="1" width="150" height="150" /></a><a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/2.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-2442" title="2" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/2-150x150.jpg" alt="2" width="150" height="150" /></a><a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/3.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-2443" title="3" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/3-150x150.jpg" alt="3" width="150" height="150" /></a><a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/4.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-2444" title="4" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/4-150x150.jpg" alt="4" width="150" height="150" /></a><a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/5.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-2445" title="5" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/5-150x150.jpg" alt="5" width="150" height="150" /></a><a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/6.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-2446" title="6" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/6-150x150.jpg" alt="6" width="150" height="150" /></a><a href="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/7.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2447" title="7" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/7-300x199.jpg" alt="7" width="150" height="150" /></a></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/fkm%e2%80%99de-2010-kultur-baskenti-programi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Osmanlı&#8217;nın Sanatı Türbelerde Saklı</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/osmanlinin-sanati-turbelerde-sakli</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/osmanlinin-sanati-turbelerde-sakli#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 10:46:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2435</guid>
		<description><![CDATA[          Aziz Doğanay, Osmanlı Tezyinatı adlı kitapta, İstanbul&#8217;daki hanedan türbelerinin mimari-lerini anlatıyor. Yavuz Sultan Selim Türbesi&#8217;nden başlayarak Şehzade Mahmud Türbesi&#8217;ne uzanan eser, Osmanlı&#8217;nın sanat dilini anlamak isteyenler için iyi bir kaynak. 
 
             Şehrin üzerine sis çökmediyse, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>          Aziz Doğanay, Osmanlı Tezyinatı adlı kitapta, İstanbul&#8217;daki hanedan türbelerinin mimari-lerini anlatıyor. Yavuz<img class="alignright size-full wp-image-2436" title="kultur1" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/kultur1.jpg" alt="kultur1" width="200" height="160" /> Sultan Selim Türbesi&#8217;nden başlayarak Şehzade Mahmud Türbesi&#8217;ne uzanan eser, Osmanlı&#8217;nın sanat dilini anlamak isteyenler için iyi bir kaynak. <br />
 <br />
             Şehrin üzerine sis çökmediyse, tepede yıldız gibi duran bu camiye gözünüz âşinâdır. Fatih&#8217;in Çarşamba semtinde İstanbul&#8217;un yedi tepesinden birinden asırlardır Haliç&#8217;e bakıyor, Yavuz Sultan Selim. İlginçtir; Osmanlı&#8217;nın bu haşmetli padişahının kabrini bilenler çok olmadığı gibi yanı başındaki Şehzadeler Türbesi&#8217;ne yolu düşen de azdır. Çift kanatlı kündekâri ahşap kapısı, kalemişi süslemeleri, celi sülüs hatla yazılmış kitabesi, kubbeden zincirlerle sarkan kandilleri, yeşile boyanmış devekuşu yumurtaları, firuze ile renklendirilmiş çinileri&#8230; Aslında yazılacak o kadar çok şey var ki, gözünüz bir anda tüm bu manzarayı hapsetmek istese de yapamayacaktır. <span id="more-2435"></span></p>
<p>             İstanbul&#8217;un bir başka yüzü de yıllar yılı sessizce bekleyen bu zarif türbelerdir. İşlemeleri, ihtişamları ile görenleri eski bir zaman rüyasına daldıran bu mekânlar kuş uçmaz kervan geçmez bir yerdeymişçesine, yalnız bir halde bekleşir dururlar. Halbuki türbeler, bir taraftan şehir halkına ebedi hayatı anlatan birer kitap, diğer taraftan hat, çini, kalemişi, taş, maden ve alçı işçiliği gibi pek çok İslâm sanatının iç içe geçtiği mimari yapılardır. Osmanlı&#8217;nın sanat dilini anlamak, inceliklerine vâkıf olmak biraz da buralardan geçiyor. Yahya Kemal&#8217;in &#8220;Eski mîmâra nasıl rahmet okunmaz burada?/Suyu cennetten akıtmış bu güzel manzarada;/ Bu diyarlarda, saatlerce temâşâya değer,/ Çiniden, solmayacak bahçeler açmış yer yer.&#8221; mısralarının yer aldığı &#8220;Ziyaret&#8221; adlı şiirini yanınıza alarak bu ihtişamlı yapıları gezdiğinizde her şey bir başka gözükecektir.</p>
<p>             Sanat tarihi alanında çalışmalar yapan Yrd. Doç. Dr. Aziz Doğanay&#8217;ın &#8220;Osmanlı Tezyinatı: Klasik Devir Hanedan Türbeleri (1522-1604)&#8221; adlı kitabı bu söylenenleri haklı çıkaracak bir güzelliğe sahip. Doğanay, Klasik Yayınları&#8217;ndan çıkan bu hacimli kitabında Türk İslâm sanatlarında klasik devir olarak adlandırılan Yavuz Sultan Selim zamanında yapılmış hanedan türbelerini inceliyor. Bunun yanında tezyinatta kullanılan malzemeleri, onu meydana getiren nakışları da etraflıca ele alıyor. Kitap, Osmanlı sanatının temeli olan türbe mimarisini anlama yolunda katkılar sağlıyor. Pek çok görselin sunulduğu kitapta Hançerli Fatıma, Şehzade Mahmud, Şehzade Mehmet, Haseki Hürrem, Şehzadegan, Sultan III. Murad gibi türbeler anlatılıyor.</p>
<p>             Doğanay, çalışmasını neden sadece klasik devir haneden türbeleriyle sınırladığını ise şöyle anlatıyor: &#8220;Dönemin en büyük sanatkârlarının saray tarafından himaye ediliyor olması ve hanedana ait kişilerin türbelerinin tezyinatına çok özen gösterilmesi dolayısıyla türbelerin, dönemin sanat anlayışını en güzel ve doğru biçimde anlamamıza yardımcı olacak zengin malzemeyi sunuyor olmasıdır.&#8221;</p>
<p>Ölümü güzelleştiren bir medeniyet</p>
<p>              Klasik Türk sanatının İstanbul üslubu, Fatih ve Yavuz dönemlerinde saray tarafından sanat faaliyetlerine destek sağlanması neticesinde oluşur. Bursa&#8217;da başlayan Osmanlı mimarisi geleneği ve tezyinat anlayışı, klasik şeklini Mimar Sinan ile tamamlar. Doğanay, bu klasik dönemde ilerleyerek eserini hazırlamış. Kitapta, Türklerde ve İslam&#8217;da mezar anlayışı, klasik türbe mimarisi, malzeme ve teknik gibi konular işleniyor, dönemin hattatları, mimarları, nakkaşları, sedefkârları, çinicileri, ustalar ve atölyeleri anlatıyor. Sultan Selim Türbesi&#8217;nden başlayarak Şehzade Mahmud Türbesi&#8217;ne uzanan eserde, her yapının mimari ve tezyini özellikleri belli bir sıra içinde müstakil olarak ele alınmış ve sonunda küçük bir değerlendirme yapılmış.</p>
<p>              Dört bölüm ve bir katalogdan meydana gelen eser, desen çizimlerine, planlara da yer veriyor. Kitap, sahanın uzmanlarını olduğu kadar meraklılarını da Osmanlı sanatının inceliklerine davet ediyor. Kitabın sonunda bir sözlük yer alıyor. Sayfaları çevirdikçe insanı her an kendine çağıran bir ses sizi sarmalıyor. Orhan Pamuk&#8217;un Benim Adım Kırmızı adlı romanında &#8220;Nakış aklın sessizliği, gözün musikisidir.&#8221; sözü bir yerlerden kopup gelirken, ölümü bile bu kadar güzelleştiren bir medeniyetin gittikçe aramızdan çekilen inceliğine hayıflanıyorsunuz. İslam sanatı üzerine böyle dönemsel çalışmaların azlığı düşünülünce Doğanay&#8217;ın nasıl bir zorluğun altına girdiğini anlamak kolaylaşıyor. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/osmanlinin-sanati-turbelerde-sakli/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Eski Bir İstanbul Masalı ve Beyazıt Meydanında Piyano Sesi</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/eski-bir-istanbul-masali-ve-beyazit-meydaninda-piyano-sesi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/eski-bir-istanbul-masali-ve-beyazit-meydaninda-piyano-sesi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 11:00:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şehirde Ne Var Ne Yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2425</guid>
		<description><![CDATA[Tuluyhan Uğurlu Piyanosu ile Tarihi Beyazıt Kütüphanesi&#8217;nde Sizleri Bekliyor
ÇAY SİMİT KİTAP KOKUSU VE MÜZİK
Bu pazar sizleri eski bir İstanbul masalının büyülü dünyasına konuk ediyoruz.
Beşyüz yıllık Beyazıt Devlet Kütüphanesi&#8217;nin anılarla yüklü dünyasında Tuluyhan Uğurlu&#8217;nun müziği ve ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-2432" title="beyazit" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/beyazit.jpg" alt="beyazit" width="340" height="228" />Tuluyhan Uğurlu Piyanosu ile Tarihi Beyazıt Kütüphanesi&#8217;nde Sizleri Bekliyor</p>
<p>ÇAY SİMİT KİTAP KOKUSU VE MÜZİK<br />
Bu pazar sizleri eski bir İstanbul masalının büyülü dünyasına konuk ediyoruz.</p>
<p>Beşyüz yıllık Beyazıt Devlet Kütüphanesi&#8217;nin anılarla yüklü dünyasında Tuluyhan Uğurlu&#8217;nun müziği ve görüntülerle belki unuttuğunuz, belki de görmediğiniz bir İstanbul masalının içinde gezinmeye hazır mısınız?</p>
<p>Kütüphanenin tozlu raflarından ışıldayan onbinlerce sözcük&#8230; Bir zamanlar eczacılık ve dişçilik okulu olarak kullanılan bir mekanın içinde yaşanan sınav heyecanı&#8230; Hemen yanınızda Sahaflar Çarşısı, biraz aşağıda Kapalıçarşı&#8230; İstanbul Üniversitesi ve Süleymaniye Camii&#8230;</p>
<p>22 Kasım Pazar günü saat 14.00 ya da 17.00&#8242;da Beyazıt Devlet Kütüphanesi&#8217;nin mermer salonunda buluşalım&#8230; Çınaraltı Kahvesinden gelen edebiyat sohbetlerine kulak verelim, kitapların içinden yükselen fısıltıları duymaya çalışalım&#8230; İstanbul Üniversitesi bahçesinde yaşanan ilk gençlik aşklarının heyecanı ile başka boyutlara doğru yol alalım.</p>
<p>Beyazıt&#8217;ta Zaman konserinde konuklarımıza bir de sürprizimiz var. Eski bir Babıali geleneğinden yola çıkarak konuklarımıza çay ve simit başta olmak üzere çeşitli ikramlarımız var.<br />
İkramları DOĞUŞ ÇAY, DR OETKER, JUSS, ARZUM, HAMİDİYE firmaları yapıyorlar.<span id="more-2425"></span></p>
<p>Tuluyhan Uğurlu 22 Kasım Pazar günü sizleri müzik ve görüntülerle hepsi anılarda kalan ve bir daha asla geri gelmeyecek bir başka İstanbul’u yaşamaya davet ediyor.</p>
<p>İstanbul Üniversitesi’nin binlerce öğrencisinin ilk heyecanları, gençlik aşkları, üniversite bahçesinde çimler üzerinde yapılan umut ve coşku dolu sohbetler, şairlerin,<br />
yazarların buluşma noktası Çınaraltı’nda ince belli bir bardakla içilen bir bardak sıcak çayın verdiği tarifsiz mutluluk…</p>
<p>Cağaloğlu’nda çalışan gazetecilerin her akşam Vilayet’in önünden kitapçı vitrinlerine bakarak indikleri her yanından kültürün aktığı bir yokuş, Kapalıçarşı’nın,<br />
Sahafların tozlu raflarından fısıldayan eski kitapların, Beyazıt Meydanı’nın ve güvercinlerinin hikâyesi… Türkiye’nin 80’lerden itibaren anılar arasına karışan en güzel gelenekleri…</p>
<p>Konserde Tuluyhan Uğurlu’ya kavalda Murat Toraman, kontrbasta Umut Sel, percussion’da Gürkan Özkan eşlik edecekler.</p>
<p>Konser öncesi ve arada DOĞUŞ ÇAY, JUSS MEYVE SULARI, DR.OETKER, ARZUM VE HAMİYE tarafından simit ve çeşitli içecekler ikram edilecektir.<br />
 <br />
Uğurlu&#8217;nun konseri babası için<br />
Piyano virtüözü Tuluyhan Uğurlu, 22 Kasım&#8217;da Beyazıt Kütüphanesi&#8217;nde vereceği “Beyazıt&#8217;ta Zaman” isimli konserini, 7 yıl önce kaybettiği babası Halim Uğurlu&#8217;ya adadı.<br />
Tuluyhan Uğurlu, 22 Kasım Pazar günü saat 14.00 ve 17.00&#8242;de, bu yıl kuruluşunun 125. yıl dönümünü kutlayan tarihi Beyazıt Kütüphanesi&#8217;nin mermer salonunda iki konser verecek. Sanatçı Uğurlu, “Beyazıt&#8217;ta Zaman” isimli konserlerini, 7 yıl önce Aralık ayının ilk günlerinde kaybettiği babası ve onun sanatçı arkadaşları anısına verecek.</p>
<p>Uğurlu konserinde müzik ve görüntülerle İstanbul&#8217;un sonbaharını, Beyazıt&#8217;ı ve tarihi yarımadayı, kitap, kültür adına kaybettiği değerleri anlatacak.</p>
<p>Konserde Tuluyhan Uğurlu&#8217;ya kavalda Murat Toraman, viyolada Doğukan Çokşeker, kontrbasta Umut Sel, perküsyonda Gürkan Özkan eşlik edecek. Konserde konuklara eski bir Babıali geleneğinden yola çıkılarak çay ve simit ikram edilecek.</p>
<p>Piyanist Tuluyhan Uğurlu 2003 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının isteğiyle “Beyazıt&#8217;ta Zaman” isimli bir eser yazdı. Eseri albüm haline getiren Uğurlu, aynı yıl albümün gala konserini Beyazıt Devlet Kütüphanesinin giriş salonunda kitapların arasında gerçekleştirdi.</p>
<p>Tuluyhan Uğurlu&#8217;nun konseri, babası için yazdığı şu sözlerle başlayacak:</p>
<p>“Babamı yıllarca bir ozan olarak tanıdım. Ben piyano başına hapsolmuş çalışırken, o sanat dünyasının içinde sözüyle, şiiriyle var olan bir büyük ozandı. Okul kapılarında, konservatuvar sınavlarında elim annemin avuçlarında soluk soluğa koşarken &#8216;Baban kim?&#8217; diye soranları, çocuk dünyamın kalın savunma duvarları arkasından karşılar &#8216;Benim babam büyük bir ozan&#8217; diye mağrurca yanıtlardım.</p>
<p>Sonra bitmeyen ayrılıklar yaşadım. Uzun çocukluğa veda edip, yetişkin bir erkek olarak buralarda daha çok yaşamaya başlayınca, içinde yaşadığımız uzak evin dışından bizlere bakıp bakıp da &#8216;Sevdalardan ürettiğim düşle solgun bakarım ölgün yüzüne&#8217; diyen ozanın içindeki insanı keşfettim. Benim babam büyük bir ozandı. Bugünse o sadece benim babam. Ozanlığı ülkesine armağan olsun.”<br />
Halim Uğurlu Kimdir?<br />
Halim Uğurlu, 1926&#8242;da Konya&#8217;nın Taşkent ilçesinde doğdu. İstanbul Üniversitesi felsefe bölümünden mezun olan ve çocuk yaşlarından itibaren şiir ve edebiyatla uğraşan Uğurlu&#8217;nun ilk şiiri 1946&#8242;da yayımlandı.</p>
<p>Edebiyat Dünyası, Papirüs, Türk Dili, Soyut, Türk Basın Birliği, Son Çağ, Güney, Yansıma gibi dergilerde şiirleri yayımlanan Uğurlu, 1970 yılında şiir dalında TRT&#8217;den ödül aldı.</p>
<p>“Asya Baharı”, “Değişim”, “Gökağrı”, “Türk&#8217;e Destan”, “Zamanların Dili”, “Kan Su Kesince”, “Kıyamet Çiçekleri” ve “Sözcüklerde Uyanmak” adlı şiir kitapları bulunan Halim Uğurlu, 2001 yılında hayata veda etti</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/eski-bir-istanbul-masali-ve-beyazit-meydaninda-piyano-sesi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>FKM TİYATRO OKULU BAŞLADI</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/fkm-tiyatro-okulu-basladi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/fkm-tiyatro-okulu-basladi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 17:00:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2400</guid>
		<description><![CDATA[Sanat dünyasına kaliteli ve yeni yetenekler kazandırma amacı ile 8 yıldır faaliyet gösteren FKM Tiyatro Okulu, 9. dönem eğitim sezonuna geçtiğimiz hafta başladı. Kadrosunu; Okday Korunan, Savaş Aykılıç, Burak Akyüz, Enver Başar ve Ebru Aksakallı’nın ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Sanat dünyasına kaliteli ve yeni yetenekler kazandırma amacı ile 8 yıldır faaliyet gösteren FKM Tiyatro Okulu, 9. dönem eğitim sezonuna geçtiğimiz hafta başladı. Kadrosunu; Okday Korunan, Savaş Aykılıç, Burak Akyüz, Enver Başar ve Ebru Aksakallı’nın oluşturduğu eğitmenler, Tiyatro Okulu’nun ilk dersinde öğrencileri ile buluştu. Bu buluşmada eğitmenler ve öğrenciler arasında bilgi alışverişinden çok, tiyatroya dair sohbetler gerçekleştirildi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Tiyatronun katılımcılar tarafından nasıl anlamlandırıldığı üzerinde yapılan konuşmalarda, öğrencilere dönem boyunca alacakları derslerin müfredatı hakkında kısaca bilgiler de verildi. Vermek ve almak üzerine kurulan bilgi alışverişinde en iyiye ulaşmak adına önce tiyatro bilincinin verilmesi ve bunun için de tiyatro geçmişinin katılımcılara anlatılması üzerinde duruldu. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 10pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Okulun önemi ve hedefleri hakkında bilgi veren, FKM Tiyatro Okulu Eğitim Koordinatöru Okday Korunan; <em style="mso-bidi-font-style: normal;"><span style="mso-spacerun: yes;"> </span></em><em style="mso-bidi-font-style: normal;"><span style="font-family: Calibri;">Her insanın içinde oynama isteği, oyuncu kimliği doğası gereği mevcuttur.<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>En insani yanımızı açığa çıkaran bu kimliği tiyatro sahnesinde deneyerek geliştirmek; kendimizi tanımak, çevremizle bağ kurmak, düşüncelerimizi olgunlaştırmak, yaşama katmak üzere gençlerle oyunculuk atölye çalışmalarını sürdürmenin önem ve bilinci içindeyiz. Tiyatro sanatının insanı ve insanlığı sevgi, bilgi ve barışa çağıran özgün sesi hiç şüphesiz medeniyete uzanan yoldur. Sanata ve kültürüne uzak bir milletin yaşam damarlarından en az biri kopmuş demektir. Bilgi ve birikimin ışığında tiyatro ve oyunculuk alanında kendine gelecek kurmak isteyen heyecanları kazanmak, fırsatlarla buluşturmak, kendilerini ifade etmelerine olanak sağlamak bu alandaki hedefimizdir.” </span></em><span style="font-family: Calibri;">dedi.</span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Yeni sezonda eğitim kalitesinde daha iddialı olan ve eğitimcileri ile dikkat çeken FKM Tiyatro Okulu, tam anlamı ile oyuncu yetiştirmeye odaklı bir eğitim vaat ediyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Hafta sonu (Cumartesi-Pazar) yapılacak olan eğitimde, sahne çalışmaları FKM’nin yaklaşık 200m²’lik kendi sahnesinde yapılacaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Kayıt süreci halen devam etmekte olan okulun birinci kur eğitim süresi 7 ay (308 saat) olacak ve 30 Mayıs’ta sona erecektir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Bilgi ve İrtibat; </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">(0212) 517 46 97 </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><a href="http://www.fkmonline.net/"><span style="font-family: Times New Roman; color: #800080; font-size: small;">www.fkmonline.net</span></a></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><img class="size-full wp-image-2403 aligncenter" title="3131313" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/3131313.jpg" alt="3131313" width="320" height="240" /></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/fkm-tiyatro-okulu-basladi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Devletle Müzik Olmaz, Geleneksel Müzik Asla Olmaz!</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/devletle-muzik-olmaz-geleneksel-muzik-asla-olmaz</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/devletle-muzik-olmaz-geleneksel-muzik-asla-olmaz#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 16:51:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2421</guid>
		<description><![CDATA[           Bundan yirmi yıl önce, halk müziğine ve bağlamaya gönül veren bir sanatçının öncülüğünde bir müzik topluluğu oluştu. 
  
             Kurulduğu günden itibaren geleneği tahrip etmeden, halk müziğimizde yeni kapılar arayan bu topluluğun adı: Bengi Bağlama Üçlüsü. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>           Bundan yirmi yıl önce, halk müziğine ve bağlamaya gönül veren bir sanatçının öncülüğünde bir müzik topluluğu<img class="alignright size-full wp-image-2422" title="kultur" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/kultur.jpg" alt="kultur" width="200" height="160" /> oluştu. <br />
  <br />
             Kurulduğu günden itibaren geleneği tahrip etmeden, halk müziğimizde yeni kapılar arayan bu topluluğun adı: Bengi Bağlama Üçlüsü. Okan Murat Öztürk&#8217;ün fedakârlıklarıyla kurulan ve yine onun gibi halk müziğine ve bağlamaya gönlünü vermiş Özay Önal ile Erdem Şimşek&#8217;ten oluşan üçlü, bugün yirmi yaşında. Ülkemizde ve yurtdışında verdikleri konserlerle halk müziği ve bağlamanın yeniden gündeme gelmesinde büyük katkıları olan topluluk, geçtiğimiz günlerde &#8216;20. Yıl Albümü&#8217;nü (Kalan Müzik) çıkardı. Albümü vesile ederek grubun kurucusu Okan Murat Öztürk&#8217;le bir araya geldik. Grubu ve halk müziğini konuştuk.</p>
<p>Bengi Bağlama Üçlüsü, 20 yıl önce hangi duygularla kuruldu, grubu kurarken öncelikli hedefleriniz ve gayeniz neydi?</p>
<p>          Bengi Bağlama Üçlüsü, bağlama çalmayı çok seven bir insan olarak benim, üniversite yıllarımda, kişiliklerine ve bağlama çalmadaki teknik düzeylerine güvendiğim birkaç arkadaşımla bir araya gelmemizle şekillenmeye başladı. Bu bir araya gelişi tetikleyen neden ise &#8216;80&#8242;li yılların Türkiye&#8217;sinde, halk müziği ve bağlama icrası bakımından Arif Sağ&#8217;ın başını çektiği bir &#8220;değişim&#8221;in ortaya çıkmaya başlamasıdır. Bizler, bu süreçte bağlamanın geleneksel bir halk çalgısı olarak kapasitesini, yeni keşiflere açık olan yönlerini tanımaya, anlamaya, keşfetmeye ve en önemlisi &#8220;güzel çalma&#8221;ya büyük bir heves duymaktaydık. Sonuçta Anadolu kültürü içinde bağlama büyük bir çeşitlilik sergiliyor. İşte Bengi icrasının öncelikli konularından birini bu çeşitliliğin gerektiği gibi tanıtılabilmesi oluşturdu. Ancak Bengi icrası, özünde entelektüel bir ilgiyi de barındırdığından salt &#8220;geleneği doğru temsil&#8221; ölçütüne bağlı kalmakla yetinmedi.</p>
<p>Grubu ve müzik anlayışını en çok hangi sanatçılar etkiledi?</p>
<p>         Bengi icrasında başlıca önemli üstadlar ile yerel kaynaklar etkili oldu. Bizim yetiştiğimiz dönemin en önemli bağlama üstadları Mehmet Erenler, Musa Eroğlu, Arif Sağ, Talip Özkan, Yavuz Top, Ali Ekber Çiçek ve Yılmaz İpek&#8217;ti. Halk müziğinin kaynağında ise Muharrem Ertaş, Hacı Taşan, Çekiç Ali, Neşet Ertaş, Feyzullah Çınar, Hisarlı Ahmet, İsmail Daimi, Davut Sulari, Mahzuni Şerif, Ramazan Güngör gibi isimler yer alıyor. Bizler tüm bu üslupları ve temsilcileri dikkatle dinleyerek özümsemeye ve kendi icramızı inşa etmeye çabaladık.</p>
<p>Yirminci yıl albümünün anlamı ne sizin için?</p>
<p>            Yirminci yıl albümü, benim açımdan pek çok özel anlama sahip. Ben kendi adıma gururluyum. Çünkü bütün gel-gitlerine, tamamen özveriyle şekillenmiş olmasına rağmen sonuçta ortada &#8220;Bengi Bağlama Üçlüsü&#8221; diye bir olgu ve onun temsil ettiği bir anlayış var. Bugün geriye dönüp baktığımda ben en azından &#8220;evet, ben, sevgili Özay (Önal) ve Erdem (Şimşek), Bengi Bağlama Üçlüsü&#8217;nü bugünlere getirdik&#8221; diyebiliyoruz. Bizim anlayışımızı beğenen, tercih eden, bu anlayış ve icraya özenerek kendi çalışmalarını gerçekleştiren insanlar var artık Türkiye&#8217;de. Dolayısıyla 20. yılımızda gerek repertuar olarak gerekse yenilikçi, öncü misyonumuzu doğru yansıtacak bir albüm gerçekleştirmek başlıca hedefimiz oldu. Bengi birikimini doğru yansıtan, bakış açısını yansıtan ve geleneğe hem icra hem de yaratı düzeyinde katkılar sağlayan &#8220;belgesel&#8221; niteliğinde bir albüm ortaya çıktı diye düşünüyorum.</p>
<p>Kendinizi özetlediğiniz &#8216;yeni gelenek&#8217; kavramını biraz açar mısınız?</p>
<p>           Yeni gelenek, Bengi olarak yaptığımız çalışmalar için çok sevdiğim bir niteleme oldu. Biliyorsunuz bizde &#8220;eski köye yeni âdet getirmek&#8221; diye bir deyim vardır. Evet Bengi, bağlama icrası bakımından kendi alanında birtakım yenilikler gerçekleştirmiştir. Bu yönüyle bir yeni âdet veya yeni gelenek olarak icramızı niteliyorum. Gelenek, her zaman değişimi içinde barındırır. Yeni her zaman eskir. Bu kaçınılmazlık içinde hem süreklilik hem de geçmiş bir arada bulunur. Bengi&#8217;nin yeni geleneği de bu çerçeve içinde bir yeni icra anlayışı demektir. Ama kuşkusuz ki o da eskiyecek ve gelenek denilen o büyük ırmakta bir çakıl taşı olarak yerini alacak.</p>
<p>       Sizce günümüzde halk müziği istenilen konumda mı? TRT ve Kültür Bakanlığı&#8217;nda yapılan çalışmalar yeterli mi? Değilse neler yapılmalı?</p>
<p>           Kültür Bakanlığı ve TRT ile hiç ama &#8216;hiç&#8217; ilgilenmiyorum. Devletle müzik olmaz! Geleneksel müzik &#8216;asla&#8217; olmaz. Devlet, politika ve bürokrasi demektir. Bunların olduğu yerde müzik olamaz. Olur diyen varsa onların değerli görüşlerinden yararlanın derim. Ama geleneksel müzikle ilgili olarak şunları mutlaka söylemek isterim. Geleneksel müzik festivalleri yapılmalı. Özel şirketler, kültür-sanat vakıfları bu alana ilgi göstermeli ve destek vermeliler. Ulusal ve uluslararası düzeyde geleneksel müzik şenlikleri, yarışmaları, sempozyumları yapılmalı. Yalnızca icra alanına değil, araştırma alanlarına da yatırım yapılmalı. Türkiye&#8217;de müzik eğitimi alanında &#8216;devrim&#8217; yapılmalı. Geleneksel müzikler, &#8216;mutlaka&#8217; müzik eğitiminin temelini oluşturmalı. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/devletle-muzik-olmaz-geleneksel-muzik-asla-olmaz/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İpekyolu Ağırbaşlı ve Vefalı Başladı</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/ipekyolu-agirbasli-ve-vefali-basladi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/ipekyolu-agirbasli-ve-vefali-basladi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 11:00:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2417</guid>
		<description><![CDATA[               Altın Portakal&#8217;ı gelecek yıl tekrar didiklemek üzere sandığa koyan sinema dünyası, bir ay geçmeden şimdi de Bursa&#8217;ya akın etti.
           4. İpekyolu Film Festivali, çok sayıda davetlinin katılımıyla önceki akşam Merinos Atatürk Kongre ve Kültür ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>               Altın Portakal&#8217;ı gelecek yıl tekrar didiklemek üzere sandığa koyan sinema dünyası, bir ay geçmeden şimdi de<img class="alignleft size-full wp-image-2418" title="odul" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/odul.jpg" alt="odul" width="200" height="160" /> Bursa&#8217;ya akın etti.</p>
<p>           4. İpekyolu Film Festivali, çok sayıda davetlinin katılımıyla önceki akşam Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi&#8217;nde düzenlenen törenle başladı. Ali Sunal ve Ahu Türkpençe&#8217;nin sunduğu tören, hüzünle başladı. Seyirciler, &#8216;Hoşgeldiniz&#8217; hitabını duyar duymaz ekrana gelen Hikmet Şahin videosuyla yakın geçmişe gidip geldi. Birkaç gün önce vefat eden festivalin kurucularından ve önceki dönem belediye başkanı Şahin&#8217;e gösterilen bu vefalı tavrı, davetliler de alkışlarıyla takdir etti. Festival yönetmeni Ali Çalışır&#8217;dan sonra bir konuşma yapan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, bayrağı hakkıyla devralmanın gururuyla davetlileri selamladı. Altepe&#8217;nin konuşmasında, festivalin gelecek yıllara taşınmasının işaretleri vardı. Altın Portakal&#8217;ın açılışında göremediğimiz yarışma filmlerinin tanıtım fragmanını burada görmek, organizasyon ekibinin işini ne kadar ciddiye aldığının göstergesiydi.<br />
ÜÇ TL&#8217;YE FİLM <span id="more-2417"></span><br />
              Törende Hakkı Kıvanç ve Baykal Kent&#8217;e Türk sinemasına yaptıkları hizmetlerden dolayı emek ödülü verildi. Bu yılki onur ödüllerinin sahibi Muzaffer Tema ve Nedret Güvenç ödüllerini Ediz Hun ve Suzan Avcı&#8217;nın elinden aldı. Festivalin onur konuğu olan Suriyeli oyuncu Ghassan Massoud da artık bizden bir oyuncu gibiydi. Recep Altepe&#8217;nin elinden ödülünü alan Massoud, konuklara Arapça seslendi. &#8220;Kendi şehrim gibi bir şehir olamayacağını düşünürdüm, ama Bursa&#8217;yı görünce yanıldığımı anladım.&#8221; diyen usta oyuncu; Türkiye ile Suriye&#8217;nin aynı coğrafyayı, kültürü, tarihi ve hatta dini paylaştığını ve iki ülke arasında bugün gelinen dostluk ilişkisinin kendisini mutlu ettiğini söyledi.<br />
Bu yılki temanın sinema ve mimarlık olduğu festivalde 45 ülkeden 140&#8242;a yakın film gösterilecek. Altın Karagöz Ulusal ve Uluslararası olmak üzere kısa ve uzun metraj film yarışmasında dereceye girenlere Altın Karagöz ödül heykelciğinin yanı sıra para ödülü de verilecek. İpekyolu&#8217;ndaki kısa filmlerin diyalogsuz olduğunu bilmeyen kalmadı zaten. Ancak, festivalin uluslararası uzun metraj bölümünde de ilginç bir özellik var. Bu bölümde yarışan filmlerin tamamı, ilk filmini çeken yönetmenlere ait. Bu da önceden bir tahmin yapmayı neredeyse imkansız kılıyor. Festivalin tam 3, indirimli 2 TL olan bilet fiyatları da Bursalıların salonları doldurması için bir başka sebep.<br />
Bursa İpekyolu Film Festivali, dördüncü yılında da küçük ve &#8217;sağlam&#8217; adımları tercih ediyor. Elbette ki henüz bir gelenekten söz edilemez, ancak festival üç yıllık kazanımlarının üzerine aynı ekiple yeni şeyler eklemeyi de sürdürüyor. &#8216;Türk gibi başlayıp&#8217; da sonunu getiremediğimiz pek çok şeyi düşününce aynı çizgide devam etmenin bizim için ne kadar &#8216;zor&#8217; olduğu da ayrı bir gerçek. Bu noktada, mart ayındaki yerel seçimlerden sonra festival şehirlerinde yönetimlerin değişmesi bu etkinlikleri de etkilemişti. Örneğin Kars, gezici festivalini Artvin&#8217;e kaptırdı. Antalya&#8217;da yaşanan bazı sıkıntıların da geçmişteki kazanımları bir kenara koyup, &#8217;sıfırdan başlama&#8217; gayretinden kaynaklandığı artık sır değil. Burada da benzer sıkıntılar olacak mı endişesi, Bursa&#8217;nın yeni belediye başkanı Recep Altepe&#8217;nin festivale sahip çıkmasıyla sona ermiş anlaşılan. Yine Ali Çalışır&#8217;ın yönetiminde yola devam eden festival, &#8216;ağırbaşlı&#8217; edasını uzun süre devam ettirmeyi başarabilecek gibi görünüyor. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/ipekyolu-agirbasli-ve-vefali-basladi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>FKM TİYATROSU 9. DÖNEM TİYATRO OKULUNU AÇIYOR.</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/fkm-tiyatrosu-9-donem-tiyatro-okulunu-aciyor</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/fkm-tiyatrosu-9-donem-tiyatro-okulunu-aciyor#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 11:25:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2381</guid>
		<description><![CDATA[ 
Geçtiğimiz yıl 8. dönemini başarı ile bitiren FKM Tiyatro Okulu, 9. dönemde de nitelikli oyuncu olmak isteyen tiyatro severlere bir kez daha eğitim kapılarını aralıyor. Kaliteli ve yenilikçi yapısı ile her zaman daha iyi hizmet ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Geçtiğimiz yıl 8. dönemini başarı ile bitiren FKM Tiyatro Okulu, 9. dönemde de nitelikli oyuncu olmak isteyen tiyatro severlere bir kez daha eğitim kapılarını aralıyor. Kaliteli ve yenilikçi yapısı ile her zaman daha iyi hizmet vermeyi amaçlayan FKM Tiyatro Okulu eğitim süresini daha akademik, daha kaliteli bir eğitim ve hizmet vermek adına ilk yıl birinci kur, 2. yıl 2 kur olacak şekilde 2 yıla çıkardı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">FKM Tiyatro Okulu, bu sezon benzerlerinden farklı olarak, eğitim kalitesinin daha üst seviyede olduğu, alanında uzman ve akademik başarılara imza atmış eğitimcileri, geniş ve zengin müfredatıyla “oyuncu yetiştirme” hedefi ile eğitim sezonuna başlıyor. Başarılı bir eğitim sunan FKM Tiyatro Okulunun en büyük özelliklerinden biri, başarılı kursiyerleri FKM Tiyatrosunda değerlendirebilmesidir. Okuldan mezun olan birçok kişi hem FKM Tiyatrosunda, hem de farklı tiyatrolarda oyuncu olma fırsatı yakalamıştır. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Kursun amacı; tiyatro ve sinema dünyasına yeni yüzler kazandırmaktır. Tiyatroya hevesli, yeteneği olan gençleri bulup çıkarmak, onları usta eğitimciler yardımı ile bir oyuncuda olması gereken bilgilerle donatmaktır. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Yeni sezonda eğitim kalitesinde daha iddialı olan ve eğitimcileri ile dikkat çeken FKM Tiyatro Okulu, tam anlamı ile oyuncu yetiştirmeye odaklı bir eğitim vaat ediyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Okday Korunan koordinatörlüğünde, Şükrü Hurmalı, Enver Başar, Burak Akyüz ve Ebru Aksakallı’dan oluşan, alanında uzman eğitim kadrosu “oyuncu yetiştirmek” için kolları sıvadı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><em style="mso-bidi-font-style: normal;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Eğitimciler hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse;</span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Okday Korunan:</strong> 1988 yılında M.S.Ü. Devlet Konservatuarını bitirdi. 1999’da Sos. Bil. Ens.’de Tiyatro Yüksek Lisansını tamamladı. 1996- M.S.Ü. Sos. Bil. Ens.’de sinema-tv sanatta yeterlik doktorasını bitirdi.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">1988- Devlet tiyatrolarında oyuncu</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">1996- “Yolculuk” adlı kısa film senaryosu yazdı ve çekti.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">2002- 7. Uluslar arası Ankara Tiyatro Festivali’ne “iyi Şanslar” adlı oyunu ile katıldı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">2006- İstanbul Devlet Tiyatrosu Geleneksel Türk Tiyatrosu Günleri Genel Koordinatörlüğü</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">2009- “Yedi Renk-Yedi Doku” başlıklı kavramsal sanat içerikli serginin sanat yönetmenliği.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Enver Başar:</strong> 1979-2009 İstanbul Devlet Tiyatrosu Işık Tasarımcılığı (halen görevine devam etmekte)</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">İstanbul Devlet Tiyatrosunda sahnelenen 30 oyunun ışık operatörlüğünü, 19 oyunun<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>ışık tasarımını yaptı. Özel tiyatrolarda 16 oyunun ışık tasarımını yaptı. Türkiye’nin en geniş kapsamlı, en çok takip edilen tiyatro portalı olan tiyatroonline.com sitesi editörü ve sahibi. Afife Jale Tiyatro Ödülleri “Kır” ve “Full yaprakları” isimli oyunlarla ışık tasarımı adayı ve Tiyatro Tiyatro dergisi 2004 yılı Işık Tasarımcısı Ödülünü kazandı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Burak Akyüz: </strong>2005 yılında Dokuz Eylül Ünv. Güzel Sanatlar Fak. Sahne Sanatları Dramatik Yazarlık-Dramaturgi Anasanat Dalı’ndan mezun oldu.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Yazdığı bazı tiyatro oyunları; The Hastane (2001, 2004 Suat Taşer Kısa Oyun yarışması Mansiyon Ödülü), Pembe Tüfek (2002, Suat Taşer kısa oyun yarışması başarı ödülü), Paçi (2009)</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">2001-2002’de sahne amirliği, 2005-2007 Reji Asistanlığı yaptı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span><strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Savaş Aykılıç: </strong>1966, İstanbul doğumlu. A.Ü. DTCF Tiyatro Bölümü Mezunu (1993). İstanbul Devlet Tiyatrosu kadrosunda “sahne yöneticiliği” yapıyor (1993’ten bu yana). Tiyatro Yazarları Derneği’nde “genel sekreterlik ve başkanlık” görevinde bulundu. İ.B.Ş.B, Kültür AŞ. Gösteri Sanatları Merkezi’nde on yılı aşkın süredir “rol ve mimik, reji bilgisi, yönetmenlik ve gelenekselden çağdaşa oyunculuk” derslerine giriyor. Mitos-Boyut Tiyatro yayınları’ndan çıkmış 2 kitabı bulunuyor. Tiyatro ve dizi oyuncusu, senarist, oyun yazarı, tiyatro yönetmeni, tiyatro eğitmeni ve araştırmacısı, inceleme eleştirmeni ve yazarı.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Şükrü Hurmalı: </strong>1985 İzmir Devlet Konservatuarı Şan bölümü’nden mezun oldu. Ege Ünv. Edebiyat Fak. Ermeni ve İbrani folklörü üzerine yüksek lisansını tamaladı. Fransada Ritmik Jimnastik üzerine eğitim aldı. 25 yıldır İzmir Devlet Tiyatrosu’nda Opera Sanatçısı olarak görevine devam etmektedir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Ebru Aksakallı: </strong>2005 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji bölümünü kazandı. 2008- 2009 yılı mezunu olup çocuk tiyatrosu, yaratıcı yazarlık ve dramaturji çalışmaları bulunmaktadır. Çeşitli programlara metin yazarlığı yapmış olup, halen Dramaturg olarak çalışmalarına devam etmektedir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Müfredatında; <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Dramatik doğaçlama</strong>, (doğaçlama-mimik-ses ve beden kullanımı), <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Diksiyon</strong> (ses-nefes, metinli, metinsiz uygulama, konuşma bozuklukları, etkili ve güzel konuşma), <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Şan eğitimi</strong>, <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Ritmik jimnastik</strong>, <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Geleneksel Türk Tiyatrosu</strong>, <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Metin Çözümleme</strong>, <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Tiyatro Tarihi</strong>, <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Tiyatronun Temel İlkelerine Giriş</strong> (estetik ve sanat felsefesine giriş (tiyatro kuram ve kavramları), <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Işık ve Sahne Tekniği (</strong>ışık ve sahne tekniği ile araç ve gereçleri bilgisi) şeklinde olacak ve hafta sonu (Cumartesi-Pazar) yapılacak olan oyun çalışmaları FKM’nin yaklaşık 200m²’lik kendi sahnesinde yapılacaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">1.Kur<strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">1 Kasım’da</strong> başlayıp, eğitim süresi 7 ay (336 saat) olacak ve 30 Mayıs’ta sona erecektir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Bilgi ve irtibat için; </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">(0212) 517 46 97 </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"><a href="http://www.fkmonline.net/"><span style="font-family: Times New Roman; color: #800080; font-size: small;">www.fkmonline.net</span></a><span style="mso-spacerun: yes;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">  </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; margin: 0cm 0cm 0pt;"> <img class="size-medium wp-image-2340 alignnone" title="tiyatro-okulu1" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/10/tiyatro-okulu1-300x208.jpg" alt="tiyatro-okulu1" width="300" height="208" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/fkm-tiyatrosu-9-donem-tiyatro-okulunu-aciyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bienali 101 Bin Kişi Gezdi</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/bienali-101-bin-kisi-gezdi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/bienali-101-bin-kisi-gezdi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 11:20:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şehirde Ne Var Ne Yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2412</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Koç Holding sponsorluğunda 12 Eylül-8 Kasım arasında düzenlenen 11. Uluslararası İstanbul Bienali&#8217;ni iki ay içinde 101 bin kişi gezdi. 
  
Bienalde &#8216;İnsan Neyle Yaşar?&#8217; başlığı altında Antrepo No.3, Tütün Deposu ve Feriköy ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2413" title="istanbul20bienali" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/istanbul20bienali-300x200.jpg" alt="istanbul20bienali" width="300" height="200" />İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Koç Holding sponsorluğunda 12 Eylül-8 Kasım arasında düzenlenen 11. Uluslararası İstanbul Bienali&#8217;ni iki ay içinde 101 bin kişi gezdi. <br />
  <br />
Bienalde &#8216;İnsan Neyle Yaşar?&#8217; başlığı altında Antrepo No.3, Tütün Deposu ve Feriköy Rum Okulu&#8217;nda 40 ülkeden 70 sanatçı ve sanatçı grubunun 141 projesi sergilendi. 2007 yılındaki 10. Uluslararası İstanbul Bienali sergilerini 91.000 kişi gezmişti. 12. Uluslararası İstanbul Bienali, 2011 yılı sonbaharında gerçekleştirilecek. KÜLTÜR SANAT ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/bienali-101-bin-kisi-gezdi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İsrail&#8217;de Türk Sanatçıya Terörist Muamelesi</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/israilde-turk-sanatciya-terorist-muamelesi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/israilde-turk-sanatciya-terorist-muamelesi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 11:17:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2409</guid>
		<description><![CDATA[               Türkiye&#8217;nin en tanınmış kukla ve gölge tiyatrosu sanatçısı Cengiz Özek, festival için gittiği Kudüs&#8217;te İsrailli yetkililer tarafından çok kötü muamelelere maruz bırakıldığını söyledi. Festival dönüşü sivil polisler tarafından sorgulanan sanatçı ve asistanı çırılçıplak soyularak ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>               Türkiye&#8217;nin en tanınmış kukla ve gölge tiyatrosu sanatçısı Cengiz Özek, festival için gittiği Kudüs&#8217;te İsrailli<img class="alignright size-full wp-image-2410" title="cengizozek" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/cengizozek.jpg" alt="cengizozek" width="200" height="160" /> yetkililer tarafından çok kötü muamelelere maruz bırakıldığını söyledi. Festival dönüşü sivil polisler tarafından sorgulanan sanatçı ve asistanı çırılçıplak soyularak arandı. <br />
  <br />
            Cengiz Özek Gölge Tiyatrosu, 22 Ekim-4 Kasım tarihleri arasında Filistin Ulusal Tiyatrosu&#8217;nun düzenlediği 16. Uluslararası Kukla Festivali&#8217;nde &#8216;Büyülü Ağaç&#8217; adlı oyunu sahneledi ve bir atölye çalışması yaptı. Özek, başarıyla geçen festivale İsrailli görevlilerin havaalanındaki muamelelerinin gölge düşürdüğünü ifade ediyor.</p>
<p>              Cengiz Özek ve Norveçli asistanı Stefan Carelius, Tel Aviv havaalanına indiğinde vize polisleri ve sivil polisler zorluk çıkarmışlar. Sanatçı, festival dönüşünde ise daha kötü bir muamele ile karşılaştıklarını söylüyor. Özek ve Carelius, sivil polisler tarafından havaalanında uzun süre sorgulanmışlar. &#8220;Neden birlikte çalışıyorsunuz? Neden Tunus&#8217;a, Pakistan&#8217;a, Dubai&#8217;ye gittiniz? Bana kuklacı olduğunu ispatla! Neden sizi çağırıyorlar? Bunlar ne biçim kukla!&#8221; gibi sorulara maruz kaldıklarını söyleyen Özek, en kötü muameleyi ise sorgudan sonra gördüklerini anlatıyor: &#8220;Makinelerin olduğu bir odaya aldılar. Tamamen soyup üzerimizi aradılar. Bavullarımızın içindeki eşyaları tek tek toz makinesinden geçirdiler. Bir sivil polis içeriye gelerek kuklaları görmek istedi ve Karagöz figürlerinin üzerine garip bir tartışma başladı. &#8216;Bunlar kukla değil, silüet&#8217; gibi söylemlerle sanırım bizi kızdırmak istedi.&#8221;</p>
<p>            Cengiz Özek&#8217;e göre İsrailli yetkililerin bu muamelelerinin sebebi Filistin asıllı İsrail vatandaşlarının davetini kabul ederek festivale katılmaları. Yaşadıklarını İsrali Büyükelçiliği&#8217;ne mektupla aktaran sanatçı, &#8220;Dünyada birçok ödül alan bir kişiye yapılanlar affedilir nitelikte değildir.&#8221; diyor ve İsrail hükümetinin tiyatromuzdan özür dilemesini istiyor. KÜLTÜR SANAT ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/israilde-turk-sanatciya-terorist-muamelesi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sinema ve Tiyatroya Verilen Destek Dergilerden Esirgeniyor</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/sinema-ve-tiyatroya-verilen-destek-dergilerden-esirgeniyor</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/sinema-ve-tiyatroya-verilen-destek-dergilerden-esirgeniyor#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 11:16:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2406</guid>
		<description><![CDATA[             Gündemin yoğunluğu arasında çoğumuz fark etmedik ama iki dergi yayın hayatına sessizce veda etti. Önce 12 yaşındaki kitap eleştiri dergisi Virgül, kasım-aralık sayısı ile serüvenini noktaladı. Önceki gün de müzik dünyasının özgün dergisi Roll&#8217;ün ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>             Gündemin yoğunluğu arasında çoğumuz fark etmedik ama iki dergi yayın hayatına sessizce veda etti. Önce 12<img class="alignright size-full wp-image-2407" title="ayvazoglu" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/ayvazoglu.jpg" alt="ayvazoglu" width="200" height="160" /> yaşındaki kitap eleştiri dergisi Virgül, kasım-aralık sayısı ile serüvenini noktaladı. Önceki gün de müzik dünyasının özgün dergisi Roll&#8217;ün aynı sebeplerle kapandığı haberi geldi. <br />
 </p>
<p>              Anadolu&#8217;da sessiz sedasız kapanan pek çok derginin ardından Virgül ve Roll&#8217;ün de kepenk kapatması, dergilerin değişmeyen kaderini bir kez daha gündeme getirdi. Geçen yıl, edebiyat dergilerinin genel yayın yönetmenleri Yay-Sat&#8217;ın yaptığı zamdan sonra dağıtım masraflarını karşılayamayacaklarını ve kapanma korkusu yaşadıklarını açıklamışlardı. Abone gelirleriyle yaşamaya çalışan dergilerin yöneticileri, bıçağın kemiğe dayandığını ifade ediyor. Dergi yöneticileri, sinema ve tiyatroya sağlanan desteğin edebiyat, sanat ve kültür dergilerine de verilmesi gerektiğini savunuyor.</p>
<p>Roll&#8217;ün 13 yıllık</p>
<p>Serüveni son buldu <span id="more-2406"></span></p>
<p>              3 yıllık müzik dergisi Roll de ekonomik kriz yüzünden kapandı. Ağustos ayından beri kapandı kapanıyor derken yayın hayatına son veren Roll&#8217;ün 144&#8242;üncü sayısında &#8216;Benimle Oynar mısın?&#8217; başlığıyla The Beatles kapağa taşındı. Roll ekibi, veda yazısında derginin son sayısını &#8217;sonsuzdan bir önceki sayı&#8217; diye nitelendirdi.<br />
&#8216;Bakanlık, dergilere yeterince destek olmuyor&#8217;</p>
<p>             BEŞİR AYVAZOĞLU: &#8220;Virgül&#8217;ün kapanmasına üzüldüm. Bütün ciddi edebiyat ve kültür dergilerini aynı akıbetin beklediğini söyleyebilirim. Bugünkü dergi tirajlarıyla masraflarını karşılamak mümkün değil. Kültür ve Turizm Bakanlığı fikir ve kültür hayatının nefes alıp verdiği edebiyat dergilerine yeterince destek olmuyor. Türkiye&#8217;de binlerce kütüphane var; bu kütüphaneler için rüşdünü ispat etmiş dergilere abone olunsa, bu dergiler hiç değilse ayakta durmayı başarırlar. İyi bir derginin kapanması, kültür hayatımızda bir damarın tıkandığı anlamına gelir. Bu, aslında bir çeşit örtülü sansürdür. Okuyucular da dergilerine sahip çıkmalıdırlar.&#8221;</p>
<p>&#8216;Dergilerimiz genç yaşta ölüyor&#8217;</p>
<p>             ALİ URAL: &#8220;Dergiler de ölümlüdür. Fakat genç ölümü zordur. Merdiven Sanat, Kitaphaber ve Merdivenşiir&#8217;de bu acıyı yaşadım. Üç dergi çıkarıp batırmış biri olarak dördüncü bir derginin hazırlığı içindeyim: Karabatak. Ne zaman çıkacağı, ne zaman batacağı belli değil. Kütüphanelere yeterince dergi almadığı için bakanlığı suçlamak hiç aklıma gelmedi. &#8216;Okuma&#8217;yı hayatının merkezinden çıkarmış bir toplumun bütün kütüphaneleri dergiyle dolsa ne olur. Asıl olan yayının niteliğidir. Nitelikli yayınlar nitelikli okurlar ister. Okullarımız nitelikli öğrenci yetiştirebilirse nitelikli dergiler ve kitaplar okurunu bulacaktır.&#8221;</p>
<p>&#8216;Bu gidişle bütün dergilerin sonu Virgül gibi olacak&#8217;</p>
<p>               Enver Ercan (Varlık Yayın Yönetmeni): &#8220;Kültür Bakanlığı bazı dergilerden satın alıyor, ama çözüm değil bu. Dağıtım firmaları, kâr zarar hesabına göre tavır alıyor. Dergilerin durumu giderek zorlaşacak; çünkü internet ortamına kayıyor. Dergiler okuruyla ayakta durmak zorunda. Kültür sanat okuru dediğimiz kesim yeterli değil. Dergiler ilan ve desteklerle yayımlanıyor. Kötümser bir bakış olacak; ama hepsi aynı sonuçla karşılaşacaklar bence. Dergi geleneğinin büyük yayın dağıtım kuruluşlarının, belli başlı dergilerin dağıtımında kolaylık sağlamaları lazım. Bu dergilere Devlet Tiyatroları&#8217;nın, Kültür Bakanlığı&#8217;nın prestij kitaplarının ilanları verilebilir.&#8221;</p>
<p>&#8216;Kültür alanında arz talebi aşıyor&#8217;</p>
<p>              Bünyamin Güneş (Virgül Dergisi Koordinatörü): &#8220;Ekonomik koşulların zorlamasıyla yayın hayatına son vermek zorunda kaldık. Ekonomik koşulları ağırlaştıran sebeplerden biri, Virgül&#8217;ün iki yıldır gazete bayilerinde dağıtılamayışıdır. Bir dergiyi okurları ve reklamverenleri ayakta tutar. Virgül&#8217;ün okuru azalmadı, zamanla artmadı da. Reklamlar ise son iki yılda büyük oranda düşmüştü. Kültür Bakanlığı&#8217;ndan destek almıyorduk. Böyle bir destek için talepte de bulunmadık. Ya destekle, sponsorlukla yaşamak ya da piyasa koşullarına bir şekilde uyum sağlamak gibi iki seçenek var. Kültür alanında arz, talebi kat kat aşıyor&#8230;&#8221; ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/sinema-ve-tiyatroya-verilen-destek-dergilerden-esirgeniyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bienal İzleyicisi Özgür Müydü?</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/bienal-izleyicisi-ozgur-muydu</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/bienal-izleyicisi-ozgur-muydu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 11:29:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2395</guid>
		<description><![CDATA[              11. İstanbul Bienali, 8 Kasım&#8217;da sona eriyor; bienale ilişkin zihnimde kalan iki kuvvetli etki var: Birincisi sponsor Koç&#8217;un; ikincisi de Brecht&#8217;in adı. Birincisi, kültür endüstrisinde etken ve edilgen çatının yer değiştirmesine; ikincisi ise bağlamından ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>              11. İstanbul Bienali, 8 Kasım&#8217;da sona eriyor; bienale ilişkin zihnimde kalan iki kuvvetli etki var: Birincisi sponsor<img class="alignright size-full wp-image-2396" title="sanat1" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/sanat1.jpg" alt="sanat1" width="200" height="160" /> Koç&#8217;un; ikincisi de Brecht&#8217;in adı. Birincisi, kültür endüstrisinde etken ve edilgen çatının yer değiştirmesine; ikincisi ise bağlamından koparılan bir efektle sanatın derinliğini yitirmesine, alenen yüzeyselleşmesine çok iyi bir örnek.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
                  Bienal, temasını Alman yazar Bertolt Brecht&#8217;in bir şiirinden alıyor: &#8220;İnsan neyle yaşar?&#8221; Küratörler bu cümlenin fazlasıyla abartılı, &#8220;iddialı ve kibirli&#8221; yorumlanabileceğini belirterek, &#8216;neden olmasın&#8217; diye soruyorlar. Neden olmasın? Brecht, tiyatroda yabancılaşmayı kurgularken, sanatın kendisinin bireyi sınırlamasına ve manipüle etmesine karşı çıkıyordu bir anlamda. Çünkü izleyiciyi öykünün ritmine, karakterlerin coşkusuna kaptırarak oyuna da tiyatroya da hayranlık uyandırmayı değil, görünenin ötesini sorgulatmayı, küçük ilüzyonu silip büyük resmi fark ettirmeyi amaçlıyordu. Çünkü sanat insanı özgürleştirmeliydi. Oysa kendini tanrılaştıran ve bireyi esrikliğe sürükleyip kendi varlığının yerine sanatın varlığını geçiren bir disiplinin, özgürleştiren, değiştiren ve dönüştüren bir etkisi olamazdı.</p>
<p>                    &#8216;İnsan neyle yaşar?&#8217; sorusu, küratörlerin de belirttiği gibi oldukça çarpıcı; ancak bienaldeki karşılığı ile değil. Sorunun kendisi, şarkının kendisi, şarkının Brecht&#8217;in Üç Kuruşluk Operası bağlamındaki yeri bakımından dikkat çekici. Ancak bienal gibi kapsamlı bir sanat etkinliğini, kıvrak bir üslupla kavramsal bir çerçeveye oturtmaya çabalamak ve bağlamından koparılmış bir soruya bienalle yanıt aramak çeşitli açılardan uygun değil.</p>
<p>Sansasyon, bakış açısını daraltıyor</p>
<p>                Sanatçılara çağrıya çıkılırken seçilen yolun yeniden-üretme oluşuna itiraz edilemez; ancak yeniden-üretmedeki kestirme, yeni&#8217;yi üretmeyi ihmal ediyorsa, bienalin temasının seçilirken gerçekten kolaya kaçıldığını söylemek yanlış olmaz. Bir soruya verilen yanıtlar şeklinde sanat, sormayı ve sorgulamayı teşvik etmiyorsa performatif bir nitelik kazanması ve kolay tüketilen olması kaçınılmazdır. Ne yazık ki anlaşılmak için kendisinden başka pek çok unsura (yorumlanmaya, açıklanmaya) ihtiyaç duyan sanat, özgür değildir. Ve kendisi özgür olmayan sanatın özgürleştirmesi de olanaklı değildir. Böylesi bağlamından kopuk, yalnızca sansasyonel etki gücü yüksek olan bir soru üzerine kurulmuş olması, sanatçıları zoraki bir bağ kurmaya itmiş; izleyicileri ise eserleri bir soru manipülasyonuyla yorumlamak zorunda bırakmış. Yani bakış açılarını iki taraflı daraltmış.</p>
<p>                  Edebiyattan, sinemadan, politikadan, güncel yasamdan bin tane çarpıcı soruyu -hatta sloganı-, kendi bağlamından kopararak sanatçılara çağrıya çıkabiliriz. Konu bağlamında bir sınırlama, sanatçıya kendine ve disiplinine meydan okuma şansı tanıyarak, onu kendi sınırları içinde en iyiyi yapmaya ve daha yaratıcı olmaya da teşvik eder. Ancak İstanbul Bienali&#8217;nin yöntemi, sanatçıyı özgürleştirmiyor, aksine manipüle ediyor.</p>
<p>              Küratörlerin kavramsal çerçeve başlıklı yazılarından öyle anlaşılıyor ki, sanat üretimine ve etkileşimine bir zemin hazırlamaktan çok, ardından gelecek tepkileri göz önünde bulundurularak seçilmiş bu tema. Yani derinliği kurgulanmadan, yüzeye çıkacak yorumlar üzerine kurgulanmış. Yine aynı şekilde gelecek tepkileri göz önünde bulundurarak bir ön savunma niteliği taşıyan kavramsal çerçeve başlıklı yazılarında küratörler şöyle diyor: &#8220;Ancak Uluslararası İstanbul Bienali gerçekten de büründüğü her hal ve taşıdığı her başlıkla yerel, ulusal ve uluslararası arasındaki dinamiklerin bilindik karmaşıklığının yükünü taşıyan son derece temsili bir sanat sunumu. Dolayısıyla pazarlamaya, siyasî, kuramsal ve sanatsal kullanım ve suistimallere yeterince açık ve şatafatlı bir başlık son derece uygun da olabilir.&#8221;</p>
<p>            &#8216;Brecht&#8217;in sorduğu soru bugün de aynı aciliyeti taşımıyor mu?&#8217; şeklinde devam ediyor savunu. Bu soru her zaman için bir önem taşıyacak ama aciliyet değil. Sanatla toplumsal değişim ilişkisi, bir süper kahraman, asrın barış buluşu şeklinde yorumlanamaz. Sanki üretilen sanat öyle bir ütopya yaratacak ki gerçekten bütün ekonomik ve politik sistemleri ezerek insanı öne çıkaracak? Zaten biçimi ve uygulama yöntemleriyle o sistemi olumlayarak, onunla uyum içinde kurgulanmış bir sanat eylemi nasıl bir kahraman çıkarabilir ki! ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/bienal-izleyicisi-ozgur-muydu/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sanatın 2010&#8242;a Hazırlık Çalışması</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/sanatin-2010a-hazirlik-calismasi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/sanatin-2010a-hazirlik-calismasi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 11:05:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2388</guid>
		<description><![CDATA[- Yan salonda sanat fuarı var.- Gördüm.- Gezelim mi biraz?- Olur, çok kalmayalım ama&#8230;- Pekala, biraz dinlenmiş oluruz. 
 
            Ellerinde tüm stantları kucaklamışçasına kitap dolu poşetlerle sanat fuarının yolunu tutan bu diyaloğun sahibi çifte, Bedri Rahmi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>- Yan salonda sanat fuarı var.- Gördüm.- Gezelim mi biraz?- Olur, çok kalmayalım ama&#8230;- Pekala, biraz dinlenmiş<img class="alignright size-full wp-image-2389" title="sanat" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/11/sanat.jpg" alt="sanat" width="200" height="160" /> oluruz. <br />
 <br />
            Ellerinde tüm stantları kucaklamışçasına kitap dolu poşetlerle sanat fuarının yolunu tutan bu diyaloğun sahibi çifte, Bedri Rahmi Eyüboğlu&#8217;nun &#8216;Sanat faydalı olmalıdır.&#8217; sözünü hatırlatmak isterdik. 28. İstanbul Kitap Fuarı&#8217;na gelenler için sanat hakikaten faydalıydı. Biraz kulak kabartınca kitap fuarının kargaşasından, yorgunluğundan sıyrılmak isteyen pek çok sanatseverin dilinden aynı cümleleri duyabilirdiniz. Kitapların dünyasından çıkıp biraz sanatla hallenmek pek çok kitapseveri mutlu etmiş, rahatlatmış denilebilir.</p>
<p>           28. İstanbul Kitap Fuarı&#8217;yla eşzamanlı açılan 19. İstanbul Sanat Fuarı Artist, 2009 kitap fuarının gölgesinde kalsa da yine &#8216;vefakâr&#8217; sanatseverlerin uğrak yerlerinden biri. Bu kitleye &#8217;sanat fuarına geçip biraz dinlenelim&#8217; diyenleri de ekleyebilirsiniz. Fuara, yurtiçi ve yurtdışından 100 sanat galerisi ve sanat kurumu katılıyor. 7-8-9-10 No&#8217;lu salonlara kurulan fuarda kimi galericiler &#8216;işler kesat&#8217; derken kimileri ise &#8216;hafif kıpırdama var&#8217; diyor. Biraz nabız yoklayınca klasiklerden öte çağdaş eserlerin daha çok alıcı bulduğunu söylemek mümkün. <span id="more-2388"></span></p>
<p>Bedri Rahmi ile 100. yıla doğru</p>
<p>             19. İstanbul Sanat Fuarı Sanatçı Onur Ödülü sahibi ressam Muhsin Kut ile başlayan yedinci salon, sanat fuarının en kalabalık yerlerinden biri. Kut, 50. yılını bir sergi ile kutluyor. Kut&#8217;a Sanat Fuarı Koleksiyoner Onur Ödülü sahibi Lale ve Cengiz Akıncı&#8217;ya ait resim, heykel ve seramik yapıtlarından oluşan bir koleksiyon sergisi komşuluk ediyor.</p>
<p>              Fuarın en dikkat çeken sergisi ise Artrium Sanatevi&#8217;nin Bedri Rahmi Eyüboğlu&#8217;nun 110 tablosunun yer aldığı &#8216;Bedri Rahmi 100. Yıla Doğru&#8217;. Fuara konuk olan tablolar, oğlu Mehmet Eyüboğlu&#8217;nun koleksiyonundan derlenmiş. &#8216;Gençlere Bedri Rahmi&#8217;yi tanıtmak&#8217; amacıyla hazırlanan sergide ressamın büyük aşkı kara dutu, çatal karası, çingenesi heykeltıraş Mari Gerekmezyan&#8217;ın yaptığı Bedri Rahmi büstü de sergileniyor.</p>
<p>            Fuarın bir başka yoğun sergilerinden biri ise 6. salona kurulan İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Geleneksel Sanatlar Yönetmenliği tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen &#8216;Geleneksel Türk Kitap Sanatları - Bugünün Ustaları&#8217; adlı sergi. Fuarda sergi için özel olarak hazırlanan Türk kitap sanatlarından hat, tezhip, ebru, minyatür, cilt ve kat&#8217;ı alanlarında işler yer alıyor. Bugünün ustalarının eserlerini sergileyerek, bu sanatların sürekliliğine nitelikli bir katkıda bulunmayı amaçlayan serginin danışmanlığını Beşir Ayvazoğlu, Prof. M. Uğur Derman ve Prof. Dr. Çiçek Derman yapıyor. 50 sanatçının 72 eserinden oluşan sergi, yeni ve farklı işlerin olmasından dolayı vakit ayrılması gereken bölümlerden.</p>
<p>              Adını çoğunlukla Anadolu yakasında yaşayıp üreten, telefon alan kodunu yakada üretmenin ve düşünmenin kodu olarak seçen 216 adlı sanatçı inisiyatifi, sanatın gündelik hayata karışması gerektiği düşüncesiyle fuara &#8216;Sistem Arızası&#8217; adlı sergi ile katılıyor.</p>
<p>                 Türkiye çağdaş sanat ortamına katkıda bulunmak ve Doğu-Batı diyaloğunu Türkiye üzerinden sağlamak amacıyla Londra&#8217;da kurulan Koridor Çağdaş Sanat Programları, fuara 15 ülkeden 60 sanatçı ile katılıyor. Denizhan Özer küratörlüğünde &#8216;Yüz Yüze Diyaloglar&#8217; başlığı altında gerçekleşen sergide resim, heykel, fotoğraf, enstalasyon, video gibi farklı disiplinlerden 100 eser sergileniyor. 97 bağımsız sanatçı, 18 sanatçı grubu; 265 katılımcının bir masa etrafında oturup tartıştığı, konuştuğu zamanların ürünü olan Türkiye&#8217;nin en geniş katılımlı sergisi My Name is Casper da fuarın ziyaret edilmesi gereken sergilerden. Üniversite öğrencilerinin bir sanat fuarında görünür olmasına imkan veren İstanbul Sanat Fuarı, bu sene de öğrencilerin çalışmalarını sergileyecekleri, sanat piyasasıyla tanışabilecekleri bir ortam sunuyor. 8 Kasım&#8217;a kadar gezilebilecek öğrenci, öğretmen ve emeklilere girişin ücretsiz olduğu fuarın giriş bedeli ise 5 TL. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/sanatin-2010a-hazirlik-calismasi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul Kitap Fuarı Yeniliklerle Başlıyor</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/istanbul-kitap-fuari-yeniliklerle-basliyor</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/istanbul-kitap-fuari-yeniliklerle-basliyor#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 14:45:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2383</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Kitap Fuarı bugün kapılarını 28. kez açıyor. Tüm Fuarcılık Yapım AŞ ve Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından Beylikdüzü&#8217;ndeki fuar merkezinde düzenlenen ve 8 Kasım&#8217;a kadar sürecek fuarın bu yılki &#8216;Onur Yazarı&#8217; şair ve çevirmen Cevat ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Kitap Fuarı bugün kapılarını 28. kez açıyor. Tüm Fuarcılık Yapım AŞ ve Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından<img class="alignright size-full wp-image-2384" title="bookfair" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/10/bookfair.jpg" alt="bookfair" width="200" height="160" /> Beylikdüzü&#8217;ndeki fuar merkezinde düzenlenen ve 8 Kasım&#8217;a kadar sürecek fuarın bu yılki &#8216;Onur Yazarı&#8217; şair ve çevirmen Cevat Çapan, konusu ise Kültürlerarası Diyalogda Çeviri.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Yurtiçi ve yurtdışından 550 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla gerçekleşen fuarda uluslararası programların yanı sıra söyleşi, panel, şiir dinletisi, atölye ve çocuk aktiviteleriyle birlikte 297 etkinlik yer alıyor. Fuarda bu sene okurları karşılayacak iki yenilik var: Uluslararası Salon ve Doğan Hızlan Kitaplığı Okuma Grupları. Fuarın uluslararası salonuna İspanya, Hollanda, İsveç, İtalya, Yunanistan, Almanya, ABD, Küba, Romanya ve Fransa gibi ülkelerden yayıncılar ve editörler yer alacak. Uluslararası salon içindeki Forum Alanı&#8217;nda ise dört gün boyunca çok sayıda yazar ağırlanacak ve etkinlikler düzenlenecek. Uluslararası salon, 3 Kasım&#8217;a kadar 11.00-18.00 saatleri arasında açık kalacak. <span id="more-2383"></span></p>
<p>Kitap Fuarı&#8217;nın bir başka yeniliği ise okuma grupları. Fuar bünyesinde farklı yazarları takip eden okuma grupları, TÜYAP bünyesinde kurulan Doğan Hızlan Kitaplığı&#8217;nda fuar süresince kitapları okuyup tartışabilecekler. Fuara yurtdışından söyleşi ve imza günlerine katılmak üzere 47 yazar katılacak.</p>
<p>Türkiye&#8217;de uzun zaman &#8216;çok satanlar&#8217; listesinde yer alan kitapların yazarı Adam Fawer bugün söyleşi ve imza gerçekleştirecek. Amerikalı yazar Anne Chamberlin ve yazar-senarist Richard Price, 7 Kasım&#8217;da bir panele katılacak. Mısır&#8217;da kadın hareketiyle ilgili önemli çalışmalar yapan ve muhalif kişiliğiyle tanınan Naw-al El Saadawi de yarın fuarda olacak. Fuara Fransa&#8217;dan katılan yazarlar arasında, Türkiye üzerine yaptığı araştırmalar ve haberleriyle tanınan gazeteci-yazar Marc Semo, yazar Olivier Rolin ile şair Michel Cassir ve Gérard Augustin var. Türkiye&#8217;den şairlerle bir araya gelecek olan Fransız şairler kendi şiirlerini okuyacakları bir dinletiye katılacak. Richard Gott, Geert Mark, Nancy Morejon, Gabriella Chifu, Dan Cristea fuarın yabancı konukları arasında.</p>
<p>Zaman&#8217;ın ve Zaman Kitap&#8217;ın yazarları da bu yıl kitap fuarında okurlarıyla buluşacak. Öğrenci, öğretmen ve emeklilere girişin ücretsiz olduğu fuar giriş ücreti 5 TL. 28. İstanbul Kitap Fuarı, ARTİST 2009-19. İstanbul Sanat Fuarı ile eşzamanlı gerçekleştiriliyor. KÜLTÜR SANAT ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/istanbul-kitap-fuari-yeniliklerle-basliyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Yazarlar, İsveçli Öğrencilerle</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/turk-yazarlar-isvecli-ogrencilerle</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/turk-yazarlar-isvecli-ogrencilerle#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 11:07:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şehirde Ne Var Ne Yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2379</guid>
		<description><![CDATA[        İstanbul&#8217;un Bağcılar ve Esenler ilçelerinde iki ilköğretim okulunda gerçekleştirilen ve çocuklara kitap okutup onları kitabını okudukları yazarlarla buluşturmayı amaçlayan &#8216;Okumayı Seviyorum&#8217; projesi, şimdi de İsveçli öğrencileri ağırlıyor.  
 
          Misafir öğrenciler, Türk yazarlarla &#8220;Türk Yazarları Okumayı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>        İstanbul&#8217;un Bağcılar ve Esenler ilçelerinde iki ilköğretim okulunda gerçekleştirilen ve çocuklara kitap okutup onları kitabını okudukları yazarlarla buluşturmayı amaçlayan &#8216;Okumayı Seviyorum&#8217; projesi, şimdi de İsveçli öğrencileri ağırlıyor.  <br />
 </p>
<p>          Misafir öğrenciler, Türk yazarlarla &#8220;Türk Yazarları Okumayı Seviyorum/ I Love Reading&#8221; söyleşilerinde bir araya gelecek. Türkçe-İngilizce olarak basılan ve içinde Türk yazarların eserlerinden seçkiler yer alan &#8216;Okumayı Seviyorum&#8217; kitabını okuyan İsveçli öğrencilerin konuk olacağı söyleşilere, İsveçli çocuk edebiyatı yazarı Asa Lind de katılacak. Etkinlik kapsamında Ali Ural, Haydar Ergülen, Ömer Erdem bugün saat 15.00&#8242;te Yazarlar Birliği&#8217;nde; Selim İleri, Ahmet Ümit, Ali Çolak yarın 14.00&#8242;te Çırağan Sarayı&#8217;nda; Fatih Erdoğan, Salih Zengin 28 Ekim Çarşamba günü 15.00&#8242;te Sirkeci&#8217;de Golden Horn Hotel&#8217;de; Nalan Barbarosoğlu, Sevinç Çokum 29 Ekim Perşembe günü saat 14.00&#8242;te Bağcılar Atatürk İlköğretim Okulu&#8217;nda öğrencilerle söyleşecek. KÜLTÜR SANAT ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/turk-yazarlar-isvecli-ogrencilerle/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Öyküsü Seslenmeye Devam Ediyor</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/turk-oykusu-seslenmeye-devam-ediyor</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/turk-oykusu-seslenmeye-devam-ediyor#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 11:06:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2376</guid>
		<description><![CDATA[        &#8220;Bilinmedi, ne çare sizdendik/ Yalnız biraz daha iyi yaşamaya özlemli/ Şimdi aynı uzaklık, aynı utanç/ Düşündükçe o sokağı, o evleri.&#8221; Türk edebiyatından seçme öykülerin CD&#8217;ye okunduğu &#8220;Öyküler &#8216;SES&#8217;leniyor&#8221; serisinin ikincisi, Behçet Necatigil&#8217;in bu mısralarıyla ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>        &#8220;Bilinmedi, ne çare sizdendik/ Yalnız biraz daha iyi yaşamaya özlemli/ Şimdi aynı uzaklık, aynı utanç/<img class="alignright size-full wp-image-2377" title="ses" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/10/ses.jpg" alt="ses" width="200" height="160" /> Düşündükçe o sokağı, o evleri.&#8221; Türk edebiyatından seçme öykülerin CD&#8217;ye okunduğu &#8220;Öyküler &#8216;SES&#8217;leniyor&#8221; serisinin ikincisi, Behçet Necatigil&#8217;in bu mısralarıyla başlıyor ve 1952 yılından sonra doğan 100 yazarın 100 hikâyesini içeriyor.  <br />
  <br />
            22 CD&#8217;den oluşan sette her öykü için özgün bir müzik bulunuyor. Denizbank Kültür Yayınları tarafından hazırlanan set, 4 yıllık bir çalışmanın ürünü.</p>
<p>            İlki 2007 yılında yayınlanan &#8220;Öyküler &#8216;SES&#8217;leniyor&#8221;da 1844-1952 yılları arasında doğan 99 edebiyatçımızın birer hikayesi yer alıyordu. Olumlu tepkiler alan &#8217;sesli edebiyat&#8217;ın ikinci setinde ise 1952 yılından sonra doğan Ayşe Sarısayın, Toprak Işık, Elif Çınar, Birgül Oğuz, Münire Daniş, Sibel Eraslan, Müge İplikçi, Murat Gülsoy, Behçet Çelik, Yekta Kopan, Cemal Şakar gibi usta yazarların öyküleri bulunuyor. Ayşe Sarısayın&#8217;ın &#8216;Yorgun Anılar Zamanı&#8217;, Sibel Eraslan&#8217;ın &#8216;Balık ve Tango&#8217;, Seray Şahiner &#8216;Sorumlu ile Sorunlu&#8217;, Feryal Tilmaç&#8217;ın &#8216;Mevt Tek Hecelik Uyku&#8217;, Tarkan Barlas&#8217;ın &#8216;Huzursuz Ruhlar&#8217; adlı hikâyeleri seslendirilen eserlerden bazıları. Öyküler Meral Erbil, Bedia Ener, Toprak Sergen, Atilla Şendil, Levent Üzümcü, Nilüfer Açıkalın, Ayşegül Devrim, Kudret Dizdar gibi tiyatro sanatçıları tarafından seslendiriliyor. Her seslendirmenin başında öykünün hangi yazara ait olduğuna ve hangi kitabından alındığına dair bilgiler de veriliyor.</p>
<p>           &#8220;Öyküler &#8216;SES&#8217;leniyor 2&#8243; 1952 yılından sonra doğan yazarların öykülerini tanıtan sesli bir ansiklopediyi andırıyor. Serinin proje koordinatörlüğü Orhun Şermin&#8217;in, yönetmenliği Göksenin Göksel&#8217;in, müzik yönetmenliği Sarp Keskiner&#8217;in imzasını taşıyor. Projeyi gerçekleştirenler &#8217;sesli edebiyat&#8217;ın sesin büyülü gücü sayesinde hayat bulduğunu belirtiyor. Masallarla, ninnilerle, halk hikâyeleriyle büyüyen bir millet olduğumuzu hatırlarsak bu çalışma bizim için de tanıdık ve hayatın içinden. 70&#8242;li yılların radyo tiyatrolarını hatırlattığından dolayı nostaljik bir proje izlenimi verse de otobüste, tramvayda, vapurda kısacası her yerde dinlenilebilme imkanı sunduğu için bir o kadar da yeni. &#8220;Öyküler &#8216;SES&#8217;leniyor&#8221; Türkçe öğrenmeye çalışan yabancıların ve görme engellilerin de faydalanabileceği bir çalışma. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/turk-oykusu-seslenmeye-devam-ediyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Geyre Köyünde Bir Dünya Müzesi</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/geyre-koyunde-bir-dunya-muzesi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/geyre-koyunde-bir-dunya-muzesi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 11:03:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2372</guid>
		<description><![CDATA[       &#8220;Ben işte, ta burada doğdum.&#8221; diyor müzenin bahçesindeki kahvede konuştuğum bir Geyreli. Afrodit&#8217;in şehrinde, bir tapınağın üstünde doğup büyümek kaç kişiye nasip olur!  
 
              Geyre köylüleri, 1960&#8242;ların başına kadar o koca çınarın altındaki mermer sedirlerde ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>       &#8220;Ben işte, ta burada doğdum.&#8221; diyor müzenin bahçesindeki kahvede konuştuğum bir Geyreli. Afrodit&#8217;in şehrinde,<img class="alignright size-full wp-image-2374" title="geyre" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/10/geyre.jpg" alt="geyre" width="200" height="160" /> bir tapınağın üstünde doğup büyümek kaç kişiye nasip olur!  <br />
 <br />
              Geyre köylüleri, 1960&#8242;ların başına kadar o koca çınarın altındaki mermer sedirlerde oturup sigara tüttürüyor, çalıların içinden başını çıkarmış sütunların, heykellerin arasında tarım yapıyor, koyunlarını otlatıyordu. Çocuklar da pişmiş topraktan, bronzdan yapılmış kalıntılarla, binlerce yıllık sütun başlıklarıyla oynuyorlardı. İşte o köylüler, şimdi benzersiz mermer işçiliğine sahip heykelleri ve kabartmaları saklayan dünya standartlarında bir müzeye sahip olmanın gururunu yaşıyor. Antik kentin üzerindeki köy, 1961 yılında biraz ötedeki yeni yerine taşınmış; fakat onlar, beldelerini dünyaya açan Afrodisias Müzesi&#8217;ni evleri biliyor ve gelen her ziyaretçiyi kendi misafirleri gibi ağırlıyorlar.</p>
<p>             Karacasu&#8217;nun Geyre beldesinde bulunan Afrodisias antik kenti, cumartesi günü önemli konuklarını ağırladı. Harika güz serinliğinde müze bir masal bahçesini andırıyordu. Bir zamanlar sanatçıların ve bilginlerin uğrak yeri olan Afrodisias&#8217;ın tarihin izlerini taşıyan müzesi, Geyre Vakfı tarafından yenilendi. Afrodisias Antik Kenti&#8217;nin ortaya çıkarılması için 1987&#8242;den beri çalışan Geyre Vakfı, geçen yıl müzeye eklediği ve benzersiz rölyeflerin sergilendiği Sevgi Gönül Salonu&#8217;nun ardından, 20 yıl önce inşa edilen Afrodisias Müzesi&#8217;ni de günün şartlarına göre düzenlemek için kolları sıvamış. Müzenin mimarı Cengiz Bektaş, müzeyi elden geçirerek zemin ve ışıklandırma sistemini yenilemiş. Yenileme çalışmalarının sonunda müze çağdaş bir çehreye kavuşurken sergilenen eserlerin görünürlüğü ve güvenliği de sağlanmış. Daha önce eksik kalmış çevre düzenlemesi de tamamlanarak müze modern bir görünüme kavuşturulmuş.</p>
<p>Antik kentin yolu genişletilecek</p>
<p>           Yenilenen müzenin açılışına Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Aydın Valisi Hüseyin Avni Coş, milletvekilleri, Geyre Vakfı Başkanı Ömer Koç, vakfın yönetim kurulu üyeleri, sponsorları, mimar Cengiz Bektaş ve Geyre sakinleri katıldı. &#8220;İnsanlığın ayak izleri bizim topraklarımızda.&#8221; diyen Bakan Günay, Afrodisias&#8217;ın mutlaka kültür turları içerisine alınarak hak ettiği yeri kazanması gerektiğini söyledi. Günay, &#8220;Kendi topraklarımızdan çıkan eserlerle, dünyanın en zengin müzesini kurma potansiyelimiz var. Dün ve bugün ayrımı gözetmeksizin, tarihi gün ışığına çıkarmamız gerekiyor.Türkiye&#8217;yi, yabancıların görmediklerinde eksiklik duyacakları bir ülke haline getirmeliyiz.&#8221; diyerek, İzmir&#8217;e bir Ege uygarlıkları müzesi kurmayı planladıklarının müjdesini verdi. Aydın Valisi H. Avni Coş ise bakanlığın ödenek çıkardığını ve Geyre yolunun genişletilerek antik kente daha fazla turist gelmesinin sağlanacağını söyledi.</p>
<p>Afrodisias, Prof.<br />
 <br />
             Kenan Erim&#8217;in aşkı Afrodisias deyince akla ilk olarak hayatının 30 yılını buradaki kazılara adayan ve şimdi &#8217;sevgilim&#8217; dediği antik kentin toprağında yatan arkeolog Prof. Dr. Kenan Erim geliyor. Geyreliler için Erim bir efsane. Pek çok köylü, Afrodisias kazılarında çalışmış ve buradan emekli olmuş. &#8220;Kenan hoca bir taneydi.&#8221; diyor Şevket amca, &#8220;Herkesin hakkını verirdi&#8230;&#8221; Şimdi bu küçücük beldede dünyaya örnek gösterilecek çiçek gibi bir müze varsa bu, onun aşkının ve Geyre Vakfı&#8217;nın sağladığı maddi imkânların eseri.<br />
Afrodisias, &#8220;Afrodit&#8217;in yeri ve yöresi&#8221; anlamına geliyor. Roma İmpa-ratorluğu&#8217;nun uzun süren hakimiyeti -Pax Romana- altında gelişen Afrodisias, Anadolu&#8217;daki zengin klasik dönem kentlerinden biri. Kent, antik Karya&#8217;nın bir parçası ve Roma&#8217;nın Asya eyaleti bünyesinde MÖ 38&#8242;de özerklik kazanmış. Şehir, antik anlayışa göre kendisini tam bir şehir devlet haline getiren tapınak, agora, meclis binası, 6 bin kişilik tiyatro ve 30 bin kişilik stadyum ile hamamlar ve kemerli meydanlara sahip. Bu binalar ve aralarında yükselen heykeller, kente yaklaşık 1,5 km uzaklıktan çıkartılan kaliteli yerli mermerden yapılmış. Şehirdeki en önemli anıtsal komplekslerden biri Sebasteion veya diğer adıyla İmparatorlar Tapınağı (MS 1. yy). Tapınak, Roma imparatorları ve Yunan kahramanlarını alışılmadık bir şekilde bir araya getiren gösterişli mermer kabartmalarla süslü. Sebasteion kompleksi, günümüzde sürdürülen araştırma ve koruma çalışmalarının önemli bölümünü oluşturuyor.</p>
<p>Görülmeyi bekleyen yeni eserler</p>
<p>          Afrodisias&#8217;ta MÖ birinci yüzyılda faaliyete başlayan Heykeltıraşlık Okulu&#8217;nda üretilen benzersiz heykel ve kabartmalardan bugüne kadar ortaya çıkarılanlar, müzede sergileniyor. 2008 kazılarında bulunan keçi sağan köylüyü tasvir eden mermer sütun ve Ağlayan Kadınlar Lahiti müzenin yeni sergilenen eserleri arasında. Geçen yıl açılan Sebasteion Sevgi Gönül Salonu&#8217;nda sergilenen Mavi At heykeli de uzun yıllar depolarda bekledikten sonra görücüye çıktı. 30 yıl önce İzmir Arkeoloji Müzesi&#8217;ne gönderilen 86 parçadan oluşan frizler, geçtiğimiz ay yeniden ait olduğu yere getirilmiş. Müze bahçesindeki frizler, oluşturulacak yeni mekânda sergilenmeyi bekliyor. Depolarda daha çok sayıda eser var. Afrodisias kazıları, New York Üniversitesi&#8217;nden bir ekip tarafından sürdürülüyor ve burada daha yapılacak çok iş var. Öncelikle Tiyatro Yolu&#8217;nun ortaya çıkarılması planlanıyor. Müzeye ve kazılara kaynak üreten Geyre Vakfı, bağışçıların gözüne bakıyor. Yeni rölyeflerin restoresine kaynak sağlamak için vakıf 12 Aralık&#8217;ta İTÜ&#8217;de bir konser düzenleyecek. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/geyre-koyunde-bir-dunya-muzesi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul 2010 Ajansı: Kendi Projemize Ayrıcalık Tanımıyoruz</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/istanbul-2010-ajansi-kendi-projemize-ayricalik-tanimiyoruz</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/istanbul-2010-ajansi-kendi-projemize-ayricalik-tanimiyoruz#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2009 09:19:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2368</guid>
		<description><![CDATA[               Son günlerde bazı medya organlarında yer alan ve ajansta çalışan yönetmenlerin kendi projelerinden pay aldıklarını iddia eden haberlere İstanbul 2010 AKB Ajansı&#8217;ndan cevap geldi. Açıklamada, ajansın sadece dışarıdan gelen projeleri fonlayan bir kurum olmadığı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>               Son günlerde bazı medya organlarında yer alan ve ajansta çalışan yönetmenlerin kendi projelerinden pay aldıklarını iddia eden haberlere İstanbul 2010 AKB Ajansı&#8217;ndan cevap geldi. Açıklamada, ajansın sadece dışarıdan gelen projeleri fonlayan bir kurum olmadığı ve kendi projelerini de ürettiği vurgulandı.  <br />
  <br />
              Şu an devam etmekte olan projelerin yüzde 22&#8217;sinin ajansın ürettiği projeler olduğunun belirtildiği açıklamada; ajanstaki hiçbir yönetmenin veya direktörün, ajanstan aldığı maaş dışında herhangi bir ücret, prim veya pay almadığının altı çizildi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: &#8220;Tüm yönetmen ve direktörlerimiz, kendi projelerini üretme süreci ile dışarıdan gelen projeleri değerlendirme sürecini birbirinden ayrı tutabilecek yetkinlikte. Ajansımızın proje değerlendirme süreçleri, uluslararası standartlarda tanımlı ve tamamen şeffaf. İsteyen herkes, her bir proje hakkında bilgi alabilir.&#8221; KÜLTÜR SANAT</p>
<p>ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/istanbul-2010-ajansi-kendi-projemize-ayricalik-tanimiyoruz/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şefika Kutluer&#8217;e İtalya Devlet Nişanı</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/sefika-kutluere-italya-devlet-nisani</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/sefika-kutluere-italya-devlet-nisani#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2009 09:18:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2365</guid>
		<description><![CDATA[          İtalya, &#8216;Sihirli Flüt&#8217; olarak adlandırılan sanatçı Şefika Kutluer&#8217;i, Türkiye-İtalya kültürel ilişkilerine katkıları münasebetiyle devlet nişanıyla ödüllendirdi.  
 
          İtalya&#8217;nın Ankara Büyükelçiliği&#8217;nde düzenlenen törende bir konuşma yapan büyükelçi Carlo Marsili, Kutluer&#8217;in, İtalyan klasik müziğinin tanıtılmasında önemli bir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>          İtalya, &#8216;Sihirli Flüt&#8217; olarak adlandırılan sanatçı Şefika Kutluer&#8217;i, Türkiye-İtalya kültürel ilişkilerine katkıları<img class="alignright size-full wp-image-2366" title="kutluer" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/10/kutluer.jpg" alt="kutluer" width="200" height="160" /> münasebetiyle devlet nişanıyla ödüllendirdi.  <br />
 </p>
<p>          İtalya&#8217;nın Ankara Büyükelçiliği&#8217;nde düzenlenen törende bir konuşma yapan büyükelçi Carlo Marsili, Kutluer&#8217;in, İtalyan klasik müziğinin tanıtılmasında önemli bir rol oynadığını, aynı zamanda iki ülke kültürel ilişkilerinin gelişmesine de büyük katkıda bulunduğunu söyledi. ANKARA AA</p>
<p>ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/sefika-kutluere-italya-devlet-nisani/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İnsanlığın En Büyük Açmazı Küreselleşme</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/insanligin-en-buyuk-acmazi-kuresellesme</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/insanligin-en-buyuk-acmazi-kuresellesme#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2009 09:17:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2362</guid>
		<description><![CDATA[           &#8220;Ve Diğer Şeyler Topluluğu&#8221; tarafından düzenlenen &#8220;Yeni Metin Yeni Tiyatro&#8221; projesi, bugünlerde İranlı genç kadın yazar ve yönetmen Mahin Sadri&#8217;yi ağırlıyor. Yazar, dün ve önceki gün yazarlık atölyesine katıldı.  
 
             Program kapsamında, Sadri&#8217;nin yine İranlı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>           &#8220;Ve Diğer Şeyler Topluluğu&#8221; tarafından düzenlenen &#8220;Yeni Metin Yeni Tiyatro&#8221; projesi, bugünlerde İranlı genç<img class="alignright size-full wp-image-2363" title="mahir" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/10/mahir.jpg" alt="mahir" width="200" height="160" /> kadın yazar ve yönetmen Mahin Sadri&#8217;yi ağırlıyor. Yazar, dün ve önceki gün yazarlık atölyesine katıldı.  <br />
 <br />
             Program kapsamında, Sadri&#8217;nin yine İranlı yönetmen Amir Reza Koohestani ile birlikte yazdığı &#8216;Kuartet-Kuzeye Yolculuk&#8217; isimli oyunun okuma tiyatrosu, yarın akşam saat 18.00&#8242;de Pera Müzesi&#8217;nde seyirci ile buluşacak. Sadri&#8217;nin belgesel filmlerinden biri temel alınarak tiyatroya uyarlanan oyun, toplumun iki farklı kesiminden, biri kadın diğeri erkek iki katilin hikâyesini anlatıyor. Okuma tiyatrosunun ardından Sadri bir de söyleşiye katılacak. Biz de bu koşuşturmaca arasında genç yazarla konuşup onu ve sanat anlayışını tanımaya çalıştık. <span id="more-2362"></span></p>
<p>            Mahin Sadri, yazmaya çocuk yaşlarda başlamış. Önce şiirler kaleme almış ve bu şiirler ile kısa öykülerini bazı yazarlara göndermiş. Yazmanın, kendisini ifade etmenin ilk ve en önemli yöntemi olduğunu söylüyor. Aynı zamanda yönetmen olan Sadri, özellikle belgesel filmler üzerine yoğunlaşmış. &#8220;Belgesel filmler gerçek olaylara ve gerçek insanlara dayanıyor. Gerçek insanlarla konuşuyorsunuz. Onların yaşantılarına tanıklık ediyorsunuz.&#8221; diyor. Çekimlerini henüz tamamladığı son belgeselinde İranda&#8217;ki taksileri konu almış. Çünkü taksilerde birbirini tanımayan insanların ekonomiden spora birçok şeyi konuşabildiğini ve taksilerin insanlar için bir özgürlük alanı olduğunu ifade ediyor. Konularında özellikle insan ve birey üzerinde yoğunlaştığını vurguluyor. Yazdıkları ve filmleri her ne kadar evrensel meselelere eğilse de çıkış noktasının yerel kavramlar olduğunun altını çiziyor Sadri. Söz, ülkesinde kadın sanatçıların sorunlarına geldiğinde ise &#8220;Özellikle kadın sanatçılar olarak bir sorun yaşamıyoruz. Herhangi bir sorun olduğunda bundan erkekler de etkileniyor. Bazı kısıtlamalar var; ancak bu kısıtlamalar genelde politik değil, cinsiyete dayanan kısıtlamalar.&#8221; diyor. Mahin Sadri, günümüz dünyasının en büyük açmazı olarak küreselleşmeyi görüyor ve her şeye rağmen dünyanın iyiye gideceğine inanıyor.</p>
<p>             Belgesel filmin tiyatroya uyarlanmasını ise çok özel bir deneyim olarak görüyor Sadri. Amir Reza, bu belgeseli tiyatro metnine çevirmesini istediğinde ilk önce çalışmak istememiş. Fakat Reza oyuna iki karakter daha ekleyince bu oyunun metnini yazmaya karar vermiş. Sadri bu metni, bir gazete haberinden yola çıkarak kaleme almış. Kendi ailesinden iki kişiyi öldüren bir adamın haberini okurken aklında şu soru belirmiş: &#8220;Neden bu insanlar kendi ailelerini öldürüyor? Neden başkalarını öldürmek yerine kendi ailelerine zarar veriyorlar?&#8221; Ve bu soru, onun insana dair birçok cevaba ulaşmasını sağlamış. Sanatçının en çok çekmek istediği film ise ailesinin belgeseli.<br />
 <br />
Çünkü ailesinin tam bir küçük İran olduğuna inanıyor ve bu deneyime herkesin ortak olmasını istiyor. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/insanligin-en-buyuk-acmazi-kuresellesme/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yollarda  Romantik Bir Trabzon Güzü</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/yollarda-romantik-bir-trabzon-guzu</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/yollarda-romantik-bir-trabzon-guzu#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2009 09:14:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2359</guid>
		<description><![CDATA[             Trabzon&#8217;daki iki günümüzün edebiyat, tiyatro ve müzikle dolu, yer yer çiseleyen yağmur, kimi zaman da hafifçe yakan bir güneşle hayli &#8216;romantik&#8217; geçeceği; daha şehre vardığımız sabah çay içmek için uygun mekân sorduğumuz bir esnafın ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>             Trabzon&#8217;daki iki günümüzün edebiyat, tiyatro ve müzikle dolu, yer yer çiseleyen yağmur, kimi zaman da hafifçe<img class="alignright size-full wp-image-2360" title="kultur" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/10/kultur.jpg" alt="kultur" width="200" height="160" /> yakan bir güneşle hayli &#8216;romantik&#8217; geçeceği; daha şehre vardığımız sabah çay içmek için uygun mekân sorduğumuz bir esnafın tepenin başına kurulan &#8216;Ganita&#8217;yı tarif ederek, &#8216;orası daha romantiktir&#8217; deyişinden belliydi. Hatırladıkça, arkadaşlarım Ali Deniz ve iki Özlem&#8217;le bu tarife çok güldük.  <br />
 <br />
           Goethe Enstitüsü&#8217;nün, &#8220;Kültür Köprüleri&#8221; programı kapsamında Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilen &#8220;Avrupa Edebiyatı Türkiye&#8217;de–Türk Edebiyatı Avrupa&#8217;da&#8221; projesi, 19-25 Ekim günleri arasında Trabzon&#8217;u mekân tuttu. &#8220;Yollarda&#8230; Avrupa Kültür Haftası Etkinlikleri&#8221; adıyla gerçekleştirilen program, geçtiğimiz günlerde Kars&#8217;a, ardından da Erzurum&#8217;a uğradı. Uğradı diyoruz çünkü içerisi kütüphane biçiminde düzenlenmiş bir otobüs, Türkiye&#8217;de 24 şehri gezerek, geçtiği yerlerde Avrupalı yazarları okurlarla buluşturuyor; okullarda gençler otobüsün minderlerine oturup kitap okuyor, yazarlarla söyleşme fırsatı buluyorlar. Önümüzdeki günlerde Samsun&#8217;a, oradan da batıya doğru dümen kıracak otobüs, Türkiye gezisini bitirdikten sonra bu kez Türk yazarları Avrupa kentlerine taşıyacak. <span id="more-2359"></span></p>
<p>               Trabzon programına Bulgar edebiyatçılar Bojana Apostolova ve Hristo Karastoyanov, çevirmenler Kadriye Cesur, Hüseyin Mevsim ve onların metinlerini Türkçe seslendiren oyuncu Mehmet Ali Alabora ile İtalyan piyanist Livio Minafra konuk oldu. Etkinlik kapsamında Alman yazar Fitzgerald Kusz&#8217;un, &#8220;Dullar&#8221; adlı eserinin okuma tiyatrosu da gerçekleştirildi. Sibel Arslan, Yeşilay&#8217;ın Türkçeleştirdiği oyun, farklı yaşlardaki beş dul kadının komik, aynı zamanda da trajik öykülerini aktarıyor.</p>
<p>               Bulgar edebiyatıyla tanışmak için bir gün Trabzon&#8217;a gitmem gerekeceği aklımdan geçmezdi. Son derece gelişmiş bir Bulgar şiiri ve öyküsü vardı karşımızda. Eminim, hem Karadeniz Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi&#8217;nde hem de Trabzon Lisesi ve Kanuni Anadolu Lisesi&#8217;nde onları dinleyen gençler iyi izlenimlerle ayrıldılar bu buluşmadan. Söz konusu edebiyat olunca popülerliğin karşısında olan ben, halka açık bu tür etkinliklerde &#8216;doğru isimler&#8217; seçmek kaydıyla bunun mümkün olabileceğini gördüm. Mehmet Ali Alabora doğru bir isimdi ve Trabzon&#8217;da etkinliğin gördüğü geniş ilgide onun da payı vardı.</p>
<p>             Fen Edebiyat Fakültesi&#8217;ndeki okuma programında üniversiteli gençler salonu adamakıllı doldurmuştu. Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Marc Pierini, AB üye ülkeleri Türkiye temsilcileri ve büyükelçilerden oluşan grubun katılımıyla salonun dinleyici kitlesi hayli renklendi. Lise okumaları ve gençlerin ilgisi de buradakini aratmayacak kadar canlıydı.</p>
<p>              &#8220;Ülkemiz küçük, edebiyatımız büyük&#8221; diyen Bojana Apostolova, Bulgar edebiyatının elçisi gibi çalışıyor. Geçen yıllarda TÜYAP kitap fuarına gelip Türkçede hiçbir Bulgar yazarın kitabını göremeyince üzülmüş ve sahibi olduğu Janet 45 Yayınevi&#8217;nde Bulgar edebiyatçıların Türkçe kitaplarını yayımlamaya başlamış.<br />
 <br />
          Bunlardan biri, Hristo Karastonayov&#8217;un &#8220;Kocama Karı Arıyorum&#8221; adlı öykü kitabı.<br />
Bojana Apostolova&#8217;nın güçlü bir şiiri var. Şiirini besleyen kaynakların Tanrı inancı ve aile olduğunu söylüyor. Her sorunun cevabını bir şekilde kendi yayınevine ve yaptığı işlere getirse de söyleşirken, karşımızda bilge bir şair olduğunu fark ediyorduk. &#8220;İnsanlar, zamanın ne olduğuna bakmaksızın ruha döneceklerdir. Pırlanta yığınları üstüne bağdaş kurmuş olsanız bile, kendinizi çok kudretli bilseniz bile öyle bir gün gelecek ki, onlar size soğuk gelecek; uzanacak bir el arayacaksınız.&#8221; diyordu mesela.</p>
<p>          Karastoyanov ise Türkiye sınırına yakın bir küçük kasabada yaşıyor ve gazetecilik yapıyor. Çehov&#8217;u andıran bir öykü diline sahip. Onun Trabzonlu gençlere söylediği şu sözler, belki de Bulgar edebiyatçıların şiirini, öyküsünü neden bu kadar sevdiğimizi daha kolay açıklar: &#8220;Sizinle aynı denizin suyunda yüzüp aynı denizin balıklarını yiyoruz.&#8221;</p>
<p>            Trabzon&#8217;da Zaman okurlarıyla da buluşup söyleştik. Bu buluşmadan da geride tarifsiz lezzetler kaldı. Son akşam, genç İtalyan piyanist Livio Minafra&#8217;nın konseri, müziğin sınır tanımayan evrensel bir kucaklaşma vesilesi olduğunu ispat etmeye yetti. Geceden, &#8216;Çufçuf&#8217; diye bir beste takıldı dilimize. Açılışta &#8220;Bir köprü kurmak istiyoruz.&#8221; diyen Goethe Enstitüsü Müdürü Claudia Hahn-Raabe&#8217;nin sözü galiba gerçeklik kazandı Trabzon&#8217;da. Şiir ve müzik, başka ülkelerin insanlarını bir Trabzon güzünde yakalamayı, yakalayıp birkaç saatliğine bile olsa güzel saatler yaşatmayı başardı. Tabii, biz bir de Sümela gezisi yaptık ki söze gelmez. Sümela Manastırı, ölmeden önce mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. &#8216;Yollarda&#8217; olmak güzel, hele yol boyunca şiir ve müzik varsa&#8230; Onlar olunca romantizm kendiliğinden geliyor zaten. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/yollarda-romantik-bir-trabzon-guzu/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Selim İleri&#8217;den İstanbul&#8217;un Geçmiş Yazlar&#8217;ı</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/selim-ileriden-istanbulun-gecmis-yazlari</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/selim-ileriden-istanbulun-gecmis-yazlari#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 10:53:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2325</guid>
		<description><![CDATA[            &#8220;Ne güzel geçti bütün bir yaz/Geceler küçük bahçede.&#8221; Ahmet Hamdi Tanpınar&#8217;ın bu dizelerinin ışığında okuyorum Selim İleri&#8217;nin son kitabını. Kendini bulutların arasına saklayan güneş, ara ara atıştıran yağmur ve sararmış yapraklar yazın geçip gittiğini ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>            &#8220;Ne güzel geçti bütün bir yaz/Geceler küçük bahçede.&#8221; Ahmet Hamdi Tanpınar&#8217;ın bu dizelerinin ışığında<img class="alignright size-full wp-image-2326" title="ileri" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/10/ileri.jpg" alt="ileri" width="200" height="160" /> okuyorum Selim İleri&#8217;nin son kitabını. Kendini bulutların arasına saklayan güneş, ara ara atıştıran yağmur ve sararmış yapraklar yazın geçip gittiğini söylüyor. Yaz bitti.  <br />
  <br />
          Selim İleri&#8217;nin Everest Yayınları&#8217;ndan çıkan &#8220;İstanbul, İlk Romanımda Leylak&#8221; kitabında İstanbul&#8217;da mevsim hep güzdür. &#8220;Geçmiş yaz&#8221;lar şiirlerde, romanlarda, resimlerde, kartpostallarda, canlı hatıralarda yaşar.</p>
<p>             Geçip giden sadece yaz değildir. Yazarın çocukluğunun İstanbul&#8217;udur; tenha banliyö trenleri, ancak dolunca kalkan arabalı vapurlar, bağlık bahçelik Yakacık, henüz ü&#8217;sünü kaybetmemiş Kadıköyü&#8230;</p>
<p>           &#8220;O İstanbul&#8217;lar bir daha nasıl olsa gelmeyecek. O İstanbullara ilişkin birkaç sayfa yazı, bir iki resim, kimselerin okumadığı kitaplarda, köşebaşı tezgâhlarında satılan tek tük solmuş kartpostallarda, kimselerin görmediği, göremediği peyzajlarda ya kaldı ya kalmadı.&#8221; Selim İleri, bu acı gerçeğin farkındadır. İstanbul&#8217;un her geçen gün kimliğini ve kültürünü biraz daha yitirmesini hüzünle izler&#8230; Ama bu duruma seyirci kalmaz, o asude günleri kalemiyle bizlere taşır. Okuru İstanbul&#8217;un sokaklarına, gizli köşelerine, insanlarına, duygularına götürür. Rehberlik eder.</p>
<p>            190 sayfalık kitap Takvimden Yapraklar, Okuduğum Kitapların İzinde ve İstanbul&#8217;u İstanbul Yapanlar başlıklı 3 bölümden oluşuyor. Kitabın ilk bölümünde &#8216;İstanbullu kim?&#8217; sorusuna cevap arıyor yazar. Hatırladığı bayramları, çocukluğunun oyunlarını, yaşadığı Şişli&#8217;yi anlatıyor. Okuru, İstanbul mutfağının tatlarıyla tanıştırıyor.</p>
<p>            İkinci kısımda edebiyatın sararmış sayfalarında İstanbul ve İstanbul&#8217;u terennüm eden mısralar var. Bu bölümde onlarca yazar ve kitap ismiyle karşılaşıyoruz. Halit Ziya, Reşat Nuri, Edip Cansever, Yahya Kemal, Abdülhak Şinasi Hisar, Ahmet Haşim, Halide Edip sayfalara konuk olan yazarlardan bazıları.</p>
<p>          Son bölümde ise Yaprak Dökümü&#8217;nden arda kalanlar var. İstanbul&#8217;a yaşadıklarıyla ve eserleriyle ruh verenler&#8230; Bugün aramızda olmayan Turgut Cansever, Gazanfer Özcan, Muazzez Tahsin, Orhan Kemal, Fethi Naci, Behçet Necatigil&#8230; Her birine ayrı ayrı gönül borçlarımız olan insanlar&#8230;</p>
<p>             Selim İleri, yeni kitabıyla hem İstanbul&#8217;a vefa borcunu ödüyor hem de İstanbul&#8217;u İstanbul yapan insanlara ve eserlere&#8230;</p>
<p>ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/selim-ileriden-istanbulun-gecmis-yazlari/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Nahid Sırrı, Kadınların Dünyasını Çok İyi Biliyor</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/nahid-sirri-kadinlarin-dunyasini-cok-iyi-biliyor</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/nahid-sirri-kadinlarin-dunyasini-cok-iyi-biliyor#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 10:14:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2322</guid>
		<description><![CDATA[           Önceki gün 46. Antalya Altın Portakal Film Festivali&#8217;nin ödülleri açıklandı. Reha Erdem&#8217;in yıllardır layıkıyla &#8216;görülmeyen&#8217; emeği en iyi film ve yönetmen ödülleriyle teslim edilirken; ikinci filmiyle bir tarz olma yolunda ilerleyen genç yönetmen İnan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>           Önceki gün 46. Antalya Altın Portakal Film Festivali&#8217;nin ödülleri açıklandı. Reha Erdem&#8217;in yıllardır layıkıyla<img class="alignright size-full wp-image-2323" title="nahid" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/10/nahid.jpg" alt="nahid" width="200" height="160" /> &#8216;görülmeyen&#8217; emeği en iyi film ve yönetmen ödülleriyle teslim edilirken; ikinci filmiyle bir tarz olma yolunda ilerleyen genç yönetmen İnan Temelkuran da beş ödülle ayrıldı geceden. <br />
 <br />
 <br />
 <br />
            Törende, en iyi erkek oyuncu dalında sürpriz sayılabilecek bir sonuç çıkarken; kadın oyuncu dalı cuma akşamından belli olmuştu! Bir gün sonraki ödül töreninde, Zeki Demirkubuz&#8217;un Nahid Sırrı Örik&#8217;in aynı adlı romanından uyarladığı Kıskanmak filmindeki oyunculuğuyla Nergis Öztürk ödül heykelciğini eline almıştı. İzleyicinin, Hatırla Sevgili ve Karayılan dizilerinin yanı sıra Barda filminden de âşina olduğu Öztürk, Kıskanmak filminin ana karakteri Seniha&#8217;yı canlandırarak uzandı ödüle. Abisini kıskanan çirkin bir kadının kendi hayatı dâhil olmak üzere yol açabileceği felaketleri anlatan ve 1930&#8242;larda geçen film, 6 Kasım&#8217;da gösterime girecek. Kıskanmak&#8217;ın ödüllü oyuncusu Nergis Öztürk&#8217;le ödül almadan birkaç saat önce konuştuk.</p>
<p>Filme katılmanız nasıl gerçekleşti?</p>
<p>Zeki Demirkubuz, daha önce Karayılan&#8217;da izlemiş beni. Görüştük. Ama bu görüşmeden baya sonra çekildi Kıskanmak.</p>
<p>Çekimler nasıl geçti?</p>
<p>           Çekimler iki ay sürdü ve çok yoğun geçti. Kasım-aralık ayı gibi çektik. Fiziksel şartlar da bizi zorladı. Soğuk vardı. Ama sete gelene kadar yaklaşık 6 ay öncesinde senaryo elimizdeydi. Çeşitli zamanlarda Berrak&#8217;la yan yana gelip sahnelerimizi çalıştık. Dolayısıyla çekimlere hazırlıklıydık. Hem gerilimli hem eğlenceli anlarımız oldu. Ama benim için Seniha karakteri her açıdan çok şey öğretti.</p>
<p>Kitabı okumuş muydunuz?</p>
<p>Kıskanmak&#8217;ı senaryodan sonra okudum.</p>
<p>Kitabı okumuş olmanız role hazırlık aşamasında size nasıl yardımcı oldu?</p>
<p>              Romanda Seniha&#8217;nın iç dünyasını anlatan bölümler, karakterin alt metnini oluştururken çok yardımcı oldu bana. Filmin başlangıcıyla kitabınki aynı değil, dolayısıyla Seniha&#8217;nın öncesini ve iç dünyasını çok iyi bilmek gerekiyordu. Bu noktada kitaptan da çok faydalandım.</p>
<p>Kostüm ve dönem çalışmasını nasıl buldunuz filmin?</p>
<p>Çok iyiydi. Nilüfer Çamur Giritlioğlu çok başarılı bir isim ve çok iyi bir iş çıkardı.</p>
<p>Romandaki dil üzerine çalışmalarınız oldu mu?</p>
<p>           Biraz önce de söylediğim gibi Berrak&#8217;la çok bir araya geldik ve ezberimizi birlikte yaptık. Zeki Demirkubuz, okuma provası yapmayı çok sevmediği için birkaç kez okuma provası yaptı bizimle. Ama uzun uzun konuşmalarımız oldu. Günümüze göre baya ağır bir dil var tabii, dönem filmi olması sebebiyle. İlk başlarda yabancılaşıyorduk seslerimize, ama sonra bunu da aştık.</p>
<p>Senaryo üzerinden mi gittiniz, yoksa o döneme ait başka kitaplardan da okumalar yaptınız mı?</p>
<p>          Senaryo üzerinden çalıştık. Ama ben Nahid Sırrı&#8217;nın diğer kitaplarını da okumuştum. Etkileyici bir adam Nahid Sırrı. Hep kadınların gözünden bakmış. Kadın dünyasını çok iyi biliyor. Onların arasında yaşamış zaten.</p>
<p>Bu aralar dizi ya da film projesi var mı?</p>
<p>Şu anda yok.</p>
<p>Ödül konusunda bir adım öndesiniz. Konuşmanızı hazırladınız mı?</p>
<p>           Çekimler geçen yılın 29 Aralık&#8217;ında bitmişti. Aradan bir yıla yakın zaman geçti. Ve bu uzun süreden sonra filmi ilk defa izledim ve çok heyecanlandım. Şu anda bu heyecanla yaşıyorum sadece. ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/nahid-sirri-kadinlarin-dunyasini-cok-iyi-biliyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal&#8217;da Ödüller İki Dilim</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/altin-portakalda-oduller-iki-dilim</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/altin-portakalda-oduller-iki-dilim#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 15:08:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2318</guid>
		<description><![CDATA[             46. Altın Portakal Film Festivali, dün akşam Cam Piramit&#8217;in altında düzenlenen törenle sona erdi. Ödüller, festival öncesi jüri başkanı Erden Kıral&#8217;ın Zaman&#8217;a verdiği röportajdaki sözlerinin yansıması gibiydi.  
  
                Kıral, &#8220;Küçük bütçeli, sözü olan filmleri ezdirmeyeceğiz.&#8221; ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>             46. Altın Portakal Film Festivali, dün akşam Cam Piramit&#8217;in altında düzenlenen törenle sona erdi. Ödüller,<img class="alignright size-full wp-image-2319" title="portakal" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/10/portakal.jpg" alt="portakal" width="200" height="160" /> festival öncesi jüri başkanı Erden Kıral&#8217;ın Zaman&#8217;a verdiği röportajdaki sözlerinin yansıması gibiydi.  <br />
  <br />
                Kıral, &#8220;Küçük bütçeli, sözü olan filmleri ezdirmeyeceğiz.&#8221; demişti. Nitekim öyle de oldu. İnan Temelkuran&#8217;ın ikinci filmi Bornova Bornova En İyi Film de dahil olmak üzere beş dalda ödül aldı. Temelkuran&#8217;ın en iyi film ödülünü paylaştığı Kosmos dört dalda ödül alırken Reha Erdem de En İyi Yönetmen seçildi. Büyük beklentilere sebep olan Zeki Demirkubuz&#8217;un Kıskanmak filmi ise geceden bir ödülle ayrıldı. Herkesin favorisi olan Nergis Öztürk, gecede En İyi Kadın Oyuncu seçildi. &#8216;Absürd&#8217; ve &#8216;ezber bozan&#8217; senaryolarıyla bildiğimiz Onur Ünlü ise Beş Şehir filmi ile En İyi Senaryo Ödülü&#8217;nü aldı. İstanbul ve Adana festivallerinden ödülle dönen Uzak İhtimal, geceden ödülsüz ayrılırken En İyi Erkek Oyuncu Ödülü sürpriz bir isme gitti. Bornova Bornova filmindeki performansıyla Öner Erkan bu ödülün sahibi oldu.</p>
<p>Ödüller Ceylan&#8217;a adandı <span id="more-2318"></span></p>
<p>              Burcu Kara&#8217;nın sunduğu ödül gecesinin en ayırt edici özelliği, jüri üyeleri de dahil olmak üzere &#8216;neredeyse&#8217; herkesin şarkı söylemesiydi. Ulusal Jüri Başkanı Erden Kıral&#8217;ın söyledikleri ise Türk sineması adına gecenin en dikkat çekici sözleriydi: &#8220;Çok güçlü filmlerimiz ve yönetmenlerimiz var. Yepyeni filmler yapılıyor. Artık dertler değişti ve bunları çarpıcı bir şekilde aktarıyorlar. Biz de vaktiyle çok mücadele etmiştik. Bu gençler de çok cesur.&#8221; Şarkılarla ilerleyen gecede en büyük alkışı, En İyi İlk Film Ödülü&#8217;nü alan İki Dil Bir Bavul&#8217;un genç yönetmeni Özgür Doğan&#8217;ın şu cümleleri oldu: &#8220;Ana dilde eğitim her çocuğun en temel insani hakkıdır. Bu ödülü henüz ikinci dilini öğrenemeden ölen Ceylan&#8217;a adıyorum.&#8221;</p>
<p>             Gecenin sonunda ise En İyi Film Ödülü&#8217;nü Deniz Baykal verdi. Bu ödül, iki yapıma gitti. Festivale seçilen filmlerde olduğu gibi gecede de sosyal içerikli, ülke meselelerine duyarlı ve söyleyecek sözü olan filmlerin öne çıktığı görüldü. Anlaşılan, Türk sinemasında genç yönetmenlerin çoğalmasıyla daha çok söz ve hikâye olacak. Ama biraz da &#8216;umut&#8217; bekliyoruz.</p>
<p>46. ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ ÖDÜLLERİ</p>
<p>Ulusal Uzun Metraj Yarışma Filmleri:</p>
<p>En İyi Film: Bornova Bornova (İnan Temelkuran), Kosmos (Reha Erdem)</p>
<p>En İyi İlk Film: İki Dil Bir Bavul (Özgür Doğan-Orhan Eskiköy)</p>
<p>En İyi Yönetmen: Reha Erdem (Kosmos)</p>
<p>En İyi Senaryo: Onur Ünlü (Beş Şehir)</p>
<p>En İyi Kadın Oyuncu: Nergis Öztürk (Kıskanmak)</p>
<p>En İyi Erkek Oyuncu: Öner Erkan (Bornova Bornova)</p>
<p>En İyi Görüntü Yönetmeni: Yuri Klimenko (Kosmos)</p>
<p>En İyi Müzik: Özgür Akgül-Mehmet Erden (Deli Deli Olma)</p>
<p>En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Damla Sönmez (Bornova Bornova)</p>
<p>En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Volga Sorgu (Kara Köpekler Havlarken)</p>
<p>En İyi Sanat Yönetmeni: Zeynep Koloğlu (Usta)</p>
<p>En İyi Kurgu: Bornova Bornova (Erkan Egemen)</p>
<p>Behlül Dal Jüri Özel Ödülü/Genç Yetenek: Bahadır Karataş (Usta), Evrim Alataş (Min Dit), Tansu Biçer (Beş Şehir), Emre Şahin (40)</p>
<p>Dr. Ahmet Tolunay Jüri Özel Ödülü / Teknik: Kosmos</p>
<p>Gençlik Jürisi Ödülü: Eastern Plays / Şark Oyunları (Kamen Kalev)</p>
<p>Kent Konseyi Jürisi Ödülü: Başka Dilde Aşk (İlksen Başarır)</p>
<p>SİYAD En İyi Film: Bornova Bornova (İnan Temelkuran)</p>
<p>SİYAD Uluslararası Jüri En İyi Film: Öteki Yaka (Georgi Ovashvilli)</p>
<p>Kısa Metraj En İyi Film: Kısır Döngü (Aksel Zeydan Göz)</p>
<p>En İyi Ulusal Belgesel Film: Ziyaretçiler (Melis Birder) / 5 Nolu Cezaevi (Çayan Demirel)</p>
<p>Uluslararası Yarışma Filmleri:</p>
<p>En İyi Erkek Oyuncu Ödülü: Tedo Bekhauri (Öteki Yaka)</p>
<p>En İyi Kadın Oyuncu Ödülü: Hilda Péter (Katalin Varga)</p>
<p>En İyi Yönetmen Ödülü: Georgi Ovashvilli (Öteki Yaka)</p>
<p>En İyi Film Ödülü: Kağıttan Asker (Alexey German Jr.) / Sınır (Harutyun Khachatryan)</p>
<p>Yaşam Boyu Onur Ödülü: Francesco Maselli</p>
<p>Yarışma Filmleri:</p>
<p>En İyi Film: Bornova Bornova (İnan Temelkuran), Kosmos (Reha Erdem)</p>
<p>En İyi İlk Film: İki Dil Bir Bavul (Özgür Doğan-Orhan Eskiköy)</p>
<p>En İyi Yönetmen: Reha Erdem (Kosmos)</p>
<p>En İyi Senaryo: Onur Ünlü (Beş Şehir)</p>
<p>En İyi Kadın Oyuncu: Nergis Öztürk (Kıskanmak)</p>
<p>En İyi Erkek Oyuncu: Öner Erkan (Bornova Bornova)</p>
<p>En İyi Görüntü Yönetmeni: Yuri Klimenko (Kosmos)</p>
<p>En İyi Müzik: Özgür Akgül-Mehmet Erden (Deli Deli Olma)</p>
<p>En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Damla Sönmez (Bornova Bornova)</p>
<p>En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Volga Sorgu (Kara Köpekler Havlarken)</p>
<p>En İyi Sanat Yönetmeni: Zeynep Koloğlu (Usta)</p>
<p>En İyi Kurgu: Bornova Bornova (Erkan Egemen)</p>
<p>Behlül Dal Jüri Özel Ödülü/Genç Yetenek: Bahadır Karataş (Usta), Evrim Alataş (Min Dit), Tansu Biçer (Beş Şehir), Emre Şahin (40)</p>
<p>Dr. Ahmet Tolunay Jüri Özel Ödülü / Teknik: Kosmos</p>
<p>Gençlik Jürisi Ödülü: Eastern Plays / Şark Oyunları (Kamen Kalev)</p>
<p>Kent Konseyi Jürisi Ödülü: Başka Dilde Aşk (İlksen Başarır)</p>
<p>SİYAD En İyi Film: Bornova Bornova (İnan Temelkuran)</p>
<p>SİYAD Uluslararası Jüri En İyi Film: Öteki Yaka (Georgi Ovashvilli)</p>
<p>Kısa Metraj En İyi Film: Kısır Döngü (Aksel Zeydan Göz)</p>
<p>En İyi Ulusal Belgesel Film: Ziyaretçiler (Melis Birder) / 5 Nolu Cezaevi (Çayan Demirel)</p>
<p>Uluslararası Yarışma Filmleri:</p>
<p>En İyi Erkek Oyuncu Ödülü: Tedo Bekhauri (Öteki Yaka)</p>
<p>En İyi Kadın Oyuncu Ödülü: Hilda Péter (Katalin Varga)</p>
<p>En İyi Yönetmen Ödülü: Georgi Ovashvilli (Öteki Yaka)</p>
<p>En İyi Film Ödülü: Kağıttan Asker (Alexey German Jr.) / Sınır (Harutyun Khachatryan)</p>
<p>Yaşam Boyu Onur Ödülü: Francesco Maselli</p>
<p>Yaşam Boyu Başarı Ödülü: Theo Angelopoulos<br />
ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/altin-portakalda-oduller-iki-dilim/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ölmeden, Sinema Yasası&#8217;nın Çıktığını Görmek İstiyorum&#8217;</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/olmeden-sinema-yasasinin-ciktigini-gormek-istiyorum</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/olmeden-sinema-yasasinin-ciktigini-gormek-istiyorum#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 15:05:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2315</guid>
		<description><![CDATA[           Altın Portakal Jüri Başkanı usta yönetmen Erden Kıral, &#8220;Ölmeden, Sinema Yasası&#8217;nın çıktığını görmek istiyorum.&#8221; dedi.  
   
            Antalya Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin düzenlediği 46. Altın Portakal Film Festivali&#8217;nin son gününde, Dedeman Otel&#8217;de &#8220;Türk Sinemasında Reform Arayışı&#8221; başlıklı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>           Altın Portakal Jüri Başkanı usta yönetmen Erden Kıral, &#8220;Ölmeden, Sinema Yasası&#8217;nın çıktığını görmek istiyorum.&#8221;<img class="alignright size-full wp-image-2316" title="sinema" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/10/sinema.jpg" alt="sinema" width="200" height="160" /> dedi.  <br />
   <br />
            Antalya Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin düzenlediği 46. Altın Portakal Film Festivali&#8217;nin son gününde, Dedeman Otel&#8217;de &#8220;Türk Sinemasında Reform Arayışı&#8221; başlıklı panel düzenlendi. Türkiye Sinema Platformu ile Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nın gerçekleştirdiği panele konuşmacı olarak Burhan Gün, Erdoğan Kar, Hüseyin Güler, Erden Kıral, Nejat Gökçe ve Okan Yüce katıldı. &#8216;Türkiye Sinema Merkezi Başkanlığı&#8217; kurulması hakkında kanun tasarısının sunulduğu panelde, Reis Çelik, Turgut Yasalar, Şerif Gören, Ertem Göreç, Hüseyin Karabey, Özgür Doğan, Baran Seyhan, Azize Tan, Ahmet Boyacıoğlu ve Festival Genel Sanat Yönetmeni Vecdi Sayar da hazır bulundu.</p>
<p>             Türkiye Sinema Platformu Başkanı Erden Kıral, &#8220;Bu yasa taslağının hazırlığı için bir yıldır çalışıyoruz. Oldukça kalın bir yasa taslağı önerisi, Cumhurbaşkanlığı&#8217;na ve Kültür Bakanlığı&#8217;na teslim edildi. Bu taslak hazırlanırken Sinema Genel Müdürlüğü ile Telif Hakları Müdürlüğü&#8217;nü birbirinden ayırmak küçük ama önemli bir adımdı.&#8221; dedi. Tamamen sivil ve özerk bir yasa ve kurum istediklerini söyleyen Kıral, 20-25 yıldır bu taslak üzerinde çalıştıklarını ve ölmeden bu yasayı görmek istediğini dile getirdi.</p>
<p>               Panelde söz alan Vecdi Sayar, 1978&#8242;den <span id="more-2315"></span>beri Türkiye Sinema Kurumu oluşumunun gündemde olduğunu dile getirerek, o günlerde Kültür Bakanlığı&#8217;nda hazırlanan yasa tasarısının özerk bir yapı içerdiğini; fakat devlet desteği ve finansal kaynak olmadan böyle bir kurumu yaşatmanın imkansız olduğunu hatırlattı. Sayar, yarı özerk bir yapının zorunluluğundan bahsederek, bu yarı resmî yapının muhtemel sorunlarını bertaraf etmek için gerekli ve önemli gördüğü önerilerini dile getirdi. Platform temsilcisi Erdoğan Kar ise &#8220;Taslağın maddelerini ayrıntılı olarak İstanbul&#8217;da yapacağımız bir sonraki toplantıda tartışacağız.&#8221; diyerek, yönetmen ve yapımcıların önerilerini ve görüşlerini dikkate alacaklarını belirtti.</p>
<p>AKAYDIN: FESTİVALLER DÜŞÜK BÜTÇELERLE DE İZ BIRAKABİLİR</p>
<p>           Altın Portakal Film Festivali&#8217;nin son gününde, Antalya&#8217;da bir değerlendirme toplantısı da yapıldı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, bu yıl az bir bütçeyle iyi bir festival organizasyonu yaptıklarını söyledi. Dedeman Otel&#8217;de yapılan 46. Antalya Uluslararası Altın Portakal Film Festivali&#8217;nin değerlendirme toplantısında konuşan Akaydın, &#8220;Bu yılın bütçesini biz ilk başta 9 milyon lira olarak belirlemiştik. Sonra bunu 7 milyon liraya çektik. Festivaller bence bütçeleri ile değil, yaptıklarıyla değerlendirilmelidir. Devlet katkısı çok az olmasına rağmen ben devlete hep teşekkür ediyorum. Biz çok zengin olmayan bir ülkeyiz. Düşük bütçelerle de yetenekli kişilerle de iz bırakacak festivaller yapabiliriz. Mühim olan toplumda bıraktığı katkı ve izdir.&#8221; dedi.</p>
<p>           Bu yılki festivalde 1960&#8242;lı yılların filmlerini tema olarak işlediklerini hatırlatan Mustafa Akaydın her yıl değişik etkinliklerle yakın tarihe ait sinemayı tema olarak işleyeceklerini ifade etti. Akaydın, &#8220;Benim başkanlığım dönemimde Allah sağlık verirse 50&#8242;nci yılı idrak edeceğiz. 50&#8242;nci festivale kadar sinemanın 70&#8242;li, 80&#8242;li, 90&#8242;lı yılları ve 2000&#8242;li yıllarını işleyeceğiz.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/olmeden-sinema-yasasinin-ciktigini-gormek-istiyorum/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal İçerikli Filmlerin Kıyasıya Yarışı</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/sosyal-icerikli-filmlerin-kiyasiya-yarisi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/sosyal-icerikli-filmlerin-kiyasiya-yarisi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 09:31:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2312</guid>
		<description><![CDATA[          Altın Portakal&#8217;ın son günündeyiz. Hafta boyunca süren film değerlendirmeleri, yerini ödül dedikodularına bıraktı. Artık kulislerde kimin hangi ödülü alacağı konuşuluyor. Öte yandan, başından beri &#8216;Halkın festivali&#8217; olarak sunulan Altın Portakal&#8217;a halk, daha ilk günden ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>          Altın Portakal&#8217;ın son günündeyiz. Hafta boyunca süren film değerlendirmeleri, yerini ödül dedikodularına<img class="alignright size-full wp-image-2313" title="film" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/10/film.jpg" alt="film" width="200" height="160" /> bıraktı. Artık kulislerde kimin hangi ödülü alacağı konuşuluyor. Öte yandan, başından beri &#8216;Halkın festivali&#8217; olarak sunulan Altın Portakal&#8217;a halk, daha ilk günden sahip çıktı. Özellikle AKM&#8217;deki galalara ilgi gösteren Antalyalılar, söyleşilerin yapıldığı Portakal Cafe&#8217;yi ise hiç boş bırakmadı.  <br />
 </p>
<p>             Altın Portakal seyircisi, farklı bir geleneğe sahip. Belki yılların verdiği bir özgüven ve gururla, çoğu zaman yargılayıcı, üstten ve hesap soran bir üslupla başta yönetmen ve oyuncular olmak üzere tüm ekibi &#8216;yaka paça&#8217; etmek için mikrofon kapanlar yok değildi. Bu açıdan söyleşiler zaman zaman gerilimli anlara sahne oldu. Fakat daima bir &#8216;medenî durum&#8217; hâkimdi. Türkiye&#8217;nin anadilde eğitim ve üniter yapı gibi iki hassas konusu söyleşilerin gerilmesine sebep oldu. Yarışma bölümünün ilk Kürtçe filmi Min Dît, bir tarafın yoğun alkışlarına bir tarafın da protestosuna sebep oldu. Min Dît, vizyonda daha büyük tartışmalara gebe gözükse de, anadilde eğitim konusuna hem Türk öğretmenin hem de Kürt çocukların gözünden aynı sıcaklıkta bakmayı başarabilen İki Dil Bir Bavul, &#8216;anlamaya&#8217; çok yardımcı olacaktır.</p>
<p>            Bu yıl, özellikle ilk filmini çeken yönetmenler bazı ortak temalarda &#8216;farkında olmadan&#8217; birleşti. İşsizlik, yoksulluk, çıkışsızlık, umutsuzluk, karamsarlık, kıstırılmışlık ve kaçış duygusu, siyasetin etkileri çoğu filmin ortak temasıydı. Daha önce gösterime giren Usta, Deli Deli Olma ve Gölgesizler&#8217;i bir kenara koyarsak; İnan Temelkuran&#8217;ın ikinci filmi Bornova Bornova tam da bu konuları anlatıyor. 12 Eylül sonrasının lümpen hayatını yaşayan Bornovalı gençlerin içinde bulunduğu çıkışsızlığı, onların dünyası pek parlatılmadan bütün matlığıyla yansıyor perdeye. Filmin oyuncularından Öner Erkan, Kadir Çermik ve genç oyuncu Damla Sönmez performanslarıyla ödüle göz kırpıyor. Babam Büfe, ortak temalara değinmesine ve oyuncuların gayretlerine rağmen, senaryo ve teknik konulardaki sorunlarından dolayı sınıfı geçemeyen bir yapım. Kendi adıma, usta bir isim olmasına rağmen Yavuz Özkan&#8217;ın &#8216;İlkbahar Sonbahar&#8217; filminin yarışma bölümünde ne işi olduğunu da merak etmekteyim. Güneşin Oğlu&#8217;yla &#8216;ağır&#8217; eleştiriler alan Onur Ünlü&#8217;nün Beş Şehir&#8217;ini herkes merak ediyordu. Yine sinematografik tatlar bırakan Ünlü, Ahmet Rıfat Şungar, Tansu Biçer, Beste Bereket, Şebnem Sönmez ve Bülent Emin Yarar gibi çok iyi oyuncularla çalışmış. Ölüm vurgusu yapan ve beklendiği kadar beğenilmeyen film, görüntü ve oyunculuk yönüyle ödüllerde yer alabilir.</p>
<p>En iyi erkek oyuncu için iki güçlü aday</p>
<p>           &#8216;Halkın&#8217; en çok beğendiği yapım ise festivalin anaakım filmlerinden Başka Dilde Aşk oldu. İlksen Başarır&#8217;ın yönettiği film, &#8216;Yeni bir Issız Adam mı geliyor?&#8217; sorularına sebep olurken; başroldeki Mert Fırat sessiz ama etkili oyunuyla en iyi erkek oyuncu için &#8216;adayım&#8217; diyor. Geçtiğimiz yıl Başka Semtin Çocukları&#8217;yla en iyi yardımcı erkek oyuncu seçilen Volga Sorgu, bu kez semt değiştirip Kara Köpekler Havlarken&#8217;de rol alıyor. Sorgu, iki yıl üst üste ödül alacağından pek umutlu olmasa da performansıyla Fırat&#8217;a rakip olarak gösteriliyor. Filmin genç yönetmenleri Mehmet Bahadır Er ve eşi Maryna Gorbach, aynı mahallenin çocuğu iki arkadaşın yaşadıkları ve &#8216;güvenlik&#8217; meselesi üzerinden Türkiye ile ilgili katmanlı ve derin bir hikâye anlatıyor. Portakal Cafe söyleşilerinde seyircilerin ilk kez &#8216;bu film ödül alır&#8217; dediği Kara Köpekler Havlarken, bahsettiğimiz ortak temalarda geziniyor.</p>
<p>              Mahmut Fazıl Coşkun&#8217;un İstanbul&#8217;da ve Adana&#8217;da ödül alan Uzak İhtimal&#8217;i ve başrol oyuncuları Nadir Sarıbacak ile Görkem Yeltan yine ödüle aday. Henüz baskın bir kadın oyuncunun çıkmadığı festivalde Görkem Yeltan bir adım önde gibi. Nadir Sarıbacak da Mert Fırat ve Volga Sorgu ile yarışacak gözüküyor. Tam da erkek oyuncu kategorisini netleştirdik derken Sermet Yeşil tüm dengeleri alt üst etti. Reha Erdem&#8217;in yeni filmi Kosmos&#8217;ta Şamanlık, Hıristiyanlık ve Müslümanlık karışımı bir kaynaktan beslenen &#8216;iyileştirici&#8217; deli Battal&#8217;ı oynayan Sermet Yeşil, herkesi kendine hayran bıraktı. Erdem, ses tasarımıyla yine tam not alırken, filmin sembollerine ve katmanlarına vâkıf olmak pek kolay görünmüyor. İlk filmi 40&#8242;ta Emre Şahin de bu festivalin ve son yılların &#8216;ortak temalarına&#8217; işaret ediyor.</p>
<p>            Festivalde bu yıl, siyasetiyle, açılımıyla, ekonomisi ve sosyolojisiyle ülkenin içinde bulunduğu duruma biraz da karamsar taraftan bakan filmler izledik. En naif karakterlere ve öyküye sahip Uzak İhtimal&#8217;de bile &#8216;mutlu son&#8217; yok. Ve son bir not: Filmler ve oyunculuklarla ilgili kulisler ve değerlendirmeler eksik sayılır. Çünkü yazının yazıldığı saatlerde henüz galası yapılmayan Zeki Demirkubuz&#8217;un Kıskanmak filmi ve Seniha&#8217;yı canlandıran Nergis Öztürk&#8217;ün oyunculuğu listeleri ve dengeleri hepten değiştirebilir! ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/sosyal-icerikli-filmlerin-kiyasiya-yarisi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Frankfurt&#8217;ta Herta Müller&#8217;e Yoğun İlgi</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/frankfurtta-herta-mullere-yogun-ilgi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/frankfurtta-herta-mullere-yogun-ilgi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 09:30:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2309</guid>
		<description><![CDATA[        61. Uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı&#8217;nda Herta Müller rüzgârı esiyor. Son Nobel Edebiyat Ödülü&#8217;nün sahibi Müller&#8217;in katıldığı bütün programlar büyük ilgi görüyor.  
 
             Romanya doğumlu Alman yazar, Alman yayıncısı Hanser Yayınevi&#8217;nin düzenlediği beş etkinliğin yanı sıra ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>        61. Uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı&#8217;nda Herta Müller rüzgârı esiyor. Son Nobel Edebiyat Ödülü&#8217;nün sahibi<img class="alignright size-full wp-image-2310" title="kitap" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/10/kitap.jpg" alt="kitap" width="200" height="160" /> Müller&#8217;in katıldığı bütün programlar büyük ilgi görüyor.  <br />
 <br />
             Romanya doğumlu Alman yazar, Alman yayıncısı Hanser Yayınevi&#8217;nin düzenlediği beş etkinliğin yanı sıra yabancı yayıncıların programlarına da iştirak ediyor. Müller&#8217;in konuşmacı olarak katıldığı söyleşilere ilgi o kadar büyük ki; bulunduğu salonda yürümek zorlaşıyor. Öte yandan dijital yayın üreten yayımcılar da fuarda ziyaretçi akınına uğruyor. Özellikle Amazon.com&#8217;un e-book okuyucusu Kindle&#8217;ın uluslararası versiyonunu üretmesinin ardından, yayınevlerinin ürün yelpazesini genişlettiği görülüyor. Fuarda, yakın bir zamanda dijital yayıncılığın normal yayıncılığı yakalayacağı ve on yıl sonra da geçeceği görüşü dile getiriliyor. ALİ PEKTAŞ FRANKFURT ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/frankfurtta-herta-mullere-yogun-ilgi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Filmekimi Başladı</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/filmekimi-basladi</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/filmekimi-basladi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 09:29:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2306</guid>
		<description><![CDATA[           Bu sene sekizincisi düzenlenen Filmekimi Sonbahar Film Haftası, dün akşam başladı. 25 Ekim&#8217;e kadar sürecek etkinlikte yer alan filmler, bu yıl Beyoğlu Emek Sineması&#8217;yla birlikte 23, 24 ve 25 Ekim&#8217;de Cinebonus Maçka G-mall Sineması&#8217;nda ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>           Bu sene sekizincisi düzenlenen Filmekimi Sonbahar Film Haftası, dün akşam başladı. 25 Ekim&#8217;e kadar sürecek<img class="alignright size-full wp-image-2307" title="filmde" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/10/filmde.jpg" alt="filmde" width="200" height="160" /> etkinlikte yer alan filmler, bu yıl Beyoğlu Emek Sineması&#8217;yla birlikte 23, 24 ve 25 Ekim&#8217;de Cinebonus Maçka G-mall Sineması&#8217;nda da izleyiciyle buluşacak. Sinemaseverler, bugün Beyoğlu Emek Sinemaması&#8217;nda saat 11.00&#8242;de &#8216;İspiyoncu/The Informant!&#8217;, 13.30&#8242;da &#8216;Ay/Moon&#8217;, &#8216;Kan Arzusu/Thirst&#8217; ve 21.30&#8242;da &#8216;Hayata Çalım At/Looking for Eric&#8217; (Gala) adlı filmleri izleyebilecek. <br />
 </p>
<p>             Her sene olduğu gibi filmekimi biletleri bu sene de günler öncesinden tükendi. Ama sinemaseverler üzülmesin. Biletleri tükenen &#8216;Dönüşüm&#8217; (22 Ekim, 21.30, G-Mall), &#8216;Aşkım&#8217; (16 Ekim, 19.00, Emek) ve &#8216;Kim Kiminle Nerede&#8217; (16 Ekim, 21.30, Emek) filmleri için daha şimdiden ek seanslar konuldu. &#8216;Ciddi Bir Adam&#8217; filminin kopyasında sorun çıkması nedeniyle yerine, aynı seanslarda şu filmler gösterilecek: Beyaz Bant (19 Ekim, 16.00, Emek), Parlak Yıldız (23 Ekim, 21.30, G-mall), Zamanın Tozu (25 Ekim, 19.00, Emek). KÜLTÜR SANAT ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/filmekimi-basladi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Bu Bölünme Korkusundan Kurtulmamız Lazım</title>
		<link>http://www.fkmonline.net/bu-bolunme-korkusundan-kurtulmamiz-lazim</link>
		<comments>http://www.fkmonline.net/bu-bolunme-korkusundan-kurtulmamiz-lazim#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 09:28:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fkmonline.net/?p=2303</guid>
		<description><![CDATA[             Altın Portakal&#8217;daki gala sonrası tartışmalara sebep olan Kürtçe film Min Dît (Gözlerimin Önünde), farklı kesimlerin hassas bir konuyu konuşmaları için zemin açtı.  
 
           Tartışmalar biraz gerilimli geçse de herkes düşündüğünü söyledi. Ödüllerin açıklanmasından bir gün ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>             Altın Portakal&#8217;daki gala sonrası tartışmalara sebep olan Kürtçe film Min Dît (Gözlerimin Önünde), farklı<img class="alignright size-full wp-image-2304" title="miraz" src="http://www.fkmonline.net/wp-content/uploads/2009/10/miraz.jpg" alt="miraz" width="200" height="160" /> kesimlerin hassas bir konuyu konuşmaları için zemin açtı.  <br />
 <br />
           Tartışmalar biraz gerilimli geçse de herkes düşündüğünü söyledi. Ödüllerin açıklanmasından bir gün önce küçük oyuncularıyla beraber görüştüğümüz filmin Almanya&#8217;da yaşayan Kürt yönetmen Miraz Bezar, tartışmaları olumlu buluyor. Bir JİTEM görevlisi üzerinden özellikle 90&#8242;lı yıllarda Doğu Anadolu&#8217;daki faili meçhul cinayetlere değinen film, festival çevresince çok cesur bulundu. Bezar, &#8220;Almanya&#8217;da yaşamam, cesaretimi etkilemiş olabilir. Ama ben, en başından kendime oto sansür uygulamamaya kararlıydım. Senaryoyu 4 yıl önce Diyarbakır&#8217;daki çocukları ve o dönemi yaşayanları dinleyerek Evrim Alataş&#8217;la birlikte yazdık. Politik bir aileden geliyorum ben. İşkence gören, hapse giren dayılarım var. Yurtdışına çıkmak zorunda kalan kişiler var ailemde. Türkiye&#8217;nin demokrasiye ulaşması için dik duran insanlar vardı ailemde.&#8221; dedi. <span id="more-2303"></span></p>
<p>             Miraz Bezar, filmin çok barışçıl mesajlar verdiğini söyleyerek, bu noktalara da dikkat çekilmesi gerektiğini söyledi: &#8220;Çözüm için şiddete başvurmayan bir karakter var filmde. &#8216;Şiddet benim yolum değil&#8217; diyor. Türkiye&#8217;de iki taraftan da çözüm isteyenler var aslında. Sadece onların cesaretle ilk adımları atması gerek.&#8221; Söyleşideki tepkiler için de, &#8220;Biz gerçek bir hikâye anlatıyoruz. Ama orayı görmediği, orada yaşamadığı halde, &#8216;Böyle bir şey yok, siz bunları yaşamadınız&#8217; diyebiliyorlar, şaşırtıcı bir şekilde.&#8221; ifadelerini kullandı. Türkiye&#8217;de tartışma ortamının oluştuğunu ve herkesin düşüncelerini söyleyebildiğini belirten Bezar, filmin Türkiye&#8217;de mutlaka gösterileceğini belirtti: &#8220;Bugün 12 Eylül&#8217;ü ve işkenceleri konuşabiliyoruz. Ama 30 yıl sonra! Doğu&#8217;da JİTEM&#8217;in yaptıklarını, çocukların ve insanların yaşadıklarını da 30 yıl sonra konuşmanın anlamı yok. Bugün konuşup çözersek gelecek nesilleri kurtarabiliriz.&#8221;</p>
<p>             Film, çocukların bir yerde &#8216;Nerede benim Kürdistan&#8217;ım&#8217;? şarkısını söylemeleri sebebiyle tepki çekmişti. Onu soruyoruz Bezar&#8217;a: &#8220;Kürdistan kelimesi insanları neden rahatsız ediyor? Benim çocukluğumdan beri var olan bir kelime. Eski eserlerde Kürdistan diye geçer o bölge. Bir bölge, toprak ve yörenin ismi olarak kullanıyoruz onu. Bu &#8216;bölünme korkusu&#8217;ndan kurtulmamız lazım. Uygurların yaşadığı yere Doğu Türkistan diyorsak, oraya neden Kürdistan demeyelim? Bu, illa ki başka bir devlet isteği midir? Demek ki bu ülkede birileri &#8216;Nerede benim Kürdistan&#8217;ım&#8217;? diyorsa biz bu ülkeyi onlara cennet yapacağız ki, &#8216;Nerede benim Türkiye&#8217;m&#8217; diyecekler.&#8221; Bezar, filmin dağıtımı konusunda ise, &#8220;Filmin tartışılmasını isterim. Ancak bir taşkınlık ya da hararete sebep olmasını da istemem. Dolayısıyla bu filmi görüp de, barışçıl yönünü başkalarının da görmesini isteyenlerin yardımıyla olur bu.&#8221; cevabını verdi.</p>
<p>ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fkmonline.net/bu-bolunme-korkusundan-kurtulmamiz-lazim/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
